İçeriğe geç

M05-D05

Gizil dönem ve ergenlik

Gizil dönem ve genital evre kavramlarını ve ergenliğin Freud'daki yerini açıklar.

Psikanaliz Akademisi — M05, Dürtü, cinsellik ve gelişim · 3.218 kelime · 17 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 15 dk okuma · 21 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

"Gizil" sözcüğü görünmeden süren bir dönüşümü adlandırır; Freud bu yıllarda setlerin kurulduğunu ve enerjinin yüceltmeyle başka amaçlara aktığını varsaydı.

1905 metni setleri organik ve kalıtsal saydı; 1935 dipnotu duraklamanın derinliğini kültüre bağladı. İki vurgu arasındaki gerilimi Freud'un metinleri açık bırakır.

Freud'un şemasında nesne iki kez seçilir: çocuklukta başlayıp duran seçim ergenlikte yeniden yapılır ve çocukluktan kalan şefkat yeni istekle aynı kişide buluşmaya çalışır.

Ergenlik Freud'un şemasında hazların genital öncelik altında toplanması ve ana babanın otoritesinden ayrılma işidir; bu ikinci işi en acılı ruhsal başarılardan biri saydı.

Bugünkü endokrinoloji orta çocukluğun bedende sessiz geçmediğini, halk sağlığı verisi de ergenliğin başlama yaşının tarihsel olarak öne kaydığını gösteriyor. İkisi de Freud'un ruhsal iddialarını doğrudan sınamıyor.

Açılış sahnesi

Denizli, Merkezefendi'de bir apartman dairesi, cumartesi akşamı. Nurhan bir ortaokulun rehber öğretmeni; salondaki masada pazartesi yapacağı beşinci sınıf veli toplantısının sunumunu hazırlıyor. Engin marangoz; balkonda kızının odası için kestiği raf tahtalarını zımparalıyor.

Nurhan, fakülteden kalma gelişim kitabını açmış. Bir sayfadaki çizelgede altı ile on iki yaş arası tek bir kutuya sığdırılmış ve yanına "gizil dönem: görece sakin" yazılmış. Laptopta ise velilerin geçen dönem kutuya attığı sorular duruyor; çoğu dokuz on yaşındaki çocukların bedenindeki erken değişiklikleri, ter kokusunu, ani küsmeleri soruyor.

Engin tozlu elleriyle çizelgeye eğiliyor. "Bizim zamanımızda bunlar ortaokulun sonunda başlardı," diyor. "Kitap mı eskidi, çocuklar mı değişti?"

Nurhan kâğıtları bir yana koyuyor. "İkisi de olabilir," diyor. "Ama önce bu 'sakin' sözcüğünü kimin, neye bakarak yazdığını bilmem lazım."

Denizli'deki daire de sunum da raf tahtaları da bu sayfada yazıldı; Nurhan ile Engin'in dışarıda bir karşılığı yok. Çizelgedeki sözcüğün ise kâğıt üstünde bir geçmişi var: 1905'te Viyana'da basılan bir kitaba ve o kitabın Berlinli bir hekimden ödünç aldığını söylediği bir terime uzanıyor.

Bu derste ne olacak

M05-D04 çocukluğun ortasındaki fırtınayı Freud'un anlattığı biçimiyle kurdu ve onun bir noktada dindiğini söyledi. Bu ders dinginin kendisine bakıyor. Önce Freud'un Üç Deneme'de gizil dönemi nasıl betimlediğini, hangi gerekçeyle "organik" saydığını ve sonradan bu kesinliği nasıl yumuşattığını okuyacağız. Ardından nesne seçiminin iki zamanda gerçekleştiği iddiasına ve ergenliğe yüklenen iki göreve geçeceğiz. Usta katmanı bugünkü endokrinoloji ve halk sağlığı verisini Freud'un "duraklama"sının yanına getiriyor.

Sıfır noktası

Türkçedeki "gizil" de Almanca "Latenz" de var olan ama görünmeyen bir şeyi anlatır. Terim dönemin boş olduğunu söylemez; görünürlüğün azaldığını söyler.

Terimin kökeni ilginçtir. Freud bir dipnotta "cinsel gizil dönem" adlandırmasını da Wilhelm Fliess'ten ödünç aldığını yazar (Fliess ile ilişkiyi M02-D07 anlattı). Bir psikanaliz sözlüğü maddesi, iki adamın bilinen yazışmalarında böyle bir ifadenin bulunamadığını not ediyor. Terim, kaynağı bile tam izlenemeyen bir ödünçle başlıyor.

Yaygın yanlış"Gizil dönemde çocuk Freud'a göre cinsellik açısından tümüyle boştur."
Doğrusu

Freud dönemi "tam ya da yalnızca kısmi" bir gizillik olarak tarif eder ve ayrı bir alt başlıkta onun "kesintilerini" (Durchbrüche) anlatır. Ona göre bu yıllarda uyarılma üretimi sürer, yalnız yönü değişir. "Boş bir ara" anlatımı Freud'un metnine ait olmaktan çok sonraki ders kitabı özetlerine aittir.

Mekanizma

Setler, yüceltme ve "organik" bir duraklama

Üç Deneme'nin çocukluk denemesi, gizil dönemi bir inşaat dönemi olarak anlatır. Bu yıllarda, diye yazar Freud, sonradan cinsel itkinin yolunu daraltacak ruhsal güçler kurulur: tiksinti, utanç, estetik ve ahlaki ideal talepleri. Bunlara bentlere benzettiği için "ruhsal setler" (seelische Dämme) adını verir; M05-D01 bu imgeyi yalnız anmıştı.

Setlerin kaynağı konusunda Freud nettir. "Kültürlü çocukta" onların eğitimin eseri gibi göründüğünü kabul eder, sonra itiraz eder: bu gelişim ona göre organik olarak koşullanmış, kalıtımla sabitlenmiştir ve eğitimin yardımı olmadan da kurulabilir. Eğitim, organizmanın önceden çizdiğinin üstünden geçip onu biraz daha temiz ve derin işlediğinde kendi alanında kalır.

Setlerin inşaat malzemesi ise çocukluk cinselliğinin kendisidir. Freud bu yıllarda akan enerjinin cinsel kullanımdan çekilip başka amaçlara yöneltildiğini yazar ve bu sürece, kültür tarihçilerinin de kullandığını söylediği "yüceltme" (sublimation, Almanca Sublimierung) adını verir. Dipnotta bu özel durumda yüceltmenin bir tepki oluşturma yoluyla işlediğini, ama iki sürecin kavramsal olarak ayrı tutulması gerektiğini ekler (tepki oluşturmanın tanımı Temel Psikoloji M12-D02'de).

Freud bu tablonun kırılganlığını gizlemez: süreçlerin "varsayımsal doğası" konusunda kendini aldatmadığını yazar ve yüceltmeden kaçan parçaların dönem boyunca kendini gösterebildiğini kabul eder. Sonraki baskılara eklenen bir dipnotta ise anatomiden destek arar ve cinsiyet bezlerinde iki büyüme zirvesi bulan yazarları aktarır.

İki zamanda seçilen nesne

Çocukluk denemesinin sonlarına doğru kısa bir alt başlık kitabın gelişim şemasını tek bir cümleye bağlar. Freud nesne seçiminin tipik olarak iki dalga hâlinde gerçekleştiğini yazar. İlk dalga ikinci yaştan beşinci yaşa uzanan dönemde başlar ve gizil dönemle durur ya da geriler; ikincisi ergenlikle başlar ve yetişkin cinsel hayatının son biçimini belirler.

Freud bu fikirden bir sonuç çıkarır. Çocuklukta seçilen nesnelerin istekleri aradaki bastırma döneminde yumuşamıştır; ergenlikte geri döndüklerinde artık "şefkatli akım" (zärtliche Strömung) olarak, yani sevgi, hayranlık ve saygı biçiminde görünürler. Ergenlikte yeni başlayan istek ise "duyusal akım" (sinnliche Strömung) adını alır. Freud iki akımın aynı kişide buluşmasını olgun cinsel hayatın ideallerinden biri sayar, bunun her zaman gerçekleşmediğini de ekler. Üçüncü denemede bu buluşmayı iki yandan kazılıp ortada birleşen bir tünele benzetir.

Yaygın yanlış"Freud'un kuramında cinsellik ergenlikte başlar."
Doğrusu

Bu, Freud'un üç denemeyle çürütmeye çalıştığı görüştür. Onun şemasında ergenlik bir başlangıç değil, bir yeniden düzenlemedir: çocuklukta başlamış, gizil dönemde durmuş bir gelişim ikinci kez ve başka bir biçimde sahneye çıkar. Freud ergenlikteki nesne bulmayı bile "aslında bir yeniden bulma" diye adlandırır.

Ergenliğin iki işi

Üçüncü deneme ergenliği iki değişiklikle tanımlar. İlki, o güne kadar birbirinden bağımsız haz arayan bölgelerin ve kısmi dürtülerin tek bir amaç altında toplanması ve genital bölgenin önceliğine bağlanmasıdır. İkincisi nesne bulmadır. Freud ikisinin de çocukluk hayatında önceden hazırlandığını yazar.

Oral ve anal örgütlenme (M05-D03) ile M05-D04'teki ara örgütlenme bu son aşamanın öncülleri sayılır. Öncelik, Freud'a göre çocukluktan kalan hazların hazırlayıcı eylemlere dönüşmesiyle, yani önhaz düzeneğiyle kurulur (M05-D01). Aynı denemede erkek gelişimini "daha tutarlı", kadınınkini bir tür "gerileme" içeren bir süreç diye betimler; bu cümleler M05-D07'de Karen Horney'nin itirazıyla birlikte okunacak.

İkinci iş daha az bilinir ama Freud ona daha ağır bir sıfat verir. Ergenlikte çocukluk bağlarının hayal düzeyinde yeniden canlandığını ve aşıldığını anlattıktan sonra, bunun hemen yanında ergenliğin "en önemli ama aynı zamanda en acılı" ruhsal başarılarından birinin gerçekleştiğini yazar: ana babanın otoritesinden ayrılma (Ablösung von der Autorität der Eltern). Yeni kuşağın eski kuşağa karşıtlığı ancak bu ayrılmayla kurulur ve Freud bu karşıtlığı kültürün ilerlemesi için önemli sayar. Aynı paragrafta bazı kişilerin bu otoriteyi hiç aşamadığını da ekler.

Bu fikir psikanalizde sonradan genişledi. Anna Freud ergenliği kendi başına bir çalışma alanı yaptı (M15-D01), Erik Erikson ise kimlik sorusunu ergenliğin merkezine koydu (M15-D03).

Pubertenin bedensel süreci ile ergenliğin toplumsal geçişi arasındaki ayrımı Terapi kurmuştu (S01-P03-D04); Freud'un üçüncü denemesi ikisini üst üste okur.

Usta katmanı

Gizil dönemin biyolojik mi kültürel mi olduğu sorusu Freud'da kapanmadı. Otuz yıl sonra, 1925'te yayımladığı otobiyografik yazıya eklediği bir dipnotta ton değişir.

Not, gizil dönemi bir antropoloji sorusuna çevirdi. Freud'un elinde başka toplumlardan veri yoktu; bugün ise orta çocukluğun bedensel yanı doğrudan ölçülüyor.

Marco Del Giudice 2009'da daha ileri bir öneride bulundu: bağlanmadaki cinsiyet farklılıklarının orta çocuklukta ortaya çıktığını ve bu yeniden düzenlenmenin altındaki hormonal düzeneğin adrenarş olabileceğini savundu. Bu modellerde duraklama gibi görünen yıllar, ilişkilerin ve toplumsal davranışın yeniden kurulduğu bir geçişe dönüşüyor. Freud'un öngörmediği şey, bu sessiz çalışmanın bir hormonal saati olması.

Freud'un ergenliği yerleştirdiği zaman da sabit bir nokta değil. Ergenliğin başlama yaşı, tarihsel olarak aşağı kayıyor; tıp yazını buna seküler eğilim (secular trend) diyor.

İzmir'de 121.257 kadının bildirimine dayanan bir çalışma aynı yönü daha küçük bir eğimle buldu: otuz yıllık doğum kuşakları arasında ortalama ilk adet yaşı 13,12'den 13,06'ya indi (Tekgül, Saltık ve Vatansever, 2014). Rakamlar yönteme göre değişiyor, yön tutarlı.

Yaygın yanlış"Freud gizil dönemi tümüyle eğitimin ve toplumun ürünü saydı."
Doğrusu

1905 metni bunun tersini söyler: Freud setleri organik ve kalıtsal sayar, eğitime yalnız onları derinleştirme payı bırakır. Kültüre daha geniş yer açan cümle 1935 tarihli bir dipnottadır ve orada bile duraklamanın kendisi fizyolojik kalır.

Yaygın yanlış"Ergenliğin başlama yaşı insan biyolojisinin sabit bir özelliğidir."
Doğrusu

Ergenliğin zamanlaması kalıtımla güçlü biçimde bağlantılı olsa da beslenme, beden ağırlığı ve yaşam koşullarıyla değişir. Klinik muayeneye dayanan meta-analiz son kırk yılda dünya genelinde öne kaydığını, İstanbul ve İzmir verileri de Türkiye'de benzer bir eğilimi gösteriyor.

Kanıtın sınırı

Gizil dönem ve iki evreli nesne seçimi, yetişkin nevrozluların çocukluk anlatılarından ve dönemin anatomi yazınından kurulmuş bir yorumdur; Freud varsayımsal yanını kendisi kabul etti.

Bugünkü endokrinoloji ve epidemiyoloji Freud'un sorusuna yandan değiyor. Adrenarş ve seküler eğilim çalışmaları bedensel takvimi ölçüyor; cinsel ilginin geri çekilip çekilmediğini, enerjinin kültürel işlere aktarılıp aktarılmadığını, ergenlikte iki akımın birleşip birleşmediğini ölçmüyor. Campbell'ın ve Del Giudice'nin modelleri kuramsal önerilerdir; nedensel ilişki sınanmadı. Bedensel olgunlaşmanın öne kayması gizil dönemin kısaldığını düşündürse de, bunun ruhsal gelişime etkisi tartışmalı.

Bulguları başka topluluklara taşımak da kolay değil. Meta-analiz yalnız İngilizce yayınları, İstanbul çalışması düşük yanıt oranlı bir okul anketini kapsıyor; erkeklerde zamanlamaya dair veri bu kartlarda yer almıyor. Freud 1935'te tam bir duraklamayı belirli kültürlere bağladı; dönemin toplumdan topluma nasıl yaşandığını sistematik olarak karşılaştıran bir çalışma kartlarda yer almıyor; bu yüzden evrenselliği açık bir soru olarak kalıyor.

Kendin dene

Aklında kalsın

"Gizil" sözcüğü görünmeden süren bir dönüşümü adlandırır; Freud bu yıllarda setlerin kurulduğunu ve enerjinin yüceltmeyle başka amaçlara aktığını varsaydı.

1905 metni setleri organik ve kalıtsal saydı; 1935 dipnotu duraklamanın derinliğini kültüre bağladı. İki vurgu arasındaki gerilimi Freud'un metinleri açık bırakır.

Freud'un şemasında nesne iki kez seçilir: çocuklukta başlayıp duran seçim ergenlikte yeniden yapılır ve çocukluktan kalan şefkat yeni istekle aynı kişide buluşmaya çalışır.

Ergenlik Freud'un şemasında hazların genital öncelik altında toplanması ve ana babanın otoritesinden ayrılma işidir; bu ikinci işi en acılı ruhsal başarılardan biri saydı.

Bugünkü endokrinoloji orta çocukluğun bedende sessiz geçmediğini, halk sağlığı verisi de ergenliğin başlama yaşının tarihsel olarak öne kaydığını gösteriyor. İkisi de Freud'un ruhsal iddialarını doğrudan sınamıyor.

Sonraki derse köprü

Freud'un şemasında her geçiş bir risk taşır: üçüncü denemede bazı kişilerin ergenlikte ana babanın otoritesini hiç aşamadığını, gelişimin her durağında bir kısmının "geride tutulduğunu" yazar. Takılıp kalmanın ve sonradan geri dönmenin bu dili Freud'un iki kavramına götürüyor: saplanma ve gerileme. Rüya dersinde (M03-D07) gerileme, uyarımın ruhsal aygıtta geriye doğru, algıya akması anlamında topografik bir terim olarak tanımlanmıştı. M05-D06 aynı sözcüğün gelişim şemasındaki ikinci anlamını açacak ve bu iki kavramın klinikte neyi gerçekten açıklayabildiğini tartacak.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.