M05-D04
Fallik evre ve Oidipus kompleksi
Oidipus kompleksini Freud'un anlattığı biçimiyle kurar ve gelişim kuramındaki yerini açıklar.
Psikanaliz Akademisi — M05, Dürtü, cinsellik ve gelişim · 3.071 kelime · 16 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 20 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Fikir 1897'de bir mektupta, ad 1910'da bir makalede, kapsamlı açıklama 1923 ile 1924 arasında ortaya çıktı; Oidipus kompleksinin tarihi tek bir yıla sığmıyor.
Fallik evre 1923 notunun kavramıdır; 1905 kitabının ilk baskısında bu ad yoktu. Adı, Freud'un iki cinsin gelişimini tek bir organ üzerinden okuduğunu açıkça gösterir.
Ben ve İd kompleksi iki yönlü kıldı: olumlu ve olumsuz akım çoğu insanda birlikte bulunur, "olumsuz" kelimesi yönü anlatır.
1924 makalesinde çözülüş kastrasyon kaygısına ve onu izleyen özdeşleşmeye bağlanır; kız çocuğun gelişimi için Freud malzemesinin eksik olduğunu kendisi söyler.
Malinowski ile Jones'un tartışması kompleksin evrenselliğini açık bırakır; Westermarck çizgisindeki sınamalar birlikte büyümenin izini sürer, ebeveynlere yönelen kompleksi sınamaz.
Açılış sahnesi
Bursa'da, Yıldırım'ın yokuşlu bir sokağında, izin gününün sabahı. Faruk banliyö treninde makinist; gece seferinden dönmüş, kahvaltı masasına oturmak üzere. Saniye mahallenin döşemecisi, atölyesi evin alt katında. Beş yaşındaki oğulları babasının sandalyesine yerleşmiş, kalkmıyor. "Sen işe git," diyor babasına, "annemin yanına ben otururum." Faruk gülüp tabureyi çekiyor.
Saniye o hafta bir anne baba dergisinde Oidipus kompleksi üzerine bir sayfa okumuş, biraz tedirgin. Faruk omuz silkiyor.
On gün sonra aynı masada başka bir sahne. Oğlan babasının makinist kasketini başına geçirmiş, kulaklarına kadar inmiş. Düdük sesi çıkarıyor, babasının çay bardağını tutuşunu taklit ediyor. "Ben de makinist olacağım," diyor, "senin trenini ben süreceğim."
Faruk dergiyi masanın kenarından alıp Saniye'ye uzatıyor. "Geçen hafta beni evden kovuyordu," diyor. "Bu hafta kasketimi giyiyor. Senin dergi bunun için ne yazıyor?"
Bu aile, bu masa ve bu kasket dersin sorusunu somutlaştırmak için kurgulandı; kovmaktan taklide geçişi ise Freud 1924'te kısa bir makalenin merkezine koydu.
Bu derste ne olacak
Önceki ders dürtüyü dört bileşeniyle, libidoyu da nicel düşünülen bir enerji olarak ele aldı (M05-D02). Onu izleyen M05-D03 evrelerin ilk ikisine ayrıldı. Bu ders şemanın üçüncü durağına, Freud'un çocukluk cinselliğinin doruğu saydığı döneme ve o dönemin çevresinde kurduğu kompleksin kendisine bakıyor.
Adın tarihinden sonra Freud'un 1923'te eklediği "fallik" ara örgütlenmeyi, aynı yıl kompleksi iki yönlü kılan düzeltmeyi ve 1924'teki çöküş açıklamasını okuyacağız. Usta katmanı kuramın en bilinen dış itirazlarından birine, bir antropoloğun Yeni Gine açıklarındaki adalardan getirdiği gözlemlere ve ensestten kaçınmayı bugün sınayan bir çalışmaya geçiyor.
Sıfır noktası
Gündelik dilde "Oidipus kompleksi" annesine düşkün bir oğlan için yapılan bir şakaya dönüştü. Kavramın Freud'daki iddiası çok daha geniştir: ebeveynlere yönelen sevgi ve rekabet duyguları bir bütün oluşturur ve bu bütünün nasıl çözüldüğü sonraki ruhsal yaşamı biçimlendirir.
"Kompleks" burada bir hastalık adı olarak kullanılmıyor; Jung'un çağrışım deneyleriyle yaygınlaşan sözcük, duygu yüklü ve birbirine bağlı tasarımlar kümesini anlatıyordu. Freud bu kümenin herkeste kurulduğunu, çözülüşündeki aksaklıkların ise nevrozun çekirdeğinde yattığını düşündü.
Yaygın yanlış"Oidipus kompleksi, bir çocuğun annesine fazla bağlı olması demektir."
Bu kullanım kavramın yalnız bir köşesini alır. Freud'un tarifinde rekabet de, rakibe duyulan hayranlık da, her iki ebeveyne aynı anda yönelen karşıt duygular da kümenin içindedir; 1923'ten sonra kız çocuğun gelişimi de kendi başına tartışılır. Kompleks bir bağlılık derecesini ölçmez, bir gelişim dönemini ve onun çözülüşünü anlatır.
Mekanizma
Bir adın tarihi
Fikrin kendisi kompleksin adından on yılı aşkın bir süre önce ortaya çıktı. Fliess'e yazılan Ekim 1897 mektubunu, Sofokles'e ve Hamlet'e yapılan göndermeyle birlikte M02-D06 ile M02-D07 aktardı; burada yinelemeyeceğiz. Rüyaların Yorumu (1900) aynı tragedyayı ebeveynlerin ölümüne dair rüyaların bağlamında yeniden açtı.
Terimin kendisi ise daha geç geldi. Freud "Ödipuskomplex" kelimesini 1910'da kullandı; aynı yıl, erkeklerin belirli bir nesne seçimi tipini ele alan ve sonradan aşk yaşamının psikolojisine katkılar başlığıyla toplanan dizinin ilk makalesi yayımlandı. Makale, başka bir erkeğe bağlı kadınlara yönelen aşkları çocukluğun anneye bağlılığından türeyen bir örüntü olarak okur.
Yaygın yanlış"Freud kompleksin adını 1897'de koydu."
1897 mektubu fikrin ilk izini taşır, terimi taşımaz. Ad 1910'da ortaya çıkar; ondan önceki metinlerde Freud aynı düşünceyi tragedyaya ve ebeveynlerle ilgili rüyalara gönderme yaparak anlatır. 1897'deki sezgi ile 1924'teki kapsamlı açıklama arasında yirmi yedi yıl ve birkaç büyük düzeltme var.
Fallik evre: 1923'teki ekleme
Üç Deneme'nin ilk baskısında (M05-D01) çocukluk cinselliğinin bir genital önceliğe ulaşmadığı, bu önceliğin ergenliğe kaldığı düşüncesi ağır basıyordu. Freud 1923'te bu çizgiyi değiştirdi. "Die infantile Genitalorganisation" adlı kısa notta, çocukluk cinselliğinin bir ara örgütlenmede doruğa ulaştığını ve bu örgütlenmenin yetişkininkine sanıldığından çok yaklaştığını yazdı.
Ama bu yaklaşma bir farkla geliyordu. Freud bu dönemde iki cins için de yalnız bir organın hesaba katıldığını düşünür; o yüzden döneme genital öncelik yerine, kendi deyişiyle "ein Primat des Phallus", fallus önceliği adını verir. Ad, şemanın erkek çocuğun gelişiminden kurulduğunu açıkça gösterir. Bu tercihe yöneltilen eleştiriler ve Karen Horney'nin itirazı M05-D07'nin konusu.
Olumlu ve olumsuz: tam kompleks
Freud'un aynı yıl çıkan yapısal modeli kitabı (M06-D01'in konusu) kompleksi bir adım daha karmaşıklaştırdı. Freud üçüncü bölümde, basit Oidipus kompleksinin en sık rastlanan biçim olmadığını, bir basitleştirmeye ya da şemaya karşılık geldiğini yazdı. Daha eksiksiz olan biçim ona göre "der ein zweifacher ist, ein positiver und ein negativer", yani iki yönlüydü: olumlu ve olumsuz. Bunu çocuğun kökensel iki cinsliliğine (Bisexualität) bağladı.
Bu tarifte oğlan babasına karşı yalnız rekabet duymaz: babaya karşı ikirciklidir, anneye şefkatle yönelir ve aynı zamanda babaya da sevgiyle yönelip anneye karşı rekabet duyabilir. Freud'a bakılırsa bu iki akımın bıraktığı özdeşleşmeler, kompleksin sonunda benin içinde bir çökelti oluşturur. O çökeltinin süperegoya dönüşmesi M06-D02'nin konusu; burada önemli olan, 1923 tarifinin Oidipus'u tek yönlü bir aşk üçgeninden iki yönlü bir duygu ağına çevirmesi.
Yaygın yanlış"Olumsuz Oidipus kompleksi kompleksin bozulmuş, sağlıksız biçimidir."
Freud'un 1923 metninde "olumsuz" bir değer yargısı taşımaz, yönü anlatır. Ona göre iki akım çoğu insanda birlikte bulunur ve basit tarif bir şemadır. Bu ayrımı hastalık diliyle okumak metne sonradan eklenmiş bir yargıyı Freud'a mal eder.
1924: kompleksin çöküşü
Bir yıl sonra yayımlanan "Der Untergang des Ödipuskomplexes" (Oidipus Kompleksinin Çöküşü, 1924) şu cümleyle açılır: Oidipus kompleksi, önemini giderek daha çok "das zentrale Phänomen der frühkindlichen Sexualperiode", erken çocukluk cinsellik döneminin merkezi olgusu olarak gösteriyor.
Freud iki açıklamayı yan yana koyar. Birinde kompleks acı veren hayal kırıklıkları yüzünden dağılır: beklenen karşılık gelmez, umut söner. Ötekinde zamanı gelince kendiliğinden geçer; Freud bunu kalıcı dişler gelince süt dişlerinin düşmesine benzetir ("wie die Milchzähne ausfallen, wenn die definitiven nachrücken"). Asıl ağırlığı ise üçüncü bir etkene verir.
Bu etken, fallik evrede çocuğun kendi bedenine yönelik bir kayıp tehdidini ciddiye almasıdır. Freud makalede, çocuğun fallik genital örgütlenmesinin bu tehdit karşısında çöktüğünü ileri sürer. Tehdidin kaynağı olarak çoğu kez yetişkinlerin söylediği sözleri gösterir; ama bu sözlerin etkisini, çocuğun beden farkını görmesiyle birlikte kazandığını düşünür.
Çıkış yolu Freud'a göre özdeşleşmedir. Nesneye yönelik istek bırakılır, yerini rakip ebeveynle özdeşleşme alır; içe alınan ebeveyn otoritesi benin içinde süperegonun çekirdeğini oluşturur. Freud burada bir ayrıma da dikkat çeker: kompleks yalnız bastırılırsa iş bitmiş sayılmaz, bilinçdışında sürer. Olağan gidişte beklenen şey onun tümüyle çözülmesi, Freud'un deyişiyle bir "Zerstörung und Aufhebung", yıkım ve ortadan kalkıştır. Kız çocuğun gelişimi için ise makalede malzemenin "weit dunkler und lückenhafter", çok daha karanlık ve eksik olduğunu yazar; bu boşluk M05-D07'de açılacak.
Usta katmanı
Trobriand Adaları: kompleks her yerde aynı mı?
Kurama yöneltilen en bilinen dış itirazlardan biri antropolojiden geldi. Bronisław Malinowski, Yeni Gine'nin doğusundaki Trobriand Adaları'ndaki saha çalışmasına dayanarak 1927'de Sex and Repression in Savage Society (Vahşi Toplumda Cinsellik ve Bastırma) kitabını yayımladı. Adındaki "vahşi" dönemin dilidir.
Malinowski'nin tarif ettiği toplumda soy anne üzerinden sayılıyordu ve oğlanın üzerinde otorite kuran, onu yetiştirip disipline eden kişi babası değil annesinin erkek kardeşi, yani dayısıydı. Babayla oğul arasında belirgin bir sürtüşme görmediğini, ikircikli saygı ve hoşnutsuzluğun dayıya, bastırılmış ensest isteğinin ise kız kardeşe yöneldiğini yazdı. Ona göre Oidipus kompleksi ataerkil Avrupa ailesine özgü bir biçimdi; genel durumu anlatmak için bir süre "çekirdek aile kompleksi" (nuclear family complex) deyimini önerdi.
İngiliz psikanalist Ernest Jones buna kitaptan önce, 1925'te bir makaleyle cevap vermişti. Jones kompleksi temel, hatta kökensel bir olgu sayıyordu; Trobriandlıların babanın üremedeki payını yok sayması ve otoritenin dayıya devredilmesi ona göre babaya yönelen düşmanlığı başka yöne çeviren kültürel bir savunmaydı. Malinowski kitabında bu yoruma uzun uzun karşılık verdi; biri toplum yapısının kompleksi, öteki kompleksin toplum yapısını biçimlendirdiğini söylüyordu.
Ensestten kaçınma bugün nasıl sınanıyor?
Freud'un tezinde yasak bir isteğe karşı kurulur: önce istek gelir, yasak onu bastırır. On dokuzuncu yüzyılın sonunda Edvard Westermarck'ın ileri sürdüğü görüş ise çocuklukta birlikte büyüyenler arasında kendiliğinden bir isteksizlik doğduğunu söylüyordu (Temel Psikoloji, M04-D09). Freud'un bu görüşle hesaplaşması Totem ve Tabu'ya (M09-D01) ait; burada bugünkü bir sınamaya bakıyoruz.
Debra Lieberman, John Tooby ve Leda Cosmides 2003'te, insanlara kendi ensest eğilimlerini sormanın yöntemsel güçlüğünden kaçınmak için başka bir yol izledi: katılımcıların üçüncü kişiler arasındaki kardeş ensestine ne kadar karşı çıktığını ölçtüler ve bunu kendi aile yapılarıyla, karşı cinsten kardeşleriyle aynı evde geçirdikleri yıllarla karşılaştırdılar.
Gelişim psikolojisi soruyu başka yerden tuttu. Malcolm Watson ve Kenneth Getz'in 1990 tarihli yazısının özeti, çocukların aile üyeleri arasındaki "sözde Oidipal" çatışma temsillerinin önce keskinleştiğini, sonra aile rollerine dair değişen kavrayışlarıyla çözüldüğünü bildiriyor. Bu açıklamada belirleyici etken, çocuğun anne, baba ve çocuk rollerinin birbirine nasıl bağlandığını kavramaya başlaması; bir tehdide yer yok. Özet örneklem ayrıntısı vermediği için yalnız yönünü aktarıyoruz.
Yaygın yanlış"Trobriand gözlemleri Oidipus kompleksini çürüttü."
Malinowski'nin malzemesi kompleksin evrensel biçimde aynı olduğu tezini sarstı, ama Jones aynı malzemeyi kompleksin lehine okudu ve tartışma kesin bir sonuca bağlanmadı. Sağlam söylenebilecek olan şu: kuramın kültürler arasında aynı biçimde geçerli olduğu gösterilmedi.
Kanıtın sınırı
Freud'un 1910, 1923 ve 1924 metinleri sistematik çocuk gözlemine değil, yetişkin analizlerinin geriye dönük kurgusuna ve tek tük çocuk öykülerine dayanıyor; kompleksin olumlu ve olumsuz akımlarını, bastırılmış ile çözülmüş biçimini dışarıdan ayırt edecek bir ölçüt bu metinlerde önerilmiyor.
Bugünkü araştırmanın sınırı da dar. Ebeveyn tercihi ve rekabet gibi gözlenebilir davranışların bazı yaşlarda yoğunlaştığına dair bulgular, bu davranışların Freud'un önerdiği nedenle, yani bir kayıp tehdidiyle sona erdiğini göstermiyor; aynı veriler rol kavrayışıyla da açıklanabiliyor. Kültürler arası genelleme de tartışmalı: Malinowski ile Jones'un anlaşmazlığı bir asır sonra hâlâ veriden çok yorumla sürdürülüyor ve kompleksi sınamaya çalışan araştırmaların kültürel yelpazesi dar.
Kendin dene
Aklında kalsın
Fikir 1897'de bir mektupta, ad 1910'da bir makalede, kapsamlı açıklama 1923 ile 1924 arasında ortaya çıktı; Oidipus kompleksinin tarihi tek bir yıla sığmıyor.
Fallik evre 1923 notunun kavramıdır; 1905 kitabının ilk baskısında bu ad yoktu. Adı, Freud'un iki cinsin gelişimini tek bir organ üzerinden okuduğunu açıkça gösterir.
Ben ve İd kompleksi iki yönlü kıldı: olumlu ve olumsuz akım çoğu insanda birlikte bulunur, "olumsuz" kelimesi yönü anlatır.
1924 makalesinde çözülüş kastrasyon kaygısına ve onu izleyen özdeşleşmeye bağlanır; kız çocuğun gelişimi için Freud malzemesinin eksik olduğunu kendisi söyler.
Malinowski ile Jones'un tartışması kompleksin evrenselliğini açık bırakır; Westermarck çizgisindeki sınamalar birlikte büyümenin izini sürer, ebeveynlere yönelen kompleksi sınamaz.
Sonraki derse köprü
1924 makalesi kompleksin çöküşüyle bitmez; Freud bu çöküşün ardından cinsel gelişimin bir duraklamaya girdiğini, yıllar sonra bambaşka bir biçimde yeniden uyandığını yazar. Bu iki dönemin ne olduğu, gizil dönemin gerçekten sessiz bir ara mı yoksa başka türlü bir çalışma mı sayıldığı ve ergenliğin Freud'un şemasında hangi görevi üstlendiği M05-D05'in sorusu.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.