M05-D03
Oral ve anal evre
Psikoseksüel gelişimin ilk iki evresini ve onlara bağlanan kişilik iddialarını aktarır.
Psikanaliz Akademisi — M05, Dürtü, cinsellik ve gelişim · 3.123 kelime · 16 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme
Temel Psikoloji Akademisi’nde: M12-D02
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Emme etkinliği, Freud'un hazzın önce beslenmeye yaslanıp sonra ondan ayrıldığı fikrinin örnek davranışıydı.
Oral ve sadist-anal evrelerin bir sıraya konması 1905 metninde yoktu; 1915 baskısına eklendi ve Freud bu şemayı nevroz çözümlemesinden çıkardığını açıkça yazdı.
1908 makalesi düzenlilik, tutumluluk ve inatçılığı anal bölgeye bağlanan hazzın dönüşümü olarak açıkladı ve kökeni bakımdan çok kişinin yapısında aradı.
Abraham 1924'te iki evreyi alt aşamalara böldü, iyimserliği ve bağımlı bekleyişi bebeklikteki emme dönemine bağladı.
Bugünkü pediatri çalışmaları tuvalet eğitiminin zamanlamasının ülkeye, kuşağa ve evin olanaklarına göre büyük ölçüde değiştiğini gösteriyor; yetişkin karakteriyle bağını ise sınamıyor.
Açılış sahnesi
Tokat'ta, Behzat Deresi'ne bakan eski bir evin avlusunda bayram sabahı. Kâmil kırk yıldır bakır döven bir usta; torunu için kalaylattığı küçük bir maşrapayı parlatıyor. Karısı Sevda çocuk diş hekimi, otuz yılı muayenehanede geçmiş. İki buçuk yaşındaki torun bezle avluda koşuyor, gelinleri de mutfak kapısından onu izliyor.
Kâmil bezi görünce dayanamıyor. "Biz bu yaşta oğlanı çoktan kucakta tutup alıştırmıştık," diyor. "Erken başlamazsan inatçı olur, sonra da bir şey yaptıramazsın."
Gelin gülümsüyor ama cevabı hazır: kreşin rehberinde çocuğun kendisinin hazır olduğunu göstermesinin beklendiği yazıyor. Sevda ikisinin arasına giriyor ve bir hafta önce muayenehanede yaşadığını anlatıyor. Bir baba, üç yaşındaki kızının emziğini birden almanın onu ileride "doyumsuz" yapıp yapmayacağını sormuş. "Dişlere bakarım, karaktere bakamam," demiş Sevda. "Ama o sözcüğü bir yerden duymuş."
Kâmil maşrapayı tezgâha bırakıyor. "Ben de bir yerden duydum işte. Hepimiz bir yerden duyuyoruz."
Avlu, bakırcı ve diş hekimi bu sayfa için yazıldı; hiçbiri gerçek bir kişiyi anlatmıyor. Kâmil'in "bir yer" dediği kaynak ise yerinde duruyor: emzikle doyumsuzluğu, tuvaletle inatçılığı birbirine bağlayan düşünce bir yüzyıl önce Viyana'da ve Berlin'de yazıya geçti.
Bu derste ne olacak
Freud'un dürtüyü bedensel kaynaklarıyla birlikte tarif ettiği metni M05-D02 okudu. Bu ders o kaynakların ilk ikisini, ağzı ve dışkılama bölgesini, Freud'un gelişim şemasına nasıl yerleştirdiğini izliyor. Önce emme etkinliğini, sonra 1915'te kitaba eklenen evreler kesimini, ardından 1908 tarihli kısa bir makalenin karakter üçlüsünü okuyacağız. Karl Abraham'ın bu şemayı alt evrelere ayırıp oral karakteri betimlemesi Mekanizma'nın son durağı. Usta katmanı tuvalet eğitiminin ülkeden ülkeye ve kuşaktan kuşağa nasıl değiştiğine bakıyor.
Sıfır noktası
Psikoseksüel evrelerin kısa bir tanımı ve araştırmadaki zayıf desteği için komşu akademideki M12-D02'ye bakılabilir. Burada aynı şema yakından, metinden okunuyor. "Oral" Latince ağız sözcüğünden, "anal" anüs sözcüğünden gelir; ikisi de anatomik adlardır ve Freud'un metinlerinde bedenin bölgesini adlandırır. Kuramın temel fikri, bebeğin beslenme ve dışkılama gibi hayatta kalma işlevleri sırasında yaşadığı hazzın bu bölgelere bağlanmasıdır.
Bu fikrin dayandığı kavram 1905 kitabının çocukluk bölümünde tanımlanır.
Yaygın yanlış"Evreler, her çocuğun belirli aylarda girip çıktığı kesin bir takvimdir."
Freud evreler kesimini yazarken bu aşamaların olağan gelişimde pürüzsüzce geçildiğini, ancak ipuçlarıyla belli olduğunu yazdı; onları belirgin biçimde ancak hastalık tablolarında görülebilir saydı. Yaş sınırlarını sonraki yazarlar ve ders kitapları netleştirdi. Freud'un kendi metni şemayı nevroz çözümlemelerinden çıkarılmış bir kurgu olarak sunar.
Mekanizma
Ağız: emme ve yaslanma
1905 kitabının çocukluk bölümü emme etkinliğini anlatarak başlar. Freud, Macar çocuk hekimi Lindner'in 1879 tarihli bir incelemesine dayanarak, bebeğin beslenme amacı olmadan dudaklarıyla, diliyle ya da parmağıyla yaptığı ritmik emmeyi (Almanca Ludeln ya da Lutschen) inceler. Bu emme dikkati bütünüyle yutar ve çoğu zaman uykuyla biter. Freud onu çocukluk cinselliğinin örnek davranışı sayar ve Lindner'in de bu davranışa cinsel bir nitelik yüklediğini, buna karşı pek çok çocuk ve sinir hekiminin itiraz ettiğini kaydeder.
Freud'un argümanı bir sıralamaya dayanır. Bebek emerek bir hazzı daha önce yaşamıştır: göğüsten ya da onun yerine geçen bir şeyden beslenirken. Ona göre önce açlığın giderilmesiyle birlikte gelen bu haz, sonra beslenmeden ayrılıp kendi başına aranır hâle gelir. Bu ayrılmaya bir ad verir.
Freud aynı yerde bütün çocukların emmediğini yazar ve emenleri dudak bölgesinin önemi yapısal olarak güçlü olan çocuklar sayar. Bu önem korunursa yetişkinlikte içki ve sigaraya güçlü bir eğilim doğabileceğini de ekler; oral karakter iddialarının ilk tohumu bu birkaç satırdadır. Çocuklar arasındaki fark burada bakımdan çok yapıya bağlanır.
1915 eki: pregenital örgütlenmeler
1905 kitabı çocukluk cinselliğini bölgelere göre anlattı ama onları bir zaman sırasına koymadı. Sıra, kitabın 1915'te çıkan üçüncü baskısına eklenen bir kesimle geldi. Projekt Gutenberg'deki 1922 metninde bu kesim "Prägenitale Organisationen" başlığını taşır. Freud burada cinsel organların henüz baskın rol üstlenmediği örgütlenmelerden söz eder.
İlk örgütlenmeye Freud "oral" ya da isterseniz "kannibalik" der. Bu aşamada cinsel etkinlik beslenmeden ayrılmamıştır; amaç nesnenin "içe alınması"dır (Einverleibung) ve Freud bunu ileride özdeşleşme denen ruhsal sürecin ilk örneği sayar. Emme etkinliğini bu aşamanın bir kalıntısı olarak görür. Bir dipnot okuru Karl Abraham'ın 1916'daki çalışmasına yollar.
İkinci örgütlenme "sadist-anal" adını alır. Freud burada etkinlik ile edilginlik karşıtlığının ortaya çıktığını yazar: etkinliği beden kaslarının "egemenlik kurma dürtüsü", edilginliği bağırsak mukozası temsil eder. Aynı kesimde Bleuler'den aldığı ambivalans (Ambivalenz) sözcüğünü de kullanır; karşıt eğilim çiftlerinin aşağı yukarı eşit güçte bulunmasını anlatmak için.
Bir üçlü: düzen, tutumluluk, inat
Evreler kesiminden yedi yıl önce Freud, anal bölgeyi yetişkin karakterine bağlayan kısa bir makale yayımlamıştı: "Charakter und Analerotik" (Karakter ve anal erotizm), 1908'de bir psikiyatri haftalık dergisinde üç sayfa. Makale bir gözlemle açılır. Freud, psikanalizle yardım etmeye çalıştığı kişiler arasında üç özelliği birlikte taşıyan bir tipe sık rastladığını yazar: bu kişiler "özellikle düzenli, tutumlu ve inatçıdır" (ordentlich, sparsam und eigensinnig).
Her sözcük bir özellik ailesini kapsar: düzenlilik temizliği ve küçük görevlerde titizliği, tutumluluk cimriliğe varan bir yelpazeyi, inat ise meydan okumayı ve öfkeyi. Bağlantının kaynağı da metinde: bu kişilerin çocukluk öykülerinde bağırsak denetimini görece geç kazandıkları ve dışkıyı tutmaktan bir yan haz aldıkları anlatılır. Kaynak hastaların kendi anlatımıdır; Freud bazı hatıraların kişinin kendisinden çok kardeşlerine dair hatırlandığını da not eder.
Açıklama bir dönüşüm fikrine dayanır: olgun cinsel hayatta kullanılmaz hâle gelen anal uyarılma ya yüceltilir ya da tepki oluşturmaya (Temel Psikoloji M12-D02) dönüşür. Temizlik ve düzen, kirli ve "yerinde durmayan" şeye duyulan ilgiye karşı bir tepki olarak okunur; Freud burada İngilizce bir deyimi aktarır: "Dirt is matter in the wrong place." Para ile dışkı arasındaki bağı masallardan ve dildeki benzetmelerden kurar. Makalenin son cümlesi bir formüldür: kalıcı karakter özellikleri ya ilk dürtülerin değişmemiş devamıdır, ya yüceltilmiş hâlidir, ya da onlara karşı kurulmuş tepkilerdir.
Yaygın yanlış"Freud'a göre anal karakter, tuvalet eğitimini çok sert yaptıran ebeveynin eseridir."
1908 makalesi kökeni öncelikle kişinin "beraberinde getirdiği cinsel yapı"da arar ve anal bölgenin bazı kişilerde doğuştan daha belirgin olduğunu varsayar. Sert eğitimi baş neden yapan okuma sonraki popüler anlatımlarda yaygınlaştı. Freud'un metninde bakım tarzı ile yapısal yatkınlık birlikte yer alır, ağırlık ise yapıdadır.
Abraham'ın alt evreleri ve oral karakter
Şemayı en çok ayrıntılandıran kişi Berlin'de çalışan Karl Abraham oldu. 1924'te Leipzig'de yayımlanan "Versuch einer Entwicklungsgeschichte der Libido" (libidonun gelişim tarihine bir deneme) adlı incelemesinde, manik-depresif tabloların çözümlemesinden yola çıkarak oral ve anal evrelerin her birini ikiye böldü. Erken oral aşama emmeyle, geç oral aşama ısırmayla ve Freud'un "kannibalik" dediği içe almayla tanımlandı. Anal evrede de ilk aşama dışarı atmaya ve yok etmeye, ikinci aşama tutmaya ve denetime bağlandı.
Aynı yıl Salzburg'daki uluslararası psikanaliz kongresinde verdiği konuşma ağzın karaktere katkısını ele aldı. Abraham orada bebekliği sorunsuz ve hazla geçmiş kişilerin hayata sarsılmaz bir iyimserlikle baktığını yazar. Daha az elverişli bir çeşidini de anlatır: her şeyi verecek iyiliksever bir figür bekleyen ve bu yüzden eylemsiz kalan kişiler. Ağır ve kaygılı bir ciddiyetin ise erken dönemdeki oral isteklerin hayal kırıklığından doğduğunu öne sürer.
Abraham açıklamayı meslek seçimine kadar uzatır ve hayat boyu güvenceli bir geçim olmadan yaşayamayan "nevrotik memur" tipini de bu kökene bağlar. Bu genişlik sınanabilirliğin sorunudur; sınamanın kendisi M05-D09'a, evrede takılı kalma anlamındaki saplanma M05-D06'ya kalıyor.
Yaygın yanlış"Oral evre emzirmeyle ilgilidir; mamayla beslenen bebek bu evreyi yaşamaz."
Freud 1905'te emmenin hazzını anne göğsünün yanında "onun yerine geçenlere" de bağlar ve emme etkinliğinin parmakla ya da başka bir bölgeyle sürdürülebildiğini yazar. Kuramın iddiası beslenme biçimine özgü kurulmamıştır. Emzirmenin bebeğe ve anneye sağladığı yararlar ise ayrı bir alanın, emzirme biliminin konusudur.
Usta katmanı
Freud ve Abraham'ın şeması gündelik bakımın küçük ayrıntılarına büyük bir anlam yükledi. O ayrıntıların kendisi de değişkendir; pediatri ve çocuk ürolojisi tuvalet eğitiminin zamanlamasını kuramdan bağımsız sorularla incelemiş.
Nijerya'nın güneybatısında 474 çocuğu kapsayan bir hastane anketi de eğitimin çocukların yüzde 40,6'sında ilk yaş dolmadan gündüz başlatıldığını bildiriyor (Solarin ve arkadaşları, 2017). Zamanlama, evin olanaklarından bezin türüne, annenin çalışma düzeninden ebeveynlik rehberlerine kadar pek çok etkene bağlı.
Kuramın uygulamadaki bir varsayımına, erken eğitimin çocukta dışkıyı tutma gibi bir direnç doğuracağı düşüncesine yalnız Blum'un çalışması yaklaşıyor ve bu ilişkiyi bulmuyor.
Yaygın yanlış"Erken başlayan tuvalet eğitimi çocukta kabızlığa ve dışkı tutmaya yol açar."
ABD'deki izlem çalışması yoğun eğitime erken başlamanın bu sorunlarla ilişkili olmadığını buldu; yalnız eğitimin daha uzun sürdüğünü gösterdi. Tek bir örneklemden gelen bulgu bir kural sayılmaz; sorun yaşayan çocuk için başvurulacak yer çocuk hekimidir.
Kanıtın sınırı
Freud'un 1908 üçlüsü ve Abraham'ın oral karakteri, analize gelen yetişkinlerin çocukluk anlatılarından kurulmuş klinik çıkarımlardır. Kaynak sınırlıdır: belirli bir dönemin, belirli bir kentin, çoğunlukla orta sınıftan nevrozlu hastaları. Freud'un kendisi pregenital örgütlenme varsayımının nevroz çözümlemesine dayandığını ve o bilgi olmadan değerlendirilemeyeceğini yazdı.
Bu derste okunan çağdaş çalışmalar başka bir soruyu cevaplıyor. Tuvalet eğitiminin ne zaman ve nasıl yapıldığını, bunun nelere bağlı olduğunu betimliyorlar. Bakım pratiği ile yetişkin kişiliği arasındaki bağı ölçmüyorlar. Bu yüzden ne Freud'u doğruluyor ne yanlışlıyor; yalnız kuramın varsaydığı değişkenin yerden yere ve kuşaktan kuşağa ne kadar oynadığını gösteriyor. Örneklemler Türkiye, Belçika, ABD ve Nijerya'dan; hepsi ebeveyn bildirimine dayanıyor ve sonuçlarının başka ülkelere ya da başka dönemlere taşınması tartışmaya açık.
Üçlünün gerçekten birlikte görülüp görülmediğini ölçen araştırma geleneği M05-D09'da okunacak.
Kendin dene
Aklında kalsın
Emme etkinliği, Freud'un hazzın önce beslenmeye yaslanıp sonra ondan ayrıldığı fikrinin örnek davranışıydı.
Oral ve sadist-anal evrelerin bir sıraya konması 1905 metninde yoktu; 1915 baskısına eklendi ve Freud bu şemayı nevroz çözümlemesinden çıkardığını açıkça yazdı.
1908 makalesi düzenlilik, tutumluluk ve inatçılığı anal bölgeye bağlanan hazzın dönüşümü olarak açıkladı ve kökeni bakımdan çok kişinin yapısında aradı.
Abraham 1924'te iki evreyi alt aşamalara böldü, iyimserliği ve bağımlı bekleyişi bebeklikteki emme dönemine bağladı.
Bugünkü pediatri çalışmaları tuvalet eğitiminin zamanlamasının ülkeye, kuşağa ve evin olanaklarına göre büyük ölçüde değiştiğini gösteriyor; yetişkin karakteriyle bağını ise sınamıyor.
Sonraki derse köprü
1915 ekinin hemen ardından Freud, çocukluk cinselliğinin bir noktada dağınık bölgelerden çıkıp tek bir kişiye yöneldiğini yazar ve bu ilk nesne seçiminin iki ile beş yaş arasında başladığını söyler. Abraham'ın tablosunda da iki anal aşamadan sonra "erken genital" diye adlandırdığı bir basamak gelir. Bu yöneliş Freud'un kuramının en çok tartışılan kavramına götürüyor: fallik evre ve onun ortasında duran Oidipus kompleksi. Sophokles'in tragedyasından ödünç alınan bu adın Freud'un gelişim şemasında hangi yeri tuttuğu M05-D04'te kurulacak.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.