M05-D01
Cinsellik Üzerine Üç Deneme
Freud'un cinselliği genişleten tanımını ve Üç Deneme'nin temel argümanlarını açıklar.
Psikanaliz Akademisi — M05, Dürtü, cinsellik ve gelişim · 3.075 kelime · 16 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bugün okunan Üç Deneme, 1905 metninin sonraki baskılarda büyümüş hâlidir; alıntının baskısı, iddianın yılını belirler.
Kişi ile eylemi ayırmak, Freud'a sapma denen davranışların ara halkalarını sıradan cinsel hayatta da bulma imkânı verdi.
Çocukluk denemesi, bedenden alınan hazzın üremeden önce ve ondan bağımsız var olduğunu ileri sürdü. "Çok biçimli sapkın" deyimi bu iddianın tarihsel adıdır; bugünkü bilim ne o sıfatı ne de dönemin önyargılı karşılaştırmalarını kullanır.
Üreme, kitapta cinselliğin başlangıcına değil, ergenlikte ona eklenen bir göreve yerleştirilir. Bugünkü çocuk hekimliği çocukluktaki bedensel merakın olağan olduğunu gözlemle betimliyor; bu betimleme Freud'un gelişim kuramını kendiliğinden doğrulamıyor.
Açılış sahnesi
Malatya'da, eski çarşının arka sokağında küçük bir matbaa. Makinenin sesi kesilince Ahmet prova kâğıdını tezgâha seriyor; aile sağlığı merkezinin ebesi Perihan, gelecek ay yapılacak anne baba toplantısının broşürünü bastırmaya gelmiş. Ön yüzde iri harflerle bir başlık: "İki ile altı yaş arası: beden, mahremiyet ve cinsel gelişim."
Ahmet kalemi başlığın son iki sözcüğünün altında gezdiriyor. "Bunu böyle basarsam kapıdan dönen olur," diyor. "Cinsel dediğin evlilikle, çocuk yapmakla ilgili bir şey. İki yaşındaki çocuğa bu sözcük yakışmaz."
Perihan broşürün arka yüzünü çeviriyor. Orada çocuk doktorlarının kullandığı listeden sade cümleler var: bedenin bölümlerini doğru adlarıyla öğrenmek, kimin dokunabileceğini bilmek, banyo ve tuvalette mahremiyet. "Bizim kitaplarda bu sözcük daha geniş," diyor. "Yalnız üremeyi anlatsaydı bu sayfada işi olmazdı."
Ahmet ikna olmuyor, başlığı da silmiyor; kenara bir soru işareti koyup provayı uzatıyor.
Matbaa da broşür de bu dersin ihtiyacına göre uyduruldu. Kenardaki soru işareti ise uydurma sayılmaz: aynı sözcüğün sınırı üzerine yapılan tartışma Viyana'da 1905'te basılan ince bir kitapla başladı ve hâlâ sürüyor.
Bu derste ne olacak
Bölüm II Freud'un kuramına ayrılıyor; onu açan Modül 5 dürtü kavramını, psikoseksüel evreleri ve Oidipus kompleksini metinden aktaracak, sonra kurama içeriden ve dışarıdan gelen eleştirilere geçecek. Bu ilk ders, hepsinin dayandığı kitabı okuyor.
Önce baskı tarihine bakacağız, çünkü bugün okunan metin 1905'tekinden çok farklı. Sonra denemeleri sırayla izleyip Freud'un gördüğü tepkiyi, çocukluktaki cinsel gelişimi doğrudan gözlemleyen bugünkü çalışmaların yanına koyacağız.
Sıfır noktası
Kitabın Almanca adı Drei Abhandlungen zur Sexualtheorie; ilk baskısı 1905 tarihli; espri üzerine kitap da o yıl aynı yayıncıdan çıkmıştı (M04-D04). Freud metni yaşadığı sürece elden geçirdi. Burada okunan, Projekt Gutenberg'deki 1922 tarihli "beşinci, değiştirilmemiş baskı"; önünde Ekim 1914 ve Mayıs 1920 tarihli iki önsöz durur. 1914 önsözünde Freud bol ekleme yaptığını, ama bunları artık özel işaretle göstermediğini yazar. Hangi cümlenin 1905'e ait olduğu sayfadan okunamaz.
İçindekiler üç başlıktan oluşur: cinsel sapmalar, çocukluk cinselliği, ergenliğin dönüşümleri. Eklemelerin izini metnin kendisi de ele verir. Çocukluk denemesinde cinsel örgütlenmenin evrelerini anlatan bölüm, Karl Abraham'ın 1916 tarihli bir makalesine dipnotla gönderme yapar; o bölüm 1905 metninde bulunmuş olamaz.
Yaygın yanlış"Üç Deneme, Freud'un 1905'te yazıp bıraktığı tek parça bir metindir."
Kitap birkaç kez genişletildi; bugün okunan metin eklemelerin toplamıdır. Evreler bölümü (M05-D03'ten başlayarak okunacak), içindeki 1916 tarihli göndermenin gösterdiği gibi sonradan girdi. Alıntının baskı yılı, kuramın hangi evresine ait olduğunu söyler.
Mekanizma
Nesne ile amaç
İlk deneme bir düzeltmeyle açılır. Freud yaygın kanının cinsel itkiye yüklediği özellikleri sıralar: çocuklukta bulunmadığını, ergenlikle ortaya çıktığını, karşı cinse duyulan karşı konulmaz çekimde göründüğünü, amacının birleşme olduğunu. Bu kanıyı gerçeğin "pek aslına uymayan bir resmi" sayar. Kitabın geri kalanı bu dört varsayımı tek tek gevşetir.
Bunun için iki terim önerir; sapmaların bir kısmı kimin istendiğiyle, bir kısmı ne yapılmak istendiğiyle ilgilidir.
Nesnedeki sapmalar arasında Freud'un en uzun tartıştığı konu, dönemin diliyle "inversiyon" (Inversion) dediği, aynı cinsiyetten birine yönelmedir; bu sözlük bugün kullanılmıyor ve konu M05-D08'e ait. Amaçtaki sapmalarda Freud ilginç bir hamle yapar: normal sayılan eylem bile dokunmak ve bakmak gibi ara amaçlar içerir. Öpüşmeyi örnek verir; dudaklar üreme organı sayılmaz, sindirim yolunun girişidir, yine de pek çok toplumda yüksek bir cinsel değer kazanmıştır. Bu ara amaçlar sapmaları sıradan cinsel hayata bağlar.
Nevroz, sapmanın negatifi
İlk denemenin en bilinen cümlelerinden biri bir benzetmedir. Nevrotik hastaların analizinde sapma eğilimlerini belirti oluşturan bilinçdışı güçler olarak bulduğunu düşünen Freud, nevrozu "adeta sapmanın negatifi" sayar. Fotoğraf negatifini andıran bu imgede, sapmada açıkça yaşanan eğilim nevrozda bastırılmış kalır ve belirtiye dönüşür.
Kitabın sonundaki özette Freud, sapma eğilimleri bu kadar yaygınsa insan cinsel itkisinin ilk yatkınlığının bunlardan oluştuğu sonucuna varır. Bu görüşte "normal" davranış, olgunlaşma sırasında bedensel değişikliklerin ve ruhsal ketlemelerin bu yatkınlıktan biçimlendirdiği bir sonuçtur. Ketleyen güçler utanç, tiksinti, acıma ve ahlak ile otoritenin toplumsal yapılarıdır; çocukluk denemesi bunlara "ruhsal setler" (seelische Dämme) der. Cinsel itki de birçok bileşenden kurulu bir şeye dönüşür; bileşenlere M05-D02 bakacak.
Çocukluk denemesi
İkinci deneme bir yakınmayla başlar: çocuk gelişimi üzerine çoğalan yayınlarda "cinsel gelişim" bölümü çoğunlukla atlanır. Freud bir dipnotta bu iddiayı kendisine bile cüretli bulduğu için literatürü yeniden taradığını, cümleyi yine de değiştirmediğini ekler. Ona göre çocuk cinsel etkinliğin tohumlarıyla doğar; bebeklikteki emme etkinliğini (Almanca Ludeln) bunun modeli sayar. Bu modelin evrelere nasıl bölündüğünü M05-D03, M05-D04 ve M05-D05 okuyacak.
Sözcüğün ne kadar genişlediği burada görünür. Freud'un kullanımında çocukluk cinselliği, bedenden alınan hazzın üreme işlevinden önce ve ondan bağımsız var olduğu iddiasıdır. Özette bu hazzın ikinci ile beşinci yaş arasında kısa bir çiçeklenme geçirip gizil döneme girdiğini yazar.
Kitabın en çok tepki çeken deyimi de bu denemededir: "polymorph pervers" (çok biçimli sapkın).
Terimin geçtiği paragraf tarihsel okumayı zorunlu kılar. Freud aynı yerde çocuğun yatkınlığını, döneminin kadınlara ve sınıflara dair önyargılarını taşıyan bir karşılaştırmayla "eğitimsiz ortalama kadın" ile ve fuhuşla yan yana koyar. Bu cümleler bir bulgu sayılmaz; kitabın yazıldığı Viyana orta sınıfının dünya görüşüne ait bir kayıttır.
Aynı denemede Freud 1896'da baştan çıkarmaya verdiği yeri yeniden tartar (M02-D06). O deneyimlerin sıklığını ya da önemini abarttığını kabul etmez; ama normal kalmış insanların da aynı deneyimleri yaşamış olabileceğini o zaman bilmediği için dış etkiye, yapı ve gelişimin önünde bir ağırlık verdiğini yazar.
Ergenlik ve üreme
Üçüncü deneme çocukluk bölümünü tamamlar. Ergenlikle cinsel itki üreme işlevinin hizmetine girer ve Freud'un ifadesiyle "deyim yerindeyse özgeci" olur. Kitabın mimarisi bu cümlede görünür: üreme cinselliğin başlangıcına konmaz, uzun bir gelişimin sonunda ona katılan bir görev olarak konur. Cinsellik ile üremenin özdeş sayılmaması üç denemeye yayılan bir tezdir.
Bu birleşmeyi açıklamak için Freud iki tür haz ayırır; biri çocukluktan beri vardır, öbürü ergenlikle gelir.
Freud bu düzenlemenin bir riski olduğunu da yazar: önhaz fazla büyük, ondan doğan gerilim fazla küçük kalırsa yol yarıda kesilebilir. Sapmaların bir kısmını bu mekanizmayla açıklar. Kitabın bütün kuruluşu burada kapanır: yetişkin cinselliği, çocukluğun birçok kaynaktan gelen haz eğilimlerinin tek bir amaç altında toplanmasıdır ve bu toplanma her zaman tamamlanmaz.
Yaygın yanlış"Freud her şeyi cinsellikle açıkladı."
Freud bu suçlamayı biliyordu ve 1920 önsözünde, psikanalize yöneltilen "pan-seksüalizm" (Pansexualismus) suçlamasını "anlamsız" bulduğunu yazdı. Kuram ruhsal hayatta cinselliğe çok büyük bir yer verir; dürtü kuramının sonraki yıllarda nasıl yeniden kurulduğu ve cinsel olmayan dürtülere nasıl yer açıldığı M05-D02'nin ve modülün ilerleyen derslerinin konusu.
Usta katmanı
Kitabın aldığı tepkiyi en açık biçimde Freud'un kendisi kaydetti. Mayıs 1920 önsözünde, bilinçdışı, bastırma ve çatışma üzerine söylenenlerin giderek kabul gördüğünü, biyolojiye komşu bu bölümün ise hâlâ azalmayan bir itirazla karşılandığını yazar.
Bu cümle bugün bir davet gibi okunuyor. Freud kanıtını büyük ölçüde yetişkin hastaların analizinden, geriye dönük topladı. Doğrudan gözlem çok sonra ve psikanalizle ilgisiz bir kaygıyla geldi: istismarı değerlendiren hekimler, hangi davranışın olağan gelişime ait olduğunu bilmek zorundaydı.
Klinik rehberler bu veriyi sakin bir dile çevirdi. Amerikan Pediatri Akademisi'nin 2009 raporu, çocukların çoğunun çocuklukta bir dönem cinsel davranışlar gösterdiğini, bunların olağan olabildiği hâlde ana babayı şaşırtabildiğini yazar.
Bu çizgi Freud'dan iki noktada ayrılıyor. Bugünkü kaynaklar "sapkın" sıfatını kullanmaz, yaşa uygun davranış ile cinsel davranış sorununu ayırır. Ayrıca bu çalışmalar bedene ilişkin davranışların olağanlığını betimler ama onların yetişkin kişiliğini Freud'un önerdiği yollardan biçimlendirdiğini sınamaz. Psikoseksüel evrelerin araştırmada desteklenmediği Temel Psikoloji'nin kişilik kuramları dersinde (M12-D02) gösterildi; aynı yaş dönemini bilişsel ve toplumsal gelişim üzerinden anlatan ders ise Terapi'de (S01-P03-D03).
Sapma listesinin kaderi de ayrı bir okuma ister. İlk denemedeki sınıflama, dönemin psikiyatri sınıflamalarıyla uzun süre aynı dili konuştu. Amerikan Psikiyatri Birliği 1973'te eşcinselliği tanı el kitabından çıkardı (kararın tarihini anlatan Drescher 2015); konunun psikanalizdeki seyri M05-D08'e ait.
Yaygın yanlış"Çocukluk cinselliği, çocuğun yetişkinler gibi cinsel istek duyduğu anlamına gelir."
Freud'da bile çocukluk cinselliği yetişkin isteğinin küçük kopyası olarak kurulmaz; bedensel hazzı üremeden ayıran geniş bir kavramdır. Bugünkü çocuk hekimliği aynı alanı yaşa uygun davranışlar olarak betimler ve yetişkin cinselliğinin dilini çocuğa uygulamaz.
Kanıtın sınırı
Freud'un 1905 kitabının dayandığı malzeme dar bir sınır çiziyor: dönemin cinsellik bilimcilerinin vaka derlemeleri ve kendi yetişkin hastalarının, analizde geriye dönük olarak kurulan anlatıları. Çocukluk denemesinin iddiaları, çocukların kendisinden çok yetişkinlerin hatırladıklarından ve Freud'un bu hatıraları yorumlamasından geliyor.
Bugünkü doğrudan gözlem çalışmaları başka bir soruya cevap veriyor. Bakım veren bildirimi, bedene ilişkin davranışların olağan bir gelişim parçası olduğunu gösteriyor; gizil dönem, önhaz ya da çok biçimli yatkınlık gibi kuramsal iddiaları ise ne doğruluyor ne yanlışlıyor. İki çizgiyi birbirinin kanıtı saymak, aynı sözcüğün iki kullanımını birleştirmek olur. Bildirimin kendi sınırı da var: annenin eğitimi ve ailenin tutumu hem davranışı hem onu fark edip bildirme eğilimini etkiliyor olabilir.
Genellemenin sınırı da açık. Okunan normatif çalışmalar ABD ve Belçika'dan; Türkiye'den ya da aile ve mahremiyet kurallarının çok farklı olduğu toplumlardan bir karşılaştırma kartlardaki çalışmalar arasında yer almıyor. Freud'un kuramı Viyana orta sınıfının hastalarından, bugünkü normlar iki Batılı örneklemden çıktı; hangisinin başka kültürlere ne kadar taşınabileceği bilinmiyor ve tartışılmaya devam ediyor.
Kendin dene
Aklında kalsın
Bugün okunan Üç Deneme, 1905 metninin sonraki baskılarda büyümüş hâlidir; alıntının baskısı, iddianın yılını belirler.
Kişi ile eylemi ayırmak, Freud'a sapma denen davranışların ara halkalarını sıradan cinsel hayatta da bulma imkânı verdi.
Çocukluk denemesi, bedenden alınan hazzın üremeden önce ve ondan bağımsız var olduğunu ileri sürdü. "Çok biçimli sapkın" deyimi bu iddianın tarihsel adıdır; bugünkü bilim ne o sıfatı ne de dönemin önyargılı karşılaştırmalarını kullanır.
Üreme, kitapta cinselliğin başlangıcına değil, ergenlikte ona eklenen bir göreve yerleştirilir. Bugünkü çocuk hekimliği çocukluktaki bedensel merakın olağan olduğunu gözlemle betimliyor; bu betimleme Freud'un gelişim kuramını kendiliğinden doğrulamıyor.
Sonraki derse köprü
Freud kitaba bir benzetmeyle girer: cinsel ihtiyacı açlığa benzetir ve bilimin bu ihtiyaca bir ad verdiğini söyler. Bu derste itkinin yalnız iki yüzünü, kime yöneldiğini ve neyi istediğini kullandık. M05-D02, Dürtü ve libido, aynı kavramı dört parçasıyla ele alacak: itkinin bedende nereden doğduğunu, ne kadar güçle ittiğini, hangi doyuma ve hangi nesneye yöneldiğini.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.