M04-D04
Espri ve bilinçdışı
Freud'un espri kitabındaki tasarruf ve boşalım fikrini anlatır.
Psikanaliz Akademisi — M04, Gündelik hayatın psikopatolojisi · 3.230 kelime · 16 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 15 dk okuma · 22 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Freud 1905'te esprinin gücünü düşüncenin içeriğinden çok biçiminde aradı. Heine'nin "famillionär" sözcüğü bir cümleyi tek sözcüğe sıkıştırıyordu ve düz dile çevrilince gülme kayboluyordu.
Teknikleri tasarruf ilkesinde toplamaya çalıştı, sonra tasarrufu sözcüklerden ruhsal harcamaya taşıdı. Eğilimli esprinin, düşmanca ya da müstehcen bir niyetin önündeki engeli kaldırarak büyük bir zevk açtığını savundu ve gülmeyi, dinleyicide boşa çıkan bir ket vurma enerjisinin boşalımı olarak yorumladı.
Espriyi oluşum bakımından rüyaya yaklaştırdı, toplumsallığı bakımından ondan ayırdı. Bugünkü mizah psikolojisi enerji dilini bırakmış durumda; eşzamanlılık ve zararsız ihlal gibi kavramlarla çalışıyor ve mizahın tarzlarını ölçüyor. Freud'un gözlemlerinden bazıları bu çerçeveye yakın düşüyor, açıklama modeli ise sınanmadan kalıyor.
Açılış sahnesi
Kütahya'da, çini çarşısına inen yokuşta küçük bir berber dükkânı, perşembe öğleden sonrası. Gülten haftalık mahalle gazetesinin karikatüristi; yeni sayıdan bir deste getirip tezgâhın kenarına bırakıyor. Kapakta yamalı bir yol, yolun ortasında kürsüden konuşan bir adam ve altında tek satır: "Mahallemize yeni sözfalt döküldü."
Nurettin otuz yıldır bu koltuğun başında. Bir müşterinin ensesini tıraş ederken gazeteye göz atıyor ve makası bırakıp gülmeye başlıyor. Koltuktaki müşteri de, sırada bekleyen iki kişi de gazeteyi elden ele geçirip gülüyor. "Başkan da buraya tıraşa gelir," diyor Nurettin, "o da güler, göreceksin."
Gülten gülmüyor. "Aynı şeyi düz yazsaydım," diyor, "'Asfalt sözü verdiler, yol hâlâ çukur' deseydim, ne olurdu?" Nurettin biraz düşünüyor: "O zaman şikâyet olurdu. Kimse gülmezdi. Belki başkan da dükkâna gelmeyi keserdi."
Dükkân, gazete ve karikatür bu satırlar için uyduruldu; "sözfalt" kelimesini de kimse basmadı. Nurettin'in sorusu ise uydurma sayılmaz: Freud 1905'te bir kitap boyunca tam bunu sordu. Bir düşünceyi komik yapan, düşüncenin kendisi mi, yoksa onu taşıyan biçim mi?
Bu derste ne olacak
Modülün ilk dersleri bir şeyin ters gittiği anlara baktı. Espri bu ailenin tuhaf üyesi: burada söz tam yerine oturuyor. Freud yine de onu sürçmenin ve rüyanın akrabası saydı.
Önce Heine'nin "famillionär" sözcüğünü söküp tekniği göreceğiz, sonra tasarruf fikrine, zararsız ve eğilimli espri ayrımına ve gülmeyi boşalım sayan açıklamaya geçeceğiz. Son bölüm bugünkü mizah psikolojisinin bu fikirlerden neyi tuttuğuna bakıyor.
Sıfır noktası
Der Witz und seine Beziehung zum Unbewußten, Türkçede çoğunlukla "Espri ve bilinçdışıyla ilişkisi" diye anılan kitap, 1905'te Leipzig ve Viyana'da Franz Deuticke tarafından basıldı. Kitabın doğuşuna yol açan itiraz, rüyaların fazla esprili göründüğü sitemi, M03-D04'te anıldı; burada o itirazın açtığı kapıdan giriyoruz.
Freud'un Witz sözcüğü anlık kelime oyununu, iğneleyici cevabı, aforizmayı ve anlatılan fıkrayı birlikte kapsar; bu derste "espri" diyoruz. Komik (das Komische) ve mizah (Humor) Freud'da ayrı başlıklardır; kitabın sonunda üçünü birbirinden ayırır.
Yaygın yanlış"Freud espri kitabını fıkra derlemek için yazdı; asıl derdi mizahtı."
Kitap espriden yola çıkar, komiği ve mizahı ancak son bölümde, esprinin ne olduğunu ayırt etmek için ele alır. Freud'un sorusu bir zevkin kaynağıdır: gülmeye yol açan şey nereden geliyor ve bu zevk rüyanın düzeneğiyle nasıl bir akrabalık taşıyor.
Mekanizma
Bir sözcükte iki cümle
Kitabın tekniği ele alan bölümü, Heinrich Heine'nin Reisebilder dizisindeki "Lucca Hamamları"ndan bir sahneyle açılır. Hamburglu piyango bayisi ve nasır operatörü Hirsch-Hyacinth, şaire zengin Baron Rothschild'le ilişkisini anlatırken, Salomon Rothschild'in yanında oturduğunu ve kendisine eşitiymiş gibi davrandığını, "ganz famillionär" davrandığını söyler.
Freud cümleyi düz bir dile çevirerek işe başlar. Rothschild ona samimi (familiär) davrandı, yani bir milyonerin (Millionär) becerebildiği kadar. Anlam yerinde duruyor, ama gülme gidiyor. Freud bundan esprili olanın düşüncede değil, düşüncenin aldığı biçimde olduğu sonucunu çıkarır. Sonra biçimi söker: ikinci cümle düşmüş, yerine onu çağıran tek bir sözcük kalmıştır. "Famillionär" başı "familiär"den, sonu "Millionär"den gelen bir karma sözcüktür ve Freud bu tekniğe yerine koyma ile birlikte yoğunlaştırma (Verdichtung mit Ersatzbildung) adını verir.
Yoğunlaştırmayı rüya çalışmasından (M03-D04) ve sürçmedeki karışmadan (M04-D01) tanıyoruz. Freud aynı teknikle kurulmuş başka örnekler de toplar. Evlenip dönmüş bir genç adam, şaşıran arkadaşına parmağındaki yüzüğü gösterip "Trauring, aber wahr" der; Trauring nikâh yüzüğüdür, "traurig, aber wahr" ise "üzücü ama gerçek". Bir sözcük, bir cümlenin yükünü taşıyor.
Tekniğin ikinci büyük ailesi aynı malzemenin birden çok kullanımıdır, en sade hâliyle çift anlam (Doppelsinn). Freud'un Kuno Fischer'den aldığı Fransızca örnekte, III. Napoléon'un ilk icraatlarından biri olan Orléans ailesinin mallarına el koyması üzerine "C'est le premier vol de l'aigle" denir: kartalın ilk uçuşu; vol ise hem uçuş hem soygundur. İkinci düşünce, söylenmeden, sözcüğün içinde taşınır.
Kısalığın bedeli
Tekniklerin çeşitliliği Freud'u ortak bir ilke aramaya iter. Bulduğu ad tasarruftur (Ersparung): her teknikte bir şeyden kısılır. Famillionär bir yan cümleyi, vol sözcüğü ikinci bir düşünceyi, bir adın üzerinden yapılan oyun da bir yargıyı uzun uzun kurmaktan kurtarır. Freud bu noktada Hamlet'in tutumluluk üzerine sözünü anar.
Hemen ardından kendi fikrine itiraz eder: her kısaltma güldürmez ve iki düşünceyi birden karşılayan tek sözcüğü bulmak uzun cümle kurmaktan zahmetlidir. Freud kendi tasarruf fikrini, birkaç kuruş ucuz sebze için uzak pazara yol parası veren ev hanımlarının tutumluluğuna benzetir. Soru açık kalır: tasarrufu kim yapıyor ve kime yarıyor?
Cevabı kitabın ikinci yarısında genişleterek verir. Tasarruf sözcük sayısında değil, ruhsal harcamadadır. Bir düşüncenin dışarıda kalması için sürdürülen bir ket vurma (Hemmung) sürekli enerji ister; espri bu engeli bir anlığına kaldırınca harcanan enerji gereksiz kalır ve zevk olarak duyulur. Zararsız espride zevkin kaynağı daha mütevazıdır: alışılmış düşünce yolunu kısaltmak, tanıdık olanı yeniden bulmak, saçmalığa ve ses oyununa çocuklukta olduğu gibi izin vermek.
Zararsız ve eğilimli espri
Freud espriyi bir de amacına göre ayırır. Kendi başına amaç olan espriye Theodor Vischer "soyut" demişti, Freud "zararsız" der; bir niyetin hizmetine giren espri ise eğilimlidir. Freud iki ayrımın birbirinden bağımsız olduğunu vurgular: kelime oyunu da düşünce esprisi de iki türden olabilir.
Eğilimli esprinin hizmet ettiği niyetler Freud'a göre iki aileye ayrılır. Düşmanca espri saldırıya, hicve ve savunmaya, müstehcen espri ise açıp göstermeye yarar. Burada Freud bir üçlü kurar: espriyi yapan, esprinin hedefi ve esprinin zevkini asıl yaşayan dinleyici. Yasa ve terbiye açık saldırıyı yasakladığı için, düşmanı küçük, gülünç ve hor görülür kılmak dinleyiciyi kendi tarafına kazanmanın dolaylı yoludur. Dinleyici hiç emek harcamadan bu zaferin tanığı olur ve gülmesiyle onu onaylar.
Freud bu ek zevki açıklamak için bir ad da önerir. Tekniğin verdiği küçük zevk bir "çekim primi" (Verlockungsprämie) gibi işler ve daha büyük, engellenmiş bir zevk kaynağının kapısını açar; Freud bu öncü zevke Vorlust der.
Kitabın örneklerinin önemli bir kısmı Yahudi esprileridir ve Freud bunun nedenini kendisi tartışır. Eğilimli espri için en elverişli durumlardan biri, eleştirinin konuşanın da parçası olduğu bir topluluğa yönelmesidir. Freud, Yahudilerin kendileri hakkında ürettiği esprilerin bu öz eleştiri koşulunu taşıdığını, dışarıdan yapılanların ise çoğunlukla espri bile gerektirmeyen kaba alaylar olduğunu yazar. Bu ayrım, Freud'un örneklerinin bir topluluk portresi sayılmamasını, öz eleştirinin bir biçimi olarak okunmasını ister.
Gülen dinleyicidir
Freud'un gözlemine göre komikten tek başına keyif alınabilir, espri ise birine anlatılmak ister ve bu itki ciddi çekinceleri bile aşar. Espriyi yapan çoğu zaman gülmez, dinleyen güler. Freud bunu, dinleyicinin zevki "hediye olarak" almasıyla açıklar: kendi başına kurmaya kalksa engelin gücü kadar emek harcaması gereken bir düşünce, duyduğu sözcüklerle kendiliğinden kurulur.
Kitabın kuramsal bölümünde Freud espri ile rüyayı karşılaştırır. Esprinin oluşumunu tek cümleyle özetler: bilinç öncesindeki bir düşünce bir anlığına bilinçdışı işlemeye bırakılır ve sonucu hemen bilinçli algı tarafından yakalanır. Bu yüzden esprinin bulunmadığını, aklımıza geldiğini söyleriz. Yine de iki ürün ayrılır: rüya asosyal ve kendine dönüktür, anlaşılmamayı bile göze alır; espri ise toplumsaldır ve ancak anlaşıldığında var olur.
Yaygın yanlış"Freud'a göre her espri bastırılmış bir cinsellik ya da saldırganlık taşır."
Freud zararsız espriyi ayrı bir sınıf olarak tanımlar ve çocukların ses oyunlarında, saçmalıkta, tanıdık olanı yeniden bulmakta da zevk görür. Eğilimli esprinin ek zevkini ise düşmanca ya da müstehcen bir niyetin önündeki engelin kalkmasına bağlar. Her esprinin ardında bir yasak aramak, kitabın söylediğinden fazlasıdır.
Usta katmanı
Kitabın son bölümü espriyi komikten ve mizahtan ayırır. Freud üçü için benzer formüller önerir: esprinin zevki ket vurmada, komiğin zevki bir şeyi tasarlamak için hazırlanan enerjide, mizahın zevki ise duyulmayan bir duygunun harcamasında yapılan tasarruftan doğar. Mizahın en kaba örneği olarak darağacı mizahını anar: pazartesi sabahı idama götürülen birinin "Hafta iyi başlıyor" demesi. Freud mizahı, acı veren düşünceyi dikkatten uzaklaştırmadan acının enerjisini zevke çeviren, savunma işlemlerinin en yükseği sayar.
1927'de yazdığı ve Almanach der Psychoanalyse 1928'de çıkan kısa "Der Humor" yazısında mizahı bu kez ikinci topografyanın diliyle ele alır ve mizahta korkmuş benliğe teselli eden sesin üstbenlik olabileceğini düşünür. Mizahın olgun savunmalar arasındaki yeri M06-D07'de ele alınacak.
Mizah kuramlarını üstünlük, rahatlama ve uyumsuzluk diye üç aileye ayırmak yaygındır; Freud'unki rahatlama ailesine konur. Bu çizgiyi deneyle sınamanın ilk engeli, ket vurmanın gücünü ve "serbest kalan enerjiyi" ölçmenin yolunun olmamasıydı.
Uyumsuzluk geleneği bugün daha çok "eşzamanlılık" adıyla sürüyor: aynı durumu aynı anda iki biçimde okumak. Peter McGraw ve Caleb Warren 2010'da beş deneyle, zararsız görülen ahlak ihlallerinin iğrenmenin yanında gülme ve eğlence de uyandırdığını gösterdi; bir durumu hem yanlış hem yanlış değil diye görmek gülmeyi açıklayan aracı değişken çıktı.
Freud'un esprinin "Janus yüzlülüğü" dediği, aynı sözü aynı anda iki yoldan okutması, bugünkü eşzamanlılık fikrine yakın duruyor; eğilimli esprinin bir yasağı kısa süreliğine aşması da bir ihlalin zararsız kılınmasını andırıyor. Benzerlik kuramın kanıtı sayılmaz: enerji ve tasarruf dili bu çalışmalarda yok.
Mizahın gündelik kullanımı da ölçülüyor: Mizah Tarzları Ölçeği (Humor Styles Questionnaire) ruh sağlığına yararlı ya da zararlı olabilecek dört tarz ayırıyor.
Yaygın yanlış"Esprinin rahatlatıcı olduğu bilimsel olarak kanıtlandı; demek ki Freud'un boşalım kuramı doğru."
Gülmenin rahatlattığı gündelik bir gözlemdir. Freud'un kuramı daha fazlasını söyler: zevk, ölçülemeyen bir ket vurma enerjisinin serbest kalmasından doğar. Bugünkü mizah araştırması bu enerjiyi ölçecek bir yol geliştirmedi; rahatlama duygusu kuramı doğrulamaz.
Kanıtın sınırı
Freud'un espri kitabının kanıtı kendi seçtiği örneklerdir: onları o derledi, düz dile o çevirdi, hangisinin güldürdüğüne çoğunlukla kendi gülmesiyle karar verdi. Çeviri sınaması bugün de ikna edici bir gözlem, ama tasarrufun ve boşalan enerjinin büyüklüğü hiçbir yerde ölçülmüyor. Bu yüzden kuram, gözlemlenen her esprinin sonradan açıklanabildiği ama hiçbir esprinin önceden kestirilemediği bir yapıda kalıyor.
Bugünkü kanıtın da sınırları var. Dresser'ın tezi tek bir erkek topluluğundan geliyor ve bağımsız bir tekrarı burada aktarılan kaynaklarda görünmüyor. Zararsız ihlal kuramı güçlü deneylere dayanıyor, ama onu en çok değerlendiren derlemenin yazarları kuramın kendi sahipleri. Mizah tarzları çalışmaları ilişkiseldir ve hangi tarzın sağlığı etkilediğini, hangisinin sağlıktan etkilendiğini göstermez. Bütün bu çalışmalar ağırlıkla Batılı üniversite örneklemlerinden geliyor; Schneider ve arkadaşlarının bulduğu Doğu ve Batı farkı, mizahın ne kadar kültürel olduğunu gösteriyor. Fıkra geleneği güçlü bir dilde, Türkçede esprinin nasıl işlediği ve bu sonuçların ne kadar genellenebileceği bilinmiyor.
Kendin dene
Aklında kalsın
Freud 1905'te esprinin gücünü düşüncenin içeriğinden çok biçiminde aradı. Heine'nin "famillionär" sözcüğü bir cümleyi tek sözcüğe sıkıştırıyordu ve düz dile çevrilince gülme kayboluyordu.
Teknikleri tasarruf ilkesinde toplamaya çalıştı, sonra tasarrufu sözcüklerden ruhsal harcamaya taşıdı. Eğilimli esprinin, düşmanca ya da müstehcen bir niyetin önündeki engeli kaldırarak büyük bir zevk açtığını savundu ve gülmeyi, dinleyicide boşa çıkan bir ket vurma enerjisinin boşalımı olarak yorumladı.
Espriyi oluşum bakımından rüyaya yaklaştırdı, toplumsallığı bakımından ondan ayırdı. Bugünkü mizah psikolojisi enerji dilini bırakmış durumda; eşzamanlılık ve zararsız ihlal gibi kavramlarla çalışıyor ve mizahın tarzlarını ölçüyor. Freud'un gözlemlerinden bazıları bu çerçeveye yakın düşüyor, açıklama modeli ise sınanmadan kalıyor.
Sonraki derse köprü
Espri, Freud'un gündelik hayat okumaları içinde laboratuvara taşınması en zor olanıydı: ne bastırılan düşünceyi ne de serbest kalan enerjiyi önceden ayarlamak mümkündü. Sürçmeler için durum farklı göründü. Bir konuşmacının ağzından belirli bir yanlış sözcüğün çıkma olasılığı, deney odasında kurulan sözcük dizileriyle ve katılımcıya önceden verilen bir kaygı ya da beklentiyle değiştirilebilir mi? M04-D05, sürçmeleri deneyle sınamaya çalışan çalışmaları okuyacak ve onların bulgularını, sürçmeyi güdü varsaymadan açıklayan bilişsel modellerle karşılaştıracak.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.