M04-D01
Dil sürçmeleri
Freud'un dil sürçmesi örneklerini ve sürçmeyi anlamlı sayan argümanını aktarır.
Psikanaliz Akademisi — M04, Gündelik hayatın psikopatolojisi · 3.182 kelime · 16 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Dil sürçmelerini 1895'te önce bir dilbilimci ile bir psikiyatrist topladı ve sınıfladı. Meringer onları seslerin farklı değerine bağladı. Freud bu sınıflamayı kullandı, ama sürçmelerin çoğunda söylenmek istenen cümlenin dışından gelen bir düşüncenin payını aradı.
Freud karışmayı rüyadaki yoğunlaştırmanın gündüzdeki karşılığı saydı. Meclis başkanı örneğini ve onun istekle açıklanmasını Meringer'in gazete yazısından aldı.
1916'da Freud sürçmeyi bozan ve bozulan iki niyetin çarpışması olarak tanımladı, bozan niyetin önce geri itilmiş olmasını koşul saydı ve her sürçmenin anlamlı olduğunu iddia etmekten kaçındı.
Bugünkü dilbilim sürçmeyi konuşma düzeneğinin verisi olarak kullanıyor ve onu güdü varsaymadan da açıklayabiliyor; Freud'un güdü sorusu bu modellerle kapanmış olmuyor.
Açılış sahnesi
Samsun otogarında anons kabini, cuma akşamı. Feride on iki yıldır bu kabinde; önündeki çizelgede yirminci sefer sırada. Mikrofonun düğmesine basıyor: "Sinop seferimiz iptal edilmiştir, yolcularımızın dikkatine." Peronda başlar kalkıyor, birkaç yolcu valizini bırakıp yazıhanelere koşuyor. Feride çizelgeye bakıyor, yüzü kızarıyor, düğmeye yeniden basıyor: "Düzeltiyorum, Sinop seferimiz yedinci perondan hareket etmektedir."
On dakika sonra kabinin kapısında Ozan beliriyor; firmanın bilet şefi, elinde çay. "Annen Sinop'ta değil mi?" diyor. "Bu hafta sonu gidecektin, vardiyan değişti. Aklındaydı demek."
Feride omuz silkiyor. "Ya da on iki yıldır günde yüz kere 'iptal' ve 'hareket' diyorum. Aynı cümlenin iki ucu bunlar. Biri öbürünün yerine geçmeye hazır bekliyor."
Ozan çayı bırakıp gidiyor; kabinin camında çizelge, aynı saatleri göstermeye devam ediyor. Kabin, Feride ve annesinin Sinop'taki evi bu satırlar için icat edildi. Kabindeki iki açıklama ise icat sayılmaz: tam bu ikisi, 1895 ile 1916 arasında bir dilbilimci, bir psikiyatrist ve bir nörolog arasında tartışıldı.
Bu derste ne olacak
Modül 4, Freud'un bilinçdışını muayenehaneden çıkarıp gündelik hayata taşıdığı yerde başlıyor: sürçmeler, unutulan adlar, kaza gibi görünen eylemler, espriler. Modül bu iddiayı önce metinden kuracak, sonra deneysel psikolojinin onu nasıl sınadığına bakacak.
Bu derste Freud'dan önce sürçme toplayan iki araştırmacıyı, Freud'un onlara itirazını ve meclis başkanının açılış cümlesini izleyeceğiz. Ardından Freud'un 1916'da sürçmeyi anlamlı saydığı argümanı kuracağız ve bugünkü dilbilimin aynı malzemeden ne çıkardığına bakacağız.
Sıfır noktası
Gündelik dildeki "Freudyen sürçme" kalıbını ve Freud'un bu olgular ailesine verdiği genel adı M01-D05 ele aldı. Burada kalıbın arkasındaki kitaba giriyoruz. Gündelik Hayatın Psikopatolojisi (Zur Psychopathologie des Alltagslebens) 1904'te Berlin'de kitap olarak çıktığında sürçmeler dördüncü bölümdeydi; sonraki baskılarda eklenen bölümler ve örneklerle beşinci sıraya kaydı. Bölümün başlığı Das Versprechen; fiil Almancada hem söz vermeyi hem yanlış söylemeyi anlatır.
Bölümün ilk cümleleri sürçmeyi sağlıklı insanın konuşmasına yerleştirir: Freud, normal insandaki sürçmenin beyin hasarından sonra görülen sözcük karışıklıklarının, parafazilerin (paraphasia), bir ön basamağı gibi göründüğünü yazar. Afazi üzerine çalışmış bir nöroloğun (M02-D01) benzetmesi bu.
Yaygın yanlış"Dil sürçmesini bilimsel olarak ilk inceleyen Freud'dur."
Freud bölümü 1895'te yayımlanmış bir sürçme derlemesini övgüyle anarak açar ve o çalışmanın bakış açılarına kendi görüşlerinin "yetişemediğini" bile yazar. Onun katkısı malzemeye yeni bir soru sormaktı.
Mekanizma
Bir dilbilimcinin derlemi
1895'te Rudolf Meringer ile C. Mayer, Versprechen und Verlesen (Sürçme ve yanlış okuma) adlı çalışmayı yayımladı. Freud 1916'da ikisini "bir filolog ve bir psikiyatrist" diye tanıtır. Metni yazan Meringer'di ve merakı dilbilimseldi: sürçmenin kurallarını bulursa sesleri ve sözcükleri birbirine bağlayan zihinsel düzeneğe ulaşacağını umuyordu.
İkili örnekleri önce yalnız betimleyerek sınıfladı. Yer değiştirmede iki sözcüğün sırası takas edilir, "Milo Venüsü" yerine "Venüs Milosu" denir. Öngelmede sonradan gelecek bir ses erkenden çıkar; artçılamada söylenmiş bir ses geride kalıp bir sonrakine bulaşır. Karışmada iki ifade tek bir sözcükte birleşir, yerine koymada bir sözcük benzer bir sözcükle değiştirilir.
Meringer bu düzeni seslerin farklı ruhsal değerine bağladı: kök hecenin ve sözcüğün ilk sesi ile vurgulu ünlüler "yüksek değerli"ydi ve güçlü ses zayıf olanı bozuyordu. Değeri ölçmek için unutulmuş bir adı ararken ilk dönen sese bakmayı önerdi. Freud'un ilk itirazı buraya: adı arayan kişi çoğu zaman yanlış bir baş harfe emindir ve kendi Signorelli unutmasında geri dönen kısım en "değersiz" hece çiftiydi.
Meringer ile Mayer seslerin etkileşiminin her sürçmeyi açıklamadığını kendileri de görmüştü. Bir tanıdıkları, içinden "rezalet" dediği olayları yumuşak bir dille anlatırken "ortaya çıktı" anlamındaki zum Vorschein deyimini zum Vorschwein diye söyler; Schwein domuz demektir ve konuşmacı "domuzluk" kelimesini düşündüğünü kabul eder. Meringer bu yüzden konuşmacıya ne düşündüğünü sormak gerektiğini yazmış, cümlenin altında "gezinen" söz imgelerinden söz etmişti. Freud bunun kendi yöntemine ne kadar yaklaştığını not eder; kendisi bozan öğeye yalnız daha uzun bir çağrışım zincirinden ulaşır.
Sözün içinden, sözün dışından
Freud 1904'te sürçmenin iki kaynağını ayırdı. Bozan öğe ya söylenmek istenen sözün içindedir, aynı cümlede önden gelen ya da geride kalan bir ses gibi, ya da dışındadır: söylenmesi hiç amaçlanmamış ve varlığı ancak sürçmeyle anlaşılan bir düşünce. Ortak yan iki uyarımın aynı anda etkin olmasıdır. Dilbilimcinin aradığı ses kurallarını yalnız ilk tür gösterebilir.
Wilhelm Wundt 1900'de sürçmeyi serbestçe akan ses çağrışımlarına ve bu akışı frenleyen dikkatin gevşemesine bağlamıştı. Freud bunu "tamamen haklı" bulur ve iki koşulun tek olayın iki yüzü olduğunu ekler. Sonra kendi derlemine döner: yalnız seslerin birbirine değmesiyle açıklayabileceği neredeyse hiçbir örnek bulamaz.
Kızına bir tekerleme okurken Affe (maymun) ile Apfel (elma) sözcüklerini "Apfe" diye birleştirir; bunu karışma ya da öngelme sayar, ama tekerlemeyi kızı dinlemediği için ikinci kez okuduğunu ve cümleden kurtulma sabırsızlığını da hesaba katar. Bir hastası ailesini överken Geist (zekâ) diyecekken Geiz (cimrilik) der; Freud bunu hastanın hatırlamadığı bir sitemle bağlar.
Bu bağlantı bölümün kuramsal merkezidir. Freud Meringer'in örneklerini alt alta yazıp söylenen ile gizli kalan sözcük arasındaki ses benzerliğini gösterir. Rüyada iki düşünce benzerlikleri sayesinde tek bir karma imgede buluşuyordu; sürçmede iki sözcük aynı yoldan tek bir karma sözcüğe dönüşür.
Açılışta kapanış
Bölümün en çok anılan örneğini Freud gözlemlemedi. Meringer 1900 Ağustos'unda Viyana'nın Neue Freie Presse gazetesinde "İnsan nasıl sürçebilir" başlıklı kısa bir yazıda, Avusturya Temsilciler Meclisi başkanının bir oturumu, mevcut üye sayısını tespit edip "oturumu kapalı ilan ediyorum" diyerek açtığını anlatır. Başkan hatasını salondaki kahkahayla fark eder.
Meringer'in açıklaması iki katmanlıdır. Başkanın, hayırlı bir şey beklenmeyen oturumu bir an önce kapatmak istediğini ve bu yan düşüncenin kısmen kendini kabul ettirdiğini yazar; hemen ardından zıt anlamlı sözcüklerin dil bilincinde zaten yan yana durduğunu ve kolayca birbirinin yerine çağrıldığını ekler. Freud ilk açıklamayı alır, ama her zıt anlamlı sürçmede iç itirazı göstermenin bu kadar kolay olmadığını kendisi söyler.
Freud örneği, 1915–16 kışında hekimlerden ve meslek dışından dinleyicilere verdiği ve 1916'da basılan giriş derslerinde yeniden anlatır. Yanına başkalarını koyar. Bir bilim insanı, Helmholtz ile Siemens ailelerinin düğün kutlamasında konuşmasını "Yaşasın yeni firma: Siemens ve Halske!" diye bitirir; bu eski firmanın adıdır ve Freud burada alışılmış bir ikilinin, sıradan bir sözcük çağrışımının işini görür. Kocasının perhizini anlatan bir kadın "doktor, ben ne istersem onu yiyip içebilir dedi" diye sürçer. Freud böyle örneklerde anlamın kendiliğinden göründüğünü söyler; zor olan öbürleridir.
Bozan niyet, bozulan niyet
Giriş derslerinin ikinci, üçüncü ve dördüncü dersleri argümanı adım adım kurar. Freud önce yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve heyecanı sınar ve onları kolaylaştırıcı ama zorunlu olmayan koşullar sayar: sürçme dinç insanda da olur, piyanistin tuşları gibi pek çok iş dikkat çekildikçe daha güvenli yürür. Dikkat açıklaması sürçmenin ne zaman olduğunu söyler, neden tam o biçimde olduğunu söylemez.
Sonra soruyu değiştirir: sürçmenin ürünü kendi başına bir anlam taşıyor olabilir mi? Başkanın ve perhizin cümlelerini kendi amacı olan tam birer ruhsal edim saymayı önerir.
Freud bozan niyetleri konuşmacının onlara karşı tutumuna göre gruplar. Birinci grupta konuşmacı bozan düşünceyi tanır ve sürçmeden hemen önce onu hissettiğini de kabul eder; Vorschwein örneği buraya girer. İkinci grupta konuşmacı düşüncenin kendisine ait olduğunu kabul eder, ama sürçme anında etkin olduğundan habersizdir. Üçüncü grupta konuşmacı yorumu öfkeyle reddeder. İlk iki grupta bozan düşünce söylenmeden önce geri itilmiştir ve Freud bu geri itmeyi sürçmenin vazgeçilmez koşulu sayar; üçüncü grubu da aynı düzeneğe bağlar, farkı geri itmenin derinliğinde arar.
Sınırı Freud kendisi çizer. Dördüncü dersin başında her sürçmenin anlamlı olduğunu iddia etmediğini, olası bulsa da anlamın görece sık bulunmasının yettiğini söyler. Konuşmacı bilgi vermezse yorumun, mahkemedeki gibi, ipuçlarına dayandığını kabul eder. 1904'teki bölümün sonunda ise ters yönde iddialı bir cümle vardı: Freud, tümüyle konunun içinde olunan anlarda, bir hükümdarın huzurunda ya da onurunu savunan bir sanığın jüri karşısındaki konuşmasında, kimsenin sürçmeyeceğini düşündüğünü yazmıştı.
Yaygın yanlış"Freud'a göre sürçmeyi doğuran gizli düşünce her zaman bastırılmış bir arzudur."
Freud'un örneklerinde bozan niyet çoğu kez bir istek olmaz: kibarlık uğruna yutulan bir eleştiri, bir meslektaşın yönteme duyduğu küçümseme, kendi sözüne karşı bir iç itiraz. Bir kısmı konuşmacıya tamamen bilinçlidir. "Arzu" kelimesini her sürçmeye taşıyan, metinden çok popüler özettir.
Usta katmanı
Yarım yüzyıl sonra dilbilimciler sürçmeye Meringer'in yönünden yeniden baktı. Victoria Fromkin 1971'de konuşma hatalarının ayırt edici özellikler, biçimbirim yapısı ve ses kuralları gibi soyut birimlere uyduğunu gösterdi. Hata bu bakışta dilbilgisinin konuşmacının zihninde gerçekten işlediğinin kanıtıdır.
Gary Dell 1986'da cümle üretiminde sözcük ve seslerin bir ağ içinde yayılan etkinleşme (spreading activation) ile geri çağrıldığı bir kuram önerdi. Böyle bir modelde aynı anda etkin birden çok aday vardır ve yanlış aday zaman zaman doğrusunun önüne geçer. Freud'un "iki uyarımın eşzamanlılığı"na benzeyen bir mimari bu; bozan adayın kaynağı ise bir etkinleşme farkı olarak tanımlanır.
Freud'un örneklerinde sürçmeyi çoğu kez dinleyici fark eder. Aynı model çizgisinden gelen bir çalışma, konuşmacının kendi hatasını nasıl yakaladığını sordu.
Bu çizgi Freud'u çürütmekten çok başka bir yere bakıyor. Dilbilimci için sürçme konuşma düzeneğine açılan bir penceredir, Freud için o düzeneği kullanan güdünün izi. Bugünkü modeller Freud'un "hazır düzenek" dediği şeyi ayrıntısıyla anlatıyor ve güdü olmadan da sürçme üretebiliyor. Güdünün sürçmeyi deneyde etkileyip etkilemediği, Motley ve arkadaşlarının çalışmalarıyla birlikte M04-D05'in sorusu.
Yaygın yanlış"Meclis başkanının açılışta kapanış demesi Freud'un kendi gözlemidir ve onun yorumudur."
Örnek Freud'a Meringer'in 1900'de bir Viyana gazetesinde yayımladığı yazıdan gelir. Başkanın oturumu bir an önce kapatmak istediği yorumu da önce Meringer'in yazısında yer alır; Meringer hemen ardından zıt anlamlı sözcüklerin zaten çağrışımla bağlı olduğunu ekler. Freud ilk açıklamayı seçip genişletir.
Yaygın yanlış"Freud sürçmeyi yorgunluk ve dikkat dağınıklığıyla açıklayanları tümüyle reddetti."
Freud bu etkenlerin sürçmeyi kolaylaştırdığını kabul eder; itirazı, onların zorunlu koşul olmadığına ve sürçmenin biçimini açıklamadığınadır.
Kanıtın sınırı
Freud'un sürçme argümanının kanıtı kendi derlemiydi ve o derlemin yapısı sonucunu sınırlıyor. Örnekleri Freud seçti, çözümlemeyi Freud yaptı ve hangi sürçmelerin anlamsız bulunup kitaba alınmadığını bilmiyoruz. Örneklerin önemli bir kısmı hastalarından geliyor; onların sürçmeyle bağlanan düşünceyi kabul etmesi, M01-D06'da konuşulan hasta onayı sorununu taşıyor. Freud her sürçmenin anlamlı olduğunu iddia etmediği için argüman, kaç sürçmenin anlamlı olduğunu söyleyen bir sayıya da dönüşmüyor.
Dilbilimsel derlemlerin de sınırı var. Ferber'in uyarısı duyulduğu anda not edilen her derleme uzanıyor; Meringer'in ve Freud'un malzemesi de bu türdendi. Bu dersin kanıtları Almanca ve İngilizce gibi birkaç dilin malzemesinden geliyor; Türkçe gibi eklemeli bir dilde sürçmelerin hangi birimlerde ve hangi sıklıkta olduğunu dayanılan kaynaklar söylemiyor, sonuçların böyle bir dile ne kadar genellenebileceği bilinmiyor. Son olarak, sürçmenin bir güdüyle bağlantısını gözlemle sınamak zor: aynı sürçme iki açıklamaya da uyuyor ve güdüyü deneysel olarak üretmeye çalışan çalışmaların tartışması ayrı bir dersin konusu.
Kendin dene
Aklında kalsın
Dil sürçmelerini 1895'te önce bir dilbilimci ile bir psikiyatrist topladı ve sınıfladı. Meringer onları seslerin farklı değerine bağladı. Freud bu sınıflamayı kullandı, ama sürçmelerin çoğunda söylenmek istenen cümlenin dışından gelen bir düşüncenin payını aradı.
Freud karışmayı rüyadaki yoğunlaştırmanın gündüzdeki karşılığı saydı. Meclis başkanı örneğini ve onun istekle açıklanmasını Meringer'in gazete yazısından aldı.
1916'da Freud sürçmeyi bozan ve bozulan iki niyetin çarpışması olarak tanımladı, bozan niyetin önce geri itilmiş olmasını koşul saydı ve her sürçmenin anlamlı olduğunu iddia etmekten kaçındı.
Bugünkü dilbilim sürçmeyi konuşma düzeneğinin verisi olarak kullanıyor ve onu güdü varsaymadan da açıklayabiliyor; Freud'un güdü sorusu bu modellerle kapanmış olmuyor.
Sonraki derse köprü
Freud sürçmeler bölümüne girerken bir ad unutmasından söz ediyordu: Signorelli'yi hatırlayamayıp yerine Botticelli'yi bulması ve geri gelen adın hangi hecelerden oluştuğu. Sürçmede yanlış bir söz araya giriyordu; unutmada söylenmesi gereken söz hiç gelmiyor ve yerine ikame bir ad çıkıyor. Freud aynı mantığı çocukluk anılarına da uyguladı ve önemsiz görünen bir sahnenin, önemli olanı örten bir perde gibi hatırlanabileceğini öne sürdü. Bir adı unutmak ile bir anıyı yanlış hatırlamak arasındaki bu yol, M04-D02'nin konusu.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.