İçeriğe geç

M03-D02

Irma'nın enjeksiyonu rüyası

Freud'un kitaptaki örnek rüya çözümlemesini adım adım izler ve yöntemin mantığını çıkarır.

Psikanaliz Akademisi — M03, Düşlerin Yorumu · 3.096 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Freud yöntemini kendi rüyasıyla gösterdi ve bu seçimi, gelecek itirazları da yazarak gerekçelendirdi. 1895 yazındaki rüya, önüne konmuş ön raporla birlikte okunur.

Yöntem, tabir kitabının sabit anahtarı yerine rüyayı görenin aklına gelenlere başvurur. Irma'da bu yol bir salondan bir yazlık eve, bir lekeden bir kızın hastalığına, bir formülden Berlin'deki bir dosta uzandı.

Freud nerede durduğunu kendisi kaydetti. Vardığı aklanma sonucunu ise kazan hikâyesiyle, kendi gerekçelerinin birbirini tutmadığını göstererek anlattı.

Irma'nın kimliği, rüyanın asıl teması ve parçalara bölen yöntem o günden beri tartışılıyor; tartışmaların hiçbiri tek bir rüyanın sınırını aşacak bir veriye dayanmıyor.

Açılış sahnesi

Adapazarı'nda, sanayi sitesinin girişinde bir cam balkon atölyesi. Gülsüm bir sigorta şirketinde hasar eksperi; masada fotoğraflar duruyor: altıncı kattaki bir dairenin ıslanmış parkesi, pencere kanadının altından süzülen yağmurun izi. Erdem üç ay önce o balkonu takan usta.

"Ben o kanadı düzgün taktım, su terazisiyle," diyor Erdem. Biraz sonra: "Zaten duvar eğriydi, binanın kusuru." Gülsüm kalemini kaldırmadan bekliyor. "Hem o sol kanadı ben takmadım ki, çırak taktı."

Gülsüm üç cümleyi rapora alt alta geçiriyor, sonra her birine kendi sorusunu soruyor: Ölçüm kaydı var mı? Duvarın eğimi ölçülmüş mü? Montaj formunda kimin imzası var? Sonra üç satırı bir yayla birbirine bağlıyor. "Üçü aynı anda doğru olamaz," diyor. "Ama üçü de aynı yere çıkıyor: sizin kabahatiniz yok."

Gülsüm ile Erdem'i ve Erdem'in üç cevabını biz uydurduk. Birbirini dışlayan gerekçelerin tek bir sonuçta buluştuğu bir savunmayı ise Freud 1895 yazında kendi rüyasında yakaladı ve onu yakalamak için rüyayı tıpkı bu rapor gibi satır satır böldü.

Bu derste ne olacak

Türkçede Düşlerin Yorumu ve Rüyaların Yorumu adlarıyla basılan kitabın (Die Traumdeutung, 1900) ikinci bölümü, yöntemle örneği aynı başlıkta toplar: rüya yorumunun yöntemi ve bir örnek rüyanın çözümlemesi. Örnek, Freud'un kendi rüyasıdır.

Bu derste o çözümlemeyi adım adım izleyeceğiz: rüyadan önce anlatılan arka planı, rüyanın parçalara bölünüşünü, her parçadan varılan anıları ve Freud'un çözümlemeyi nerede, hangi gerekçeyle durdurduğunu. Usta katmanında aynı rüyanın sonraki yüz yılda nasıl yeniden okunduğuna, Kanıtın sınırı bölümünde tek bir rüyadan bir yöntem çıkarmanın neyi gösterip neyi gösteremediğine bakacağız.

Sıfır noktası

Freud bölüme rüya yorumunun eski iki geleneğini anarak başlar. Biri rüyayı bütün olarak alıp benzer bir başka içerikle değiştirir; örneği, Yusuf'un Firavun'un yedi semiz ve yedi cılız inek rüyasını bolluk ve kıtlık yılları diye okumasıdır. Öteki rüyayı küçük işaretlere böler ve her işareti hazır bir anahtarla çevirir.

Ayrım bir cümleye dayanır: Freud aynı rüya içeriğinin farklı kişilerde ve bağlamlarda başka bir anlam gizleyebileceğini yazar. Hazır bir anahtar herkese aynı kapıyı açar.

Mekanizma

Ön rapor ve rüyanın metni

Freud kendi rüyasını seçmesini gerekçelendirir. Hasta rüyaları her biri için uzun bir hastalık öyküsü gerektirir ve okurun dikkatini rüyadan kaydırır; tanıdıkların anlattığı rüyaların çözümlemesi ise elinde yoktur. Okurun şüphesini de kendisi dile getirir: böyle öz-çözümlemelerde (M02-D07) keyfîlik dışlanamaz.

Rüyanın önüne bir "ön rapor" (Vorbericht) konur. 1895 yazında Freud aileyle dostluğu olan genç bir kadını tedavi etmiştir; kaygısı geçmiş, bedensel belirtilerinin bir kısmı sürmüştür. Freud'un önerdiği "çözümü" hasta kabul etmemiş, yaz gelince tedaviye ara verilmiştir. Metinde Otto diye anılan genç bir meslektaş hastayı yazlıkta ziyaret edip döner ve "daha iyi, ama tam iyi sayılmaz" der. Freud bu sözde bir sitem sezer. Aynı akşam hastanın öyküsünü, kendini haklı çıkarmak ister gibi, çevrelerinin önde gelen hekimi Dr. M.'ye vermek üzere yazar. O gece rüyayı görür ve uyanır uyanmaz kaydeder.

Rüyada büyük bir salonda konuklar ağırlanır. Freud Irma'yı kenara çeker ve çözümü kabul etmediği için sitem eder: "Hâlâ ağrın varsa, bu gerçekten yalnız senin suçun." Irma boğazında, midesinde, karnında ağrılar olduğunu söyler; solgun ve şiş görünür. Freud organik bir şeyi gözden kaçırdığından korkar, boğazına bakar, beyaz bir leke ve kabuklar görür. Dr. M. muayeneyi tekrarlar; Otto ile Leopold de oradadır. Sonunda enfeksiyonun nereden geldiği birden bilinir: Otto kadına propil bileşiğiyle, propionik asitle, trimetilaminle bir enjeksiyon yapmıştır ve formül kalın harflerle görünür. Rüya bir yargıyla biter: böyle enjeksiyonlar düşüncesizce yapılmaz, şırınga da muhtemelen temiz değildi.

Parça parça: yöntemin adımları

Yöntem, rüyayı bölüp her bölüme ayrı ayrı "aklına gelenleri" sormaktır. Freud hazırlığı da anlatır: kişi dikkatini kendi zihnine verir ve gelen düşünceleri önemsiz ya da saçma diye elemekten vazgeçer. Serbest çağrışımın tanımı için Temel Psikoloji'nin M01-D05 dersine, onu kurala dönüştüren 1912 metni için M02-D05'e bakılabilir. Irma bölümünde gördüğümüz, aynı tutumun bir rüya metnine satır satır uygulanmasıdır.

Salon, o yaz kaldıkları evi çağırır: Viyana'nın kuzeyinde, Kahlenberg'e bağlanan tepelerden birinde duran, eskiden bir eğlence yeri olduğu için salonları yüksek Bellevue. Karısı o gün, doğum gününe Irma'nın da aralarında olduğu konukların geleceğini söylemiştir; rüyanın ilk sahnesi yakın bir geleceği önceden kurar. Sitem cümlesine Freud bir soru yöneltir: ağrılar Irma'nın kendi suçuysa, benim suçum olamaz; rüyanın amacı bu yönde mi aranmalı?

Sonra zincir uzar. Irma'nın solgunluğu başka bir kadına, Irma'nın bir arkadaşına götürür. Beyaz leke, büyük kızının iki yıl önceki ağır hastalığını hatırlatır. Burundaki kabuklar, o dönem burnu için kullandığı kokaine ve kokaini önermesinin getirdiği sitemlere uzanır. Dr. M.'yi "hemen" çağırması, bir ilacın yol açtığı zehirlenmede yaşlı bir meslektaşından yardım istediği güne gider; o hastanın adı kızınınkiyle aynıdır. Trimetilamin, cinsel kimya üzerine konuştuğu adı verilmeyen bir dosta varır; burun ile cinsel organlar arasındaki ilişkiye dair sözler M02-D07'nin Berlinli hekimini açıkça işaret eder. Kirli şırınga ise her gün iğne yaptığı seksen iki yaşındaki bir hastaya ve ona hiç iltihap bulaştırmamış olmanın gururuna götürür.

Freud'un durduğu yerler

Freud çözümlemeyi tamamlamadığını açıkça söyler. Bir dipnotta, Irma'yı başka iki kadınla karşılaştıran parçanın gizli anlamının sonuna kadar izlenmediğini, karşılaştırmayı sürdürürse çok uzaklara gideceğini yazar ve bir benzetme ekler.

Başka bir dipnotta aklına gelenlerin hepsini aktarmadığını söyler. Bölümün sonunda izlenecek başka bağlantılar gördüğünü, ama her kişinin kendi rüyasında söz konusu olan çekincelerin onu durdurduğunu yazar ve bu ölçülülüğü kınayanı, kendisinden daha açık sözlü olmayı denemeye çağırır. Omuzdaki deri bölgesiyle ilgili parçada da daha derine inmeye isteği olmadığını düz bir cümleyle söyler.

Sonuç: bir savunma dilekçesi

Freud rüyanın anlamını şöyle toplar: rüyanın sonucu, Irma'nın süren rahatsızlığından kendisinin değil Otto'nun sorumlu olmasıdır. Rüya Otto'yu suçlar, Irma'yı daha uysal bir arkadaşıyla, Dr. M.'yi daha bilgili saydığı bir dostla değiştirir. Freud buradan rüyanın içeriğinin bir istek doyumu olduğu sonucuna varır; bu sonucun tez hâline gelişi M03-D01'in konusu. Bizi burada ilgilendiren, sonuca giden yol.

Freud gerekçelerinin birbirini tuttuğunu iddia etmez. Irma'nın ağrıları çözümü reddettiği için kendi suçudur; ağrılar organiktir, ruhsal tedavinin alanına girmez; dulluğuyla açıklanır; Otto'nun dikkatsiz enjeksiyonundan gelir. Freud bu açıklamaların birbirini dışladığını not eder ve rüyayı bir savunmaya benzetir: komşusuna ödünç kazanı delik geri verdiği için suçlanan adam, kazanı sağlam verdiğini, kazanın aldığında zaten delik olduğunu ve hiç kazan almadığını aynı anda söyler. Gülsüm'ün raporundaki üç satırın tarihteki karşılığı bu.

Freud rüyadaki öteki konuları, kızının hastalığını, kokainin zararlarını, ailesinin ve dostunun sağlığını, tek bir düşünce çemberinde toplar: sağlık kaygısı ve hekim titizliği. Bu malzemenin içinde kendisini suçlayan anıların da bulunduğunu yazar ve malzemeyi bu yüzden "tarafsız" sayar.

Yaygın yanlış"Freud rüya kuramını hastalarının rüyalarından çıkardı."
Doğrusu

Kitapta yöntemin ilk ve en ayrıntılı örneği Freud'un kendi rüyasıdır ve Freud bu seçimi gerekçelendirir: hasta rüyaları uzun öyküler gerektirir ve "sinir hastalarının rüyaları" itirazına açıktır. Hasta rüyaları kitabın sonraki bölümlerinde yer alır.

Yaygın yanlış"Freud'un yöntemi rüyadaki her imgeye sabit bir anlam verir."
Doğrusu

Freud'un ikinci bölümde kendini ayırdığı yöntem budur. Irma çözümlemesinde beyaz leke Freud'un kızının hastalığına bağlanır; bir başkasının rüyasında aynı leke başka bir yere bağlanabilir. Rüya sembolizmine ayrılmış geniş bölüm kitaba sonraki baskılarda eklendi ve ayrı bir tartışmanın konusudur.

Usta katmanı

Irma rüyası, Freud'un yayımladığı rüyalar içinde en çok yeniden yorumlananıdır. Freud ön raporu, rüyayı ve çağrışımlarını birlikte verip nerede durduğunu da söylediği için sonraki okurlar bu durma noktalarından içeri girdi.

1954'te Erik Erikson, Amerikan Psikanaliz Derneği'nin dergisinde rüyayı "psikanalizin örnek rüyası" başlığıyla yeniden okudu. Sonraki gözden geçirmelerin aktardığına göre Erikson'un dikkati, Freud'un hızla geçtiği açık rüyanın biçimine, sahnelerin uzam ve zaman içindeki hareketine yönelikti; bu gerilim M03-D03'te kendi adıyla ele alınacak. 1996'da Harold Blum bu okumaları gözden geçirirken metin üzerinden yeniden yorumun sınırları olduğunu yazdı.

Bir başka çizgi rüyayı Fliess yazışmasına bağladı. 1966'da Max Schur, rüyanın gün kalıntılarına M02-D07'de anlatılan Emma Eckstein ameliyatını ekleyen bir yazı yayımladı ve Irma'yı Eckstein'la özdeşleştiren okumanın kaynaklarından biri oldu. Bu özdeşleştirme tartışmalıdır.

Üçüncü çizgi yöntemin kendisini sorguladı: Freud'un parçalara bölen okumasına karşı, rüyanın bütün olarak bir başlangıçtan bir sonuca giden hareketi olduğu savunuldu.

1990'da Franz Strunz bu rüyaya yöneltilmiş yorumları derledi: istek doyumunun yanında yaratıcılık, suçluluk, meslektaşlara ve kadınlara yönelik saldırganlık, evlilik, 1895'teki aktarım bilgisi gibi temalar. Vardığı uyarı yorumcuya dönüktü: tek temalı yorum önerileri hastalarca yanlış anlaşılmaya ya da reddedilmeye yatkındır. Bu okumaların çoğu Freud'un kişiliği hakkında bir tez kurar; akademi o tezleri onaylamaz, yalnız kaydeder.

Yaygın yanlış"Irma'nın gerçek kimliği Emma Eckstein'dır."
Doğrusu

Bu bir tarihçi yorumu, belgelenmiş bilgi sayılmaz. Freud hastasını takma adla anar ve yalnız birkaç özelliğini verir. Özdeşleştirme Schur'un çizgisinde güçlendi, başka yazarlar ise kanıtlanamayacağını savundu; soru açık bir tartışma olarak duruyor.

Yaygın yanlış"Freud Irma rüyasını eksiksiz çözdüğünü söyledi."
Doğrusu

Freud tersini yazdı: bir parçanın yorumunun yeterince ileri götürülmediğini, aklına gelenlerin hepsini aktarmadığını, kişisel çekincelerin onu durdurduğunu metinde ve dipnotlarda belirtti. Rüyanın göbeği benzetmesi de bir eksikliği kabul eden bir dipnotta doğdu.

Kanıtın sınırı

Bu dersin malzemesi neredeyse tümüyle bir kişinin kendi rüyası hakkındaki kendi anlatısıdır. Rüyayı gören, çağrışımları üreten, hangilerinin aktarılacağını seçen ve sonuca varan aynı kişidir; o kişi kanıtlamak istediği kuramın da yazarıdır. Freud bu itirazı öngördü ve öz-gözlemin daha elverişli olabileceğini savundu, ama aktarılmayan çağrışımları denetlemenin yolu yok. Çözümlemenin ne zaman yazıya geçtiğini de metin söylemiyor; okuduğumuz, beş yıl sonra kitaba girmiş hâli.

Yeniden yorumlar bu sınırı aşmıyor. Erikson'un, Schur'un, Kuper ve Stone'un, Strunz'un andığı okumaların hiçbiri bir başka okumayı sınayacak bağımsız veri getirmiyor; rüya bir kez görüldü. Gizli anlamı belirleyecek bağımsız bir ölçütün yokluğu, Temel Psikoloji'nin rüya kuramları dersinde (M06-D07) psikanalitik kuramın genel sorunu olarak kayda geçmişti; Irma tartışması onun tek bir rüyadaki görünümü.

Genelleme de tartışmaya açık. Bu, 1895 Viyana'sında mesleğinde tutunmaya çalışan bir hekimin rüyası; kaygıları meslektaşlar, hastalar ve itibar etrafında dönüyor. Yöntemin başka bir kültürde, başka bir yaşta, bambaşka bir hayatın rüyalarında aynı biçimde işleyip işlemediğini bu bölüm bilemez. Ders, yöntemin bir kez nasıl uygulandığını gösteriyor; rüyalar hakkında güvenilir bilgi üretip üretmediğini göstermiyor.

Kendin dene

Aklında kalsın

Freud yöntemini kendi rüyasıyla gösterdi ve bu seçimi, gelecek itirazları da yazarak gerekçelendirdi. 1895 yazındaki rüya, önüne konmuş ön raporla birlikte okunur.

Yöntem, tabir kitabının sabit anahtarı yerine rüyayı görenin aklına gelenlere başvurur. Irma'da bu yol bir salondan bir yazlık eve, bir lekeden bir kızın hastalığına, bir formülden Berlin'deki bir dosta uzandı.

Freud nerede durduğunu kendisi kaydetti. Vardığı aklanma sonucunu ise kazan hikâyesiyle, kendi gerekçelerinin birbirini tutmadığını göstererek anlattı.

Irma'nın kimliği, rüyanın asıl teması ve parçalara bölen yöntem o günden beri tartışılıyor; tartışmaların hiçbiri tek bir rüyanın sınırını aşacak bir veriye dayanmıyor.

Sonraki derse köprü

Çözümlemenin sonunda Freud, yorum boyunca rüya içeriği ile onun arkasında saklı rüya düşüncelerini karşılaştırmanın kendisine sürekli yeni düşünceler getirdiğini yazar. Irma'da hatırlanan bir salon ve bir boğaz muayenesiydi; ulaşılan bir sitem, bir korku ve bir aklanma isteği. Bu iki katmanı ayırıp aralarındaki mesafeye ad vermek M03-D03'ün (Açık içerik ve gizil düşünceler) işi: uyanınca anlatılan rüya ile çözümlemenin vardığı yer neden aynı metin sayılmıyor, orada soracağız.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.