M03-D01
Rüya bir istek doyumudur
Freud'un rüyayı istek doyumu olarak tanımlayan tezini ve bu teze yönelik kendi itirazlarını aktarır.
Psikanaliz Akademisi — M03, Düşlerin Yorumu · 3.136 kelime · 16 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme
Temel Psikoloji Akademisi’nde: M06-D07
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Rüya kitabının üçüncü bölümü tek bir cümleyi savunur: rüya anlamlı bir ruhsal olgudur ve özünde bir isteği gerçekleşmiş gösterir. Kanıtını önce susuzluk ve uyanma rüyaları gibi açık örneklerle kurar.
Çocuk rüyaları Freud için kanıtın en saf hâliydi; örnekler ise ailesinden birkaç anekdottu ve çocuklarda karmaşık rüyaların erken başladığını kendisi de not etti.
Freud tatsız rüyalar, korku rüyaları ve kendisini yanıltmak isteyen hastaların rüyaları gibi itirazları kitabın içinde tartıştı. Cevabı yorumla bulunan içeriğe dayanıyordu ve bu cevap tezi bir yandan korurken öbür yandan sınanmasını zorlaştırdı.
1933'te travmatik rüyaları bir istisna sayıp formülü "deneme" kelimesiyle yumuşattı. Bugünkü araştırma yoksunluğun rüyaya girdiğini gösteriyor, ama rüyadaki duygunun her zaman doyum olmadığını da.
Açılış sahnesi
Temmuz, sahura yirmi dakika var. Balıkesir'de mahalle fırınının üst katında mutfak ışığı yanıyor. Orhan otuz yıldır bu fırında hamur yoğuruyor; yazın ortasına denk gelen oruç ona her yıl ağır geliyor. Filiz bir yandan çayı demliyor, bir yandan da ilçedeki kreşin haftalık yemek listesini gözden geçiriyor. Orhan masaya oturur oturmaz anlatmaya başlıyor.
"Köydeki çeşmenin başındaydım. Bakır tası doldurdum, içtim, bir daha doldurdum. Su öyle soğuktu ki dişlerim sızladı. Tam üçüncüyü dolduruyordum, saat çaldı."
Filiz gülüyor. "Aç tavuk kendini buğday ambarında sanır."
Orhan ekmeği bölüyor, bir süre sesini çıkarmıyor. "Peki geçen salı ne oldu? Fırın yandı, bütün tepsiler kömür oldu, müşteriler kapıda bağırıyor. Ter içinde uyandım. Onu da mı ben istedim?"
Filiz yemek listesini katlıyor. "Onu bir bilene sormak lazım."
Bu sofra da bu fırın da sayfa için kuruldu; Filiz'in atasözü ise gerçek ve Freud'un rüya kitabında, başka bir dilde, bir akrabası var.
Bu derste ne olacak
Modül 3 burada başlıyor ve on ders boyunca tek bir kitabı okuyor: Freud'un en çok bilinen kitabını, rüya kitabını. Önce kitabın argümanını kendi terimleriyle kuracağız; modülün sonunda da bugünkü rüya araştırmasının bu argümanın hangi parçalarını koruduğuna, hangilerinden vazgeçtiğine bakacağız.
Bu derste kitabın en çok alıntılanan cümlesinin, rüyanın bir istek doyumu olduğu tezinin, nasıl savunulduğunu izleyeceğiz: susuz uyuyanın su içtiği rüyalar, küçük çocukların açık istekli rüyaları. Ardından Freud'un kitabın içinde kendi tezine yönelttiği itirazlara geçeceğiz, tatsız rüyalardan tezi yanlışlamak için getirilen rüyalara. Usta katmanı Freud'un otuz yıl sonraki düzeltmesini ve yoksunluk ile çocuk rüyaları üzerine bugünkü bulguları okuyor.
Sıfır noktası
Freud rüya kitabını 1899 kasımında yayımladı, kapağında 1900 yazıyordu; bu künye ayrıntısını M01-D04 açmıştı. Bir edebiyat eleştirisi dergisinin aktardığına göre kitabın ilk on yılda sattığı nüsha altı yüzde kaldı.
Wunsch için "arzu" fazla bedensel, "dilek" fazla masum kalıyor; Freud'un örnekleri bir bardak sudan bir meslektaşın yanılmasına uzandığı için bu akademi "istek" diyor.
Yaygın yanlış"Freud'a göre istek doyumu, rüyada istenen şeyin açıkça görülmesi demektir."
Açık istek rüyaları Freud'un kanıt zincirinin yalnız ilk halkasıdır. Tezin iddiası, açıkça istek taşımayan, hatta tatsız rüyaların da yorumdan sonra bir isteğe bağlanabileceğidir. Görünen içerik ile yorumla bulunan içerik ayrımını M03-D03 ayrıntısıyla kuracak.
Mekanizma
Bir tepeden bakış
Kitabın üçüncü bölümü bir manzarayla açılır. Freud dar bir geçitten çıkıp birden yolların ayrıldığı bir tepeye varan yolcuyu anlatır: orada bir an durup hangi yöne gideceğine karar vermek gerekir. Geçit, bir önceki bölümde adım adım çözümlenen tek bir rüyadır. Tepe ise o çözümlemeden çıkan sonuçtur. Freud'a göre rüya "ein vollgültiges psychisches Phänomen, und zwar eine Wunscherfüllung", yani tam değerde bir ruhsal olgu ve bir istek doyumudur: anlamlıdır, o anlamın özü de bir istektir.
Freud hemen bir çekince koyar: Tek bir rüyanın istek doyumu çıkması her rüyanın öyle olduğunu göstermez. Bir rüya korkulan bir şeyin gerçekleşmesini, bir başkası bir düşünceyi, bir üçüncüsü yalnız bir anıyı taşıyabilir. Yalnız istek rüyası mı vardır? Freud cevabı kolay örneklerle kurar, itirazları bir sonraki bölüme bırakır.
Tuzlu yemek ve bir bardak su
Freud ilk kanıtını kendi uykusundan, "adeta deneysel olarak" getirir. Akşam ançüez, zeytin ya da çok tuzlu bir yemek yediğinde gece susuzlukla uyanır; uyanmadan önce hep aynı rüyayı görür: kana kana su içer. Susuzluktan içme isteği doğar, rüya da bu isteği gerçekleşmiş gösterir.
Susuzluk rüyada yatışırsa uyanmaya gerek kalmaz; işlev budur. Sınırı da kaydedilir. Bir gece rüyada karısı ona İtalya'dan getirdiği bir külden testiden su içirir; su öyle tuzludur ki uyanmak zorunda kalır. Rüya ihtiyacı erteler, gideremez. Genç bir meslektaşının rüyası da aynı türden: Ev sahibesi "Kalkın, hastaneye gideceksiniz" diye seslenince genç hekim kendini hastanede bir yatakta görür ve zaten orada olduğuna göre gitmesine gerek olmadığını düşünüp öbür yanına döner.
Bir dipnotta Freud Yeşaya kitabından bir ayete işaret eder: Aç olan rüyasında yer, uyanınca karnı boştur; susamış olan rüyasında içer, uyanınca hâlâ susuzdur. Gözlem eskiydi; Freud'un eklediği, bu basit rüyaları bütün rüyaların anahtarı saymaktı.
Çocukların rüyaları
En sade rüyaları Freud küçük çocuklarda arar. Bu rüyalar çözülecek bilmece taşımadığı için ilginç değildir ama istek doyumunun kanıtı olarak paha biçilmezdir. Örneklerin çoğu kendi çocuklarından gelir.
1896 yazında aile Aussee'de tatildedir. Beş yaşını biraz geçmiş oğlu, Dachstein dağına çıkacağını umduğu bir gezide yalnız ön tepelere ve bir şelaleye götürülünce suratını asar; ertesi sabah, dürbünle baktıkları dağ kulübesine çıktıklarını rüyada gördüğünü anlatır. Freud'un en küçük kızı on dokuz aylıkken bir gün kustuğu için bütün gün aç bırakılır; gece uykusunda adını ve bir yemek listesi sayar: çilek, yaban çileği, yumurtalı yemek, lapa. Freud listedeki iki çeşit çileği, rahatsızlığı çileğe bağlayan dadıya bir rövanş diye okur. Yirmi iki aylık bir yeğen, hediye diye teslim etmek zorunda kaldığı kiraz sepetinin ertesi sabahı kirazların hepsini yediğini müjdeler.
Aynı baskının bir dipnotu iddiayı daraltır: Çocuklarda kısa sürede daha karmaşık rüyalar başlar, dört beş yaşındakilerin rüyaları şaşırtıcı ölçüde zengin olabilir. Basit türün alışılmadık koşullarda yetişkinlerde de görüldüğünü bir Antarktika seferinden aktarır: Kışı buzlar arasında geçiren mürettebat en çok yemek, içmek ve tütün rüyası görmüştür.
Kazın mısır rüyasına dipnotta tavuğun darı rüyası gördüğünü söyleyen bir Yahudi atasözü eklenir. Filiz'in aç tavuğu kendini buğday ambarında sanıyordu; tahıl değişiyor, söz aynı kalıyor.
Yaygın yanlış"Freud çocuk rüyaları hakkındaki görüşünü sistemli bir gözleme dayandırdı."
Kitaptaki çocuk rüyaları birkaç aile anekdotudur: Freud'un kendi çocukları, bir yeğeni ve bir dostunun kızı. Freud bu örnekleri yalınlıkları nedeniyle seçtiğini açıkça yazar ve bir dipnotta çocuklarda karmaşık rüyaların da erken başladığını kabul eder.
Tatsız rüyalar ve Freud'u yanlışlamak isteyen rüyalar
Dördüncü bölüm genellemeye gelecek itirazı Freud'un kendi ağzından kurar. İstek rüyalarını önceki yazarlar da fark etmişti; yeni olan bütün rüyaların böyle olduğu iddiasıydı ve tatsız rüyalar karşısında hemen sarsılıyordu. Freud, Sarah Weed ile Florence Hallam'ın kendi rüyalarını sayarak yüzde elli sekizini tatsız, yalnız yüzde yirmi sekiz virgül altısını açıkça hoş bulduğunu aktarır. Bunlara bir de korku rüyaları eklenir ve Freud, istek rüyalarını en açık bulduğu çocukların bu rüyalara en kolay yakalandığını kabul eder.
Freud'un cevabı, tezin görünen rüyayı değil yorumla bulunan düşünceleri konu aldığıdır; tatsız bir rüya da yorumdan sonra bir istek taşıyabilir. Rüyanın neden kılık değiştirdiği ve korku rüyalarının özel güçlüğü sonraki derslerin işi (M03-D03, M03-D06, M03-D09); cevabın vardığı formülü M01-D10 kart olarak okumuştu.
Kitabın daha az bilinen bir sayfası, hastaların Freud'a karşı örnek diye getirdiği rüyaları anlatır. Bir hasta, sofra kurma isteğinin gerçekleşmediği bir rüyayı tezle nasıl bağdaştıracağını sorar. Bir başkası, rüyaların istek olduğunu dinlediğinin ertesi gecesi, yazı yanında geçirmekten kaçındığı kayınvalidesiyle tatile gittiğini görür. Freud'un okuması: Rüyaya göre Freud yanılıyor, öyleyse rüyanın istediği Freud'un yanılmasıdır. Avukat olan bir okul arkadaşı da bir konuşmasını dinledikten sonra bütün davalarını kaybettiğini görür; Freud bu kez, sekiz yıl sınıf birincisi olan kendisinin bir gün rezil olmasını dileyen eski bir rekabeti düşünür.
Bu sayfada tezi yanlışlamak için getirilen rüya tezin bir örneğine dönüşüyor. Kestirilen rüya geldiğinde tez doğrulanmış sayılıyor, gelmediğinde bir şey kaybedilmiyor. Hangi rüyanın tezi çürüteceği sorusu M01-D06'nın itirazlarına ve yanlışlanabilirlik ölçütüne (Temel Psikoloji, M01-D05) bağlanıyor. Bu Freud'un yanıldığını göstermez; tezin bu biçimiyle sınanmasının zor olduğunu gösterir.
Yaygın yanlış"Bir kâbus ya da tatsız rüya Freud'un tezini tek başına çürütür."
Freud bu itirazı kitapta kendisi tartıştı ve tezini görünen içeriğe dayandırmadığını söyledi; kurduğu biçimiyle tez tek bir tatsız rüyayla çürümez. Asıl güçlük, hangi rüyanın onu çürütebileceğinin belirsiz kalması.
Usta katmanı
Freud son yıllarında cümlenin kendisine dokundu. 1933'teki yeni giriş derslerinde rüya kuramını gözden geçirirken teze karşı yalnız iki ciddi güçlük kaldığını yazar. Birincisi ağır bir sarsıntı yaşamış kişilerin, savaştan dönenler gibi, rüyada düzenli olarak aynı sahneye dönmesidir. Freud burada rüyanın işlevinin başarısız olduğunu kabul etmekten çekinmemek gerektiğini söyler ve bir seçenek sunar: Rüyaya bir istek doyumu "denemesi" (Versuch) de denebilir.
"Deneme" kelimesi tezi korurken kapıyı da aralıyor: Rüya hep bir isteği hedefler, hep başaramaz. Bugünkü araştırma bu soruyu Freud'un terimleriyle sınamıyor, daha ölçülebilir bir soru soruyor: Bir şeyden yoksun kalınca rüyalarda ne oluyor?
Bulgu Freud'un susuzluk rüyasına çok yakın: Yoksun kalınan şey rüyaya giriyor. Duygu ise ters yönde; rüyadaki sigara panik getiriyor ve bu panik uyanık hayattaki kararlılıkla birlikte gidiyor. Freudcu bir okur bunu bir cezanın istek doyumu diye okuyabilir; deney o okumayı ne destekleyecek ne çürütecek biçimde kurulmuş.
Çocuk rüyalarında da tablo Freud'un sayfalarından daha karışık.
Freud çocuk rüyasını tezinin en temiz kanıtı saydı; çocuğun ne rüya gördüğü sorusu yönteme bu kadar bağlıyken temiz bir kanıttan söz etmek zorlaşıyor. Araştırmanın en tutarlı bulgularının, Freud'un da çocuklarda kolay görüldüğünü kabul ettiği korku rüyalarından gelmesi ayrıca dikkat çekici.
Tatsız rüyaların oranı da toplama biçimine bağlı. On sekiz yetişkinin evde yazdığı rüyalar, uyku laboratuvarında erken hızlı göz hareketi evresinden uyandırılarak alınanlardan daha duygulu ve daha olumsuz çıktı (Sikka, Revonsuo, Sandman, Tuominen ve Valli, 2017); Weed ve Hallam'ın yüzdeleri de ev defterlerinden gelmişti. Rüyanın uyanık hayatın kaygılarını sürdürdüğünü söyleyen süreklilik görüşü komşu akademinin konusu (Temel Psikoloji, M06-D07).
Yaygın yanlış"Freud istek doyumu tezinden hiçbir zaman ödün vermedi."
Freud tezini ömrü boyunca savundu, ama 1933'te travmatik rüyalarda rüyanın işlevinin başarısız olduğunu açıkça kabul etti ve formülü "istek doyumu denemesi" diye okumayı önerdi. Bu bir vazgeçiş sayılmaz; tezin sınırını kurucunun kendisinin çizdiği bir düzeltmedir.
Kanıtın sınırı
Freud'un kitaptaki kanıtı yorumlanmış örneklerden ibaret ve örnekleri seçen, yorumlayan, kanıt diye sunan aynı kişi; karşı-istek rüyalarında görüldüğü gibi, yorumun esnekliği tezi sınanmaya kapalı hâle getirebiliyor. Bugünkü araştırma tezin kendisini sınamıyor, bitişik sorularla ilerliyor. Yoksunluğun rüyaya girdiğine dair bulgu tek bir ekibin, tek bir ülkedeki sigara bırakma örnekleminden geliyor ve tekrarlanıp tekrarlanmadığını bu derste izleyemedik. Çocuk rüyası araştırması yönteme bu kadar duyarlıyken Freud'un çocuk rüyaları hakkındaki iddiasını ne doğrulayabiliyor ne çürütebiliyor. Ev ile laboratuvar karşılaştırması on sekiz kişiyle yapıldı. Kültür sınırı da açık: Freud'un örnekleri Viyanalı orta sınıf bir ailenin tatil gezilerinden ve sofrasından geliyor, araştırmanın büyük kısmı da Batı Avrupa ve Kuzey Amerika'da yürütüldü. Rüyayı geleceğin habercisi sayan geleneklerde büyüyen bir okurun rüyalarını nasıl anlattığı, istek ile kehaneti nasıl ayırdığı ise sistemli olarak bilinmiyor.
Kendin dene
Aklında kalsın
Rüya kitabının üçüncü bölümü tek bir cümleyi savunur: rüya anlamlı bir ruhsal olgudur ve özünde bir isteği gerçekleşmiş gösterir. Kanıtını önce susuzluk ve uyanma rüyaları gibi açık örneklerle kurar.
Çocuk rüyaları Freud için kanıtın en saf hâliydi; örnekler ise ailesinden birkaç anekdottu ve çocuklarda karmaşık rüyaların erken başladığını kendisi de not etti.
Freud tatsız rüyalar, korku rüyaları ve kendisini yanıltmak isteyen hastaların rüyaları gibi itirazları kitabın içinde tartıştı. Cevabı yorumla bulunan içeriğe dayanıyordu ve bu cevap tezi bir yandan korurken öbür yandan sınanmasını zorlaştırdı.
1933'te travmatik rüyaları bir istisna sayıp formülü "deneme" kelimesiyle yumuşattı. Bugünkü araştırma yoksunluğun rüyaya girdiğini gösteriyor, ama rüyadaki duygunun her zaman doyum olmadığını da.
Sonraki derse köprü
Üçüncü bölümün ilk sayfası geriye bakar. Tepeye çıkaran dar geçit, Freud'un bir önceki bölümde satır satır çözümlediği ilk örnek rüyaydı: Irma'nın enjeksiyonu. Biz önce tepeye çıktık. M03-D02 geçidin kendisine dönüyor ve Freud'un o rüyanın her parçasını hangi çağrışımla açtığını, bir rüyayı parçalara ayırıp yeniden birleştirmenin nasıl bir yöntem olduğunu izliyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.