M02-D03
Breuer ve Anna O.
Anna O. vakasının "konuşma kürü" anlatısını ve vakanın sonraki belgelerle tartışılan sonunu karşılaştırır.
Psikanaliz Akademisi — M02, Hipnozdan konuşma kürüne · 3.139 kelime · 16 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Konuşma kürünün iki adı da hastanındı; Breuer onları 1895 metnine İngilizce bıraktı.
Breuer'in anlatısı bir iyileşme cümlesiyle kapanır; Kreuzlingen dosyası ise tedaviden bir ay sonra başlayan aylarca süren bir yatışı ve sonraki yıllarda yinelenen tedavileri belgeler.
Hayalî gebelik ve Venedik hikâyesinin tek dayanağı Freud'un yarım yüzyıl sonraki hatırlamasıdır; Dora Breuer'in doğum tarihi onu çürütür.
Pulun üstündeki ad, kitabın içindeki takma addan uzun bir hayat taşıyor: Frankfurt'ta bir birlik, Neu-Isenburg'da bir yurt.
Açılış sahnesi
Kadıköy'de, bir pasajın üst katında küçük bir pul dükkânı. İlhan cımbızla bir Alman pulunu büyütecin altına koyuyor: 1954 basımı, "Helfer der Menschheit" (İnsanlığın yardımcıları) dizisinden. Ortada saçları sıkıca toplanmış, ciddi bakışlı bir kadın portresi var. Meral otuz yıl bir devlet hastanesinin sosyal hizmet biriminde çalışmış, emekli olunca "meslek öncüleri" temalı bir albüm toplamaya başlamış.
"Bertha Pappenheim," diye okuyor Meral. "Bizim derslerde adı geçerdi. Kadın yurtları, kimsesiz kızlar, Frankfurt."
İlhan kaşlarını kaldırıyor. "Benim bildiğim başka. Oğlumun psikoloji kitabında bu kadın Freud'un ünlü hastası. Anna O. diye geçiyor."
Meral pulu ışığa tutuyor. "Pulda hasta diye bir şey yazmıyor."
"Kitapta da sosyal hizmet diye bir şey yazmıyordu," diyor İlhan.
Pul dükkânı, Meral'in albümü ve İlhan'ın oğlunun kitabı uydurma; 1954'te basılan pul ise gerçek ve bu dersin bütün sorusu o portrenin, kim yazdıysa ona göre başka bir kadına dönüşmesinde saklı.
Bu derste ne olacak
Freud'un Paris'ten hangi fikirlerle döndüğünü M02-D02 izledi. Bu ders, Viyana'daki yaşça büyük meslektaşı Josef Breuer'in, Freud Paris'e gitmeden önce bitirdiği bir tedaviye bakıyor.
Önce hasta odasında olanları Breuer'in kendi metninden okuyacağız, sonra o metnin sonunu sınayan belgelere geçeceğiz: bir sanatoryum arşivi, bir biyografinin yaydığı hikâye ve onu çürüten tarihler. En sonda hastanın kendisine döneceğiz, çünkü Bertha Pappenheim'ın hayatı 1882'de bitmedi.
Bu vakayı Temel Psikoloji'deki psikanaliz tarihi dersi (M01-D05) bir kanıt kartında özetlemişti: yayımlanan iyileşme anlatısı ile sonraki kayıtlar örtüşmüyordu. Burada bir kat aşağı iniyoruz: hangi belge, kim tarafından, ne zaman bulundu?
Sıfır noktası
Josef Breuer 1842 doğumlu, Viyana'nın saygın aile hekimlerinden biriydi; fizyolojide de iç kulağın denge işlevi ve solunumun refleks denetimi üzerine çalışmalarıyla tanınıyordu. Freud'dan on dört yaş büyüktü ve genç meslektaşı 1891 tarihli afazi kitabını ona ithaf etmişti (M02-D01).
Breuer'in 1880 sonbaharında görmeye başladığı hasta yirmi bir yaşında, varlıklı bir Viyana Yahudi ailesinin kızıydı. Yayımlanan metinde adı Anna O. olarak geçer. Gerçek kimliği yetmiş yıl açıklanmadı; harflerin bir basamak geri kaydırılmasıyla B. P. baş harflerinin A. O.'ya dönüştüğü sonradan fark edildi.
Yaygın yanlış"Anna O. Freud'un hastasıydı."
Tedaviyi 1880 ile 1882 arasında Breuer yürüttü; Freud hastayı hiç tedavi etmedi, vakayı Breuer'den dinledi ve 1895 kitabında metni de Breuer yazdı. Yanlış, vakanın psikanalizin kurucu öyküsü olarak anlatılmasından doğuyor: öykü kurucuya bağlanınca hasta da onun hastası sanılıyor.
Mekanizma
Bir hasta odası, 1880–1882
Breuer'in anlatısına göre hastalık 1880 Temmuz'unda, babasının ağır bir göğüs hastalığına yakalanmasıyla başladı. Genç kadın aylarca geceleri babasının başında nöbet tuttu. Breuer'in saydığı belirtiler arasında konuşma bozukluğu, görme sorunları, kollarda ve bacaklarda kasılmalar ve iki ayrı bilinç durumu arasında gidip gelme var. Baba Nisan 1881'de öldü ve durum ağırlaştı.
Breuer'in gözlemine göre hasta her öğleden sonra bir uyuşukluğa giriyor, gün batımında daha derin bir duruma geçiyordu. Hasta bu duruma İngilizce bir ad vermişti: "clouds" (bulutlar). Breuer bu saat düzenini, aylarca süren gece nöbeti ve öğleden sonra uykusu alışkanlığının hastalığa taşınmasıyla açıklamayı makul bulur.
Bu durumlarda hasta, gün içinde kafasında kurduğu hikâyeleri anlatmaya başlıyordu. Breuer bu hüzünlü hikâyeleri Andersen'in Resimsiz Resim Kitabı'na benzetir; anlatısını bitiren hasta sakinleşiyordu. Ana dilini bir dönem kullanamayıp yalnız İngilizce konuştuğu bu aylarda, kendisi bu sürece iki ad verdi. Breuer 1895'te ikisini de İngilizce ve tırnak içinde aktarır: ciddi olanı "talking cure", şakacı olanı "chimney-sweeping", yanlarına da Almancalarını, Redecur ve Kaminfegen (baca temizliği).
Vakanın ilk dönüm noktası bir bardak suydu. Breuer'e göre bir yaz sıcağında hasta altı hafta kadar bardaktan su içemedi. Bir akşam dalgın durumdayken, sevmediği İngiliz refakatçisinin küçük köpeğinin bir bardaktan su içtiğini gördüğünü ve kibar olmak için sustuğunu öfkeyle anlattı; ardından su istedi ve rahatça içti. Breuer bu güçlüğün bir daha dönmediğini yazar. Bu gözlemden bir yöntem çıktı: Breuer sabahları hastayı hafif hipnozda bir belirtinin hangi durumlarda ortaya çıktığı üzerine sorguluyor, akşamları hasta bu durumları geriye doğru sırayla anlatıyordu.
On üç yıl sonra yazılan bir vaka
Breuer vakayı 1895'te, Freud'la birlikte yayımladıkları kitabın ilk vakası olarak yazdı. Breuer notlarının eksik olduğunu metinde kendisi söyler ve vakanın önemini bir benzetmeyle anlatır. Embriyolojide deniz kestanesi yumurtaları, deniz kestanesi ilginç bir hayvan olduğu için değil, yumurtasının saydam olduğu için incelenir; saydam yumurtada görülen şeyden bulanık yumurtalarda olana çıkarım yapılır. Breuer'e göre bu vakanın değeri de nasıl oluştuğunun bu kadar "saydam" görünmesindeydi.
Freud da vakanın kurucu yerini kendi kalemiyle tescil etti.
Yaygın yanlış"Anna O. konuşma kürüyle tamamen iyileşti ve psikanaliz böyle doğdu."
Breuer'in metni tam sağlıktan söz eder, ama hastanın tedaviden kısa süre sonra İsviçre'de bir sanatoryuma yatırıldığı ve sonraki yıllarda birkaç kez daha yattığı arşivle biliniyor. Psikanaliz de tek vakaya sığmıyor: yöntem sonraki on yılda, başka hastalarla ve değişerek biçimlendi.
Arşiv konuşuyor: Kreuzlingen'deki dosya
Sonu sarsan ilk adım 1953'te geldi. Freud'un resmî biyografisini yazan Ernest Jones, ilk cildinde Anna O.'nun Bertha Pappenheim olduğunu açıkladı ve hastanın Breuer'in tedavisiyle tam iyileşmediğini, sanatoryumda tedaviye devam ettiğini yazdı. Pappenheim'ı Frankfurt'tan tanıyanlar tepki gösterdi; dostu Dora Edinger kısmen buna yanıt olarak bir biyografi yayımladı.
Belgelere ulaşan, kitabını M01-D02'de andığımız psikiyatr Henri Ellenberger oldu. Pappenheim'ın 1882 tarihli bir fotoğrafındaki stüdyo adını okutarak izi Kreuzlingen'e, Robert Binswanger'in yönettiği Bellevue sanatoryumuna kadar sürdü. Orada Breuer'in kendi eliyle yazdığı vaka özeti dahil hastanın dosyasını buldu ve bulgularını 1972'de bir davranış bilimleri tarihi dergisinde yayımladı. Breuer'in biyografisini yazan Albrecht Hirschmüller ek belgeler buldu ve 1882 tarihli vaka özetini 1978'de yayımladı.
Belgelerin ortaya koyduğu çizgi şöyle: Breuer, Haziran 1882'de tedavi bittikten bir ay sonra, 12 Temmuz'da hastasını Bellevue'ye gönderdi. Hasta 29 Ekim 1882'ye kadar orada kaldı ve düzelmiş olarak taburcu edildi. Kayıtlar, Viyana'daki tedavide verilen yatıştırıcı ve ağrı kesici ilaçlara gelişmiş bir bağımlılığın orada tedavi edilmeye çalışıldığını, yüz ağrılarının ve dalgın durumların sürdüğünü gösteriyor. Sonraki yıllarda Viyana yakınındaki Inzersdorf sanatoryumunda üç kez daha kaldı.
Hayalî gebelik: bir hikâyenin soyağacı
Jones'un 1953 anlatısı belgelerin yanına bir hikâye daha ekledi ve bu hikâye, vakanın en çok bilinen kısmı oldu. Hikâyeye göre Breuer tedavinin son günlerinde hastasının kendisinden çocuk beklediğini sandığı bir sancı nöbetiyle karşılaşmış, korkuya kapılıp kaçmış, eşiyle aceleyle Venedik'e gitmiş ve orada bir kızları olmuştu.
Hikâyenin kaynağı Freud'du. 1932'de yazar Stefan Zweig'a gönderdiği bir mektupta, Breuer'in yıllar önce kendisine söylediği bir şeyden yola çıkarak olanı sonradan "tahmin ettiğini" ve bu yeniden kurmadan emin olduğunu yazdı. Ona göre Breuer anahtarı eline almış ama bırakmıştı. Açıklama, Freud'un sonradan geliştirdiği aktarım kuramına (Terapi Akademisi, S02-P02-D06) çok iyi oturuyordu.
Tarihçiler hikâyenin en sınanabilir parçasını bir doğum tarihiyle sınadı. Breuer'in en küçük kızı Dora, tedavinin bitişinden yaklaşık üç ay önce, 1882 Mart'ında doğmuştu; yani Venedik yolculuğunun ürünü olamazdı. Belgelere göre Breuer kaçmamış, hastasını Kreuzlingen'e havale etmişti.
Yaygın yanlış"Anna O.'nun hayalî gebeliği belgelenmiş bir olaydır."
Hikâyenin bilinen kaynağı Freud'un elli yıl sonraki özel mektubu ve Jones'un ona dayanan anlatısı. Breuer'in notlarında ve Bellevue belgelerinde böyle bir olay yok; Venedik ve doğum kısmı tarihlerle çelişiyor. Olayın hiç yaşanmadığını belgelerle kanıtlamak zor, ama yaşandığına dair Freud'un sonraki hatırlamasından başka bir dayanak yok.
Usta katmanı
Pulun yüzü: Bertha Pappenheim
Frankfurt'ta Pappenheim önce bir aşevinde ve bir kız yetimhanesinde çalıştı, sonra yetimhaneyi yönetti. İlk öykülerini P. Berthold takma adıyla yayımladı; 1899'da Mary Wollstonecraft'ın kadın hakları kitabını Almancaya çevirdi. 1902'de göçmen genç kadınların fuhuş amaçlı ticaretine karşı bir konferansa katıldı ve bu mesele hayatının merkezine yerleşti. 1904'te Jüdischer Frauenbund'un (Yahudi Kadınlar Birliği) kurucu başkanı oldu. 1907'de Frankfurt yakınındaki Neu-Isenburg'da evlilik dışı anne olmuş genç kadınlar, ailesinden kopmuş kızlar ve çocukları için bir yurt açtı. Yurdun bir kurum gibi değil, bir ev gibi işlemesini istiyordu.
Gençlik hastalığından yakınlarıyla hiç söz etmedi; dostlarının aktardığına göre psikanalize mesafeliydi ve yurdundaki kızlara psikanalitik tedavi uygulanmasına izin vermedi. 1936 baharında Gestapo'nun sorgusuna çağrıldı ve 28 Mayıs 1936'da öldü. 1954'te Federal Almanya'nın "İnsanlığın yardımcıları" dizisinde portresi bir pula basıldı: Meral'in büyütecin altında baktığı pul bu.
Geriye dönük tanı tartışması
Belgeler çıkınca bir soru daha tartışılmaya başladı: Breuer'in "histeri" dediği tablo bugün nasıl adlandırılırdı? Kaplan'ın 2004 derlemesi önerilenleri sıralar: 1950'lerde şizofreni, sonraki on yıllarda sınırda kişilik ve çoğul kişilik, bazı hekimlerde beyni etkileyen bir enfeksiyon ya da iltihaplı hastalık, başkalarında ilaç bağımlılığı. Liste kendi başına bir şey söylüyor: her dönem, o dönemin klinikte en çok konuşulan tanısını bu vakaya yansıtmış. Bu ders bunlardan birini seçmiyor. Tartışma bir tarih yazımı tartışmasıdır ve sonucu, hangi belgeye ne kadar ağırlık verildiğine bağlıdır.
Kanıtın sınırı
Bu dersin kartları belgelere ve onların yorumlarına dayanıyor; vaka üzerine deney yapılamaz, bulgu tekrarlanamaz. Bilinen ile bilinmeyen arasındaki sınırı belgenin türü çiziyor.
Bilinenler tarihlerle sabit: tedavinin yılları, Bellevue'ye yatış ve taburculuk günleri, Inzersdorf'taki kalışlar, Breuer'in kızının doğum tarihi. Bilinmeyenler daha geniş. Pappenheim'ın 1880'lerin sonunda nasıl iyileştiğini kimse belgelemedi; Breuer'in tedavisinin buna katkısı olup olmadığını belgeler söyleyemez. Hastanın kendi bakışı da büyük ölçüde kayıp: gençlik belgelerini imha ettiği aktarılıyor.
Genelleme sorusu da açık. Breuer'in deniz kestanesi benzetmesi tek vakadan ötekilere çıkarım yapılabileceğini varsayıyordu; oysa bu, on dokuzuncu yüzyıl Viyana'sında varlıklı, çok dilli, yas ve bakım yükü taşıyan genç bir kadının hikâyesi ve başka bağlamlara ne kadar taşınabileceği tartışmalı. Konuşarak tedavinin bugünkü kanıtı ise çok sonra yapılan kontrollü araştırmalardan geliyor; onu Bölüm IV ele alacak.
Kendin dene
Aklında kalsın
Konuşma kürünün iki adı da hastanındı; Breuer onları 1895 metnine İngilizce bıraktı.
Breuer'in anlatısı bir iyileşme cümlesiyle kapanır; Kreuzlingen dosyası ise tedaviden bir ay sonra başlayan aylarca süren bir yatışı ve sonraki yıllarda yinelenen tedavileri belgeler.
Hayalî gebelik ve Venedik hikâyesinin tek dayanağı Freud'un yarım yüzyıl sonraki hatırlamasıdır; Dora Breuer'in doğum tarihi onu çürütür.
Pulun üstündeki ad, kitabın içindeki takma addan uzun bir hayat taşıyor: Frankfurt'ta bir birlik, Neu-Isenburg'da bir yurt.
Sonraki derse köprü
Breuer bardak sahnesinde hastanın içinde "takılı kalmış" öfkesini anlatarak dışa vurduğunu yazar. Dile gelen duygunun belirtiyi de götürdüğü fikri, 1895'teki ortak kitabın vakalarını birbirine bağlayan iplikti. Anna O. o kitabın ilk vakasıydı; ardından Freud'un kendi hastaları ve iki yazarın kuram bölümleri geliyordu. Histeri Üzerine Çalışmalar'ın bu vakaları nasıl dizdiğini ve katarsis adını verdikleri fikri nasıl kurduğunu M02-D04 açacak.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.