İçeriğe geç

M01-D05

Popüler Freud ile metindeki Freud

Freud'a atfedilen yaygın sözleri ve fikirleri metinle karşılaştırır, hangisinin metinde olmadığını gösterir.

Psikanaliz Akademisi — M01, Psikanalize giriş · 3.009 kelime · 17 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 20 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Freud'a ait sanılan sözlerin bir kısmı onun ölümünden sonra ortaya çıkıyor, bir kısmı onu tanıyanların anlatımıyla geliyor, bir kısmı da metinden çıkıp yolda kırpılıyor. Hangisiyle karşılaştığını anlamanın yolu eser, baskı ve ilk kayıt sorularından geçiyor.

Puro sözünün ilk yazılı izi 1950'de, Freud'un ölümünden sonra görülüyor. "Kadın ne ister?" Jones'un biyografisindeki bir aktarım, "sevmek ve çalışmak" ise Erikson'un. Bütün rüyaların cinsel olduğu yargısını Freud 1925'te kendisi reddetmişti.

Ders kitapları da popüler Freud'u taşıyabiliyor: İncelenen kitaplarda psikanalitik paragrafların bir bölümü yanlış ya da yanıltıcı bulundu. Ama yalanlama da bir iddiadır; penis kıskançlığı gibi tartışmalı bir kavramın metinde bulunduğunu bilmeden yapılan eleştiri hedefini ıskalar.

Açılış sahnesi

Kadıköy'de, iskeleye inen yokuşta küçük bir kahve büfesi. Kenan pazartesi sabahı matbaaya beş bin karton bardak siparişi verecek ve bardağın yan yüzüne bir söz koymak istiyor. Tasarım hazır: koyu kahverengi zemin üstünde krem rengi harflerle "Bazen bir puro yalnızca bir purodur", altında küçük harflerle "Sigmund Freud". Matbaadan gelen dosyayı teyzesine gösteriyor. Ayten otuz yıl bir üniversite kütüphanesinin nadir eserler bölümünde çalışmış, şimdi emekli.

Ayten ekrana uzun uzun bakıyor ve tek bir şey soruyor: "Hangi kitabında?" Kenan sözü yüzlerce yerde gördüğünü söylüyor. Ayten gözlüğünü çıkarıyor: "Herkesin bildiği bir sözün kitabı yoksa, o söz kimin?"

Kenan'ın büfesi de Ayten'in sorusu da bu derse ait bir kurgu; bardaktaki söz ise gerçekten dolaşıyor ve hemen her seferinde aynı imzayla.

Bu derste ne olacak

Bu derste Freud'a ait sanılan sözlerin ve fikirlerin izini süreceğiz. Bir kısmının bilinen en erken kaydı Freud'un ölümünden sonraya düşüyor. Bir kısmı gerçekten ondan, ama onu duyduğunu anlatan birinin aktarımıyla bize ulaşmış. Bir kısmı da metinde var, fakat dolaşıma girerken kırpılıp sertleşmiş. Sonra psikoloji ders kitaplarının Freud'u nasıl sunduğunu inceleyen araştırmalara bakacağız, çünkü popüler Freud yalnız bardaklarda değil, sınıflarda da yaşıyor.

Dersin asıl kazanımı bir yöntem: bir sözü eserine, baskısına ve ilk kaydına kadar geri götürmek. Bu yöntem yalnız Freud için işe yaramaz; ama Freud, adına en çok söz yakıştırılan düşünürlerden biri olduğu için iyi bir çalışma alanı.

Sıfır noktası

M01-D01'de bir sözün kaynağını sormayı ilk soru olarak koymuştuk. Burada o sorunun nasıl cevaplandığına bakıyoruz. Önce iki küçük gözlem: Popüler Freud tek parça olmadığı gibi her popüler cümle de yanlış çıkmıyor. Bazısı uydurma, bazısı ikinci elden, bazısı da doğru ama eksik. Hangisiyle karşı karşıya olduğunu anlamak için kaynağa gitmek gerekiyor.

Mekanizma

Bir sözün izini sürmek

Ayten'in sorusu bir kütüphanecinin sorusu ve arkasında bir yöntem var. Bir söz için önce eser aranır: Freud bu cümleyi hangi metinde yazdı? Eser bulunursa baskı sorulur, çünkü Freud bazı kitaplarına hayatı boyunca ekler yaptı ve bir cümle ilk baskıda olmayıp sonrakine girmiş olabilir. Eser bulunamazsa geriye doğru bir arama başlar: Sözün yazılı olarak ilk görüldüğü yer neresi?

Puro sözü bu yöntemle uzun süredir sınanıyor. Alıntıların kaynağını araştıran bir site ile bir psikoloji profesörünün incelemesi aynı yere varıyor.

Duyulan söz: "Kadın ne ister?" ve "sevmek ve çalışmak"

Her apokrif görünen söz uydurma değildir. Bazı sözler Freud'la konuşmuş birinin anlatımından gelir. Bu durumda soru değişir: Sözü kim duydu, kime anlattı, kim yazdı?

"Sevmek ve çalışmak" sözü benzer bir yol izledi. Erik Erikson 1950'de yayımladığı Childhood and Society kitabında, sağlıklı bir insanın neyi iyi yapabilmesi gerektiği sorulduğunda Freud'un bu iki kelimeyle cevap verdiğini anlattı. Bugün bu aktarımı tartışan yazarlar, ifadenin Freud'un yazılarında bulunmadığını, Erikson'un anlatımıyla yayıldığını not ediyor (Werbart, Bergstedt ve Levander, 2020; Elms, 2001). Mezuniyet konuşmasındaki cümle de bu zincirin bir halkası: Erikson'un aktardığı iki kelime, konuşmacının ağzında bir tanıma dönüşmüş.

Metinde olan, dolaşımda daralan

Üçüncü küme daha incedir. Burada söz gerçekten metinden çıkmıştır, ama dolaşım onu kırpmış, bağlamından koparmış ya da bir sloganın içine yerleştirmiştir. Bu durumda yapılacak iş sözü yalanlamak yerine metne geri götürüp boyunu ölçmektir.

En iyi bilinen örnek "Freud'a göre her rüya cinseldir" yargısı. M01-D01 bu yargının genel biçimini, cinselliğin Freud'da genişletilmiş bir kavram olduğunu söyleyerek düzeltmişti. Burada bir adım ileri gidiyoruz, çünkü Freud bu yargıyı kendisi de gördü ve cevap verdi. 1925'te yayımladığı kendi hayat ve çalışma özetinde, Selbstdarstellung'da, rüya yorumunun bütün rüyaların cinsel içerik taşıdığını gösterdiği iddiasını kendisine sık sık yakıştırıldığı hâlde hiç ileri sürmediğini yazdı ve açlık, susuzluk gibi bedensel ihtiyaçların da istek doyumu rüyaları ürettiğini ekledi. Yani popüler yargı, Freud'un sağlığında dolaşan ve onun açıkça reddettiği bir özetti. Bu, rüyalara dair kuramının doğru olduğunu göstermez; yalnız, kuramın içeriğini popüler özetten ayırır. Rüya kuramının kendisini M03'te, bugünkü uyku araştırmasıyla birlikte ele alacağız.

"Freudyen sürçme" de bu kümeye girer. Freud dil sürçmelerini, yanlış okumaları, unutmaları 1901'de bir dergide, 1904'te kitap olarak yayımlanan Gündelik Hayatın Psikopatolojisi'nde topladı. Kitabın Almancasında sürçme için gündelik bir kelime olan Versprechen kullanılır; olgular ailesini sonraki derslerinde Fehlleistung (hatalı edim) adıyla bir araya getirdi. Gündelik dildeki "Freudyen sürçme" ise bu kitabın iddiasını tek bir hükme indiriyor: her sürçme gizli bir arzuyu ele verir. Freud'un örneklerinin ne söylediğini ve deneysel psikolojinin onları nasıl sınadığını M04-D01 ile M04-D05'te açacağız.

Yaygın yanlış"Bazen bir puro yalnızca bir purodur, Freud bunu kendi purosu için söylemişti."
Doğrusu

Söz Freud'a atfedilen ama metinlerinde bulunmayan bir sözdür. Bilinen en erken kaydı onun ölümünden on yılı aşkın süre sonraya ait ve onu Freud'a bağlayan çağdaş bir tanık bulunamadı. Sözün dolaşmasının nedeni belki de düşünce olarak makul olması: her şeyin gizli bir anlam taşımadığı fikri, Freud'un kendi metinlerinde başka biçimlerde tartışılır. Ama bu fikrin Freud'da yer alması, cümlenin onun cümlesi olduğunu göstermez.

Ders kitabındaki Freud

Popüler Freud'un en etkili taşıyıcılarından biri ders kitabıdır. Bir psikoloji öğrencisinin Freud'la ilk karşılaşması çoğu zaman bir giriş kitabındaki birkaç sayfadır ve o sayfalar ileride okunan her şeyin çerçevesini çizer. Bu sayfaların doğruluğu araştırılmış bir konu.

İki çalışma birlikte okununca bir tablo beliriyor. Psikoloji öğrencisi Freud'u çoğu zaman tarihsel bir figür olarak, birkaç sayfalık bir özetten tanıyor ve o özet her zaman isabetli değil. Freud'u ayrıntılı okuyanlar ise daha çok edebiyat, felsefe ve kültür derslerinde; orada da amaç metin okumak. Popüler Freud bu iki uç arasındaki boşlukta büyüyor.

Yaygın yanlış"Freud'un kuramında sorunların hepsi anneye çıkar."
Doğrusu

Bu kalıp Freud'un çocukluk ilişkilerine verdiği ağırlığı tek bir kişiye indiriyor. Freud'un anlattığı Oidipus karmaşası bir üçgendir: Çocuğun her iki ebeveynle ilişkisi, sevgi ile rekabetin karışımı ve babanın kuramdaki yeri en az anneninki kadar büyüktür. Freud bu çerçeveyi ömrü boyunca değiştirdi ve sonraki psikanalistler anneyi kuramın merkezine kendileri taşıdı. Kavramı Freud'un anlattığı biçimiyle M05-D04'te, anne ile bebek ilişkisini merkeze alan sonraki ekolleri M16'da göreceğiz.

Usta katmanı

Yalanlamanın da kaynağı olur

Popüler Freud'a karşı gösterilen en yaygın refleks, onu bütünüyle kaldırıp atmaktır: "Freud öyle bir şey demedi." Bu refleks de bir iddiadır ve aynı sınamayı hak eder. Penis kıskançlığı (Penisneid) kavramı bunun iyi bir örneğidir. Kavram popüler kültürde bir alay konusu olarak dolaşır ve kimi zaman Freud'a sonradan yakıştırılmış bir karikatür sanılır. Oysa terim Freud'un kadın gelişimi üzerine yazdığı metinlerde gerçekten geçer ve tartışmalı görüşlerinin merkezinde durur. Bu kavrama yöneltilen eleştiriler, Karen Horney'den başlayarak, onun metinde var olmasından güç alır. Metinde bulunan her görüş savunulur değildir; ama metinde bulunduğu bilinmeden yapılan eleştiri hedefini ıskalar.

Bir başka incelik baskı meselesidir. Freud bazı kitaplarını hayatı boyunca genişletti; Gündelik Hayatın Psikopatolojisi neredeyse her yeni baskısında yeni örnekler aldı. Bir cümleyi bulmak, onun hangi yılın sesi olduğunu bilmek anlamına gelmez. 1901'de yazılmış gibi okunan bir paragraf yirmi yıl sonra eklenmiş olabilir ve bu, onu okuyan için Freud'un fikrinin hangi aşamasında durulduğunu değiştirir.

Yaygın yanlış"Popüler bir Freud sözü uydurma çıktıysa, o konudaki görüşü de uydurmadır."
Doğrusu

Bir sözün apokrif olması yalnız o cümlenin sahibini belgeler. Puro sözü Freud'un değilse de, her şeyin gizli anlam taşımadığı fikrini tartıştığı metinler vardır; "Kadın ne ister?" aktarılmış bir söz olsa da kadınlık üzerine yayımlanmış ve tartışılan metinleri vardır. Sözün kaynağını sınamak ile görüşün kaynağını sınamak iki ayrı iştir ve biri ötekinin cevabını vermez.

Kanıtın sınırı

Bir sözün Freud'un eserlerinde bulunamaması, onun hiçbir zaman söylemediğini kesin olarak kanıtlamaz. Bu dersteki apokrif sözlerin hükmü "şimdilik bilinen en eski kayıt"a dayanıyor ve yeni bir mektup ya da günlük bu hükmü değiştirebilir. Puro sözü için incelemelerin vardığı "büyük olasılıkla söylemedi" ifadesi, kesinlik değil olasılık dilidir; ders de bu dili korumalı.

İkinci el aktarımların sınırı başka yerde. Jones'un ve Erikson'un aktarımları, Freud'u tanıyan tanıklardan geliyor ve ciddiye alınmayı hak ediyor. Ama bir sözün kelimesi, tonu ve bağlamı aktarımda değişebilir ve bunu sınamanın çoğu zaman bir yolu yoktur. Bu tür sözlerde "Freud dedi ki" yerine "Jones'un aktardığına göre" demek, bilinmeyeni gizlemek yerine görünür kılar.

Ders kitabı araştırmalarının da genellenebilirliği tartışmaya açık. İki çalışma ABD'de, İngilizce kitaplar ve seçkin kurumlarla yapıldı; Türkçe ders kitaplarına ya da başka ülkelerin müfredatlarına doğrudan taşınamaz. Habarth ve arkadaşlarının "yanlış" ölçütü de psikanalitik yazına yakın değerlendiricilerin ölçütü; Freud'un kuramına daha eleştirel bakan bir değerlendirici, bazı ifadeleri olması gerekenden yumuşak bulabilirdi.

Kendin dene

Aklında kalsın

Freud'a ait sanılan sözlerin bir kısmı onun ölümünden sonra ortaya çıkıyor, bir kısmı onu tanıyanların anlatımıyla geliyor, bir kısmı da metinden çıkıp yolda kırpılıyor. Hangisiyle karşılaştığını anlamanın yolu eser, baskı ve ilk kayıt sorularından geçiyor.

Puro sözünün ilk yazılı izi 1950'de, Freud'un ölümünden sonra görülüyor. "Kadın ne ister?" Jones'un biyografisindeki bir aktarım, "sevmek ve çalışmak" ise Erikson'un. Bütün rüyaların cinsel olduğu yargısını Freud 1925'te kendisi reddetmişti.

Ders kitapları da popüler Freud'u taşıyabiliyor: İncelenen kitaplarda psikanalitik paragrafların bir bölümü yanlış ya da yanıltıcı bulundu. Ama yalanlama da bir iddiadır; penis kıskançlığı gibi tartışmalı bir kavramın metinde bulunduğunu bilmeden yapılan eleştiri hedefini ıskalar.

Sonraki derse köprü

Bu derste bir sözün Freud'un olup olmadığını sorduk ve cevabı arşivde, dizinlerde, ilk kayıtlarda aradık. Ama bir cümlenin gerçekten Freud'a ait olduğunu göstermek, onun doğru olduğunu göstermez. Freud'un sağlığında da sorulan daha zor bir soru var: Söylediklerini sınamak mümkün mü, hangi gözlem onları yanlış çıkarabilirdi? Psikanaliz bir bilim mi? Bu sorunun Freud'un çağdaşlarından gelen ilk itirazları M01-D06'nın konusu; soru akademinin sonuna doğru, daha güçlü araçlarla yeniden açılacak.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.