İçeriğe geç

M01-D04

Freud'u okumak: metinler ve çeviriler

Freud'un başlıca eserlerini yayın sırasıyla tanır, Standard Edition'ın ve çevirilerin kavramları nasıl biçimlendirdiğini açıklar.

Psikanaliz Akademisi — M01, Psikanalize giriş · 3.193 kelime · 16 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 15 dk okuma · 21 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Freud'un eserleri kırk yılı aşkın bir süreye yayılıyor ve kuramı bu süre içinde birkaç kez yeniden kuruldu; bir eserin yılı, kavramın hangi evresine ait olduğunu gösterir. Rüya kitabı 1899'da basıldı, kapağında 1900 yazar.

Almanca özgün metin Gesammelte Werke'de, İngilizce çevirisi Strachey'nin Standard Edition'ında toplandı. Bu çeviri Freud'un gündelik Almancasını Latince ve Yunanca kökenli terimlere taşıdı; ego, id, cathexis ve parapraxis bu yoldan yerleşti.

Bettelheim bu çeviriyi Freud'un insani sesini silmekle eleştirdi; Penguin çevirileri terimlerde tutarlılığı bıraktı; Solms'un 2024 baskısı Strachey'yi koruyup düzeltti. Türkçe bir çeviri okurken metnin hangi dilden geldiğine bakmak, terimin kimin seçimi olduğunu anlamanın ilk adımı.

Açılış sahnesi

İzmir, Karşıyaka'da bir balkon, mayıs akşamı. Volkan psikoloji yüksek lisansında ilk dönemini bitirmek üzere; masada, kütüphaneden fotokopisini aldığı İngilizce bir cilt duruyor ve kenarları sarı kalemle dolu. Ablası Cemre bir lisede Almanca öğretmeni. Kardeşinin ödevine göz atarken başlığı yüksek sesle okuyor: "The Ego and the Id."

"Bu kitabın Almancası bizim okulun kütüphanesinde var," diyor Cemre. "Adı Das Ich und das Es. Ich, 'ben' demek. Es de 'o'. Sınıfta 'es regnet' diye öğretiyoruz, 'yağmur yağıyor'. Yani kitabın adı aşağı yukarı 'Ben ve O'."

Volkan kalemini bırakıyor. "Ama hocamız id'i bir yapı gibi anlattı. Şemada kutusu bile var."

"Kutuyu kim çizdi?" diye soruyor Cemre. "Freud mu, çevirmen mi, yoksa ders kitabı mı?"

Cemre ile Volkan'ın balkonu kurmaca; kitabın Almanca adı ve oradaki iki sıradan kelime ise tarihin kendisi. Bir okuru "ben" kelimesiyle, ötekini Latince bir terimle karşılayan aynı kitap, bu dersin konusunu tek başına taşıyor.

Bu derste ne olacak

M01-D03, Freud'un dilini Viyana'nın gündelik Almancasına bağlamıştı. Bu derste o dilin kâğıda nasıl geçtiğine ve başka dillere nasıl taşındığına bakıyoruz. Önce Freud'un başlıca eserlerini yayımlandıkları sırayla bir rafa dizeceğiz; akademinin sonraki modülleri bu raftaki kitapları tek tek açacak. Sonra Almanca toplu baskıları, ardından İngilizce Standard Edition'ı ve onun terimlerini tanıyacağız. Usta katmanında bu çeviriye yöneltilen en ünlü itirazı, yeni İngilizce çevirilerin seçtiği yolu ve 2024'te tamamlanan gözden geçirilmiş baskıyı tartacağız. Türkçe okurun durumu her adımda yanımızda: Türkçede Freud çoğu zaman bu iki dilin ikisinden de süzülerek geldi.

Sıfır noktası

Bir eseri okurken üç katmanla karşılaşırsın: yazarın yazdığı metin, o metnin bir baskısı ve senin dilindeki çevirisi. Gündelik okumada bu katmanlar birbirine yapışık durur. Freud söz konusu olduğunda onları ayırmak gerekiyor, çünkü kavramların bir kısmı yazarın kaleminden, bir kısmı editörün dipnotundan, bir kısmı da çevirmenin kelime seçiminden geliyor.

Yaygın yanlış"Freud ego, id ve süperego kelimelerini kullandı."
Doğrusu

Freud Almanca yazdı ve 1923'te bu üç yapıya das Ich, das Es ve das Über-Ich dedi: "ben", "o" ve "üstteki ben". Ego, id ve superego Latince karşılıklardır ve İngilizce çevirilerle yerleşti. Türkçede "ego" ve "süperego" kelimeleri çoğu zaman bu İngilizce yoldan geldi; "ben" ve "üst ben" karşılıkları ise Almancaya daha yakın durur.

Mekanizma

Yayın sırasına göre bir raf

Freud kırk yılı aşkın bir süre yazdı ve kuramını birkaç kez yeniden kurdu. Bu yüzden bir eserin yılı, içindeki kavramın hangi evresine ait olduğunu söyler. Rafın ilk kitabı, Josef Breuer'le birlikte 1895'te yayımladığı Studien über Hysterie (Histeri üzerine çalışmalar); M02 onu açacak. Die Traumdeutung (Rüyaların yorumu) 1899'un sonunda basıldı, ama yayıncı kapağa 1900 tarihini koydu; iki yıl da kaynaklarda karşına çıkabilir. Gündelik unutmaları ve dil sürçmelerini toplayan Zur Psychopathologie des Alltagslebens (Gündelik yaşamın psikopatolojisi) 1901'de bir dergide çıktı, 1904'te kitap oldu. 1905 iki kitap getirdi: Drei Abhandlungen zur Sexualtheorie (Cinsellik kuramı üzerine üç deneme) ve espri üzerine yazdığı kitap.

İkinci evrenin işaretleri 1913'te Totem und Tabu, 1914'te narsisizm üzerine yazısı ve 1915 ile 1917 arasında Viyana Üniversitesi'nde verdiği giriş dersleriydi. Üçüncü evre 1920'de Jenseits des Lustprinzips (Haz ilkesinin ötesinde) ile açıldı; onu 1921'de kitle psikolojisi üzerine kitap, 1923'te Das Ich und das Es, 1926'da Hemmung, Symptom und Angst (Ketlenme, belirti ve kaygı) izledi. Kültür ve din metinleri son yıllara yayıldı: Die Zukunft einer Illusion (Bir yanılsamanın geleceği) 1927'de, Das Unbehagen in der Kultur (Uygarlığın huzursuzluğu) 1930'da, Musa üzerine kitabı ölüm yılı olan 1939'da çıktı. Psikanalizin kısa bir özetini verdiği Abriß der Psychoanalyse ise 1938'de yazıldı ve ölümünden sonra yayımlandı.

Almanca raf: toplu baskılar

Freud'un metinleri önce tek tek kitaplar, dergi yazıları ve broşürler olarak çıktı. Onları bir araya getiren baskı, Freud Viyana'dan Londra'ya göç ettikten sonra doğdu.

Bir kuşak sonra Fischer yayınevi okur için ikinci bir Almanca baskı hazırladı: on ciltlik Studienausgabe (Çalışma baskısı), 1969 ile 1975 arasında Alexander Mitscherlich, Angela Richards ve James Strachey'nin sorumluluğunda çıktı. Bu baskının ilginç bir yanı var: Metinleri konulara göre gruplarken açıklamalarını İngilizce Standard Edition'ın editörlük notlarından aldı. Yani Almanca okur bile Freud'u kısmen İngilizce bir editörlüğün gözünden okudu.

Freud bu zamiri bilerek seçti. Kaynağını da metnin içinde söyledi.

Strachey'nin İngilizcesi

İngilizce konuşulan dünyada ve onun üzerinden pek çok başka dilde Freud, tek bir editörün sesiyle okundu.

Strachey'nin çevirisi akıcı ve tutarlıydı, ama tutarlılığı belirli bir yöne çekti. Almancada gündelik olan kelimeler İngilizcede Latince ya da Yunanca kökenli teknik terimlere dönüştü. Besetzung, ki bir yeri doldurmak, işgal etmek, bir şeye yatırım yapmak anlamlarını taşır, "cathexis" oldu. Fehlleistung, kelimesi kelimesine "yanlış giden edim", "parapraxis" oldu. Anlehnung, "yaslanma", "anaclisis" oldu. Trieb, ki Almancada ayrı bir Instinkt kelimesi de vardır, "instinct" diye çevrildi.

Yaygın yanlış"İçgüdü ile dürtü aynı şeydir, hangi kelimeyi kullandığın fark etmez."
Doğrusu

Freud'un Almancasında iki kelime vardı: Trieb ve Instinkt. Çoğu yerde birincisini kullandı; ikincisini, türden türe doğuştan aktarılan kalıtsal eğilimler gibi daha dar anlamlarda kullandı. İngilizce çeviride ikisi aynı kelimeye düştü. Temel Psikoloji M12-D02'deki içgüdü kuramı tanımı biyolojinin kalıplaşmış davranışlarını anlatır; Freud'un Trieb'i ise nesnesi ve amacı yaşantıyla değişebilen bir itkiyi.

Türkçede üçüncü katman

Türkçe okur Freud'a çoğu zaman üçüncü bir dil üzerinden ulaştı. Payel Yayınları'nın Düşlerin Yorumu baskısı gibi yaygın çevirilerin bir kısmı, künyelerinde de yazdığı gibi, İngilizceden yapıldı; bu durumda Strachey'nin terim seçimleri Türkçeye de taşındı. Almancadan yapılan çevirilerde ise "ben", "o", "üst ben" gibi karşılıklar daha sık görünür. Bir terimin Türkçede birden çok karşılığı olması bu yüzden bir dağınıklık sayılmamalı; her karşılık, metnin Türkçeye hangi yoldan geldiğinin izini taşıyor. Türkiye'deki çeviri ve kurumlaşma tarihini M01-D09 ayrıca anlatacak.

Usta katmanı

Bir itiraz: ruh nereye gitti

Strachey'nin çevirisine yöneltilen en ünlü eleştiri, Viyana doğumlu ve Almancayı ana dili olarak konuşan bir yazardan, Bruno Bettelheim'dan geldi.

Bettelheim'ın itirazı geniş bir okur kitlesine ulaştı, çünkü kolay anlaşılır bir hikâye anlatıyordu: Bir hümanist, bir çevirmen tarafından bir bilim insanına dönüştürülmüştü. Ama hikâyenin bir eksiği var. Freud kendini bir doğa bilimci olarak görüyordu ve Strachey'nin tercihleri bu iddianın bir yorumuydu. Tartışma bu yüzden "Strachey Freud'u bozdu mu" sorusundan çok, bir yazarın birden fazla kayıtta yazdığı metnin hangi yüzünün çeviride öne çıkacağı sorusu.

Yeni çeviriler, yeni ilkeler

2000'lerin başında Penguin yayınevi Freud'u İngilizceye yeniden çevirtmeye başladı ve dizinin editörlüğüne psikanalist Adam Phillips getirildi.

Strachey çizgisinden gelen ikinci yanıt farklı bir yoldan yürüdü. Nörobilimci ve psikanalist Mark Solms, İngiliz Psikanaliz Derneği adına Standard Edition'ı baştan sona gözden geçirdi. Revised Standard Edition, 2024'te Rowman & Littlefield ile Londra'daki Psikanaliz Enstitüsü tarafından yine yirmi dört cilt olarak yayımlandı; Standard Edition'da bulunmayan elli altı yazı ve mektubu da içeriyor.

Yaygın yanlış"Standard Edition'dan alıntı yapmak, Freud'dan alıntı yapmaktır."
Doğrusu

Standard Edition bir çeviridir ve kendi terim kararlarını taşır. Bir kavramın Freud'a ait olup olmadığını tartışırken Almanca özgüne, en azından çevirinin o terim için verdiği Almanca karşılığa bakmak gerekir. Türkçe bir çeviriden alıntı yaparken de çevirinin hangi dilden yapıldığını bilmek, alıntının kaç el değiştirdiğini söyler.

Yaygın yanlış"Strachey Freud'u çarpıttı; Standard Edition artık işe yaramaz."
Doğrusu

En sert eleştiriler bile çevirinin terminolojisini hedef aldı; tarihlendirmesine, metin karşılaştırmalarına ve editör notlarına dayanan araştırma onlarca yıl onunla yürüdü. 2024'teki gözden geçirme de bu metni atmadı, üzerine yazdı. Çeviri kusurlu bir kaynak olarak okunmaya devam ediyor; kusurlarını bilerek.

Kanıtın sınırı

Bu dersteki kartların üçü bir kurucunun, bir editörün ya da bir eleştirmenin ne yaptığını ve ne savunduğunu belgeliyor. Hiçbiri bir çeviri seçiminin okurun kavrayışını gerçekten değiştirdiğini ölçmedi. "Cathexis" diye okuyan biriyle "yatırım" diye okuyan birinin aynı kavramı farklı anlayıp anlamadığı, bildiğimiz kadarıyla sistemli bir okur araştırmasıyla sınanmadı; çeviri tartışmasının büyük kısmı metin çözümlemesine ve uzman sezgisine dayanıyor. Hawkins'in çalışması da çeviri kararlarının nedenlerini yorumluyor, sonuçlarını ölçmüyor.

Bir sınır da dil coğrafyasından geliyor. Bu tartışma neredeyse tamamen İngilizce üzerinden yürüdü. Fransızca, İspanyolca, Japonca ya da Türkçe çevirilerin kavramları nasıl biçimlendirdiği, İngilizceden aktarılan aracı çevirilerin bu dillere neyi taşıdığı çok daha az biliniyor. Burada söylenenleri her dile genellemek doğru olmaz. Son olarak, kronoloji bir eserin yayın yılını verir; Freud'un bir fikre ne zaman vardığını her zaman göstermez. Mektuplar ve el yazmaları bazen yayından yıllar önceki bir düşünceyi ortaya çıkarıyor ve tarihçiler bu tarihleri hâlâ tartışıyor.

Kendin dene

Aklında kalsın

Freud'un eserleri kırk yılı aşkın bir süreye yayılıyor ve kuramı bu süre içinde birkaç kez yeniden kuruldu; bir eserin yılı, kavramın hangi evresine ait olduğunu gösterir. Rüya kitabı 1899'da basıldı, kapağında 1900 yazar.

Almanca özgün metin Gesammelte Werke'de, İngilizce çevirisi Strachey'nin Standard Edition'ında toplandı. Bu çeviri Freud'un gündelik Almancasını Latince ve Yunanca kökenli terimlere taşıdı; ego, id, cathexis ve parapraxis bu yoldan yerleşti.

Bettelheim bu çeviriyi Freud'un insani sesini silmekle eleştirdi; Penguin çevirileri terimlerde tutarlılığı bıraktı; Solms'un 2024 baskısı Strachey'yi koruyup düzeltti. Türkçe bir çeviri okurken metnin hangi dilden geldiğine bakmak, terimin kimin seçimi olduğunu anlamanın ilk adımı.

Sonraki derse köprü

Bir pasajı özgün metne, baskıya ve çeviriye kadar izleyebilen okur, elinde bir sınama aracı tutuyor. Freud'un adıyla dolaşan pek çok cümle ve fikir bu yolculuğu hiç yapmamıştır: Cümle bir kitapta, bir sayfada aranınca bulunabilir mi? M01-D05 bu aracı kullanacak: popüler Freud'un en bilinen cümlelerini ve fikirlerini tek tek metne götürüp hangisinin orada durduğuna bakacak.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.