5.3 · Seviye 1 · Zemin
Batık maliyet ve tırmanan bağlılık
Bir projeye devam kararında batık maliyet gerekçesini ayıklar
Proje Yönetimi Akademisi — M05, Projenin Psikolojisi ve Ekonomisi · 2.249 kelime · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme
Sahnelerdeki kişiler, firmalar ve projeler kurgusaldır; araştırmalar, standartlar ve kaynaklar gerçektir. Akademi PMI, Scrum.org, Scrum Alliance ya da PeopleCert onaylı bir program değildir; mevzuat içeren dersler hukuki danışmanlığın yerine geçmez.
Sahadan bir an
Ayten Hanım öneriyi kabul etti: kilit noktası hemen başladı, taşınma kararı iki hafta sonra, kalem kalem tekliflerle verilecek. Teklifler geldi; elektrik hattının gerçekçi maliyeti en düşük teklifin neredeyse iki katı. Dokuzuncu gün öğleden sonra, Recep Bey'in camlı odası. Recep Bey teklifleri masaya yayıp başını sallıyor.
Recep Bey: Pahalı, biliyorum. Ama rafları sipariş ettik, parası ödendi. Şimdi taşınmazsak o para çöpe gider.
Ilgın: Rafların parası, taşınsak da taşınmasak da ödendi. O para geri gelmiyor.
Recep Bey: Geri gelmiyor ama boşa da gitmesin. Hem bu projeyi Ayten Hanım'a ben getirdim. Şimdi vazgeçersek ne derim?
Ilgın: Bir şey sorabilir miyim? Raflar bugün hiç sipariş edilmemiş olsaydı, bu tekliflerle taşınmaya karar verir miydiniz?
Recep Bey: Bilmiyorum. Herhalde düşünürdüm.
Ilgın: O zaman o soruyu soralım. Rafları ayrı bir soru olarak ele alalım.
Recep Bey'in iki cümlesi iki ayrı tuzağı gösteriyor. Birincisi, harcanmış parayı kurtarmak için daha fazla harcamak: "o para çöpe gitmesin." İkincisi, bir karardan geri dönmenin kişisel bedeli: "bu projeyi ben getirdim." İkisi de çok insanca ve ikisi de devam kararını gelecekten değil, geçmişten besliyor. Bu ders, bir projeye devam edip etmeme kararında batık maliyet gerekçesini ayıklamayı öğretiyor.
Kavram
Bir projeye devam kararı verirken iki tür maliyet vardır: harcanmış olan ve harcanacak olan. Harcanmış olanın bir kısmı geri kazanılabilir; bir kısmı ise ne yapılırsa yapılsın geri gelmez.
Burada dikkat edilecek ilk şey, harcanmış her şeyin batık olmadığıdır. Recep Bey'in "rafların parası" dediği şeyin bir kısmı gerçekten geri gelmez; ama raflar fiziksel olarak oradadır ve başka bir yerde kullanılabilir. Kenan Bey'in depoda yeniden düzenlemek istediği bir bölüm var; rafların bir kısmı oraya gidebilir. Bir kısmı da tedarikçiye bir iade bedeliyle geri verilebilir. Gerçekten batık olan, yalnızca bu iki yolla da geri kazanılamayan kısımdır. Batık maliyeti ayıklamanın ilk adımı, harcanmış olanın ne kadarının gerçekten batık olduğunu bulmaktır.
İkinci tuzak, Recep Bey'in "bu projeyi ben getirdim" cümlesinde.
İki tuzak birbirine benzer ama aynı değildir. Batık maliyet etkisi, harcanmış olanın israf edilmiş görünmesinden kaçınma isteğiyle açıklanır: insan "boşa gitti" demek istemez. Tırmanan bağlılık ise daha çok kendini haklı çıkarma isteğiyle açıklanır: insan "yanılmışım" demek istemez. Recep Bey'de ikisi bir arada: hem raflar boşa gitmesin istiyor, hem de getirdiği projeden geri dönmek ona kendi kararını inkâr etmek gibi geliyor.
Ilgın'ın sorusu, bu iki tuzağı aynı anda devre dışı bırakan basit bir sınavdır: raflar hiç sipariş edilmemiş ve proje hiç kimse tarafından önerilmemiş olsaydı, bugünkü bilgiyle bu kararı verir miydik? Bu soru geçmişi siler ve kararı yalnızca geleceğe bakarak kurar. Cevabı "evet" ise devam etmek için iyi bir gerekçe vardır; "hayır" ise, devam etmenin tek gerekçesi geçmiştir.
Ilgın'ın hesabı bu soruyla şöyle kuruluyor. Bundan sonra harcanacak olan: elektrik hattının gerçekçi maliyeti, basınçlı hava hattı ve taşınma haftasının iş kaybı. Bundan sonra elde edilecek olan: depoya dönüşün azalması, ki sayım bunun az olduğunu gösterdi; kontrolsüz partinin önlenmesi, ki kilit noktası bunu zaten üstleniyor. Bu tabloda tam taşınma, gelecek fayda için fazla pahalı. Ama küçültülmüş bir taşınma, yani yalnızca ölçüm masasını ve kabul rafını üretim holü girişine almak, yeni bir elektrik hattı gerektirmiyor ve kontrolün malzemenin yolu üzerinde olmasını sağlıyor. Raflar bu küçük taşınmada ve depoda kullanılıyor.
Aynı tuzak bir üniversite öğrencisinin önünde de durur. Mühendislik bölümünün üçüncü yılındaki bir öğrenci, bölümünü sevmediğini ve asıl ilgisinin başka bir alanda olduğunu fark ediyor. Aklındaki ilk cümle şu: "Üç yılımı verdim, şimdi bırakırsam o üç yıl boşa gider." Ama o üç yıl, devam etse de bıraksa da geri gelmez. Soru, kalan bir yılın ve ardından gelecek kariyerin hangi yolda daha iyi geçeceğidir. Üstelik üç yılın bir kısmı batık bile değildir: matematik, fizik ve çalışma alışkanlığı yeni alana da taşınır.
Perde arkası
Batık maliyet etkisi ve tırmanan bağlılık üzerine en çok anılan iki çalışma var; bu dersin dayanağı onlar. Ancak ikisinin de tam metni okunamadı. Staw'ın çalışmasının, dergi yayımından önceki rapor sürümünün özeti okundu; Arkes ve Blumer'ın çalışması ise açık erişimli bir başka makalenin onu aktarışından okundu.
Bu kaynakların bir sınırı daha var: iki temel çalışmanın tam metnini değil, birinin özetini ve öbürünün başka bir makaledeki aktarımını okuduk. Bu yüzden deneylerin ayrıntılarını ve sayılarını derse almadık; yalnızca bulguların yönünü aktardık.
Yaygın yanılgılar
Yaygın yanlış"Bu kadar para harcadıktan sonra bırakmak israftır."
Harcanmış para, bırakılsa da bırakılmasa da harcanmıştır; bırakmak onu geri getirmez, devam etmek de kurtarmaz. Asıl israf, geri gelmeyecek parayı kurtarmak umuduyla, işe yaramayacak bir yola yeni para eklemektir. Devam kararı, ancak bundan sonra harcanacak olan bundan sonra elde edilecek olana değiyorsa doğrudur. Recep Bey'in rafları da bu yüzden ayrı bir soru: onların bir kısmı zaten başka bir yerde kullanılabilir.
Yaygın yanlış"Batık maliyeti görmezden gelmek, geçmişteki her şeyi silmek demektir."
Geçmiş, karar için iki bakımdan hâlâ değerlidir: neyin geri kazanılabileceğini gösterir ve ne öğrenildiğini gösterir. Rafların bir kısmı depoda kullanılabilir; sayım, depoya dönüşün beklenenden az olduğunu öğretti. Görmezden gelinecek olan geçmişin kendisi değil, geri gelmeyecek kısmının devam kararı üzerindeki ağırlığıdır.
İki sürüm
Cuma sabahı Ilgın, Ayten Hanım'a götürülecek sayfayı Recep Bey'le birlikte yazıyor. Recep Bey'in ilk taslağı ve birlikte yeniden yazdıkları.
Zayıf sürüm
Öneri: Taşınmaya planlandığı gibi devam edilmesi.
Gerekçe: Raflar sipariş edildi ve ödendi; vazgeçilirse bu harcama boşa gider. Proje başlangıçta onaylanmıştı.
Elektrik: Yeni teklifler beklenenden yüksek, ama artık geri dönmek için geç.
Güçlü sürüm
Soru: Raflar hiç sipariş edilmemiş olsaydı, bugünkü bilgiyle tam taşınmaya karar verir miydik? Cevabımız: hayır.
İleriye dönük hesap: Tam taşınma, gerçekçi elektrik maliyeti ve taşınma haftasının iş kaybıyla, sayımın gösterdiği az sayıdaki depoya dönüşü önlemek için pahalı. Kontrolsüz parti riskini kilit noktası zaten üstleniyor.
Öneri: Küçültülmüş taşınma. Ölçüm masası ve kabul rafı üretim holü girişine alınır; yeni elektrik hattı gerekmez, kontrol malzemenin yolu üzerine gelir.
Raflar: Bir kısmı küçük taşınmada, bir kısmı Kenan Bey'in depo düzeninde kullanılır, kalanı iade bedeliyle geri verilir. Geri kazanılamayan kısım ayrıca yazılı.
Kararı verenler: Ayten Hanım ve bu sayfayı birlikte hazırlayan Recep Bey ile Ilgın.
Zayıf sürümün gerekçe satırlarının ikisi de geçmişe bakıyor: rafların parası ve projenin başlangıçtaki onayı. Elektrik satırı da "artık geri dönmek için geç" diyerek, yeni bilginin karar üzerindeki etkisini peşinen siliyor; bu, tırmanan bağlılığın tipik cümlesidir. Güçlü sürüm geçmişi silmiyor, ayıklıyor. İlk satırdaki soru, kararı geçmişten bağımsız kuruyor. İleriye dönük hesap, yalnızca bundan sonra harcanacak ve elde edilecek olanı karşılaştırıyor. Raflar satırı, harcanmış paranın ne kadarının gerçekten batık olduğunu gösteriyor ve geri kazanılabilir kısmı kurtarıyor. Son satır da dikkat çekici: sayfayı Recep Bey'le birlikte yazmak, ilk kararın sahibini yeni kararın ortağı yapıyor ve onu kendi önceki kararını savunmak zorunda bırakmıyor.
Bağlam notu
Batık maliyet tuzağı, projelerin en pahalı dönemlerinden birinde, yani bir şeylerin yolunda gitmediği ama çok şeyin de harcandığı anda kurulur. O anda devam etmek, yalnızca bir ekonomik karar değil, bir yüz kurtarma meselesidir. Recep Bey'in "şimdi vazgeçersek ne derim?" sorusu bu yüzden ciddiye alınmalıdır; o soru cevapsız kalırsa, en iyi hesap bile masada kaybeder.
Neyle bileceğiz, sorusu burada kararın kendisini sınamak için kullanılabilir: devam kararının geleceğe bakarak verildiğini neyle bileceğiz? Gerekçe listesinde geçmiş harcamaya ya da ilk onaya bir atıf kalmamışsa, ve aynı kararı raflar hiç sipariş edilmemiş olsaydı da verecek olsaydık. Ilgın'ın güçlü sürümü bu sınavı geçiyor. Ama asıl işi yapan, Recep Bey'in sayfanın yazarlarından biri olması: kuruluş içinde yapılan bir sınama da ilk kararın sorumluluğunu sonraki karardan ayırmanın tırmanmayı azaltabildiğini gösteriyor. Ilgın burada sorumluluğu ayırmıyor, paylaştırıyor; Recep Bey ilk kararın sahibi olarak kalıyor ama yeni karara da ortak oluyor.
Uygulama
Retro sorusu
Son haftalarda, yalnızca çok şey harcadığın için sürdürdüğün bir iş var mı?
Kapanış
- Batık maliyet, hangi karar verilirse verilsin geri gelmeyecek harcamadır; devam kararı yalnızca bundan sonra harcanacak olanla bundan sonra elde edilecek olan karşılaştırılarak verilmelidir.
- Harcanmış her şey batık değildir; batık maliyeti ayıklamanın ilk adımı, harcananın ne kadarının başka bir yerde kullanılabileceğini ya da geri kazanılabileceğini bulmaktır.
- Tırmanan bağlılık, ilk kararı veren kişinin o kararı haklı çıkarmak için daha çok yatırım yapmasıdır; kararı geçmişten bağımsız sınayan bir soru ve ilk kararın sahibini yeni karara ortak etmek bu eğilime karşı işe yarar.
Beş soru
- Recep Bey'in "o para çöpe gider" ve "bu projeyi ben getirdim" cümleleri hangi iki ayrı tuzağı gösteriyor?
- Ilgın'ın "raflar hiç sipariş edilmemiş olsaydı" sorusu neden işe yarıyor?
- Rafların parasının neden tamamı batık maliyet değil?
- Bir aile, bir yıl önce başladığı ev tadilatına çok para harcamış; usta, işin bitmesi için başlangıçta tahmin edilenin iki katı daha para istiyor. Aile kararını nasıl kurmalı?
- Güçlü sürümde sayfanın Recep Bey'le birlikte yazılması neden önemli?
Yanıtlar
- "O para çöpe gider" cümlesi batık maliyet etkisini gösteriyor: harcanmış olanın israf edilmiş görünmesinden kaçınmak için devam etmek. "Bu projeyi ben getirdim" cümlesi tırmanan bağlılığı gösteriyor: ilk kararı veren kişinin, kararından geri dönmenin kişisel bedelinden kaçınmak için aynı yola daha çok yatırım yapması.
- Çünkü kararı geçmişten bağımsız kuruyor. Harcanmış para ve ilk onay, iki seçenekte de aynıdır; soru bunları siler ve yalnızca bugünkü bilgiyle, ileriye bakarak karar vermeyi sağlar. Cevap "hayır" ise, devam etmenin tek gerekçesi geçmiştir.
- Çünkü raflar fiziksel olarak oradadır ve başka bir yerde kullanılabilir ya da iade edilebilir. Bir kısmı küçültülmüş taşınmada, bir kısmı Kenan Bey'in depo düzeninde kullanılabilir, bir kısmı da iade bedeliyle geri verilebilir. Gerçekten batık olan yalnızca geri kazanılamayan kısımdır. Çekici yanlış cevap "çünkü raflar hâlâ işe yarar" olurdu; doğru cevap, ne kadarının işe yaradığını ve ne kadarının geri gelmediğini ayrı ayrı yazmaktır.
- Önce harcanmış parayı bir kenara koymalı; o para, ne yaparlarsa yapsınlar geri gelmez. Sonra şunu sormalı: tadilatın bugünkü yarım hâlinden bitmiş hâline gelmesi, istenen ek paraya değer mi? Alternatifleri de düşünmeli: başka bir ustayla bitirmek, işi küçültmek, bir kısmını erteleme. Karar, harcanmış paraya değil, kalan maliyet ile tamamlanmış evin değeri arasındaki farka dayanmalı.
- Çünkü ilk kararın sahibini yeni kararın ortağı yapıyor. Recep Bey sayfayı tek başına Ilgın'dan duysaydı, kendi önceki kararını savunmak zorunda kalabilirdi. Sayfanın yazarlarından biri olunca, küçültülmüş taşınma onun da önerisi oluyor; kuruluş içinde yapılan bir sınama da ilk karar sorumluluğunu sonraki karardan ayırmanın tırmanmayı azaltabildiğini gösteriyor.
Sonraki derse köprü
Küçültülmüş taşınma onaylanırsa, Recep Bey ona dört hafta vermeyi düşünüyor. Ama bir işe verilen süre, işin gerçekten ne kadar süreceğini değil, ne kadar süreye yayılacağını da belirleyebilir. 5.4, işin süreyi doldurma eğilimini ve son dakikaya yığılmayı tamponla ilişkilendirerek Parkinson yasasını ele alıyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.