İçeriğe geç

3.1 · Seviye 1 · Zemin

Öngörücü yaklaşım

Öngörücü yaklaşımın işe yaradığı üç koşulu adlandırır

Proje Yönetimi Akademisi — M03, Yaklaşımlar Yelpazesi · 1.621 kelime · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme

Sahnelerdeki kişiler, firmalar ve projeler kurgusaldır; araştırmalar, standartlar ve kaynaklar gerçektir. Akademi PMI, Scrum.org, Scrum Alliance ya da PeopleCert onaylı bir program değildir; mevzuat içeren dersler hukuki danışmanlığın yerine geçmez.

Sahadan bir an

Pazartesi sabahı, kalıphanenin camlı odası. Müşterinin yeni kapı döşemesi parçası için kalıp siparişi bu hafta verilecek. Sabri Usta, Ilgın ve bilgi işlemden Onur masada; Onur tablet projesindeki deneyimden heyecanlı.

Onur: Tablette iki haftalık denemeler çok işe yaradı. Kalıbı da öyle yapsak? Önce bir taslak kalıp, müşteri baksın, sonra düzeltiriz.
Sabri Usta: Oğlum, kalıp çeliği bir kere işlenir. Taslak kalıp diye bir şey yok. Yanlış yere bir delik açtın mı, o blok gitti.
Onur: Ama müşteri sonradan değişiklik isterse?
Sabri Usta: İşte onu sipariş vermeden önce konuşacaksın. Geçen yıl dokuyu sonradan değiştirdiler, kalıbı yeniden açtık, yedi hafta kaybettik.
Ilgın: Yani tablette doğru olan, kalıpta yanlış olabilir.
Sabri Usta: Her işin kendi usulü var kızım.

Onur'un önerisi tablet projesinde gerçekten işe yaramıştı ve onu başka yerde de denemek istemesi anlaşılır. Ama Sabri Usta'nın itirazı bir alışkanlık savunması değil, malzemenin kendisinden gelen bir gerçek: çelik bir kez işlenir. Onur'un yanıldığı yer yöntemi değil, yöntemi taşıdığı yerdi; tablet ile kalıp, aynı fabrikada ama çok farklı malzemelerle yapılan iki iş. Bu ders, ilk derslerde tanıdığımız öngörücü yaklaşımın hangi koşullarda doğru seçim olduğunu ayrıntılandırıyor. Yaklaşımlar yelpazesini işlediğimiz bu modül, yelpazenin bu ucundan başlıyor.

Kavram

Öngörücü yaklaşımı ilk derslerde tanımlamıştık: kapsamın, takvimin ve maliyetin baştan olabildiğince ayrıntılı belirlendiği, işin büyük ölçüde bir kez yapıldığı yönetim biçimi. Şimdi sorumuz başka: bu yaklaşım ne zaman yerinde? Cevabı üç koşulla vermek mümkün ve her biri ayrı bir kavrama dayanıyor.

Öngörücü yaklaşımın doğal alanını bu iki kavramla birlikte üç koşul tanımlar.

Birincisi, gereksinimler kararlıdır. Ne yapılacağı baştan konuşulup yazılabilir ve proje boyunca büyük ölçüde değişmez. Kalıbın ölçüleri, müşterinin onayladığı çizimden gelir; doku ve malzeme sipariş öncesinde yazılı olarak sabitlenebilir.

İkincisi, değişikliğin maliyeti işin ilerleyen aşamalarında yüksektir. Çelik işlendikten sonra her değişiklik haftalar alır. Böyle bir işte, değişiklikleri işin başına, kâğıt üzerinde ucuzken yapılabildikleri yere çekmek, yani önce düşünmek, ayrıntılı planlamak ve sonra uygulamak akılcıdır.

Üçüncüsü, sonuç ancak bütün olarak değer üretir. Yarım bir kalıbın, yarım bir köprünün ya da yarım taşınmış bir alanın kullanılabilir bir değeri yoktur. Parça parça teslim edip her parçadan öğrenmek bu tür işlerde mümkün değildir; öğrenme ancak bütün hazır olduğunda gelir.

Bu üç koşul bir arada olduğunda, öngörücü yaklaşım bir alışkanlık değil, bir gerekliliktir. Tablet formunda ise üçü de tersineydi: şeflerin ne istediği ancak denedikçe ortaya çıkıyordu, bir ekranı değiştirmek ucuzdu ve tek bir ekran bile kendi başına işe yarıyordu. Onur'un iki projeyi aynı usulle yönetmek istemesi, bu farkı görmemesinden geliyor.

Bir ev tadilatı aynı ayrımı tek bir binada gösterir. Temeli güçlendirmek, taşıyıcı bir duvarı kaldırmak ya da su tesisatını yenilemek öngörücü işlerdir: önce statik hesap, sonra uygulama; dökülen betonu ya da kapatılan duvarı açmak pahalıdır. Aynı evde duvarların rengi, mobilyaların yeri ya da aydınlatmanın sıcaklığı ise denenip değiştirilebilir; biraz yaşayarak öğrenilir. Tek bir projede iki usul yan yana durabilir.

Perde arkası

Öngörücü ve uyarlanabilir yaklaşımların hangisinin daha iyi olduğu tartışması, uzun süre iki tarafın birbirini eleştirdiği bir kavgaya dönüştü. Yazılım mühendisliğinin önde gelen iki araştırmacısı, bu kavgayı bir denge sorusu olarak yeniden kurmayı önerdi.

Boehm ve Turner'ın katkısı, tartışmanın sorusunu değiştirmesidir: "hangisi daha iyi?" yerine "bu projede hangi riskler var ve onları hangi yaklaşım daha iyi karşılıyor?" Sabri Usta aynı soruyu kendi diliyle soruyordu: her işin kendi usulü var. Ilgın'ın iki işine uygulayınca cevap açık: kalıpta en büyük risk geç gelen bir değişiklik, tablette ise kimsenin kullanmayacağı bir form. Birincisini erken planlama, ikincisini erken deneme karşılıyor.

Yaygın yanılgılar

Yaygın yanlış"Öngörücü yaklaşım eskidi, artık her şey çevik yapılıyor."
Doğrusu

Kalıp çeliği, köprü ayakları, hastane taşınmaları ve yasal teslim tarihleri olan işler bugün de öngörücü yaklaşımın doğal alanıdır, çünkü onları belirleyen şey moda değil, malzemenin ve değişiklik maliyetinin gerçeğidir. Bir yaklaşımın eskimesi için, onun doğal alanındaki işlerin değişmesi gerekir; çelik bir kez işlenmeye devam ettikçe, öngörücü planlama da gerekli kalacak.

Yaygın yanlış"Öngörücü yaklaşımda değişikliğe yer yoktur."
Doğrusu

Öngörücü yaklaşım değişikliği yasaklamaz, onu bilinçli ve kayıtlı hâle getirir. Değişiklik olabildiğince erkene, ucuz olduğu yere çekilir; sonradan gelen değişiklikler ise bir değişiklik kontrolü sürecinden geçer, etkisi hesaplanır ve kararı yetkili kişi verir. Daha önce gördüğümüz tablet modeli değişikliği, bu sürecin küçük bir örneğiydi.

İki sürüm

Toplantıdan sonra Ilgın, yeni parçanın kalıp aşaması için yaklaşımı yazıyor. Aynı aşama, iki plan.

Zayıf sürüm

Yaklaşım: Tablet projesindeki gibi esnek gidelim.
Kalıp: Önce bir ilk sürüm işlenir, müşteri bakar, sonra düzeltilir.
Değişiklik: Müşteri ne isterse kalıbı güncelleriz.

Güçlü sürüm

Yaklaşım: Kalıp aşaması öngörücü; gereksinimler sipariş öncesinde sabitlenir.
Sipariş öncesi: Ölçüler, yüzey dokusu ve malzeme müşteriden yazılı onayla alınır; doku numunesi imzalı olarak saklanır.
Değişiklik maliyeti: Kalıp işlendikten sonra her değişiklik haftalar ve ek maliyet demek; bu yüzden sipariş sonrası değişiklikler değişiklik kontrolüne girer, kararı Recep Bey verir.
Esneklik payı: Deneme üretiminden sonra küçük ayarlar için bir düzeltme turu takvime baştan konur.

Zayıf sürüm, tablet projesinde öğrenilen dersi başka bir işe olduğu gibi taşıyor. Kalıbın "ilk sürümü" diye bir şey yok; Sabri Usta'nın dediği gibi, yanlış bir delik o bloğu kaybettirir. "Müşteri ne isterse güncelleriz" cümlesi ise geçen yılki yedi haftalık gecikmenin aynısına davetiye çıkarıyor. Güçlü sürüm, üç koşulu bu aşama için tek tek kontrol ediyor: gereksinimleri siparişten önce sabitliyor, değişiklik maliyetinin yüksek olduğunu kabul edip sonraki değişiklikleri bir kontrol sürecine bağlıyor. Ama katı da değil: deneme üretiminden sonra bir düzeltme turu için baştan yer ayırıyor. Öngörücü yaklaşım, belirsizliğin hiç olmadığını değil, belirsizliğin olabildiğince erken, ucuz olduğu yerde giderildiğini varsayar.

Bağlam notu

Öngörücü yaklaşımın en büyük tuzağı, koşulları yanlış değerlendirmektir. Gereksinimler kararlı sanılır ama değildir; geçen yılki torpido kapağında yüzey dokusu "belli" sanılmış, müşteri sonradan değiştirmişti. O projede öngörücü yaklaşım yanlış değildi; yanlış olan, kararsız bir gereksinimin kararlı sayılmasıydı.

Belirsizlik nerede? Bu soruyu her gereksinim için ayrı ayrı sormak tuzağı azaltır. Ölçüler müşterinin onaylı çiziminden geldiği için kararlı; doku ise müşterinin pazarlama ekibinin kararına bağlı ve sonradan değişebilir. Kararsız bir gereksinimi kararlıymış gibi planlamak yerine, onu yazılı onayla sabitlemek ya da kararsızlığı açıkça kayda geçirip bir yedek plan kurmak gerekir. Öngörücü yaklaşım, kararlılığın sınandığı ve sabitlendiği bir başlangıç ister; o sınama yapılmadan seçilirse, bir varsayımı bir gerçek gibi planlamış olur.

Uygulama

Retro sorusu

Pilot projende kararlı saydığın bir gereksinimi, kimin yazılı onayıyla sabitlediğini gösterebilir misin?

Kapanış

  1. Öngörücü yaklaşım üç koşul bir aradayken yerindedir: gereksinimler kararlıdır, değişikliğin maliyeti işin ilerleyen aşamalarında yüksektir ve sonuç ancak bütün olarak değer üretir.
  2. Öngörücü yaklaşım değişikliği yasaklamaz; onu erkene, ucuz olduğu yere çeker ve sonradan geleni bir kontrol sürecine bağlar.
  3. En büyük tuzak koşulları yanlış değerlendirmektir; kararsız bir gereksinimi kararlı saymak, bir varsayımı plana gerçek gibi yazmaktır.

Beş soru

  1. Sabri Usta'nın "kalıp çeliği bir kere işlenir" cümlesi üç koşuldan hangisine dayanıyor?
  2. Tablet formu neden öngörücü yaklaşımın doğal alanında değildi?
  3. Boehm ve Turner, çevik ve plan güdümlü yaklaşımlar arasındaki tartışmanın sorusunu nasıl değiştirdi?
  4. Bir belediye, bir parkın yürüyüş yollarını ve aydınlatma direklerini yeniliyor; ayrıca çocuk oyun alanına hangi oyuncakların konacağını mahalleliyle birlikte seçmek istiyor. Hangi kısım öngörücü planlanmalı?
  5. Geçen yılki torpido kapağında öngörücü yaklaşımın kendisi mi yanlıştı?

Yanıtlar

  1. Değişiklik maliyetine: kalıp işlendikten sonra yapılan her değişiklik çok pahalıdır, bu yüzden değişiklikleri işin başına, kâğıt üzerinde ucuzken yapılabildikleri yere çekmek gerekir.
  2. Çünkü üç koşulun üçü de tersineydi: şeflerin ne istediği ancak denedikçe ortaya çıkıyordu, bir ekranı değiştirmek ucuzdu ve tek bir ekran bile kendi başına işe yarıyordu.
  3. "Hangisi daha iyi?" sorusunu "bu projede hangi riskler var ve onları hangi yaklaşım daha iyi karşılıyor?" sorusuyla değiştirdiler ve iki yaklaşımı ihtiyaç ölçüsünde birleştirmeyi önerdiler. Çekici yanlış cevap "çevik yaklaşımı daha iyi buldular" olurdu; makale bir tarafı seçmiyor.
  4. Yürüyüş yolları ve aydınlatma direkleri: gereksinimleri baştan yazılabilir, yapıldıktan sonra değiştirmek pahalıdır ve ancak bütün olarak işe yararlar. Oyun alanının içeriği ise mahalleliyle birlikte, denenerek seçilebilir; orada belirsizlik kullanıcıların tercihinde.
  5. Hayır. Kalıp işi öngörücü yaklaşımın doğal alanıydı. Yanlış olan, kararsız bir gereksinimin, yüzey dokusunun, kararlı sayılması ve sipariş öncesinde yazılı onayla sabitlenmemesiydi.

Sonraki derse köprü

Kalıbın öbür ucunda tablet formu duruyordu: bir ekran yapılıp deneniyor, sonra bir sonraki ekrana geçiliyordu. Ama orada iki ayrı fikir iç içeydi: aynı şeyi tekrar tekrar geliştirmek ve yeni parçaları birer birer eklemek. 3.2, yinelemeli ve artımlı geliştirmeyi aynı ürün üzerinde birbirinden ayırıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.