Oyuncu ne yapar: bir başkasını taklit mi eder, bir karakteri temsil mi eder, yoksa hayali koşullarda gerçekten mi yaşar? Bu soru iki bin yıldır tartışılıyor ve verilen cevap oyuncunun çalışma biçimini değiştiriyor. Bu modül taklit ve temsil fikrini, oyuncunun duygusu üzerine eski bir paradoksu, oyunculuğu eylem olarak görmeyi, sahne ve kameranın ortak zeminini ve oyunculuğun öğrenilebilir bir zanaat olup olmadığını anlatır.
Bu modülün sonunda
- Taklit, temsil ve yaşamak olarak oyunculuk görüşlerini birer örnekle ayırır.
- Oyunculuğun bir eylem olarak tanımlanmasının oyuncunun çalışmasını nasıl değiştirdiğini açıklar.
Dersler
- M01-D01Taklit, temsil, yaşamakProgramda
Oyunculuğu taklit, temsil ve hayali koşullarda yaşamak olarak gören üç görüşü ayırır ve her birinin oyuncuya ne yaptırdığını gösterir.
Dayanak: Birincil metin: Aristoteles, Poetika (Türkçe baskı yazımda doğrulanır)
- M01-D02Oyuncunun paradoksuProgramda
Büyük oyuncunun duyguyu hissederek mi yoksa soğukkanlı bir gözlemle mi oynadığı üzerine eski tartışmayı ve bugün de süren karşılığını tanıtır.
Dayanak: Birincil metin: Diderot, Paradoxe sur le comédien (Türkçe baskı yazımda doğrulanır)
- M01-D03Oyunculuk bir eylemdirProgramda
Oyuncunun bir duyguyu göstermek yerine bir şeyi istemesi ve onun için bir şey yapması fikrini ve bunun sahnede neyi değiştirdiğini açıklar.
Dayanak: Birincil metin: Stanislavski, oyuncunun çalışması üzerine kitapları (Türkçe baskı yazımda doğrulanır)
- M01-D04Sahne ve kameranın ortak zeminiProgramda
Ölçeği ve tekniği farklı olsa da sahnede ve kamerada oyuncudan istenen ortak işi, dinlemek ve istemek olarak tanımlar.
Dayanak: Meslek pratiği: sahne ve kamera oyunculuğu (kaynak yazımda seçilir)
- M01-D05Oyunculuk öğrenilir miProgramda
Yetenek ile çalışma arasındaki tartışmayı ve profesyonel oyuncuların metni nasıl öğrendiğini inceleyen araştırmayı tanıtır.
Dayanak: Araştırma bulgusu: Noice ve Noice, profesyonel oyuncunun uzmanlığı ve ezberi üzerine çalışmalar (yıl yazımda doğrulanır)