Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Udun telleri makam müziğinin perde adlarını taşıyor. İnceden kalına gerdaniye, neva, dügâh, aşiran ve yegâh çiftleri; aralarında çoğunlukla dörtlüler, en alttaki iki çift arasında bir tam ses. Tek bam telinin perdesi ise sabit değil, çalınacak eserle birlikte seçiliyor.
Yazılı perde adı ile duyulan yükseklik arasında ahenk duruyor. Hangi yüksekliğin hedefleneceğine, birlikte çalınacak öğretmen ya da kayıt karar veriyor.
Sağlam bir akort iki basamakta kuruluyor: dışarıdan alınan tek bir referansla dügâhı yerine koymak, geri kalanı kulakla aralıklarından çıkarmak. Çiftin iki teli arasındaki dalgalanma, eşlemenin pusulası; dalgalanma durduğunda iş bitmiş oluyor.
Burgu dönerken yuvasına hafifçe bastırılıyor ve ses hedefe alttan getiriliyor. Yeni tellerin ilk günlerde gevşediği, bam telinin de her eserden önce yeniden sorulması gerektiği unutulmuyor.
Açılış sahnesi
Yeni udunu eve getiren öğrenci, bir akort uygulaması açıyor ve telleri tek tek ayarlamaya başlıyor. Uygulamanın ekranında her telin ibresini ortaya getiriyor, her çifti sırayla tamamlıyor. Bütün teller "doğru" gösterildiğinde mızrabı alıp bir açık tel çiftine vuruyor.
Ses tuhaf. Uygulama iki teli de doğru gösterdiği hâlde, çiftin sesi temiz değil; hafif, hızlı bir titreme, bir dalgalanma duyuluyor. Öteki çiftlerde de benzer bir şey var. Ud, akortlu görünüyor ama akortlu gibi duyulmuyor.
Birkaç dakika sonra bir sorun daha çıkıyor. En kalın çiftlerden biri, çalmaya başladıktan kısa süre sonra kendiliğinden pesleşiyor. Öğrenci burguyu yeniden çeviriyor; birkaç dakika sonra yine aynı şey.
Ertesi gün öğretmeni udu eline alıyor. Uygulamaya yalnızca bir kez, ilk tel için bakıyor. Sonra çiftlerin iki telini kulağıyla birbirine eşliyor: bir teli çalıyor, ötekini yavaşça çeviriyor ve dalgalanma yavaşlayıp kaybolana kadar dinliyor. Kalın çiftin burgusunu çevirirken aynı anda hafifçe yuvasına doğru itiyor. Bu kez ud hem akortlu duyuluyor hem de akordunu tutuyor.
Bu derste ne olacak
Önce udun tellerinin makam müziğindeki perde adlarıyla nasıl adlandırıldığını ve on bir telli düzende her telin hangi perdeye akort edildiğini göreceğiz. Sonra perde adlarının gerçekte hangi yükseklikte duyulacağını belirleyen ahenk kavramına kısaca değineceğiz. Ardından akordun iki aşamasını ele alacağız: bir referansla ilk teli bulmak ve öteki telleri kulakla birbirine göre kurmak. Çift tellerin iki telini dalgalanmayı dinleyerek eşlemeyi çalışacağız. En sonda sürtünmeyle duran burguların akordu nasıl tuttuğuna ve tek bam telinin esere göre nasıl değişebildiğine bakacağız.
Sıfır noktası
Akort, çalgının tellerini belirli seslere ayarlamak. Udun on bir telli düzeni artık tanıdık; bu derste bu tellerin hangi seslere ayarlanacağını ve bunun nasıl yapılacağını konuşuyoruz.
Akordun doğruluğu, bütün öteki çalışmaların zemini. Sapta sesin yerini arayan bir kulak, yanlış akortlu bir udda yanlış yerleri öğreniyor. Bu yüzden her çalışmanın başında akordu kontrol etmek, bir alışkanlık hâline getirilmesi gereken ilk adım.
Bu derste tellerin perde adları, Türk makam müziğinin geleneksel perde adlarıyla veriliyor. Bu adlar, her birinin kendine ait olduğu bir ses bölgesini ve makam müziğindeki yerini taşıyor. Bu kursun makam derslerinde bu adlarla sık sık karşılaşılacak.
Bu dersin sınavı şu: udunu bu kursun izlediği düzene göre akort edebiliyor, çift tellerin iki telini dalgalanma kaybolana kadar birbirine eşleyebiliyor ve akordun kaymaması için burguyu doğru kullanabiliyor musun?
Mekanizma
Tellerin perde adları
Türk makam müziğinde sesler, batı müziğindeki gibi yedi heceyle değil, her biri kendine özgü bir ada sahip perdelerle adlandırılıyor. Udun telleri de bu perde adlarıyla anılıyor.
Bu kursun izlediği yaygın düzende, beş çift telin perdeleri inceden kalına doğru şöyle: en ince çift gerdaniye, ardından neva, ardından dügâh, ardından aşiran ve en kalın çift yegâh. Tek bam teli ise bunların altında duruyor ve çalınacak esere göre farklı perdelere akort edilebiliyor; yaygın seçeneklerden biri kaba dügâh.
Bu perde adları, yalnızca etiket değil. Dügâh, birçok makamın karar perdesi; açık dügâh teli, bu kursun makam derslerinde sık sık bir dayanak olacak. Neva ve gerdaniye de makamların önemli perdeleri arasında. Açık tellerin bu perdelere akort edilmesi, udun makam müziğinin temel seslerini doğrudan açık tellerde sunmasını sağlıyor.
Teller arasındaki aralıkların çoğu dörtlü. Aşiranla dügâh, dügâhla neva ve nevayla gerdaniye arasında birer dörtlü var. Yegâhla aşiran arasında ise bir tam ses bulunuyor. Bu aralıklar, akordu kulakla kontrol etmenin de temeli.
Farklı bir tel düzenine sahip bir udda ya da Arap udu akordunda perdeler farklı olabiliyor. Böyle bir udu olan öğrenci, bu listedeki perdelerin kendi udundaki karşılıklarını bir öğretmenle belirlemeli.
Ahenk: adın gerçek yüksekliği
Türk makam müziğinde perdelerin yazılı adları sabit, ama bu adların gerçekte hangi yükseklikte çalınacağı ahenk denen bir düzene bağlı. Aynı eser, farklı ahenklerde daha tiz ya da daha pes olarak icra edilebiliyor; perde adları ve aralarındaki ilişkiler değişmiyor, yalnızca bütünün yüksekliği değişiyor.
Bu, bir udun akordunda yazılı perde adıyla gerçekte duyulan ses arasında bir fark olabileceği anlamına geliyor. Ud, çoğu zaman yazıldığından daha pes bir ahenkte akort ediliyor. Bu yüzden bir akort uygulamasında hangi sesin hedefleneceği, udun hangi ahenkte çalınacağına bağlı.
Başlangıç için önemli olan, bir öğretmenin ya da birlikte çalınacak kaydın ahengini izlemek. Birlikte çalınacak başka çalgılar ya da kayıtlar varsa, udun onlarla aynı ahenkte akort edilmesi gerekiyor. Ahengin ayrıntıları, makam müziği kuramının ileri konuları arasında.
Öğrenci udunu ilk kez akort ederken bir öğretmenin çaldığı açık tel seslerini ya da ahengi açıkça belirtilmiş bir kaydı referans alabiliyor.
İki aşamalı akort
Açılıştaki öğrencinin yöntemi, her teli bir uygulamayla tek tek akort etmekti. Öğretmeninin yöntemi ise iki aşamalıydı: uygulamayı yalnızca bir tel için kullanmak, öteki telleri kulakla birbirine göre kurmak.
İlk aşamada bir referans ses kullanılarak bir tel doğru perdeye getiriliyor. Bu referans bir akort uygulaması, bir diyapazon, bir başka çalgı ya da bir kayıt olabiliyor. Çoğu zaman dügâh teli bu ilk tel olarak seçiliyor, çünkü makam müziğinde merkezi bir perde.
İkinci aşamada öteki teller bu ilk tele göre akort ediliyor. Dügâhtan yukarı doğru neva ve gerdaniye, aşağı doğru aşiran ve yegâh, aralarındaki dörtlüler ve tam ses kulakla dinlenerek kuruluyor. İki tel art arda ya da birlikte çalınıyor ve aralarındaki aralığın temiz duyulup duyulmadığı dinleniyor.
Bu iki aşamalı yöntemin değeri, kulağı akordun içine katması. Bir uygulama her teli tek başına doğru gösterebiliyor; ama tellerin birbiriyle birlikte temiz duyulup duyulmadığını kulak ayırt ediyor. Açılıştaki öğrencinin udu, her tel tek başına doğru olduğu hâlde birlikte temiz duyulmuyordu.
Çift telleri eşlemek
Açılıştaki öğrencinin duyduğu dalgalanma, çift tellerin iki telinin birbirine tam eşlenmemesinden geliyordu. İki tel çok az farklı seslere akort edildiğinde, birlikte çalındıklarında sesleri birbirine karışıyor ve hızlı bir titreme, bir dalgalanma duyuluyor.
Bu dalgalanma, çift telleri eşlemenin en iyi rehberi. İki tel birbirinden uzaklaştıkça dalgalanma hızlanıyor; birbirine yaklaştıkça yavaşlıyor ve tam eşlendiklerinde kayboluyor. Çift telleri akort etmenin yolu, çiftin bir telini doğru sese getirdikten sonra ötekini yavaşça çevirmek ve dalgalanmanın yavaşlayıp kaybolmasını dinlemek.
Bu yöntem, bir akort uygulamasından daha hassas olabiliyor. Uygulamanın ibresi, iki teli aynı noktada gösterebiliyor ama aralarında kulağın duyduğu küçük bir fark kalabiliyor. Açılıştaki öğrencinin udunda olan buydu. Dalgalanmayı dinlemek, bu küçük farkı da ortadan kaldırıyor.
Çiftin iki telini eşlerken tellerin ayrı ayrı çalınabilmesi gerekiyor. Mızrap ya da parmak yalnızca bir teli çalıyor, sonra ikisi birlikte çalınıyor. Başlangıçta bu, çiftin iki telini ayırt etmeyi de öğretiyor.
Burgular ve akordun tutulması
Açılıştaki öğrencinin ikinci sorunu, kalın bir çiftin kendiliğinden pesleşmesiydi. Udun burguları çoğu zaman bir dişliyle değil, sürtünmeyle yerinde duruyor. Yuvasına yeterince oturmayan bir burgu, tel gerginliğiyle geri dönebiliyor.
Bu yüzden burguyu çevirirken aynı anda onu hafifçe yuvasına doğru itmek, akordun tutulmasını sağlıyor. Açılıştaki öğretmenin yaptığı buydu. İtme, burgu ile yuvası arasındaki sürtünmeyi artırıyor ve burgunun geri dönmesini önlüyor. Ama aşırı güçle itmek, burguyu ya da kafayı zorlayabiliyor; hafif ve dengeli bir baskı yeterli.
Akordu tutmanın bir başka yolu, hedef sese aşağıdan yaklaşmak: teli hedefin biraz altına getirip oradan yukarı doğru hedefe çıkarmak. Böylece tel ve burgu gergin bir konumda duruyor ve gevşemeye daha az eğilim gösteriyor.
Yeni teller de akordu hemen tutmuyor. Takıldıktan sonraki günlerde yeni teller esniyor ve sık sık pesleşiyor. Bu dönemde akordu daha sık kontrol etmek gerekiyor; teller yerine oturdukça akort daha kararlı hâle geliyor.
Burgular sürekli kayıyorsa ya da hiç dönmüyorsa, bu bir ayar sorunu olabiliyor. Burgunun yuvasına uyumu, bir yapımcı tarafından düzeltilebiliyor. Böyle bir sorunu zorla aşmaya çalışmak, burguya ya da kafaya zarar verebiliyor.
Bam teli ve eser
Tek bam teli, udun öteki tellerinden farklı bir esnekliğe sahip. Çalınacak esere ya da makama göre farklı perdelere akort edilebiliyor. Bir eser için bir perdeye, başka bir eser için başka bir perdeye ayarlanabiliyor.
Bu esneklik, bam telinin bir eserin temel seslerinden birini açık telde, derin bir sesle sunmasını sağlıyor. Bir makamın karar perdesinin ya da önemli bir perdesinin bir oktav altı, bam telinde açık olarak çalınabiliyor.
Bu yüzden bam telinin akordu, bir eseri çalmaya başlamadan önce kontrol edilmesi gereken bir ayrıntı. Eser değiştiğinde, bam telinin de değişmesi gerekip gerekmediğine bakılıyor. Makam derslerinde, her ses alanında bam telinin nasıl kullanılabileceğine ayrıca dönülecek.
Bam telinin akordu değiştirildiğinde, telin gerginliği de değişiyor. Bu değişim çok büyük olmamalı; bir teli çok yukarı germek onu koparabiliyor, çok gevşetmek ise sesini matlaştırıyor.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Akordu çalarak kontrol etmek. Deneyimli ud çalıcıları, akordu açık tellerin yanında birkaç tanıdık perde ya da kısa bir dizi çalarak da kontrol ediyor. Açık teller doğru görünse bile, sapın farklı bölgelerinde çalınan tanıdık sesler, akordun bütününün yerinde olup olmadığını gösteriyor.
Ortamın akorda etkisi. Sıcaklık ve nem değişimleri, tellerin ve ağacın gerginliğini etkileyerek akordu değiştirebiliyor. Sıcak bir sahneye çıkmadan önce ya da soğuk bir yerden getirilen bir udu akort etmeden önce, udun ortama alışması için biraz beklemek işe yarıyor.
Burgu bakımı. Bazı ud çalıcıları ve yapımcıları, burguların yuvalarında düzgün dönmesi ve yerinde durması için özel burgu macunlarından yararlanıyor. Bu tür ürünlerin kullanımı, bir yapımcının önerisiyle yapılmalı; yanlış bir madde burguya ve yuvasına zarar verebiliyor.
Akort bir kulak çalışması. Akordu her seferinde yalnızca bir uygulamaya bırakmak, kulağın dörtlüleri ve dalgalanmayı ayırt etme becerisini geliştirmiyor. Her akortta ilk tel dışındaki telleri kulakla kurmak, zamanla hem daha hızlı hem daha doğru akort etmeyi sağlıyor ve perdesiz sapta entonasyon için de kulağı hazırlıyor.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış: Akort uygulaması doğru gösteriyorsa ud akortludur. Uygulama her teli ayrı ayrı doğru gösterebiliyor; ama çift tellerin iki teli arasında ve teller arasında kulağın duyduğu küçük farklar kalabiliyor. Kulakla kontrol, akordu tamamlıyor.
Yaygın yanlış: Çift tellerin iki teli yaklaşık aynı olsa yeter. İki tel arasındaki küçük bir fark bile birlikte çalındığında dalgalanma yaratıyor. Dalgalanma kaybolana kadar eşlemek gerekiyor.
Yaygın yanlış: Perde adı, gerçek yüksekliği gösterir. Türk makam müziğinde perde adları sabit, ama gerçek yükseklik ahenge bağlı. Ud çoğu zaman yazıldığından daha pes akort ediliyor.
Yaygın yanlış: Burgu yalnızca çevrilir. Sürtünmeyle duran bir burgu, çevrilirken hafifçe yuvasına doğru itilmediğinde geri dönebiliyor ve akort kayıyor.
Yaygın yanlış: Bam teli her zaman aynı perdeye akort edilir. Bam telinin perdesi, repertuvarla birlikte değişen bir ayar. Bir eseri çalmadan önce bam telinin akordunu kontrol etmek gerekiyor.
Uygulama
Udunu kucağına al ve tellerin hangi burguya bağlı olduğunu bul. Her çiftin iki telini ve tek bam telini ayırt et.
İlk olarak bir öğretmenden ya da ahengi belli bir kayıttan dügâh telinin sesini al. Bir akort uygulaması kullanıyorsan, izleyeceğin ahenge uygun hedefi seç. Dügâh çiftinin bir telini bu sese getir.
Ardından dügâh çiftinin ikinci telini birinciye eşle. İki teli birlikte çal, dalgalanmayı dinle ve ikinci teli yavaşça çevirerek dalgalanmanın yavaşlayıp kaybolmasını bekle. Burguyu çevirirken hafifçe yuvasına doğru it ve hedefe aşağıdan yaklaş.
Sonra öteki telleri dügâha göre kulakla kur. Dügâhla neva arasındaki dörtlüyü, nevayla gerdaniye arasındaki dörtlüyü, dügâhla aşiran arasındaki dörtlüyü ve aşiranla yegâh arasındaki tam sesi dinleyerek her çiftin bir telini akort et; ardından her çiftin ikinci telini dalgalanmayı dinleyerek eşle. En sonda uygulamayla kontrol et ve kulağının nerede doğru, nerede yanıldığını not al.
Son olarak birkaç dakika çal ve akordun tutup tutmadığını kontrol et. Kayan bir burgu varsa, onu yeniden itip çevirerek oturt. Bir hafta boyunca her çalışmanın başında bu akordu yap ve her gün akort için ne kadar süre harcadığını yaz; sürenin nasıl kısaldığını izle.
Kilit özet
Udun telleri makam müziğinin perde adlarını taşıyor. İnceden kalına gerdaniye, neva, dügâh, aşiran ve yegâh çiftleri; aralarında çoğunlukla dörtlüler, en alttaki iki çift arasında bir tam ses. Tek bam telinin perdesi ise sabit değil, çalınacak eserle birlikte seçiliyor.
Yazılı perde adı ile duyulan yükseklik arasında ahenk duruyor. Hangi yüksekliğin hedefleneceğine, birlikte çalınacak öğretmen ya da kayıt karar veriyor.
Sağlam bir akort iki basamakta kuruluyor: dışarıdan alınan tek bir referansla dügâhı yerine koymak, geri kalanı kulakla aralıklarından çıkarmak. Çiftin iki teli arasındaki dalgalanma, eşlemenin pusulası; dalgalanma durduğunda iş bitmiş oluyor.
Burgu dönerken yuvasına hafifçe bastırılıyor ve ses hedefe alttan getiriliyor. Yeni tellerin ilk günlerde gevşediği, bam telinin de her eserden önce yeniden sorulması gerektiği unutulmuyor.
Sonraki derse köprü
Akortlu bir ud artık çalınmaya hazır. Ama udun sesi, onu kucağa nasıl yerleştirdiğine ve mızrabı nasıl tuttuğuna da bağlı.
Oturuş ve mızrap, udun sesinin ilk koşulu. Yuvarlak tekne bedene nasıl yaslanır, sapın açısı ve yüksekliği sol ele nasıl bir yer açar, ve mızrap sağ elde nasıl tutulur ki çift tellere eşit ve rahat bir vuruş verebilsin?