Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Ud, sapı kısa, gövdesi derin ve armut biçiminde olan, mızrapla çalınan telli bir çalgı. Dilimlerden kurulan tekne sesin odası; ince kapak ise tellerin titreşimini köprü üzerinden alıp havaya yayan asıl ses kaynağı. Kapaktaki ses deliklerinin üzerinde oyma kafesler, mızrabın vurduğu yerde bir mızraplık bulunuyor.
Udun sapı perdesiz. Bu, makam müziğinin eşit yarım seslere sığmayan ince aralıklarını ve sesler arasında kayarak geçişi mümkün kılıyor; ama doğru perdenin sorumluluğunu tamamen çalan kişinin kulağına ve parmağına bırakıyor.
Geriye kırılmış kafadaki burgular çoğu zaman sürtünmeyle duruyor ve akort kayabiliyor. Tellerin çoğu çift: aynı sese akort edilen iki tele mızrap tek hareketle vuruyor; en kalın tel ise çoğu zaman tek.
Udlar tel düzenleri, boyutları ve akortları açısından farklılık gösteriyor. Bu kurs, Türk makam müziğinde yaygın olan on bir telli düzenle ilerliyor.
Açılış sahnesi
Bir öğrenci ilk udunu almak için bir çalgı yapımcısının atölyesine giriyor. Duvarda yan yana asılı iki ud duruyor. İlk bakışta ikisi de aynı çalgı: armut biçiminde, dilim dilim bir gövde, geriye doğru kırılmış bir kafa, ortasında süslü bir delik bulunan ince bir kapak.
Yakından bakınca farklar belirmeye başlıyor. Biri ötekinden biraz daha büyük. Öğrenci telleri sayıyor: birinde on bir tel, ötekinde on iki. Tellerin çoğu ikişer ikişer, birbirine çok yakın duruyor; ama on bir telli udun en kalın teli tek başına.
Öğrenci parmağını sapın üzerinde gezdiriyor ve bir şey daha fark ediyor: sapta hiçbir perde çizgisi yok. Gitarın sapında sesleri ayıran metal çubuklardan hiçbiri burada bulunmuyor. Sap, baştan sona dümdüz ve pürüzsüz.
Yapımcı gülümsüyor: "İki ud da ud. Ama biri başka bir tel düzeniyle, başka bir gelenek için yapılmış. Ve ikisinde de sesin nerede olduğunu sana hiçbir çizgi söylemeyecek. Onu parmağın ve kulağın bulacak."
Bu derste ne olacak
Önce udun gövdesine bakacağız: dilimlerden oluşan teknenin ve ince kapağın sesi nasıl oluşturduğunu göreceğiz. Sonra kapağın üzerindeki ses deliklerini, köprüyü ve mızrabın vurduğu yeri koruyan parçayı tanıyacağız. Ardından udun en belirgin özelliğine, perdesiz sapa geçeceğiz ve bunun makam müziği için ne anlama geldiğini konuşacağız. Kafayı ve burguları ele alacağız. En sonda da udun çift tellerine ve farklı tel düzenlerine bakıp bu kursun hangi düzenle ilerleyeceğini belirleyeceğiz.
Sıfır noktası
Ud, sapı kısa, gövdesi derin ve armut biçiminde olan, mızrapla çalınan telli bir çalgı. Türk makam müziğinin ve Arap müziğinin temel çalgılarından biri; geniş bir coğrafyada, birbirine yakın ama farklı biçimleriyle çalınıyor.
Bir çalgının yapısını tanımak, onu çalmanın ilk adımı. Ses nereden çıkıyor, tel nereye bağlı, mızrap nereye vuruyor, parmak nereye basıyor: bunları bilmek, hem çalmayı hem de çalgıya bakmayı kolaylaştırıyor. Bu kursun ilerleyen derslerinde akort, oturuş ve mızrap tek tek çalışılacak; bu ders onların zeminini kuruyor.
Bu derste udun parçalarının adları, geleneğin kullandığı Türkçe adlarla veriliyor. Bazı parçaların adı ustadan ustaya ve bölgeden bölgeye değişebiliyor; burada en yaygın olanlar kullanılıyor.
Bu dersin sınavı şu: bir udun önünde durup onun ana parçalarını gösterebiliyor, sesin nasıl oluştuğunu anlatabiliyor, çift tellerle tek teli ayırt edebiliyor ve perdesiz sapın çalan kişiye neyi bıraktığını söyleyebiliyor musun?
Mekanizma
Tekne: sesin odası
Udun gövdesinin arka kısmı, tekne denen derin ve yuvarlak bir kaptır. Tekne, ince ağaç şeritlerinin, dilimlerin, yan yana eğilip birbirine yapıştırılmasıyla kuruluyor. Açılıştaki öğrencinin gördüğü dilim dilim görünüm buradan geliyor.
Teknenin işi, sesi büyütmek. Tel titreştiğinde kapak da titreşiyor ve teknenin içindeki hava bu titreşimle birlikte hareket ediyor. Derin ve yuvarlak tekne, sesin dolgun ve uzun sürmesine katkıda bulunuyor.
Dilimlerin sayısı, genişliği ve ağaç türü udtan uda değişiyor. Tekne çoğu zaman sert ağaçlardan yapılıyor; farklı renklerde dilimlerin sırayla dizilmesi, birçok udun görünümüne karakteristik bir çizgili desen veriyor. Bu seçimler hem çalgının görünüşünü hem de sesinin rengini etkileyebiliyor.
Teknenin biçimi, çalan kişinin bedeniyle de ilişkili. Yuvarlak tekne, çalarken gövdeye yaslanıyor ve oturuşu belirliyor. Bu kursun oturuş dersinde, teknenin bedene nasıl yerleştirileceği ayrıca çalışılacak.
Kapak, kafesler ve köprü
Teknenin üzerini kapatan düz ve ince ağaç levhaya kapak ya da göğüs deniyor. Kapak, udun asıl ses kaynağı: tellerin titreşimi köprü aracılığıyla kapağa geçiyor ve kapak bir hoparlörün zarı gibi titreşerek sesi havaya yayıyor.
Kapak ince ve hafif olmak zorunda, çünkü ancak öyle kolayca titreşebiliyor. Bu yüzden kapak çoğu zaman hafif ve esnek bir ağaçtan yapılıyor ve iç yüzünde onu güçlendiren ince çubuklarla destekleniyor. İnceliği, onu aynı zamanda udun en hassas parçası yapıyor.
Kapağın üzerinde bir ya da birkaç ses deliği bulunuyor. Bu deliklerin üzeri çoğu zaman oyma süslemelerle kaplanıyor ve bu süslemelere kafes deniyor. Açılıştaki öğrencinin gördüğü süslü delik buydu. Kafesler, udun en dikkat çekici süslemeleri; her yapımcının kendine özgü bir kafes deseni olabiliyor.
Tellerin alt ucu, kapağın alt kısmına yapıştırılmış bir tahta parçasına bağlanıyor. Köprü denen bu parça, tellerin titreşimini kapağa aktarıyor. Kapağın ortasında, mızrabın vurduğu bölgede ise çoğu zaman ince bir koruyucu levha bulunuyor: mızraplık. Mızraplık, mızrabın kapağı çizmesini ve zamanla aşındırmasını önlüyor.
Perdesiz sap
Açılıştaki öğrencinin en çok şaşırdığı şey, udun sapında hiçbir perde çizgisi olmamasıydı. Gitar, bağlama ve benzeri birçok telli çalgıda sapın üzerine yerleştirilmiş perdeler, parmağın basacağı yerleri belirliyor. Udda böyle bir yardım yok.
Perdesiz sap, udun en belirgin özelliği ve makam müziğiyle yakından ilişkili. Makam müziğinde kullanılan aralıkların bir kısmı, batı müziğinin eşit yarım seslerine sığmıyor; iki perde arasındaki küçük aralıklar, koma denen daha ince bölünmelerle ifade ediliyor. Perdesiz sap, parmağın bu ince aralıkları istenen yerde bulmasına izin veriyor.
Bu özgürlüğün bir de sorumluluğu var. Perdeli bir çalgıda parmak perdenin herhangi bir yerine bastığında ses doğru çıkıyor; perdesiz sapta ise parmağın tam yeri sesin perdesini belirliyor. Biraz yukarıda ya da aşağıda basan parmak, sesi biraz tiz ya da biraz pes yapıyor. Doğru perde, çalan kişinin kulağına ve parmağının belleğine kalıyor.
Perdesiz sap, bir sesten ötekine kayarak geçmeyi de mümkün kılıyor. Parmak tel üzerinde kayarken ses de kesintisiz biçimde değişiyor. Bu kayışlar, ud çalışında önemli bir ifade aracı.
Bu kursun sol el ve entonasyon dersi, perdesiz sapta doğru yeri bulmayı ayrıca ele alacak. Şimdilik bilinmesi gereken, udun sapının bir haritası olmadığı: haritayı çalan kişi kendi kulağıyla çiziyor.
Kafa ve burgular
Udun sapının ucunda, geriye doğru belirgin bir açıyla kırılmış bir kafa bulunuyor. Açılıştaki öğrencinin fark ettiği bu kırık kafa, udun görünümünün en karakteristik parçalarından biri.
Kafanın iki yanında burgular yer alıyor: tellerin sarıldığı ve döndürülerek gerginliğinin ayarlandığı tahta çiviler. Her tel kendi burgusuna sarılıyor. Burgu döndürüldükçe tel geriliyor ve sesi inceliyor; gevşedikçe sesi kalınlaşıyor.
Birçok udda burgular, dişli bir mekanizmayla değil, sürtünmeyle yerinde duruyor. Burgu yuvasına sıkıca oturduğunda dönmüyor; gevşek oturduğunda ise tel gerginliği onu geri çevirebiliyor. Bu yüzden udun akordu zaman zaman kayabiliyor ve burguların yuvalarına düzgün oturması önemli. Akort dersinde bu konuya ayrıca dönülecek.
Sap ile kafanın birleştiği yerde tellerin üzerinden geçtiği küçük bir parça bulunuyor: eşik. Eşik, tellerin titreşen bölümünün üst sınırını belirliyor ve telleri doğru aralıklarla dizili tutuyor.
Çift teller
Açılıştaki öğrencinin fark ettiği gibi, udun tellerinin çoğu ikişer ikişer, birbirine çok yakın duruyor. Bu çiftlere koro ya da çift tel deniyor. Aynı çiftin iki teli aynı sese akort ediliyor ve mızrap onlara tek bir hareketle birlikte vuruyor.
Çift tellerin bir amacı, sesi güçlendirmek ve zenginleştirmek. İki tel birlikte titreştiğinde ses daha dolgun ve daha uzun sürüyor. İki tel arasındaki çok küçük farklar da sese hafif bir canlılık katıyor.
Çift teller, çalmada da bir incelik gerektiriyor. Mızrap çiftin iki teline eşit biçimde değmeli; yalnızca birine değen bir vuruş, sesi incelttiği gibi çiftin dengesini de bozuyor. Sol elin parmağı da çiftin iki telini birlikte bastırmak zorunda. Mızrap dersinde ve sol el dersinde bu dengeler ayrıca çalışılacak.
Birçok udda en kalın tel tek başına duruyor. Bu tek tele çoğu zaman bam teli deniyor. Kalın ve pes sesli bu tel, çift tellerin sağladığı dolgunluğa kendi kalınlığıyla zaten sahip ve tek başına yeterince güçlü bir ses veriyor.
Tel düzenleri
Açılıştaki iki ud arasındaki fark, tel düzeniydi. Udlar tel sayıları, tellerin nasıl çiftlendiği ve nasıl akort edildiği açısından farklılık gösterebiliyor.
Yaygın düzenlerden birinde beş çift tel ve bir tek bam teli bulunuyor; bu, açılıştaki on bir telli udun düzeni. Bir başka yaygın düzende altı çift tel yer alıyor; bu da on iki telli udun düzeni. Bazı udlarda farklı sayıda tel ya da farklı çiftlemeler de görülebiliyor.
Geleneklere göre de farklar var. Türk udu ve Arap udu, genellikle boyutları, tel uzunlukları ve akort düzenleri açısından birbirinden ayrılıyor; Arap udu çoğu zaman biraz daha büyük ve daha pes akort ediliyor. Açılıştaki yapımcının "başka bir gelenek için yapılmış" dediği fark buydu. Her iki gelenekte de yapımcılar ve çalanlar arasında çeşitlilik bulunuyor.
Bu kurs, Türk makam müziğinde yaygın olan düzenle ilerliyor: beş çift tel ve bir tek bam teli. Akort dersinde bu düzenin tellerinin hangi seslere akort edildiği ayrıca ele alınacak. Başka bir düzende udu olan bir öğrenci, derslerin büyük bölümünü aynı biçimde izleyebilir; akort ve tel sayısıyla ilgili farklar ilgili derslerde belirtiliyor.
Tellerin malzemesi de düzenin bir parçası. İnce teller çoğu zaman naylon benzeri tek bir telden, kalın teller ise bir çekirdeğin üzerine ince bir metal telin sarılmasıyla yapılıyor. Sarılı teller, daha kalın ve pes bir sesi fazla kalınlaşmadan verebiliyor.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Nem ve sıcaklık. Ud, ince ağaç parçalarından yapılmış ve bu ağaçlar nem ve sıcaklık değişimlerine duyarlı. Çok kuru bir ortam kapağın çatlamasına, ani sıcaklık değişimleri yapıştırılmış parçaların gevşemesine yol açabiliyor. Udu sert bir kılıfta saklamak, kaloriferin ya da güneşin hemen yanına bırakmamak ve soğuk bir dış mekândan sıcak bir odaya getirildiğinde kılıfını hemen açmamak, çalgıyı korumanın basit yolları.
Kapağın yaşlanması. Birçok ud çalıcısı, iyi yapılmış bir udun sesinin yıllar içinde ve çalındıkça değişip olgunlaştığından söz ediyor. Bu değişim ağacın ve yapımın özelliklerine bağlı; her udda aynı biçimde gerçekleşmiyor.
Yapımcıyla konuşmak. Bir ud alırken sapın düzlüğü, tellerin kapaktan ve saptan yüksekliği, burguların yuvalarına oturuşu ve kapakta çatlak olup olmadığı kontrol edilmesi gereken yerler. Bu ayarların birçoğu, bir yapımcı tarafından düzeltilebiliyor. İlk ud seçilirken deneyimli bir çalıcının ya da öğretmenin görüşünü almak, sonradan zorlanmayı önlüyor.
Tel değişimi. Teller zamanla eskiyor, sesleri matlaşıyor ve akortları daha zor tutuyor. Tellerin ne sıklıkla değiştirileceği, çalma sıklığına ve tel türüne bağlı. Tel değiştirmeyi bir öğretmenden ya da yapımcıdan öğrenmek, burgu ve köprünün zarar görmesini önlüyor.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış: Bütün udlar aynıdır. Udlar tel sayıları, çiftlenişleri, boyutları ve akort düzenleri açısından farklılık gösterebiliyor. Türk ve Arap udu, genellikle boyut ve akort açısından ayrılıyor.
Yaygın yanlış: Perdesiz sap, udu zor bir çalgı yapan bir eksikliktir. Perdesiz sap, makam müziğinin ince aralıklarını ve sesler arasında kayarak geçişi mümkün kılıyor. Bu bir eksiklik değil, çalgının müziğine uygun bir özellik.
Yaygın yanlış: Çift teller, iki ayrı tel gibi çalınır. Aynı çiftin iki teli aynı sese akort ediliyor ve mızrap onlara tek bir hareketle birlikte vuruyor. Sol elin parmağı da iki teli birlikte bastırıyor.
Yaygın yanlış: Ses, ses deliğinden çıkar. Asıl ses kaynağı, tellerin titreşimini alıp titreşen kapak. Ses delikleri ve tekne bu sesi biçimlendirip büyütüyor.
Yaygın yanlış: Ud sağlam bir çalgıdır, nasıl saklandığı önemli değildir. İnce ağaç parçalarından yapılan ud, nem ve sıcaklık değişimlerine duyarlı. Uygun bir kılıf ve dengeli bir ortam, çalgıyı uzun süre korumanın koşulu.
Uygulama
Bir udun önüne otur; kendi udun yoksa bir öğretmenin, bir arkadaşın ya da bir çalgı dükkânının udu olabilir. Udu dikkatle, kucağında değil bir masanın ya da yumuşak bir yüzeyin üzerinde, kapağı yukarı bakacak biçimde incele.
İlk olarak dersin bölümlerini izleyerek parçaları tek tek bul: tekne ve dilimleri, kapak, kafes, köprü, mızraplık, sap, eşik, kafa ve burgular. Her birini parmağınla göster ve adını yüksek sesle söyle.
Ardından telleri say. Kaç tel var, kaçı çift, kaçı tek? En kalın tel tek mi, çift mi? Udunun tel düzenini bir kâğıda yaz. Bu kursun izlediği beş çift artı bir tek düzeni mi, yoksa başka bir düzen mi?
Sonra sapın üzerinde parmağını gezdir ve perde çizgisi olmadığını hisset. Bir çift teli, mızrapsız, parmağınla hafifçe çek ve sesi dinle. Aynı teli sapın farklı yerlerine hafifçe basarak çekip sesin nasıl değiştiğini duy; parmağının yeri biraz değiştiğinde sesin de değiştiğini fark et.
Son olarak udunun durumunu kontrol et: kapakta çatlak var mı, burgular yuvalarına sıkıca oturuyor mu, teller eski mi? Gördüklerini bir satırla not et ve bir öğretmenle ya da yapımcıyla paylaşmak üzere sakla.
Kilit özet
Ud, sapı kısa, gövdesi derin ve armut biçiminde olan, mızrapla çalınan telli bir çalgı. Dilimlerden kurulan tekne sesin odası; ince kapak ise tellerin titreşimini köprü üzerinden alıp havaya yayan asıl ses kaynağı. Kapaktaki ses deliklerinin üzerinde oyma kafesler, mızrabın vurduğu yerde bir mızraplık bulunuyor.
Udun sapı perdesiz. Bu, makam müziğinin eşit yarım seslere sığmayan ince aralıklarını ve sesler arasında kayarak geçişi mümkün kılıyor; ama doğru perdenin sorumluluğunu tamamen çalan kişinin kulağına ve parmağına bırakıyor.
Geriye kırılmış kafadaki burgular çoğu zaman sürtünmeyle duruyor ve akort kayabiliyor. Tellerin çoğu çift: aynı sese akort edilen iki tele mızrap tek hareketle vuruyor; en kalın tel ise çoğu zaman tek.
Udlar tel düzenleri, boyutları ve akortları açısından farklılık gösteriyor. Bu kurs, Türk makam müziğinde yaygın olan on bir telli düzenle ilerliyor.
Sonraki derse köprü
Udun on bir teli, beş çift ve bir tek tel olarak dizilmiş duruyor. Ama bu tellerin her birinin hangi sese ayarlanacağı, udun çalınabilmesinin ilk koşulu.
Udun akordu nasıl yapılır? Tellerin sesleri makam müziğinin perde adlarıyla nasıl adlandırılır, çift tellerin iki telini aynı sese getirmek neden özenli bir kulak ister, ve sürtünmeyle duran burgular akordu nasıl tutar ya da kaçırır?