Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Davulcu bütün uzuvlarıyla çalıyor; ayakları da pedallarda müziğin bir parçası. Bu yüzden denge ayaklardan gelemez, taburedeki oturuştan, oturma kemiklerinden gelir. Ayaklar ancak böylece serbestçe çalışabiliyor.
Gövde oturma kemiklerinin üstünde dik ama katı değil. Nefesin akmaya devam etmesi gövdenin esnek kalmasına yardım ediyor. Denge, iki ayak havadayken gövdenin yerinde kalmasıyla sınanıyor.
Taburenin yüksekliği dengeyi belirliyor: bacağın ağırlığının kendiliğinden pedala indiği yükseklik, aranan yükseklik. Taburenin uzaklığı ise dizlerin rahat bir açıyla bükülmesini sağlıyor.
Setin çevresindeki parçalara eğilerek değil, gövde kalçadan dönerek ulaşılıyor. Dönme, dengeyi oturma noktasının üstünde tutuyor.
Kollar yerçekimine bırakılmış, omuzlar düşük kalıyor. Bateride gerginlik yayılma eğiliminde; bir uzuvda başlayan gerginliği ötekilere taşınmadan fark etmek gerekiyor.
Açılış sahnesi
Bir öğrenci setini kendine göre kurmuş, her parçaya uzanmadan ulaşıyor. Basit bir ritim çalmaya başlıyor: sağ ayak bas davula basıyor, sol ayak hi-hat'i kapalı tutuyor, eller trampet ile hi-hat arasında gidip geliyor.
Birkaç ölçü sonra bir şey ters gidiyor. Her bas davul vuruşunda gövdesi hafifçe geriye sallanıyor. Dengesini korumak için sol ayağı refleksle hi-hat pedalından kalkıyor ve hi-hat bir anda açılıp cızırdıyor. Öğrenci ayağını yeniden pedala koyuyor, ama birkaç vuruş sonra aynı şey tekrarlanıyor.
Hocası onu durduruyor ve bir soru soruyor: "Şu an dengeni neyle tutuyorsun?" Öğrenci düşünüyor ve fark ediyor: ayaklarıyla. Ayaklarından biri bas davula vurmak için kalktığında, öteki dengeyi tutmak için pedaldan ayrılıyor.
Oysa bir davulcunun ayakları çalmakla meşgul. Dengenin başka bir yerden gelmesi gerekiyordu.
Bu derste ne olacak
Önce davulcunun duruşunu öteki çalgılardan ayıran temel durumu göreceğiz: dört uzvun aynı anda çalıştığı bir bedende denge ayaklardan gelemez. Sonra dengenin taburede, oturmanın kendisinde nasıl kurulduğunu konuşacağız. Ardından taburenin yüksekliğinin ve uzaklığının bu dengeyi nasıl belirlediğine bakacağız. Setin çevresine uzanırken gövdenin eğilmek yerine nasıl döndüğünü ele alacağız. En sonda omuzları, kolları ve bir uzuvdaki gerginliğin ötekilere nasıl yayıldığını göreceğiz.
Sıfır noktası
Ergonomi, bir çalgıyı bedenin zarar görmeden, gereksiz yorulmadan ve en rahat hareketle çalabileceği biçimde düzenlemek. Bir önceki derste setin parçalarını bedene göre dizdik; bu ders, o setin önündeki bedenin kendisiyle ilgili.
Bateride ergonomiyi öteki çalgılardan ayıran bir durum var. Bir piyanist ayaklarını çoğu zaman yere koyup dengesini oradan alabiliyor; bir gitarcı ya da basçı ayakta ya da oturarak, ayaklarıyla dengesini koruyarak çalıyor. Bir davulcunun ise ayakları pedallarda duruyor ve çalmakla meşgul; elleriyle birlikte bütün uzuvları müziğin içinde.
Bu, davulcunun dengesinin ayaklara dayanamayacağı anlamına geliyor. Denge başka bir yerden, taburenin üzerindeki oturuştan geliyor.
Bu dersin sınavı şu: bas davula art arda basarken gövden yerinde kalıyor mu, ve sol ayağın dengeni korumak için hi-hat'ten kalkmadan orada durabiliyor mu?
Mekanizma
Denge oturmada kurulur
Açılıştaki öğrencinin yaşadığı şey, dengenin ayaklara yaslandığı bir duruşun doğal sonucu. Bir ayak vurmak için kalktığında öteki dengeyi tek başına taşımak zorunda kalıyor; o da kalktığında gövde bir an desteksiz kalıyor ve sallanıyor.
Davulcunun dengesi taburenin üzerinde, oturma kemiklerinde kuruluyor. Gövdenin ağırlığı bu iki noktaya oturduğunda, beden ayaklara ihtiyaç duymadan dengede kalabiliyor. Ayaklar bu dengeyi taşımakla meşgul olmadığı için pedallarda serbestçe çalışabiliyor; biri vururken öteki kalkmak zorunda kalmıyor.
Bu dengeyi sınamanın basit bir yolu var: taburede otururken iki ayağı birden yerden birkaç parmak kaldırmak. Gövde yerinde kalıyor ve sallanmıyorsa, denge oturmada. Gövde geriye ya da öne düşüyorsa, denge hâlâ ayaklara yaslanıyor ve taburedeki konum ya da gövdenin duruşu değişmeli.
Gövde dik ama katı değil
Oturmada kurulan denge, gövdenin nasıl durduğuna bağlı. Öne çökmüş bir gövde ağırlığı öne kaydırıyor ve ayakları tekrar dengeye çağırıyor. Geriye yaslanmış bir gövde ise her bas davul vuruşunda geriye doğru itiliyor.
İşleyen duruş, gövdenin oturma kemiklerinin üstünde dik ama kilitlenmeden durması. Dik bir gövde ağırlığı tam denge noktasının üstüne yerleştiriyor. Ama katılaşmış bir gövde, uzuvların hareketini emecek esnekliği kaybediyor ve her vuruşu bir sarsıntıya çeviriyor. Gövde, uzuvlar hareket ederken hafifçe kendini ayarlayabilecek kadar serbest kalmalı.
Nefes de bu serbestliğin bir parçası. Zor bir geçişte ya da hızlı bir bölümde nefesi tutmak, gövdeyi bir anda katılaştırıyor. Çalarken nefesin akmaya devam etmesi, gövdenin dik ama esnek kalmasına yardım ediyor.
Taburenin yüksekliği dengeyi belirler
Oturmada kurulan dengenin en büyük belirleyicisi taburenin yüksekliği. Çok alçak bir tabure dizleri kalçanın üstüne çıkarıyor; bu konumda uyluklar yukarı eğiliyor, ağırlık geriye kayıyor ve ayakların pedala basması güçleşiyor, çünkü bacağın ağırlığı pedala doğru değil gövdeye doğru düşüyor.
Çok yüksek bir tabure ise tersini yapıyor: uyluklar aşağı doğru dikleşiyor, gövde öne kayıyor ve denge yeniden ayaklara biniyor. Ayaklar bu kez pedalı bastırırken aynı zamanda gövdeyi de taşımaya çalışıyor.
Çoğu davulcu için dengeli bir yükseklik, kalçanın dizden biraz yukarıda durduğu, uyluğun hafifçe aşağı doğru eğildiği bir konum. Bu konumda bacağın ağırlığı doğal olarak pedala doğru iniyor ve ayak pedala bastırmak için fazladan güç harcamıyor. Ama bu bir sayı değil, bir denge noktası: bedenden bedene değişiyor ve iki ayak havadayken gövdenin yerinde kalmasıyla sınanıyor.
Taburenin uzaklığı ve dizler
Taburenin setten ne kadar uzakta durduğu da dengeyi etkiliyor. Sete çok yakın oturmak dizleri keskin bir açıyla bükmeye zorluyor; ayaklar pedallara gövdenin hemen altından ulaşıyor ve bacakların hareket alanı daralıyor. Çok uzak oturmak ise ayakları pedallara uzanmaya zorluyor ve gövdeyi yeniden öne eğiyor.
Dengeli bir uzaklıkta dizler rahat, geniş bir açıyla bükülüyor ve ayaklar pedallara gövdenin biraz önünden ulaşıyor. Bacaklar bu konumda pedalları çalıştırmak için gereken hareketi, gövdenin dengesini bozmadan yapabiliyor. Bir önceki derste kurulan setin yerleşimi bu uzaklıkla birlikte düşünüldüğünde, ayakların ve ellerin erişimi aynı merkezden kuruluyor.
Uzanma değil, dönme
Bir önceki derste setin parçaları erişim alanına göre dizilmişti. Ama tomlara ya da zillere gidildiğinde beden yine de hareket ediyor. Bu hareketin nasıl yapıldığı ergonominin önemli bir parçası.
Yanlış hareket gövdeyi eğmek: yer tomuna ya da bir zile doğru öne ya da yana eğilmek. Eğilme dengeyi oturma noktasından kaydırıyor ve ayakları yeniden dengeye çağırıyor. Doğru hareket gövdeyi kalçadan döndürmek: gövde dik kalarak sağa ya da sola dönüyor, kollar da bu dönüşle birlikte yeni hedefe varıyor.
Dönme, dengeyi oturma noktasının üstünde tutuyor. Gövde eksenini değiştirmeden yalnızca yönünü değiştiriyor ve ayaklar pedallarda çalışmaya devam edebiliyor. Setin çevresinde dolaşan bir geçiş, bir dizi eğilme değil, bir dizi dönüş olarak yapıldığında hem daha dengeli hem daha az yorucu oluyor.
Omuzlar, kollar ve yayılan gerginlik
Kollar, omuzlardan aşağı doğru, yerçekimine bırakılmış gibi sarkmalı. Dirsekler gövdeden fazla uzaklaşmadan, doğal bir açıyla duruyor. Omuzlar ise düşük ve serbest kalıyor. Kalkan bir omuz, çoğu zaman ya bir parçanın fazla yüksek ya da uzakta olduğunu ya da o koldaki gereksiz bir gerginliği gösteriyor.
Bateride gerginliğin kendine özgü bir yanı var: yayılıyor. Dört uzuv aynı anda çalıştığı için, birindeki gerginlik ötekilere taşınma eğiliminde. Zor bir bas davul kalıbına odaklanan bir öğrencinin omuzları kalkıyor, elleri sıkılaşıyor; zorlanan sağ el sol eli de germeye başlıyor. Gerginlik bir uzuvda başlıyor ama bütün bedeni ele geçirebiliyor.
Bu yayılmayı fark etmenin yolu, zor bir yeri çalarken dikkati bir an diğer uzuvlara vermek. Bas davul çalışılırken ellerin, eller çalışılırken omuzların ve çenenin gevşek kalıp kalmadığına bakmak, gerginliği başladığı yerde tutmayı sağlıyor. Gerginlik bir uzuvda kaldığında o uzuv çalışılabiliyor; bütün bedene yayıldığında ise çalma bir mücadeleye dönüşüyor.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Taburenin kendisi de dengeyi etkiler. Sert ve düz bir oturak oturma kemiklerine net bir dayanak veriyor; çok yumuşak ya da yuvarlak bir oturak ise gövdenin ağırlığını dağıtıp dengeyi belirsizleştirebiliyor. Taburenin yüksekliği kadar oturağın biçimi de oturmada kurulan dengeyi etkiliyor.
Ayak pozisyonu dengeyle birlikte değişir. Bazı davulcular bas davul pedalına topukları yere değerek, bazıları topukları havada basıyor. Topuğu havada basmak daha fazla güç ve hız verebiliyor, ama dengenin oturmada iyi kurulmuş olmasını gerektiriyor; aksi hâlde kalkık topuk dengeyi bozuyor. Başlangıçta oturmadaki dengeyi sağlamlaştırmak, bu seçimlerin ikisini de mümkün kılıyor.
Uzun çalışmalarda kısa aralar. Dört uzvun aynı anda çalıştığı bir çalgıda yorgunluk bir yere değil, bütün bedene birikiyor. Uzun bir çalışmayı kısa aralarla bölmek, kalkıp birkaç adım atmak ve omuzları serbest bırakmak, gerginliğin birikmeden dağılmasını sağlıyor.
Ağrı bir uyarıdır. Çalarken ya da sonrasında beliren ve geçmeyen bir ağrı, bir şeyin zorladığının işareti. Böyle bir ağrıyı çalışmaya devam ederek aşmaya çalışmak yerine durmak, kurulumu ve duruşu gözden geçirmek, ağrı sürüyorsa bir sağlık uzmanına danışmak gerekiyor.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış: Davulcu dengesini ayaklarıyla korur. Davulcunun ayakları pedallarda çalışıyor. Denge ayaklardan değil, taburedeki oturuştan geliyor; ayaklar ancak böylece serbestçe çalışabiliyor.
Yaygın yanlış: Tabure ne kadar alçaksa o kadar sağlam. Çok alçak bir tabure ağırlığı geriye kaydırıyor ve pedala basmayı güçleştiriyor. Dengeli yükseklikte uyluk pedala doğru hafifçe iner ve ayak fazladan güç harcamaz.
Yaygın yanlış: Uzak bir parçaya gövde eğilerek ulaşılır. Eğilme dengeyi oturma noktasından kaydırıyor. Gövde kalçadan dönerek, dik kalarak yeni hedefe yöneliyor.
Yaygın yanlış: Dik oturmak katı oturmaktır. Katılaşmış bir gövde uzuvların hareketini emecek esnekliği kaybediyor. İşleyen duruş dik ama kilitlenmemiş; gövde uzuvlar hareket ederken hafifçe ayarlanabiliyor.
Yaygın yanlış: Gerginlik yalnızca zorlanan uzuvda kalır. Bateride gerginlik yayılma eğiliminde; bir uzuvda başlayan gerginlik ötekilere taşınıyor. Zor bir yeri çalışırken öteki uzuvların gevşek kalıp kalmadığına bakmak gerekiyor.
Uygulama
Setine otur ve önce dengeni sına. Ellerini dizlerine koy ve iki ayağını birden yerden birkaç parmak kaldır. Gövden yerinde kalıyor mu, yoksa geriye ya da öne mi düşüyor? Düşüyorsa taburenin yüksekliğini ya da oturuşunu değiştir ve sınamayı yeniden yap, ta ki gövden ayaklar havadayken yerinde kalana kadar.
İkinci adımda taburenin yüksekliğine bak. Kalçan dizlerinden biraz yukarıda mı, uyluğun hafifçe aşağı eğiliyor mu? Tabureyi önce biraz alçaltıp sonra biraz yükselterek dene ve her birinde bas davula birkaç kez bas; hangisinde bacağın ağırlığının pedala en doğal biçimde indiğini not et.
Üçüncü adımda açılıştaki ritmi çal: sağ ayak bas davulda, sol ayak hi-hat'i kapalı tutarak, eller trampet ile hi-hat arasında. Çalarken gövdenin geriye sallanıp sallanmadığına ve sol ayağının pedaldan kalkıp kalkmadığına dikkat et. Sallanma sürüyorsa ilk adıma dön.
Dördüncü adımda dönmeyi çalış. Trampetten yer tomuna, oradan zile ve geri trampete giden yavaş bir geçiş çal. Her yöne gövdeni eğmeden, kalçandan dönerek yönel ve ayaklarının pedallarda kalmasına dikkat et.
Son olarak gerginliğin yayılmasını gözle. Bas davul için sana zor gelen bir kalıbı yavaşça çalışırken dikkatini bir an omuzlarına, ellerine ve çenene ver. Bir yerde gerginlik biriktiyse orayı bilinçli olarak gevşet ve kalıbı sürdür. Çalışmanın sonunda gerginliğin nerede biriktiğini bir cümleyle not et.
Kilit özet
Davulcu bütün uzuvlarıyla çalıyor; ayakları da pedallarda müziğin bir parçası. Bu yüzden denge ayaklardan gelemez, taburedeki oturuştan, oturma kemiklerinden gelir. Ayaklar ancak böylece serbestçe çalışabiliyor.
Gövde oturma kemiklerinin üstünde dik ama katı değil. Nefesin akmaya devam etmesi gövdenin esnek kalmasına yardım ediyor. Denge, iki ayak havadayken gövdenin yerinde kalmasıyla sınanıyor.
Taburenin yüksekliği dengeyi belirliyor: bacağın ağırlığının kendiliğinden pedala indiği yükseklik, aranan yükseklik. Taburenin uzaklığı ise dizlerin rahat bir açıyla bükülmesini sağlıyor.
Setin çevresindeki parçalara eğilerek değil, gövde kalçadan dönerek ulaşılıyor. Dönme, dengeyi oturma noktasının üstünde tutuyor.
Kollar yerçekimine bırakılmış, omuzlar düşük kalıyor. Bateride gerginlik yayılma eğiliminde; bir uzuvda başlayan gerginliği ötekilere taşınmadan fark etmek gerekiyor.
Sonraki derse köprü
Beden artık dengede ve setin önünde serbestçe hareket edebiliyor. Ama davulcunun sese dokunduğu yer, elindeki bagetler.
Baget tutuşu, bu temas noktasını soruyor. Bagetin neresinden ve ne kadar sıkıca tutulduğu, elin hangi parmaklarının ne iş yaptığı, ve iki elin bagetleri aynı biçimde mi yoksa farklı biçimlerde mi tuttuğu, çıkan sesi ve elin ne kadar çabuk yorulacağını nasıl belirliyor?