İçeriğe geç

DJ-101 · Modül 1 · L1 Başlangıç

DJ kültürü ve etik

2.058 kelime · 18 örnek · yaklaşık 9 dakika okuma · seslendirme 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

DJ'lik parça çalmak değil, bir odadaki insanların zamanını müzik yoluyla yönetmek. İş üç bileşene ayrılıyor: seçmek, sıralamak ve geçirmek — ve üçü de o an odada ne olduğuna bağlı.

Bir parça set içinde kendinden öncekine göre duyuluyor. Bu yüzden set, parçaların toplamı değil aralarındaki ilişkilerin toplamı, ve bir set bir yere gitmelidir.

Odayı okumak sezgi değil gözlem: dans eden sayısının yönü, insanların nerede durduğu, bir parça girdiğinde ilk on saniyede olan şey. Yeni başlayanın hatası kafasını ekipmandan kaldırmamak; çözümü, tekniği dikkat gerektirmeyecek kadar öğrenmek.

Kültürün iki mirası keşif ve aktarma. Çaldığın müzik senin değil — bu cümle üç etik konunun dayanağı: ne çaldığını bilip söylemek, kendi düzenlemeni kendi üretimin gibi sunmamak, ve önceden hazırlanmış bir seti olduğu gibi beyan etmek.

Bu kurs tekniği öğretiyor, zevki öğretmiyor. Verdiği asıl şey, tekniği düşünmeden yapabilmek — çünkü ancak o zaman dikkat odaya ayrılabiliyor.

Açılış sahnesi

Aynı mekân, iki ayrı gece, iki ayrı DJ.

İkisi de aynı türde müzik çalıyor. Hatta parçaların çoğu ortak; ikisinin de listesinde aynı on beş şarkı var.

Birinci gecede oda dolu kalıyor. İnsanlar kalıyor, saat geç oluyor, kimse çıkmak istemiyor.

İkinci gecede oda yavaş yavaş boşalıyor. Kötü bir şey olmuyor. Yalnız enerji bir yere varmıyor ve insanlar teker teker gidiyor.

Aynı parçalar. Aynı mekân. Aynı ses sistemi.

Fark nerede?

Sırada. Ve zamanlamada.

Bu iki kelime DJ'liğin tamamı. Parçaları bulmak işin başlangıcı; hangisinin hangisinden sonra ve tam olarak ne zaman geleceğine karar vermek işin kendisi.

Ve buradan çok net bir sonuç çıkıyor: DJ'lik bir çalma listesi çalmak değil. Çalma listesi sırayı önceden sabitliyor. DJ ise sırayı o an, odaya bakarak kuruyor.

Bu derste ne olacak

Önce bir DJ'nin işini tek cümleyle tanımlayacağız ve üç bileşenine ayıracağız. Sonra odayı okumanın ne demek olduğunu göreceğiz — sanıldığı gibi sezgi değil, gözlem. Ardından bu işin nereden geldiğine bakacağız, çünkü kültürel kökü bilmek etik tarafını anlaşılır kılıyor. Sonra üç somut etik konuyu ele alacağız. En sonda bu kursun neyi öğretip neyi öğretmediğini netleştireceğiz.

Sıfır noktası

Bir DJ'nin işi tek cümleyle şu: bir odadaki insanların zamanını müzik yoluyla yönetmek.

"Zaman" kelimesi kilit. Bir konserde izleyici bir şeyi dinlemeye gelir; bir DJ setinde ise insanlar bir SÜRE geçirmeye gelir. O sürenin nasıl aktığından DJ sorumlu.

İş üç bileşene ayrılıyor.

Birincisi seçmek. Hangi parçaların çalınabileceğine karar vermek. Bu, gece başlamadan önce yapılan iş.

İkincisi sıralamak. Hangisinin hangisinden sonra geleceğine karar vermek. Bu, gece sırasında yapılan iş ve önceden tam olarak planlanamıyor.

Üçüncüsü geçirmek. Bir parçadan öbürüne nasıl geçileceğine karar vermek ve o geçişi teknik olarak yapmak. Kursun büyük kısmı bunun üzerine kurulu.

Üçünün ortak bir şeye bağlı olduğunu fark et: o an odada ne olduğuna.

Ve bu, DJ'liği bir çalma listesinden ayıran tek şey.

Mekanizma

Sıra neden bu kadar belirleyici

Açılış sahnesindeki iki gecenin farkını açalım.

Bir parça tek başına bir izlenim taşıyor. Ama bir setin içinde, kendinden önceki parçaya GÖRE duyuluyor.

Yavaş bir parçadan sonra gelen orta hızlı bir parça hızlı hissettiriyor. Hızlı bir parçadan sonra gelen aynı parça yavaş hissettiriyor.

Aynı ses, iki farklı algı. Değişen tek şey öncesi.

Bu yüzden bir set, parçaların toplamı değil. Aralarındaki ilişkilerin toplamı.

İkinci gecedeki DJ muhtemelen iyi parçalar çaldı. Ama her parça kendinden öncekiyle bir şey kurmadı ve gece bir yere gitmedi.

Bir set bir yere gitmelidir. Nereye gittiği türe ve geceye göre değişiyor ama gitmesi gerekiyor.

Odayı okumak

"Odayı okumak" DJ'likte en çok söylenen ve en az açıklanan şey. Sanki doğuştan gelen bir sezgiymiş gibi anlatılıyor.

Değil. Gözlem.

Bakılacak şeyler somut.

Kaç kişi dans ediyor ve bu sayı artıyor mu azalıyor mu? Sayının kendisi değil, yönü konuşuyor.

İnsanlar nerede duruyor? Sahneye yakın mı, kenarlarda mı, dışarıda mı?

Bir parça girdiğinde ne oluyor? İlk on saniyede başlar yukarı kalkıyor mu, yoksa konuşmaya mı dönülüyor?

Kim geldi, kim gitti? Gecenin hangi saatinde hangi grup içeri girdi?

Bunların hepsi bakınca görülebiliyor. Zorluk görmekte değil, aynı anda hem çalıp hem bakmakta. Ve bu, çalışılabilen bir beceri.

Yeni başlayanların en yaygın hatası, kafasını ekipmandan hiç kaldırmamak. Teknik iş dikkati yutuyor ve DJ, kendi çaldığı odayı hiç görmüyor.

Bunun pratik çözümü şu: teknik tarafı, dikkat gerektirmeyecek kadar öğrenmek. Kursun geri kalanı biraz da bunun için var — beatmatching'i düşünmeden yapabilen kişi, odaya bakabiliyor.

Kültürel kök

DJ'lik bir yerden geliyor ve o yeri bilmek, işin etik tarafını anlaşılır kılıyor.

Bu iş, dans müziğinin ve kulüp kültürünün içinde doğdu. Belirli topluluklar, belirli mekânlar, belirli ihtiyaçlar. Plakları arayan, bulan, tanıtan ve bir araya getiren kişiler tarafından kuruldu.

Bunun bugüne kalan iki mirası var.

Birincisi keşif. Bir DJ'nin işinin bir bölümü, henüz duyulmamış müziği bulup çalmak. Bu, kültürün merkezinde duran bir değer ve yalnız tanınmış parçaları çalan bir DJ o mirasın dışında kalıyor.

İkincisi aktarma. Çaldığın müzik senin değil. Onu birileri yaptı ve sen taşıyorsun.

Bu ikinci cümle, etik tarafın tamamının dayanağı.

Üç somut etik konu

Birincisi: ne çaldığını bilmek ve söylemek.

Bir parçayı kimin yaptığını bilmiyorsan, çalarken bir şeyi eksik yapıyorsun. Ve biri sorduğunda söylemek, bir nezaket değil işin parçası. Set bittikten sonra çalınan parçaların listesini paylaşmak bu yüzden yerleşmiş bir alışkanlık.

Bu, keşif değerinin doğrudan sonucu: bir parçayı tanıttığın kişi onu bulabilmeli.

İkincisi: başkasının işini kendininmiş gibi sunmamak.

Bir parçayı kendi düzenlemenle çalmak meşru ve yaygın. Kendi kestiğin, uzattığın, katman eklediğin bir sürüm çalabiliyorsun.

Sınır şurada: o sürümü kendi ÜRETİMİN gibi sunmak. "Benim parçam" ile "benim düzenlemem" arasındaki fark küçük görünüyor ve değil.

Üçüncüsü: önceden hazırlanmış set konusu.

Bir DJ setini önceden hazırlayabiliyor: sırayı belirleyip, geçişleri önceden çalışıp, hatta tamamını önceden kaydedip çalabiliyor.

Konu tartışmalı ve burada bir taraf tutulmayacak.

Söyleyeceği şey şu: mesele teknik değil, BEYAN. Önceden hazırlanmış bir seti canlı yapılıyormuş gibi sunmak, dinleyiciye yanlış bir şey söylemek oluyor. Aynı seti olduğu gibi sunmakta hiçbir sorun yok.

Ölçüt şu soru: dinleyici o an ne yaptığını bilse rahatsız olur muydu? Olmazsa mesele yok. Olursa, orada gizlenen bir şey var demektir.

Bu kurs neyi öğretiyor

Kapanışta beklentiyi netleştirelim.

Bu kurs teknik tarafı öğretiyor: ekipmanı, geçişi, tempoyu, ses düzenini. Bunlar öğrenilebilir ve öğretilebilir şeyler.

Zevk öğretmiyor. Hangi parçanın iyi olduğu, hangi geceye ne yakıştığı, bir odanın neye ihtiyacı olduğu — bunlar dinleyerek, gözleyerek ve çok sayıda gece geçirerek gelişiyor.

Bu kursun sana verebileceği en önemli şey şu: tekniği düşünmeden yapabilmen. O noktaya geldiğinde dikkatin serbest kalıyor ve asıl işi — odayı okumayı — yapabiliyorsun.

Teknik, işin kendisi değil. İşin kendisini yapabilmenin önkoşulu.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Dört nokta.

Birincisi: bir gecenin saati, tür kadar belirleyici. Aynı parça gecenin başında, ortasında ve sonunda farklı işler görüyor. Erken saatte alan açan bir parça, geç saatte enerjiyi düşürüyor. Bu yüzden "bu parça iyi mi" sorusu tek başına eksik; "bu parça şu saatte iyi mi" sorusu bilgi veriyor.

İkincisi: senden önce ve senden sonra çalan kişi de hesaba katılıyor. Bir gecede birden çok DJ varsa, sen bir bütünün parçasısın. Kendinden önceki kişinin bıraktığı yerden almak ve kendinden sonrakine devredilebilir bir yerde bırakmak, bu işin yazılı olmayan kurallarından biri. Kendi setini parlatmak için odayı yakıp sonrakine boş bir alan bırakmak, teknik olarak mümkün ve mesleki olarak kötü karşılanıyor.

Üçüncüsü: hazırlık ile plan aynı şey değil. İyi bir DJ çok hazırlanıyor: parçaları biliyor, hangi parçanın hangisiyle iyi gittiğini denemiş, olası yolları kafasında kurmuş. Ama sırayı kilitlemiyor. Hazırlık seçenek üretiyor, plan seçenekleri kapatıyor.

Dördüncüsü: mekânın ses sistemi setin bir parçası. Aynı parça küçük bir odada ve büyük bir salonda farklı duyuluyor; alt frekanslar özellikle değişiyor. Deneyimli DJ'ler mekâna göre seçim değiştiriyor ve bu, kulakla öğrenilen bir bilgi. Kurs bunu anlatabiliyor ama yerine geçemiyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış: DJ'lik iyi parçalar çalmaktır. İyi parçalar gereklidir ama yetmiyor. Bir parça set içinde kendinden öncekine göre duyuluyor; set, parçaların değil aralarındaki ilişkilerin toplamı.

Yaygın yanlış: Odayı okumak doğuştan gelen bir sezgidir. Gözlem. Dans eden sayısının yönü, insanların nerede durduğu, bir parça girdiğinde ilk on saniyede olan şey — hepsi bakınca görülüyor ve çalışılabiliyor.

Yaygın yanlış: Önceden hazırlanmış set çalmak sahtekârlıktır. Mesele teknik değil beyan. Önceden kurulmuş bir seti olduğu gibi sunmakta sorun yok; sorun onu canlı yapılıyormuş gibi göstermekte.

Yaygın yanlış: Kendi düzenlemem, kendi parçam sayılır. Bir parçayı kesip uzatmak meşru ve yaygın ama ortaya çıkan şey senin üretimin değil, senin düzenlemen. İkisini aynı biçimde sunmak yanlış bilgi vermek oluyor.

Yaygın yanlış: Teknik iyi olunca gerisi gelir. Teknik, asıl işin önkoşulu ama kendisi değil. Tekniği düşünmeden yapabilmek dikkati serbest bırakıyor; o dikkatle ne yapacağın ayrı bir iş.

Uygulama

Bu çalışma bir gece ve bir de masa başı oturum istiyor.

Önce dinleyici olarak git. Bir mekâna ya da bir yayına, çalmadan, yalnız izlemeye git. Elinde telefon, kısa notlar al.

Her on beş dakikada bir dört şeyi yaz: kaç kişi dans ediyor, bu sayı hangi yöne gidiyor, insanlar nerede duruyor, ve son parça girdiğinde ilk on saniyede ne oldu.

Bir buçuk saat sonra elinde altı ölçüm olacak. Bu, odayı okumanın en basit hâli ve çoğu kişinin hiç yapmadığı şey.

Sonra masa başına geç. Notlarına bak ve gecenin nereye gittiğini bir cümleyle yaz. Bir yere gitti mi, yoksa aynı yerde mi kaldı?

Ardından bir sıra denemesi yap. Sevdiğin beş parçayı seç ve iki farklı sıraya diz. Aynı beş parça, iki farklı yol. Her sıralamayı baştan sona dinle ve hangisinin bir yere gittiğini not et.

Son olarak etik tarafı için tek bir alışkanlık başlat: dinlediğin ve beğendiğin her parçanın kim tarafından yapıldığını bul ve bir listeye yaz. Bu liste zamanla senin kütüphanenin çekirdeği olacak ve beşinci modülde ona döneceğiz.

Kilit özet

DJ'lik parça çalmak değil, bir odadaki insanların zamanını müzik yoluyla yönetmek. İş üç bileşene ayrılıyor: seçmek, sıralamak ve geçirmek — ve üçü de o an odada ne olduğuna bağlı.

Bir parça set içinde kendinden öncekine göre duyuluyor. Bu yüzden set, parçaların toplamı değil aralarındaki ilişkilerin toplamı, ve bir set bir yere gitmelidir.

Odayı okumak sezgi değil gözlem: dans eden sayısının yönü, insanların nerede durduğu, bir parça girdiğinde ilk on saniyede olan şey. Yeni başlayanın hatası kafasını ekipmandan kaldırmamak; çözümü, tekniği dikkat gerektirmeyecek kadar öğrenmek.

Kültürün iki mirası keşif ve aktarma. Çaldığın müzik senin değil — bu cümle üç etik konunun dayanağı: ne çaldığını bilip söylemek, kendi düzenlemeni kendi üretimin gibi sunmamak, ve önceden hazırlanmış bir seti olduğu gibi beyan etmek.

Bu kurs tekniği öğretiyor, zevki öğretmiyor. Verdiği asıl şey, tekniği düşünmeden yapabilmek — çünkü ancak o zaman dikkat odaya ayrılabiliyor.

Sonraki derse köprü

İşin ne olduğunu kurduk. Şimdi onu yapan aletlere geçiyoruz.

Bir sonraki modülde üç ekipman ailesini tanıyacağız: controller, CDJ ve turntable. Üçü de aynı işi yapıyor ama üçünde de eller farklı çalışıyor ve öğrenme eğrisi farklı.

Orada çok sorulan soruyu da cevaplayacağız: hangisiyle başlamalı? Cevap sandığından basit ve ekipmanın fiyatıyla ilgisi yok.

Bugün başlattığın parça listesini büyütmeye devam et. O liste, bu kursun her modülünde işine yarayacak.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılış sahnesi iki gece olarak yan yana kurgulanmalı ve aynı parça listesi iki tarafta da görünmeli. Fark yalnız sırada olmalı; bunu görsel olarak vurgulamak için parçalar numaralanıp iki tarafta farklı sırayla dizilmeli. Odanın doluluğu zaman içinde değişen bir nokta yoğunluğuyla gösterilmeli.

"Öncesine göre duyulmak" ilkesi sesli gösterilmeli: aynı parça iki kez çalınmalı, bir kez yavaş bir parçanın ardından, bir kez hızlı bir parçanın ardından. İzleyicinin aynı sesi farklı duyması bu bölümün tamamı ve anlatıyla açıklanmamalı.

Odayı okuma bölümünde dört gözlem noktası bir mekân planı üzerinde işaretlenmeli: dans alanı, kenarlar, bar, çıkış. Sayının yönü bir okla gösterilmeli — sayı değil ok konuşmalı. Hiçbir gerçek mekân, kulüp adı ya da tanınabilir iç mekân kullanılmaz.

Etik bölümü sakin bir tonda ve yargısız seslendirilmeli. Önceden hazırlanmış set konusunda ekranda iki durum yan yana durmalı: aynı set, biri olduğu gibi beyan edilmiş, öbürü canlı gibi sunulmuş. Fark yalnız beyanda olduğu için görsel de yalnız o farkı göstermeli.

Kapanışta kursun vaadi ve sınırı ekranda yazılı olarak durmalı: teknik öğretilir, zevk öğretilmez. Hiçbir karede ekipman markası, yazılım arayüzü, plak kapağı ya da telifli parça kullanılmaz; ekipman şematik çizimlerle temsil edilir.

Bu ders hangi kursun parçası

DJ-101 — Sıfırdan DJ'lik kursunun 10 modülünden 1. modülü. Kurs bugün müfredatta ve kayda kapalıdır; bu metnin okunabilir olması kursun üretiminin tamamlandığı anlamına gelmez.