M03-D02
Plan, kesit ve görünüş
Kendi odasının planını, bir kesitini ve bir görünüşünü aynı ölçekte çizer.
Mimarlık Akademisi — M03, Mimari çizim dili · 2.368 kelime · 8 mimari durum · 2 yapı örneği · ≈ 11 dk okuma · 16 dk dinleme
- Yapım Tasarımı Akademisi’nde: M06-D03 Plan, kesit ve görünüş
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Plan, kesit ve görünüş, bir yapıyı perspektifsiz, gerçek oranlarıyla anlatan ortografik çizimlerdir. Çizimden ölçü alınabildiği için bir yapı onları hiç görmemiş biri tarafından inşa edilebilir.
Plan yatay bir kesittir ve mekânların ilişkisini, duvarları, açıklıkları ve dolaşımı gösterir; yükseklikleri göstermez. Kesme düzleminin üstünde kalanlar kesik çizgiyle gösterilir.
Kesit düşey bir dilimdir ve yükseklikleri, katların bağlanışını gösterir; nereden alınacağı bir karardır ve yapının en çok şey anlattığı yerden geçmelidir. Görünüş bir yüzeyi kesmeden anlatır: dışarıda cepheyi, içeride bir duvarı.
Üç çizim aynı yapının üç yüzüdür ve birbirini tutmak zorundadır. Bir çizimde fark edilen bir sorun, ötekileri de değiştirir; deneyimli mimarlar üç çizimi birlikte, birbirinden sorarak geliştirir.
Açılış sahnesi
Nesrin bir akşam Ilgın'ın gönderdiği çizimleri bilgisayarında açıyor. İlk sayfa bir plan: odalar, kapılar, pencereler, kuş bakışı. Nesrin annesinin odasını buluyor, yatağın yerini, banyonun kapısını. Sonra bir şey arıyor ve bulamıyor. "Annemin penceresi nerede alçak?" diye yazıyor Ilgın'a. "Bu planda bütün pencereler aynı görünüyor."
Ilgın cevap olarak iki sayfa daha gönderiyor. Birincisi odanın içinden, pencerenin ortasından geçen bir dilim: zemin, tavan, pencerenin denizliği yerden kırk beş santimetrede, camın ardında bir korkuluk. İkincisi pencerenin bulunduğu duvarın düz bir görünüşü: pencerenin genişliği, yüksekliği, alt camı, tutunma barı. Nesrin üç sayfa arasında gidip geliyor ve sonunda anlıyor. Plan pencerenin nerede olduğunu söylüyor, kesit ne kadar alçak olduğunu, görünüş neye benzediğini.
Ertesi sabah Ilgın, Emre'yle bu üç çizimi masaya koyuyor ve üçünü üst üste getirdiğinde, kendi çizimlerinde bir yerin birbirini tutmadığını görüyor.
Bu derste ne olacak
Önceki derste eskizle düşünmeyi öğrendik: hızlı, ölçeksiz, serbest. Bu ders mimarlığın kurallı dilinin temelini kuruyor: bir yapıyı, onu hiç görmemiş birinin inşa edebileceği biçimde anlatan üç çizim. Plan, kesit ve görünüş.
Önce bu üç çizimin ortak mantığını, ortografik izdüşümü kuracağız. Sonra her birini ayrı ayrı ele alacağız: planın neyi gösterip neyi gizlediğini, kesitin nereden alınacağını, görünüşün yüzeyleri nasıl anlattığını. Ardından en önemli beceriye geleceğiz: üç çizimi birlikte okumak ve birbirini tuttuğunu denetlemek. Dersin sonunda kendi odanızın planını, bir kesitini ve bir görünüşünü aynı ölçekte çizebileceksiniz.
Çizim ölçeğinin nasıl seçileceği ve ölçülerin çizime nasıl yazılacağı bir sonraki dersin, çizgi kalınlıkları ve semboller ondan sonrakinin konusu. Bu derste bütün çizimleri tek bir ölçekte, 1:50'de tutacağız.
Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. İsviçre'deki bir manastırın planı ile bir Venedik kitabı ise gerçektir.
Sıfır noktası
Bir yapı üç boyutludur, kâğıt iki boyutlu. Mimarlık bu sorunu yüzyıllar önce bir anlaşmayla çözdü: yapıyı tek bir resimle değil, her biri yapıya dik bir yönden bakan birkaç ayrı çizimle anlatmak. Bu çizimlerde perspektif yoktur; uzaktaki bir duvar yakındakinden küçük görünmez. Her ölçü gerçek oranıyla çizilir ve bu yüzden çizimden ölçü alınabilir. Bu anlaşmanın adı ortografik izdüşümdür ve mimari çizimin alfabesidir.
Mekanizma
Plan: yatay bir kesit
Plan, yapının yatay olarak kesilip üstten bakılmış hâlidir. Bu kesme genellikle yerden bir ile bir buçuk metre arasında bir yükseklikte yapılır; böylece kapılar ve pencerelerin çoğu kesilir, duvarlar kalın birer çizgi olarak görünür. Kesme düzleminin altında kalan her şey, döşeme, mobilya, merdivenin alt basamakları, ince çizgiyle görünür olarak çizilir. Kesme düzleminin üstünde kalanlar, yüksek pencereler, tavandaki kirişler, genellikle kesik çizgiyle gösterilir.
Kesit: düşey bir dilim
Kesit, yapının düşey bir düzlemle kesilip yandan bakılmış hâlidir. Plan yükseklikleri saklar; kesit onları gösterir. Bir kesitte zeminin, döşemelerin ve tavanların kotları, pencerelerin denizlik ve lento yükseklikleri, merdivenler, çatı ve temel görünür. Kesitin nereden alınacağı bir karardır: bir yapının en çok şey anlattığı yerden, merdivenden, en yüksek mekândan, en karmaşık birleşimden geçirilir.
Görünüş: dışarıdan ve içeriden
Görünüş, bir yapının ya da bir duvarın hiçbir şey kesilmeden, ona dik olarak bakılmış hâlidir. Dış görünüş, yani cephe, yapının bir yüzünü anlatır: pencerelerin düzeni, malzemeler, çatının çizgisi, kapının yeri. İç görünüş ise bir odanın tek bir duvarını anlatır ve özellikle mutfak, banyo ve dolap duvarları gibi çok ayrıntılı yüzeyler için çizilir.
Yaygın yanlış"Bir evin planı onu anlamak için yeterlidir; kesit ve görünüş yalnızca mühendisler içindir."
Plan yalnızca yatay ilişkileri gösterir. Bir pencerenin ne kadar alçak, bir tavanın ne kadar yüksek, bir merdivenin ne kadar dik olduğu, bir odanın yarısının asma kat mı olduğu planda görünmez. Bir mekânın nasıl yaşanacağını anlamak için kesit, neye benzeyeceğini anlamak için görünüş gerekir. Üçü birlikte bir yapıyı anlatır.
Üç çizimi birlikte okumak
Plan, kesit ve görünüş aynı yapının üç ayrı yüzüdür ve birbirini tutmak zorundadır. Planda yüz yirmi santimetre genişliğinde görünen bir pencere, görünüşte de aynı genişlikte olmalıdır; kesitte yerden kırk beş santimetrede başlayan bir denizlik, görünüşte de oradan başlamalıdır. Deneyimli mimarlar üç çizimi birbirinin üstüne ya da hizasına koyarak okur ve aralarındaki her tutarsızlığı bir hata olarak arar.
Yaygın yanlış"Her çizim ayrı bir iştir; plan bir kez çizilir, kesit ve görünüş ona sonradan eklenir."
Plan, kesit ve görünüş aynı yapının birbirine bağlı yüzleridir ve biri değiştiğinde ötekiler de değişmek zorundadır. Bir kesitte fark edilen bir kiriş planı, bir görünüşte fark edilen bir hiza kesiti değiştirebilir. Mimarlar üç çizimi birlikte, birbirinden sorarak geliştirir.
Çizim masasında
Ilgın ile Emre, Hayriye Hanım'ın odasını üç çizimle ve aynı ölçekte, 1:50'de çiziyor. Odanın taban ölçüleri ve iki metre yetmişlik düz tavanı önceki derslerden belli.
Plan, yerden yüz yirmi santimetre yükseklikte kesiliyor. Bu yükseklikte güneydoğu duvarındaki pencere kesiliyor; yüz yirmi santimetrelik açıklık duvarın içinde iki ince çizgiyle görünüyor. Kapı, yanındaki üst pencereyle birlikte doğu duvarında; kapının yayı odanın içine değil hole açılıyor, yatağın önünde yer kalıyor. Kesme düzleminin altında kalan yatak, komodin, koltuk ve duvar boyunca yerden doksan santimetrede uzanan ahşap tutunma bandı ince çizgiyle çiziliyor. Ilgın plana iki kesit hattı koyuyor: A-A pencerenin ortasından, B-B kapının ve üst pencerenin ortasından.
A-A kesiti pencerenin hikâyesini anlatıyor: döşeme, yerden kırk beş santimetrede başlayan denizlik, iki metre otuzda biten lento, camın alt bölümünde açılmayan lamine cam, camın iç yanında yüz santimetre yükseklikte bir tutunma korkuluğu ve iki metre yetmişte tavan. Kesitin dışında üç metre aşağıda bahçe zemini, Hayriye Hanım'ın oturduğu göz hizasından bahçeye inen bakış çizgisi ince bir kesik çizgiyle gösteriliyor. B-B kesiti kapının iki metre on santimetrelik yüksekliğini ve üstünde, iki metre kırka kadar uzanan dar üst pencereyi gösteriyor.
Üçüncü çizim pencere duvarının iç görünüşü. Ve sorun burada çıkıyor. Görünüşte duvar boyunca yerden doksan santimetrede uzanan tutunma bandı pencereye geldiğinde, kırk beş santimetrede başlayan cam açıklığın tam ortasından geçiyor; plan bunu göstermemişti, çünkü bant da pencere de aynı çizgide görünüyordu, kesit de bandı göstermiyordu çünkü kesit hattı bandın olmadığı yerden geçiyordu. Bant camın önünde havada asılı kalamaz. Ilgın görünüşü yeniden çiziyor: tutunma bandı pencere kasasının yanında bitiyor ve aynı noktadan camın önündeki yüz santimetrelik korkuluk başlıyor; ikisini kasanın yanında on santimetrelik düşey bir ahşap parça bağlıyor. Hayriye Hanım'ın eli banttan korkuluğa hiç kopmadan geçecek. Ilgın değişikliği önce görünüşe, sonra plana, en son A-A kesitine işliyor ve üç çizimi yeniden üst üste koyuyor. Bu kez her ölçü birbirini tutuyor.
Usta katmanı
Ölçek dersinde andığımız Ching'in bir başka kitabı, mimarlık öğrencilerine plan, kesit ve görünüşü öğreten en yaygın kitaplardan biridir. Ching'e göre bu çizimler, bir yapıyı tarif etmenin bir dilidir ve her dil gibi kendi kuralları vardır: plan nereden kesilir, kesit nereden alınır, görünüş neyi gösterir, ve hepsi birbirine nasıl bağlanır. Kitap bu kuralları sade çizimlerle, adım adım öğretir.
İngiliz mimarlık tarihçisi Robin Evans ise mimari çizime eleştirel bir gözle baktı. Evans'a göre mimarlar yapıları doğrudan yapmaz, çizimlerini yapar; yapı, o çizimlerin bir çevirisidir. Bu yüzden çizimin kendi kuralları, yani planın, kesitin ve görünüşün ne gösterip neyi gizlediği, yapının kendisini de biçimlendirir. Bir mimarın yalnızca planla düşünmesi, yalnızca planda iyi görünen yapılar üretmesine yol açabilir.
Kendin dene
Aklında kalsın
Plan, kesit ve görünüş, bir yapıyı perspektifsiz, gerçek oranlarıyla anlatan ortografik çizimlerdir. Çizimden ölçü alınabildiği için bir yapı onları hiç görmemiş biri tarafından inşa edilebilir.
Plan yatay bir kesittir ve mekânların ilişkisini, duvarları, açıklıkları ve dolaşımı gösterir; yükseklikleri göstermez. Kesme düzleminin üstünde kalanlar kesik çizgiyle gösterilir.
Kesit düşey bir dilimdir ve yükseklikleri, katların bağlanışını gösterir; nereden alınacağı bir karardır ve yapının en çok şey anlattığı yerden geçmelidir. Görünüş bir yüzeyi kesmeden anlatır: dışarıda cepheyi, içeride bir duvarı.
Üç çizim aynı yapının üç yüzüdür ve birbirini tutmak zorundadır. Bir çizimde fark edilen bir sorun, ötekileri de değiştirir; deneyimli mimarlar üç çizimi birlikte, birbirinden sorarak geliştirir.
Sonraki derse köprü
Bu derste bütün çizimleri tek bir ölçekte, 1:50'de tuttuk ve bu ölçek Hayriye Hanım'ın odasının tutunma bandını, korkuluğunu, üst penceresini gösterebilecek kadar büyüktü. Ama aynı evi bir sayfaya sığdırmak isteseydik 1:50 yetmezdi; ve evi daha küçük bir ölçekte çizseydik bu ayrıntıların çoğu kaybolurdu. Sonraki ders ölçek ve ölçülendirmeyi ele alıyor: bir planı 1:50 ve 1:100 ölçekte çizip iki ölçeğin neyi gösterip neyi gösteremediğini karşılaştıracağız.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.