M02-D05
Dolaşım: mekânın içinde yürümek
Bir yapıdaki dolaşım yolunu plan üzerine çizip yolun dar, geniş ve dönüş noktalarını adlandırır.
Mimarlık Akademisi — M02, Mekânı okumak · 2.259 kelime · 9 mimari durum · 2 yapı örneği · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Dolaşım, bir yapının içindeki hareket yollarının bütünüdür: holler, koridorlar, merdivenler, rampalar ve odaların içinden geçen yollar. Bir planı okurken odalar kadar, insanların gerçekte yürüyeceği çizgilere bakmak gerekir.
Yolun hangi mekânları hangi sırayla bağladığı, bir evin mahremiyetini belirler. Misafirin yolu ile ailenin yolu ayrılabilir ya da birbirinin içinden geçebilir.
Darboğazlarda insanlar birikir ve çarpışır, düğümlerde yön seçer ve karşılaşır, dönüş noktalarında yavaşlar. İyi bir dolaşım darboğazları açar, düğümleri genişletir ve dönüş noktalarını dinlenme yerine çevirir.
En kısa yol her zaman en iyi yol değildir. Ama bir yolu uzatmak ya da kesiştirmek bir karardır; bedelini en yavaş yürüyen öder.
Açılış sahnesi
Emre, Yamaç Evi'nin iki katının planını masaya yayıyor ve elinde iki renkli kalemle bir oyun öneriyor. "Ailenin bir gününü planın üstünde yürüyelim." Kırmızı kalem Hayriye Hanım, mavi kalem Deniz ile Arda.
Sabah yedi. Kırmızı çizgi Hayriye Hanım'ın odasından çıkıyor, holü geçiyor, mutfağa giriyor. Yedi buçuk. Mavi çizgi alt kattan merdivenle yukarı çıkıyor, holü geçiyor, mutfağa koşuyor. Sekiz. Mavi çizgi mutfaktan holü geçip antreye, oradan kapıya iniyor; okul servisi gelmiş. Öğleden sonra dört. Mavi çizgi kapıdan girip holden merdivene, merdivenden aşağı.
Emre kalemleri bırakınca Ilgın planda bir düğüm görüyor. Kırmızı ile mavinin kesiştiği her çizgi aynı yerden geçiyor: giriş holünde, merdivenin başında, Hayriye Hanım'ın odasının kapısının bir buçuk metre ötesinde. Yürüteçli bir kadın ile koşan iki çocuk her sabah aynı metrekarede karşılaşacak. Ve o metrekarenin bir kenarı, aşağı inen bir merdiven.
Bu derste ne olacak
Önceki derste kapıya varana kadar aşılan sınırları saydık. Bu derste içeri girdikten sonraki yürüyüşe bakıyoruz. Bir yapının odaları kadar, odalar arasındaki yollar da tasarlanır. Bu yolların toplamına dolaşım denir.
Önce dolaşımın ne olduğunu ve planda nasıl okunduğunu kuracağız. Sonra yolun parçalarını tek tek adlandıracağız: yolun kendisi, daraldığı darboğazlar, genişlediği ve kesiştiği düğümler, yön değiştirdiği dönüş noktaları. Ardından dolaşımın yalnızca bir yerden bir yere gitmek değil, bir deneyim olabileceğini göreceğiz. Dersin sonunda bir yapıdaki dolaşım yolunu plan üzerine çizip bu noktaları adlandırabileceksiniz.
Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. New York'taki müze ile İstanbul'daki çarşı ise gerçektir.
Sıfır noktası
Bir planı ilk kez okuyan biri genellikle odalara bakar: kaç tane, ne büyüklükte, nereye bakıyor. Mimar ise aynı planda odaların arasındaki boşluğa, insanların yürüyeceği yollara bakar. Bir evin en çok kullanılan yeri çoğu zaman bir oda değil, odaları birbirine bağlayan hol, koridor ya da merdivendir. Dolaşım iyi çözülmemişse en güzel odalar bile birbirinden kopar ya da birbirinin içinden geçilen yollara dönüşür.
Mekanizma
Yol: nereden nereye
Dolaşımın ilk sorusu, yolun hangi mekânları hangi sırayla bağladığıdır. Aynı odalar farklı biçimlerde bağlandığında bambaşka bir ev ortaya çıkar. Yolun mahremiyeti de bu sırayla belirlenir: misafirin geçtiği yol ile ailenin geçtiği yol aynı mı, ayrı mı?
Darboğazlar ve genişlemeler
Yolun genişliği, kaç kişinin aynı anda ve hangi hızla geçebileceğini belirler. Yolun daraldığı yerler darboğazdır; insanlar orada yavaşlar, birikir, birbirine çarpar. Genişlediği yerler ise duraklamaya, beklemeye ve karşılaşmaya izin verir.
Düğümler ve dönüş noktaları
Yolların kesiştiği ya da birleştiği yerler düğümdür. Bir evin giriş holü, bir okulun merdiven başı, bir hastanenin asansör önü düğümlerdir. Düğümler bir yapının en kalabalık ama aynı zamanda en çok karşılaşılan yerleridir; iyi tasarlandıklarında insanlar orada yolunu bulur, durur ve birbirini görür. Dönüş noktaları ise yolun yön değiştirdiği yerlerdir: bir merdiven sahanlığı, bir koridorun köşesi.
Kısa yol mu, güzel yol mu
Dolaşımın ölçüsü yalnızca uzunluk değildir. En kısa yol her zaman en iyi yol olmayabilir; bazen bir yol bilerek uzatılır, kıvrılır, yükseltilir, çünkü yürüyüşün kendisi bir deneyimdir. Ama yolun uzatılması da bir karardır ve bedelini en çok yorulanlar öder.
Yaygın yanlış"En iyi dolaşım en kısa dolaşımdır; koridorlar boşa harcanmış alandır."
Kısa bir yol her zaman iyi bir yol değildir. Koridorlar ve holler bir yapıda mahremiyeti ayırır, karşılaşmaya ve beklemeye izin verir, ışık ve manzara getirebilir. Dolaşım alanını sıfıra indirmeye çalışan planlar, odaları birbirinin içinden geçilen yollara çevirir. Ölçü kısalık değil, yolun kimin için ve hangi işe yaradığıdır.
Yaygın yanlış"Dolaşım yalnızca koridorlardan oluşur."
Dolaşım bir yapıdaki bütün hareket yollarıdır: koridorlar kadar giriş holleri, merdivenler, rampalar, asansörler ve odaların içinden geçen yollar da dolaşımın parçasıdır. Bir salonun ortasından geçen yol da bir dolaşımdır; yalnızca adı konmamıştır. Planı okurken koridorları değil, insanların gerçekte yürüyeceği çizgileri aramak gerekir.
Çizim masasında
Emre'nin iki renkli kalemi Yamaç Evi'nin planında bir düğüm gösterdikten sonra Ilgın evin dolaşımını baştan okuyor. Sokak kotundaki katta bütün yollar giriş holünde buluşuyordu: antreden gelen yol, Hayriye Hanım'ın odasına giden yol, mutfağa ve salona giden yol ve alt kata inen merdiven. Hol bu haliyle evin tek düğümüydü ve merdivenin başı, Hayriye Hanım'ın kapısının yalnızca bir buçuk metre ötesindeydi. Gece tuvalete kalkan yürüteçli bir kadın için bir merdiven boşluğunun kenarından geçmek, bu evin en tehlikeli yolu olurdu.
Ilgın merdiveni holün doğu ucuna, Hayriye Hanım'ın yolunun tam tersi yönüne kaydırıyor. Merdiven artık holün içine değil, holden bir metre ileride açılan kısa bir kolun ucuna iniyor. Bu kol, holün öbür kısmından ahşap bir parmaklıkla ayrılıyor. Böylece hol iki yola ayrılıyor: batıya, Hayriye Hanım'ın odasına ve banyoya giden sakin yol; doğuya, merdivene ve alt kata giden çocukların hızlı yolu. İki yol yalnızca holün ortasında, mutfak kapısının önünde kesişiyor. Ilgın bu kesişme noktasını genişletiyor: holün o bölümünü bir metre seksen santimetre genişliğe çıkarıyor, böylece yürüteç bir yandan geçerken bir çocuk öbür yandan koşabiliyor.
Son olarak Hayriye Hanım'ın gece yolunu ölçüyor. Yatağından banyonun kapısına üç buçuk metre. Yol düz, eşiksiz, doksan santimetreden dar olmayan bir geçit. Ilgın bu üç buçuk metrenin boyunca, duvarın dibine, yerden kırk santimetre yükseklikte, harekete duyarlı alçak gece lambaları koyuyor; gözü kamaştırmadan ayağın basacağı yeri aydınlatacaklar. Ilgın iki katın planını 1:50 ölçekte yeniden çiziyor ve üstüne Emre'nin iki rengini geri koyuyor. Kırmızı ile mavi artık tek bir noktada buluşuyor: mutfak kapısının önünde, sabah çayının konduğu yerde.
Usta katmanı
Amerikalı kent planlamacısı Kevin Lynch, insanların bir kenti nasıl algıladığını araştırırken onların zihnindeki haritanın beş öğeden oluştuğunu gösterdi: yollar, kenarlar, bölgeler, düğümler ve işaret öğeleri. Lynch bu öğeleri kentsel ölçekte inceledi, ama aynı öğeler bir binanın içinde de geçerlidir. Bir hastanede insanların yönünü bulabilmesi, yolların açık, düğümlerin tanınabilir ve işaret öğelerinin, bir pencere, bir renk, bir merdiven, görünür olmasına bağlıdır.
İngiliz mimarlar Bill Hillier ve Julienne Hanson ise dolaşımı ölçülebilir hâle getirmeye çalıştı. Geliştirdikleri yöntem, bir plandaki her mekânın öteki mekânlara kaç adımda bağlandığını hesaplıyor ve en çok bağlantılı, yani en kolay ulaşılan mekânları gösteriyordu. Bu yöntemle yapılan çalışmalar, bir yapıda insanların en çok karşılaştığı yerlerin çoğu zaman en çok bağlantılı mekânlar olduğunu gösterdi. Bir mekânın dolaşım içindeki yeri, orada ne olacağını büyük ölçüde belirler.
Kendin dene
Aklında kalsın
Dolaşım, bir yapının içindeki hareket yollarının bütünüdür: holler, koridorlar, merdivenler, rampalar ve odaların içinden geçen yollar. Bir planı okurken odalar kadar, insanların gerçekte yürüyeceği çizgilere bakmak gerekir.
Yolun hangi mekânları hangi sırayla bağladığı, bir evin mahremiyetini belirler. Misafirin yolu ile ailenin yolu ayrılabilir ya da birbirinin içinden geçebilir.
Darboğazlarda insanlar birikir ve çarpışır, düğümlerde yön seçer ve karşılaşır, dönüş noktalarında yavaşlar. İyi bir dolaşım darboğazları açar, düğümleri genişletir ve dönüş noktalarını dinlenme yerine çevirir.
En kısa yol her zaman en iyi yol değildir. Ama bir yolu uzatmak ya da kesiştirmek bir karardır; bedelini en yavaş yürüyen öder.
Sonraki derse köprü
Bu derste mekânın içinde yürümeyi gözle ve kalemle okuduk: çizgiler, kesişmeler, genişlikler. Ama Hayriye Hanım gece banyoya giderken yolu yalnızca gözüyle bulmaz; elinin değdiği duvarla, ayağının altındaki zeminin değişimiyle, mutfaktan gelen kokuyla, holün sesiyle de bulur. Sonraki ders mekânın görmenin ötesindeki duyularla, ses, koku ve dokunma yoluyla nasıl algılandığını soruyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.