Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Aynı süre günlere yayıldığında bilgi tek oturuma göre çok daha uzun kalır: aralıklı tekrar.
- Hatırlamaya çalışmak yeniden okumaktan daha güçlü bir tekrardır; özet kartına bakmadan önce aklından söyle.
- On beş dakika: üç dakika dünü hatırla, yedi dakika yeni içerik, üç dakika sesli tekrar, iki dakika kelime defteri.
- Bir dersi iki güne bölmek normaldir; pazar günü yeni ders yerine tekrar yapılır.
- Kelime defterinde kelime, okunuş, anlam ve örnek cümle birlikte durur; kutu sistemiyle tekrar edilir.
- İki gün üst üste boş geçmesin; kısıtlı günde beş dakikalık kelime tekrarı zinciri korur.
Kanca
Deniz ile Emre aynı gün İspanyolcaya başlıyor. Deniz her pazar oturup iki saat çalışıyor; kahvesini hazırlıyor, üç dersi arka arkaya bitiriyor, sonra bir hafta boyunca İspanyolcaya dokunmuyor. Emre ise her sabah kahvaltıdan sonra on beş dakika ayırıyor, ne eksik ne fazla. Haftanın sonunda ikisinin toplam süresi birbirine yakın: Deniz iki saat, Emre bir saat kırk beş dakika.
Bir ay sonra ikisine aynı soruyu soruyorsun: "¿Cómo te llamas?" Emre hemen cevap veriyor. Deniz duraklıyor, kelimeyi tanıyor ama cevabın nasıl kurulduğunu hatırlamak için birkaç saniye düşünüyor. Emre daha az zaman harcadı ama daha çok hatırlıyor. Bu dersin konusu bu farkın sebebi ve on beş dakikayı nasıl kullanacağın.
Anlatım
Neden kısa ve her gün?
Öğrendiğimiz bir şey, tekrar edilmezse zamanla silinir ve bu silinme ilk günlerde en hızlı hâlindedir. Bu eğriyi ilk kez 19. yüzyılın sonunda Alman psikolog Hermann Ebbinghaus kendi üzerinde yaptığı deneylerle ölçtü. O günden bu yana yapılan pek çok araştırma aynı sonuca işaret ediyor: aynı toplam süre, tek oturuma yığılmak yerine günlere yayıldığında bilgi çok daha uzun süre akılda kalır. Buna aralıklı tekrar (spaced repetition) denir.
İkinci ilke şu: bir şeyi hatırlamaya çalışmak, onu yeniden okumaktan daha güçlü bir tekrardır. Özet kartına bakmadan maddeleri söylemeye çalıştığında, hatırlayamadığın an bile öğrenmenin parçasıdır. Beyin, bilgiyi geri çağırmak için çaba harcadığında o bilgiyi daha sağlam yere koyar.
Deniz'in pazar maratonu bu iki ilkenin tersini yapıyor. Bir oturumda üç ders okuyor ama arada geri çağırma yok, sonra altı gün boyunca silinmeye izin veriyor. Emre'nin kısa oturumları ise her sabah dünü hatırlatıyor ve silinme eğrisini her gün yeniden yukarı çekiyor.
On beş dakikanın dört parçası
On beş dakika kısa görünür, ama bölündüğünde yeter. Önerdiğimiz düzen dört parçadan oluşur.
İlk üç dakika dünü geri çağırmaya ayrılır. Önceki dersin özet kartını açmadan önce maddeleri aklından söylemeye çalış, sonra kartı açıp karşılaştır. Ardından gelen yedi dakika yeni içeriğe gider: bir dersin bir bölümünü okursun. Bu derslerin her biri on beş dakikadan uzundur ve bu bilerek böyledir; bir dersi iki güne bölmek normaldir. İlk gün kancayı, anlatımı ve Türkçe ile karşılaştırmayı, ikinci gün örnekleri, diyaloğu ve alıştırmayı çalışırsın.
Sonraki üç dakika sesli tekrar içindir. O günün örnek cümlelerini ve diyaloğunu yüksek sesle söylersin. Son iki dakikada kelime defterine yeni kelimeleri eklersin. Dört parça toplam on beş dakika eder ve her biri ayrı bir beceriye dokunur: hatırlama, anlama, konuşma ve kelime.
Kelime defteri: nasıl tutulur?
Kelime defteri kâğıt da olabilir, telefondaki bir not da. Önemli olan her kelimeyi bir bağlamın içinde yazmak. Bir satırda dört bilgi bulunsun: İspanyolca kelime, köşeli parantezde okunuşu, Türkçe anlamı ve içinde geçtiği kısa bir cümle. A1 seviyesine geçtiğinde isimlerin önüne artikelini de yazacaksın, çünkü İspanyolcada her ismin cinsiyeti vardır ve onu kelimeyle birlikte öğrenmek sonradan ezberlemekten çok daha kolaydır.
Deftere yazmak işin yarısıdır; diğer yarısı defteri tekrar etmek. Basit bir kutu sistemi kurabilirsin. Yeni kelimeler birinci kutuya girer ve her gün tekrar edilir. Doğru hatırladığın kelime bir sonraki kutuya geçer ve daha seyrek, birkaç günde bir tekrar edilir. Unuttuğun kelime yeniden birinci kutuya döner. Bu düzen, Alman yazar Sebastian Leitner'in adıyla bilinen kart kutusu yöntemidir ve aralıklı tekrarın elle uygulanmış hâlidir.
Bir haftalık plan
Aşağıdaki tablo bir haftanın nasıl görünebileceğini gösteriyor. Günleri kendi takvimine göre kaydırabilirsin; önemli olan ritimdir.
| Gün | On beş dakikada ne yapılır |
|---|---|
| Pazartesi | Dünü hatırla · yeni dersin ilk yarısı · sesli tekrar · kelime defteri |
| Salı | Dünü hatırla · aynı dersin ikinci yarısı ve alıştırma · sesli tekrar · defter |
| Çarşamba | Dünü hatırla · yeni dersin ilk yarısı · sesli tekrar · defter |
| Perşembe | Dünü hatırla · dersin ikinci yarısı ve alıştırma · sesli tekrar · defter |
| Cuma | Dünü hatırla · yeni dersin ilk yarısı · sesli tekrar · defter |
| Cumartesi | Dersin ikinci yarısı · haftanın bütün diyaloglarını sesli oku |
| Pazar | Yalnız tekrar: haftanın özet kartları ve defterin birinci kutusu |
Bu ritimle haftada iki buçuk ile üç ders arası ilerlersin. Pazar günü yeni ders yoktur, çünkü haftayı sağlamlaştırmak yenisini eklemekten daha değerlidir.
Kaçırılan gün
Bir gün kaçıracaksın; herkes kaçırır. Asıl tehlike o günde değil, ertesi günde. Bir günlük boşluk ritmi bozmaz, iki günlük boşluk ise yeni bir alışkanlık başlatır: çalışmamak. Kendine tek bir kural koy: iki gün üst üste boş geçmesin. Zamanın çok kısıtlıysa o gün on beş dakika yerine beş dakika ayır ve yalnız kelime defterinin birinci kutusunu tekrar et. Kısa bir oturum bile zinciri korur.
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçede bu dersin fikrini tek cümlede söyleyen bir atasözü var: "Damlaya damlaya göl olur." İspanyolcada da aynı sezgiyi taşıyan bir söz yaygındır: "Poco a poco se va lejos", yani "Yavaş yavaş uzağa gidilir." İki dil de sabrı ve sürekliliği aynı biçimde över ve bu, aralıklı tekrarın bilimsel olarak ölçülmesinden çok önce insanların gözlemlediği bir şeydir.
Türkiye'de sınav hazırlığıyla büyüyen birçok öğrencinin alışkanlığı ise bunun tersidir. Sınavdan önceki son hafta, hatta son gece yoğun çalışmak, kısa vadede bir sonuç verebilir, çünkü sınav ertesi gündür ve bilginin o güne kadar kalması yeterlidir. Dil öğreniminde ise bir "sınav günü" yoktur. İspanyolca bir kelimeye bugün, bir ay sonra ve bir yıl sonra da ihtiyacın olacak. Son gece çalışması bu yüzden dil için yanlış bir araçtır.
Bir de Türkçeyi nasıl öğrendiğini düşün. Hiçbir çocuk Türkçeyi haftada bir iki saatlik oturumlarla öğrenmez; her gün, küçük parçalar hâlinde, aynı kelimeleri defalarca duyarak ve söyleyerek öğrenir. Günde on beş dakika, o doğal ritmin yetişkin takvimine sığan küçük bir modelidir.
Örnekler
Bu cümleler çalışma alışkanlığını İspanyolca anlatmak için. Her birini sesli söyle; "quince" kelimesindeki "qu"nun Türkçedeki "k" gibi okunduğuna dikkat et.
"Repito" ve "repaso" iki ayrı fiildir. "Repetir" bir sesi ya da cümleyi tekrarlamak, "repasar" ise çalıştığın bir konuyu gözden geçirmektir. Türkçede ikisine de "tekrar etmek" deriz; İspanyolca bu iki işi ayırır.
Örnek diyalog
Selin, haftalık çevrim içi dersinde Şilili öğretmeni Andrés ile konuşuyor.
Son replikte Selin cevabı Türkçe atasözüyle bitiriyor; köşeli parantezde yalnız "sí" kelimesinin okunuşu var. Dil değişimi görüşmelerinde iki dilin atasözlerini karşılaştırmak, karşındakiyle kurduğun bağı güçlendirir ve sana yeni bir kalıp kazandırır.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlış"Hafta sonu uzun bir oturum yaparım, hafta içi zamanım yok."
— Hafta içi yoğun geçtiği için çalışmayı tek güne toplamak mantıklı görünür. Ama tek oturum geri çağırmayı bir kez yaptırır ve arada altı günlük bir silinmeye izin verir. Doğrusu: hafta içi en az beş dakikalık kısa oturumlar kur; hafta sonu uzun oturumu tekrar için kullan.
Yaygın yanlış"Her gün yeni bir ders bitirmeliyim."
— İlerlemeyi ders sayısıyla ölçen öğrenci tekrarı atlar ve üç hafta sonra ilk dersleri unuttuğunu fark eder. Doğrusu: bir dersi iki güne böl, her oturumun ilk dakikalarını dünü hatırlamaya ayır ve pazar günü yalnız tekrar yap.
Yaygın yanlış"Bir gün kaçırdım, alışkanlık bozuldu, pazartesi yeniden başlarım."
— Mükemmel bir seri kurma isteği, ilk kırılmada bütünüyle bırakmaya dönüşür. Doğrusu: bir günlük boşluğu önemseme, ikinci günün boş geçmesine izin verme; gerekirse o gün yalnız beş dakika kelime tekrarı yap.
Mini alıştırma
Cevaplar
- Üç dakika dünü geri çağırma, yedi dakika yeni içerik, üç dakika sesli tekrar, iki dakika kelime defteri. Toplam on beş dakika.
- İspanyolca kelime, köşeli parantezde okunuşu, Türkçe anlamı ve içinde geçtiği kısa bir cümle. A1'den itibaren isimlerin önüne artikeli de eklenir.
- "Repetir" bir sesi ya da cümleyi yinelemektir; "repasar" çalışılmış bir konuyu gözden geçirmektir. Türkçede ikisine de "tekrar etmek" deriz.
- Plan sana özgüdür. İyi bir plan her gün aynı saati kullanır, bir dersi iki güne böler ve pazarı yalnız tekrara ayırır.
Özet kartı
- Aynı süre günlere yayıldığında bilgi tek oturuma göre çok daha uzun kalır: aralıklı tekrar.
- Hatırlamaya çalışmak yeniden okumaktan daha güçlü bir tekrardır; özet kartına bakmadan önce aklından söyle.
- On beş dakika: üç dakika dünü hatırla, yedi dakika yeni içerik, üç dakika sesli tekrar, iki dakika kelime defteri.
- Bir dersi iki güne bölmek normaldir; pazar günü yeni ders yerine tekrar yapılır.
- Kelime defterinde kelime, okunuş, anlam ve örnek cümle birlikte durur; kutu sistemiyle tekrar edilir.
- İki gün üst üste boş geçmesin; kısıtlı günde beş dakikalık kelime tekrarı zinciri korur.
Sonraki derse köprü
Hazırlık burada bitiyor ve kelime defterinin ilk satırları A1'in ilk dersinden gelecek. O ders İspanyolcanın alfabesini açıyor: harflerin İspanyolca adlarını, Türk alfabesinde bulunmayan "ñ" harfini ve bir zamanlar ayrı harf sayılan "ch" ile "ll"nin bugünkü yerini göreceksin. Defterine yazacağın ilk kelime belki de kendi adının İspanyolca harflerle hecelenişi olacak.