İçeriğe geç

Ders C2.4 · C2 · Uzman

Söz sanatları ve üslup

Modül: Anadil Seviyesine Yaklaşmak

1.837 kelime · 19 örnek cümle · yaklaşık 8 dakika okuma · seslendirme 12 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Ses: aliteración (bir sesin tekrarı: suenan sirenas, silban…), paronomasia (sesçe yakın kelimeler: quien se excusa, se acusa).
  2. Tekrar: anáfora (baştaki tekrar: cada mañana… cada mañana…).
  3. Sıralama: asíndeton (bağlaçsız, hızlı), polisíndeton (çok bağlaçlı, ağır), gradación (derecelendirme).
  4. Karşıtlık: antítesis (iki öğe karşı karşıya), oxímoron (çelişki tek öbekte: silencio ruidoso).
  5. Duyu aktarımı (sinestesia): amarillo chillón, voz dulce.
  6. Üslup (estilo): kelime seçimi, cümle uzunluğu, ritim, sanatlar, kayıt ve bakış açısı.
  7. Çözümleme cümlesi: sanat + işlev + etki (El autor recurre a… para…; La antítesis sugiere…; El asíndeton acelera…).
  8. Türkçe: tezat, tekrir, aliterasyon; ses sanatları çeviride kaybolur, tezat ve oksimoron yaşar.

Kanca

Valentina, Burak'ı perşembe akşamları katıldığı küçük bir yazı atölyesine götürüyor. Palermo'da, kitaplarla dolu bir salonda sekiz kişi uzun bir masanın çevresinde oturuyor; atölyeyi yöneten Inés herkese tek sayfalık bir metin dağıtıyor. Burak metni okuyor ve her kelimeyi anlıyor. Sonra Inés soruyor: "Bu metin neden böyle çalışıyor?" Burak ne diyeceğini bilemiyor. Metnin ne söylediğini anlatabilir; ama nasıl söylediğini, yani cümlelerin neden kulakta kaldığını açıklayacak kelimeleri yok.

Bir metni anlamak ile bir metnin nasıl kurulduğunu görmek iki ayrı beceridir. Temel söz sanatlarını, benzetmeyi, mecazı, kişileştirmeyi ve abartmayı daha önce tanıdın. Bu derste bir kat daha derine ineceksin: sesin, tekrarın ve karşıtlığın sanatlarını göreceksin ve bunları adlandırmanın ötesine geçip her birinin metinde ne işe yaradığını söylemeyi öğreneceksin. Son olarak bir yazarın üslubunu oluşturan seçimlere bakacaksın.

Anlatım

Inés'in dağıttığı parça ders için yazılmış kurgusal bir metindir:

Cada mañana la ciudad despierta; cada mañana la ciudad olvida. Suenan sirenas, silban trenes, susurran semáforos. Es un silencio ruidoso, una prisa quieta, y nosotros, en medio, caminamos, corremos, caemos, volvemos a caminar.

Sesin sanatları

Aliterasyon (aliteración), bir sesin art arda gelen kelimelerde tekrarlanmasıdır. Parçadaki "Suenan sirenas, silban trenes, susurran semáforos" cümlesinde "s" harfi dokuz kez tekrar eder ve okurun kulağında şehrin tıslayan, uğuldayan sesini canlandırır. Aliterasyonun gücü tam da buradadır: ses, anlatılan şeyi taklit eder.

Paronomasia ise sesçe birbirine çok yakın ama anlamca farklı iki kelimeyi yan yana getirir. Bilinen bir İspanyol atasözü buna iyi bir örnektir: "Quien se excusa, se acusa" (Kendini mazur göstermeye çalışan kendini ele verir). "Excusa" ile "acusa" arasındaki ses yakınlığı cümleyi akılda tutar.

Tekrarın sanatları

Anafora (anáfora), bir kelimenin ya da kelime öbeğinin art arda gelen cümle ya da dizelerin başında tekrarlanmasıdır: "Cada mañana la ciudad despierta; cada mañana la ciudad olvida." Tekrar, metne bir ritim ve ısrar verir; burada bir saatin tik takları gibi her günün aynılığını duyurur.

Sıralamanın iki zıt yolu da bir sanattır. Bağlaçsız sıralama (asíndeton) öğeleri "y" olmadan dizer ve hız, telaş ya da kesinlik duygusu yaratır: "caminamos, corremos, caemos". Çok bağlaçlı sıralama (polisíndeton) ise her öğenin önüne "y" koyar ve eylemleri yavaşlatır, ağırlaştırır: "Y habló, y lloró, y se fue." Parçadaki fiil dizisi aynı zamanda bir derecelendirmedir (gradación): yürümekten koşmaya, koşmaktan düşmeye doğru giden bir yükseliş.

Karşıtlığın sanatları

Tezat (antítesis) iki karşıt fikri, kelimeyi ya da cümleyi yan yana koyar: "la ciudad despierta… la ciudad olvida". Oksimoron (oxímoron) ise karşıtlığı tek bir söz öbeğinin içine sıkıştırır; birbirini dışlayan iki kelime birbirini niteler: "un silencio ruidoso", "una prisa quieta". İkisini ayıran ölçüt basittir: tezatta iki ayrı öğe karşı karşıya durur, oksimoronda çelişki tek bir ifadenin içindedir.

Duyuların birbirine karışması da bir sanattır: duyu aktarımı (sinestesia). İspanyolcada bazıları gündelik dile yerleşmiştir: "un amarillo chillón" (bağıran, göz alıcı bir sarı) ya da "una voz dulce" (tatlı bir ses).

Adlandırmaktan çözümlemeye

Bir üslup çözümlemesinde sanatın adını bulmak yalnızca ilk adımdır. Asıl iş, o sanatın metinde neden orada olduğunu söylemektir. Bunun için üç parçalı bir cümle yeter: sanat, işlev ve etki. "El autor recurre a la aliteración de la ese para imitar el sonido de la ciudad." "La antítesis entre despertar y olvidar sugiere una ciudad viva pero sin memoria." "El asíndeton acelera el ritmo y transmite la prisa."

Üslubu yalnızca sanatlar belirlemez. Kısa ve kesik cümleler gerilim ya da hız yaratır; uzun ve dallı cümleler düşünceyi yavaşlatır. Somut ve günlük kelimeler yakınlık, soyut ve edebi kelimeler mesafe kurar. İyi bir çözümleme bu seçimlerin hepsini bir arada okur.

Türkçe ile karşılaştırma

Türk edebiyatının söz sanatları geleneği çok zengindir ve bu dersteki sanatların çoğunun Türkçede yerleşik bir adı vardır. İki karşıt kavramı bir arada kullanmaya tezat denir; İspanyolcadaki "antítesis" onun tam karşılığıdır. Bir kelimenin tekrarlanmasına tekrir, aynı sesin tekrarlanmasına aliterasyon denir. Türkçe konuşan okur bu kavramları okul yıllarından tanır; İspanyolca bir metinde onları yeniden görmek, zaten bilinen bir haritayı başka bir şehre uygulamak gibidir.

Asıl zorluk çeviride ortaya çıkar. Aliterasyon bir dilin seslerine bağlıdır: "Suenan sirenas, silban trenes, susurran semáforos" cümlesi Türkçeye "Sirenler çalıyor, trenler ıslık çalıyor, trafik ışıkları fısıldıyor" diye çevrildiğinde anlam korunur ama "s" sesinin müziği büyük ölçüde kaybolur. Tezat ve oksimoron ise çeviride çok daha iyi yaşar: "sessiz bir gürültü", "durgun bir telaş" Türkçede de aynı etkiyi yaratır. Bu yüzden bir İspanyolca metnin üslubunu çözümlerken ses sanatlarını mutlaka özgün metin üzerinden okumak gerekir.

Örnekler

Örnekler dersin sanatlarını sırayla gösteriyor: anafora ve tezat, aliterasyon, oksimoron, bağlaçsız ve çok bağlaçlı sıralama, paronomasia, duyu aktarımı ve bir çözümleme cümlesi. Okunuşlar Buenos Aires söyleyişiyle yazıldı.

Örnek diyalog

Palermo'daki yazı atölyesi. Inés katılımcılara "vos" ile hitap ediyor; Burak ilk kez metin çözümlemesine katılıyor.

Inés, Burak'ı her seferinde adlandırmanın ötesine itiyor: "Pero el nombre no me alcanza. ¿Para qué las usa?" Burak'ın cevapları da çözümleme cümlesinin üç parçasını izliyor: sanat (anáfora, aliteración, oxímoron), işlev (ritim, taklit, çelişki) ve etki (rutinin tekdüzeliği, sokağın sesi, gürültülü bir sakinlik). Inés'in ödevindeki son cümle de üslup hakkında önemli bir şey söylüyor: en iyi sanat, okurun fark etmeden hissettiği sanattır.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlışSanatı adlandırıp bırakmak
Doğrusu

— Bir çözümlemede "En la primera frase hay una anáfora" yazılır ve cümle orada biter. Doğrusu: sanatın işlevini ve etkisini de söyle: "La anáfora de «cada mañana» marca un ritmo repetitivo que transmite la monotonía de la rutina."

Yaygın yanlışTezat ile oksimoronu karıştırmak
Doğrusu

— "La ciudad despierta… la ciudad olvida" için "oxímoron" denir. Doğrusu: iki ayrı öğe karşı karşıya duruyorsa tezattır (antítesis); çelişki tek bir söz öbeğinin içindeyse oksimorondur: "silencio ruidoso".

Yaygın yanlışKendi metninde sanatları abartmak
Doğrusu

— Sanatları yeni öğrenen biri bir e-postanın her cümlesini anaforayla başlatır ve metin yapmacık okunur. Doğrusu: bir sanatı yalnızca bir etki yaratması gereken yerde kullan; bir paragrafta bir iki sanat çoğu zaman yeter.

Mini alıştırma

Cevaplar

  1. Tezat (antítesis): "reír" ile "llorar", "por fuera" ile "por dentro" karşıt; dış görünüşle iç dünya arasındaki ayrılığı gösteriyor.
  2. Oksimoron: çelişki tek bir söz öbeğinin içinde ("dulce" ve "dolor").
  3. "Y llegó, y miró, y calló." Bağlaçsız biçim hızlı ve kesin; çok bağlaçlı biçim eylemleri yavaşlatır ve her birine ağırlık verir.
  4. Örnek cevap: "Mil motos mueven la mañana de mi barrio." ("m" sesinin tekrarı)

Özet kartı

  1. Ses: aliteración (bir sesin tekrarı: suenan sirenas, silban…), paronomasia (sesçe yakın kelimeler: quien se excusa, se acusa).
  2. Tekrar: anáfora (baştaki tekrar: cada mañana… cada mañana…).
  3. Sıralama: asíndeton (bağlaçsız, hızlı), polisíndeton (çok bağlaçlı, ağır), gradación (derecelendirme).
  4. Karşıtlık: antítesis (iki öğe karşı karşıya), oxímoron (çelişki tek öbekte: silencio ruidoso).
  5. Duyu aktarımı (sinestesia): amarillo chillón, voz dulce.
  6. Üslup (estilo): kelime seçimi, cümle uzunluğu, ritim, sanatlar, kayıt ve bakış açısı.
  7. Çözümleme cümlesi: sanat + işlev + etki (El autor recurre a… para…; La antítesis sugiere…; El asíndeton acelera…).
  8. Türkçe: tezat, tekrir, aliterasyon; ses sanatları çeviride kaybolur, tezat ve oksimoron yaşar.

Sonraki derse köprü

Atölyenin sonunda katılımcılar paragraflarını okuyor. Burak'ın metnini dinleyen yaşlıca bir katılımcı gülümseyerek yalnızca bir atasözü söylüyor, ardından bir şarkının adını anıyor; masadakiler başlarını sallayarak onaylıyor. Burak bütün kelimeleri anlıyor, ama söylenenin ne kastettiğini yakalayamıyor: bir övgü mü, bir uyarı mı? Söz sanatlarını çözmeyi öğrendi; şimdi bir dilin ortak hafızasına yaslanan sözleri anlaması gerekiyor. Sıradaki ders kültürel göndermeleri ve atasözlerini ele alıyor: bir cümlenin arkasındaki ortak bilgiyi, atasözlerinin nasıl kullanıldığını ve bir göndermeyi kaçırdığında ne yapabileceğini göreceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Kanca: Palermo'da kitaplarla dolu bir salon; uzun masada sekiz kişi, her birinin önünde aynı tek sayfalık metin. Inés'in sorusu havada bir soru işareti olarak asılı kalır.
  • Aliterasyon: "Suenan sirenas, silban trenes, susurran semáforos" cümlesinde her "s" harfi küçük bir ses dalgasına dönüşür ve dalgalar sokağın üzerinde birleşir.
  • Anafora: "cada mañana" iki kez, aynı yerde, bir saatin tik takıyla birlikte belirir.
  • Tezat ve oksimoron: bir yanda iki ayrı kutu ("despierta", "olvida") karşı karşıya durur; öbür yanda tek bir kutunun içinde iki renk birbirine karışır ("silencio ruidoso").
  • Asíndeton ve polisíndeton: aynı üç fiil önce hızlı bir tempoyla, sonra aralarına "y" girerek yavaşlayan bir tempoyla ekrana gelir.
  • Seslendirme: kurgusal parça ritmine dikkat edilerek okunur, "s" sesleri hafifçe belirginleştirilir; Inés'in soruları merakla, Burak'ın cevapları düşünerek ama güvenle okunur.