Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Genel ilke: bilinen bilgi başta (tema), yeni ve vurgulanan bilgi sonda (foco).
- Ortaya çıkış, geliş, eksiklik fiillerinde ve "gustar" türünde özne çoğu zaman fiilden sonra: "Llegó la conservadora", "Faltan dos escáneres".
- Öne alınan belirli nesne zamirle tekrarlanır: "Las cartas las fotografió Inés"; "A la directora le pareció…".
- Odaklama: "Fue el comité el que / quien…", "Es aquí donde…", "Fue entonces cuando…"; "Lo que necesitamos son…" (ser vurgulanan öğeyle uyuşur).
- Konumu anlamı değiştiren sıfatlar: pobre (zavallı / fakir), antiguo (önceki / antika), gran (önemli) / grande (büyük), viejo (uzun zamandır tanınan / yaşlı).
- Türkçe: vurgu yüklemin hemen önünde; İspanyolca: vurgu cümlenin sonunda. "Seçen komiteydi" = "Fue el comité el que eligió".
Kanca
Raporun son paragrafında Aslı, dışarıdan bir firmayla çalışma kararını anlatıyor. Cümlesi dil bilgisi açısından kusursuz ama Milagros bir sorun görüyor: kurumda herkes bu kararı kendi ekiplerinin aldığını sanıyor, oysa kararı yönetim kurulu verdi. Rapor bu yanlış anlamayı düzeltmeli, yani cümlenin ağırlığı "kim" sorusunun cevabına düşmeli. Milagros hiçbir kelime eklemeden, yalnızca kelimelerin yerini değiştirerek cümleyi yeniden kuruyor; ağırlık merkezi kendiliğinden yer değiştiriyor.
İspanyolcanın kelime sırası, ilk bakışta sanıldığından çok daha esnektir. "Özne, fiil, nesne" temel bir düzendir, ama tek düzen değildir; öğelerin yeri değiştikçe cümlenin neyi yeni bilgi, neyi bilinen bilgi olarak sunduğu da değişir. Bu derste bilgi yapısının temel ilkesini, özneyi sona almayı, nesneyi öne alıp bir zamirle tekrar etmeyi ve "fue… el que" gibi odaklama cümlelerini göreceksin. Konumu değişince anlamı değişen birkaç sıfatı da öğreneceksin.
Anlatım
Bilinen başta, yeni sonda
İspanyolca cümlede genel bir eğilim vardır: konuşanın ve dinleyenin zaten bildiği bilgi başa, yeni ve önemli bilgi sona yerleşir. "El comité tomó la decisión" cümlesi komiteden söz edildiğini varsayar ve onun ne yaptığını söyler. "La decisión la tomó el comité" ise kararın varlığını bilinen bir şey olarak alır ve asıl haberi, yani kimin verdiğini, cümlenin sonuna bırakır. Konuşmada bu son öğe çoğu zaman sesin de en güçlü olduğu yerdir.
Bu ilke özellikle öznenin yerini açıklar. Bir şeyin ortaya çıkışını, gelişini ya da eksikliğini anlatan fiillerde özne çoğu zaman fiilden sonra gelir: "Ayer llegó la nueva conservadora" (Dün yeni restoratör geldi), "Faltan dos escáneres" (İki tarayıcı eksik). "Gustar" türü fiillerde de benzer bir sıra doğaldır: "Me gustan los manuscritos".
Nesneyi öne almak ve zamiri tekrarlamak
Belirli bir nesne cümlenin başına alındığında, İspanyolca onu fiilin önünde bir zamirle tekrar eder: "Las cartas antiguas las fotografió Inés" (Eski mektupları Inés fotoğrafladı). Bu tekrar isteğe bağlı değildir; zamir olmadan cümle tuhaf duyulur. Dolaylı nesnede de aynı yapı kullanılır: "A la directora le pareció una buena idea".
Bu yapıya sola kaydırma denir ve iki işe yarar: öne alınan nesneyi konuşmanın konusu yapar, cümlenin sonunu da yeni bilgiye, yani çoğu zaman özneye açar. Türkçe konuşan için en yeni şey, bu zamir tekrarıdır; Türkçede buna benzer bir yapı yoktur.
Odaklama cümleleri
Bir öğeyi en güçlü biçimde öne çıkarmak için "ser" fiiliyle kurulan odaklama cümleleri kullanılır. "Fue el comité el que eligió la empresa" (Firmayı seçen komiteydi) cümlesinde "el comité" iki yanından çerçevelenir ve başka bir adayın olmadığını vurgular. Kişiler için "el que / la que" yerine "quien" de kullanılabilir. Yer ve zaman için "donde" ve "cuando" gelir: "Es aquí donde guardamos los manuscritos", "Fue entonces cuando entendimos el error".
İkinci bir türü "lo que" ile başlar ve vurgulanan öğeyi en sona bırakır: "Lo que necesitamos son dos escáneres más" (İhtiyacımız olan, iki tarayıcı daha). Burada "ser" fiili vurgulanan öğeyle uyuşur: "dos escáneres" çoğul olduğu için "son" kullanılır.
Konumu anlamı değiştiren sıfatlar
Sıfatların çoğu ismin arkasına gelir, ama bazıları önde ve arkada farklı anlamlar taşır. "Un hombre pobre" parası olmayan bir adamdır; "un pobre hombre" ise acınacak, zavallı bir adam. "Un mueble antiguo" antika bir eşyadır; "mi antiguo jefe" eski, yani önceki patronum. "Grande" ismin önünde "gran" olur ve fiziksel büyüklükten çok önem ya da değer bildirir: "un gran escritor" (büyük, önemli bir yazar), "una casa grande" (büyük bir ev).
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçe ile İspanyolca, vurgulanan bilgiyi cümlenin farklı yerlerine koyar ve bu fark neredeyse bir ayna görüntüsüdür. Türkçede vurgulanan öğe yüklemin hemen önüne gelir: "Kararı komite verdi" cümlesinde vurgu "komite"dedir. İspanyolca aynı vurguyu cümlenin sonuna koyar: "La decisión la tomó el comité". Türkçe konuşan, İspanyolcada vurgulamak istediği öğeyi fiilin önüne değil, cümlenin sonuna taşımayı öğrenmelidir.
Odaklama cümlelerinde ise iki dil güzel bir paralellik gösterir. Türkçedeki "Firmayı seçen komiteydi" yapısı, bir ortaç ("seçen") ve "-ydi" ile kurulur ve İspanyolcadaki "Fue el comité el que eligió la empresa" yapısıyla neredeyse birebir örtüşür. İkisi de öğeyi seçip başka bir aday olmadığını vurgular.
Zamir tekrarı ise Türkçede karşılığı olmayan bir özelliktir. Türkçede "Eski mektupları Inés fotoğrafladı" demek için hiçbir ek zamir gerekmez; İspanyolcada "Las cartas las fotografió Inés" cümlesindeki ikinci "las" zorunludur. Türkçe konuşanın en sık yaptığı hata, nesneyi öne alıp bu zamiri unutmaktır.
Örnekler
Örnekler bilgi yapısının farklı araçlarını gösteriyor: odak sonda, sona alınmış özne, zamirle tekrarlanan nesne, odaklama cümleleri ve konumu anlamı değiştiren bir sıfat. Okunuşlar Lima söyleyişiyle verildi.
Örnek diyalog
Lima'daki kurumun ofisi. Milagros raporun son paragrafını Aslı'yla birlikte okuyor.
Milagros'un son cümlesi de kendi öğüdünü uyguluyor: "lo que quieras destacar" öne alınmış, "lo" zamiriyle "déjalo" içinde tekrarlanmış ve asıl mesaj olan "al final" cümlenin sonuna yerleşmiş.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışÖne alınan nesnenin zamirini unutmak
— Türkçedeki "Mektupları Inés fotoğrafladı" düzeniyle "Las cartas fotografió Inés" denir. Doğrusu: belirli nesne öne geçince fiilin önünde zamirle tekrarlanır: "Las cartas las fotografió Inés".
Yaygın yanlış"Lo que… es" yapısında uyumu kaçırmak
— "İhtiyacımız olan iki tarayıcı" cümlesi "Lo que necesitamos es dos escáneres" diye kurulur. Doğrusu: vurgulanan öğe çoğulsa "ser" de çoğul olur: "Lo que necesitamos son dos escáneres".
Yaygın yanlışOdaklama cümlesinde "que"yi yalnız bırakmak
— "Firmayı seçen komiteydi" cümlesi "Fue el comité que eligió la empresa" diye kurulur. Bu biçim konuşmada duyulsa da özenli dilde eksik sayılır. Doğrusu: "Fue el comité el que eligió la empresa" ya da kişi için "Fue Milagros quien la eligió".
Mini alıştırma
Cevaplar
- "El informe lo escribió Inés." "La carta la firmó el director."
- "Los libros los compré en Lima." "A mi madre la llamé ayer."
- "Fue el jueves cuando perdimos la llave." "Lo que necesitamos es paciencia."
- "Un viejo amigo" uzun zamandır tanıdığın bir arkadaş, "un amigo viejo" yaşlı bir arkadaştır. "Un gran país" önemli ya da değerli bir ülke, "un país grande" yüzölçümü büyük bir ülkedir.
Özet kartı
- Genel ilke: bilinen bilgi başta (tema), yeni ve vurgulanan bilgi sonda (foco).
- Ortaya çıkış, geliş, eksiklik fiillerinde ve "gustar" türünde özne çoğu zaman fiilden sonra: "Llegó la conservadora", "Faltan dos escáneres".
- Öne alınan belirli nesne zamirle tekrarlanır: "Las cartas las fotografió Inés"; "A la directora le pareció…".
- Odaklama: "Fue el comité el que / quien…", "Es aquí donde…", "Fue entonces cuando…"; "Lo que necesitamos son…" (ser vurgulanan öğeyle uyuşur).
- Konumu anlamı değiştiren sıfatlar: pobre (zavallı / fakir), antiguo (önceki / antika), gran (önemli) / grande (büyük), viejo (uzun zamandır tanınan / yaşlı).
- Türkçe: vurgu yüklemin hemen önünde; İspanyolca: vurgu cümlenin sonunda. "Seçen komiteydi" = "Fue el comité el que eligió".
Sonraki derse köprü
Rapor neredeyse bitti, ama Milagros son okumada küçük bir ayrıntıya takılıyor: tanımlıklar. Aslı bazı yerlerde "el" ve "la"yı Türkçede olmadığı için atlamış, bazı yerlerde de gereksiz yere eklemiş: kurumların adlarında, günlerde, yüzdelerde, meslek adlarında ve "lo" ile başlayan soyut ifadelerde. Bu tür ayrıntılar metnin anlaşılırlığını bozmaz ama bir C1 yazısını ana dili İspanyolca olan birinin yazısından ayırır. Sıradaki ders tanımlık kullanımının inceliklerini ele alıyor: tanımlığın ne zaman zorunlu, ne zaman gereksiz olduğunu ve nötr "lo"nun nasıl kullanıldığını göreceksin.