Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Chiste: anlatılan fıkra (contar un chiste). Broma: şaka (hacer/gastar una broma, estar de broma).
- Tener gracia (komik olmak); hacer gracia a alguien (komiğine gitmek); gracioso, Latin Amerika'da chistoso da; divertido = eğlenceli.
- Kelime oyununun üç yolu: ses benzerliği ve kelime sınırı (ex-preso, techo de menos), çok anlamlılık (nada, banco, cola), deyimi harfiyen okuma (tomar el pelo).
- Fıkra kalıpları: ¿Qué le dice un… a otro?, Van dos y…, Esto es un señor que…; Jaimito (İspanya), Pepito (Meksika ve başka Latin Amerika ülkeleri); chiste malo.
- Anlamadığında: Perdona, no lo he pillado; ¿Me lo explicas? Anladığında: ¡Qué bueno!, Me muero de risa; kötü fıkraya: ¡Qué malo!
- Yazıda gülme: jaja, jajaja.
- Türkçe: cinas, tevriye, "Adamın biri…"; kelime oyunu çoğu zaman çevrilemez.
Kanca
Ertesi gün Zeynep, Nuria'ya takıldığı anı anlatıyor. Sunucu stüdyodaki kahve makinesinden söz ederken eski bir bilmece sormuş: "¿Cuál es el café más peligroso del mundo?" (Dünyanın en tehlikeli kahvesi hangisidir?) Cevap: "El ex-preso." Zeynep "expreso" kelimesini biliyor, "preso" kelimesini de. Yine de iki kelimenin tek bir seste buluşup bir şakaya dönüştüğünü görememiş. Nuria açıklayınca Zeynep gülüyor, ama gecikmiş bir kahkahayla.
Bir dilde espriyi yakalamak, o dilde ustalaşmanın en son gelen işaretlerinden biridir. Çünkü mizah kelimenin sözlükteki anlamıyla yetinmez: aynı sesin iki anlamını, bir deyimin harfiyen okunuşunu ya da dinleyicinin beklediği cevabın tam tersini kullanır. Bu derste mizahı konuşmak için gereken kelimeleri, kelime oyunlarının kurulduğu üç yolu, yaygın fıkra kalıplarını ve bir espriyi anlamadığında ne diyebileceğini göreceksin.
Anlatım
Mizahı konuşmanın kelimeleri
İspanyolcada anlatılan bir fıkraya "chiste" denir: "contar un chiste" (fıkra anlatmak). Birine yapılan şakaya ise "broma" denir: "hacer una broma" (şaka yapmak), İspanya'da ayrıca "gastar una broma" (birine şaka yapmak, oyun oynamak). "Estar de broma" (şaka yapıyor olmak) ciddi olmadığını belirtmek için kullanılır: "Tranquilo, estoy de broma".
Bir şeyin komik olduğunu söylemenin en sık yolu "gracia" kelimesiyle kurulur. "Tener gracia" (komik olmak): "El chiste no tiene gracia" (Fıkra komik değil). "Hacer gracia" ise "gustar" gibi kurulur, komik bulan kişi zamirle gösterilir: "Me hizo mucha gracia" (Çok komiğime gitti). Komik bir kişi ya da şey için "gracioso" denir; Latin Amerika'da "chistoso" da çok yaygındır. "Divertido" ise daha çok "eğlenceli" anlamına gelir: bir parti ya da bir gün "divertido" olur.
Yazıda gülmek "jaja" ya da "jajaja" diye yazılır. İspanyolcada "j" harfi boğazdan gelen bir [h] sesi verdiği için bu, Türkçedeki "haha" ile aynı sesi gösterir.
Kelime oyunu nasıl kurulur
Kelime oyunlarının çoğu üç yoldan birini kullanır.
Birincisi, ses benzerliği ve kelime sınırlarıyla oynamaktır. Önceki derste gördüğün gibi konuşmada kelime sınırları duyulmaz; şaka tam bu boşluktan yararlanır. "Expreso" (espresso kahve) ile "ex preso" (eski mahkûm) aynı sesi verir. Çok bilinen bir başka bilmece şöyledir: "¿Qué le dice un techo a otro? —Techo de menos." Buradaki "techo de menos", "te echo de menos" (seni özlüyorum) cümlesinin konuşmadaki sesiyle aynıdır; tavan (techo) da bu sesin içinden çıkıverir.
İkincisi, bir kelimenin birden çok anlamını kullanmaktır (polisemia ya da sesteşlik). Klasik bir örnek: "¿Qué le dice un pez a otro? —Nada." "Nada" hem "hiçbir şey" demektir hem de "nadar" (yüzmek) fiilinin üçüncü tekil kişi biçimidir: balık hiçbir şey demez ve yüzer. İspanyolcada "banco" (banka ve oturulan bank), "cola" (kuyruk, sıra ve yapıştırıcı) ya da "sierra" (testere ve sıradağ) gibi kelimeler bu tür oyunlara zemin hazırlar.
Üçüncüsü, bir deyimi harfiyen okumaktır. "Tomar el pelo" (dalga geçmek) kelimesi kelimesine "saçı almak" demektir. Ders için kurulmuş bir örnek: saçı hiç olmayan biri arkadaşına gülerek "A mí nadie me puede tomar el pelo" (Benimle kimse dalga geçemez; kelimesi kelimesine: kimse saçımı alamaz) der. Şaka, deyimin iki okunuşu aynı anda doğru olduğu için işler.
Fıkra kalıpları
İspanyolca fıkraların bazı sabit açılışları vardır; bunları tanıdığında bir şakanın başladığını anlarsın. "¿Qué le dice un… a otro?" (Bir … ötekine ne der?) kalıbı, kelime oyunlarıyla biten kısa bilmecelerin en yaygın biçimidir. "Van dos y…" (İki kişi yürüyormuş ve…) ile "Esto es un señor que…" (Adamın biri…) ise kısa bir hikâye anlatacağını haber verir. "Van dos y se cae el del medio" (İki kişi yürüyormuş, ortadaki düşmüş) cümlesi, saçmalığa dayanan bir mizahın bilinen örneğidir: iki kişinin ortası olmaz.
Bazı fıkralar sabit karakterler etrafında döner. İspanya'da yaramaz bir çocuk olan Jaimito'nun, Meksika gibi birçok Latin Amerika ülkesinde ise Pepito'nun fıkraları anlatılır. "Chiste malo" (kötü fıkra) da kendi başına bir türdür: cevabı öyle beklenmedik ve basit bir kelime oyunudur ki dinleyen hem inler hem güler. Yukarıdaki balık bilmecesi tam böyle bir "chiste malo"dur.
Anlamadığında ve anladığında
Mizah ortak bilgiye dayanır: bir yerel olayı, bir reklamı ya da bir bölgenin söyleyişini bilmeyen kişi espriyi kaçırabilir. Meksika'da "albur" denen, çift anlamlı ve çoğu zaman müstehcen kelime oyunlarından oluşan bir gelenek vardır; bu tür oyunlar yerel dili çok iyi bilmeyi gerektirir. Bir espriyi anlamamak dil öğrenen herkesin başına gelir ve bunu söylemek hiç ayıp değildir: "Perdona, no lo he pillado" (Pardon, anlamadım; İspanya), "No lo agarré" (Latin Amerika'nın bazı yerlerinde), "¿Me lo explicas?" (Açıklar mısın?).
Espriyi anladığında da tepki vermenin kalıpları vardır: "¡Qué bueno!" (Çok iyi!), "¡Muy bueno!", "Me muero de risa" (Gülmekten ölüyorum). Kötü bir fıkraya ise sevecen bir inlemeyle karşılık verilir: "¡Qué malo!" (Ne kötü!). Bu tepki çoğu zaman bir iltifattır: fıkra tam da kötü olduğu için komiktir.
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçe bu oyunların hepsini tanır; hatta onlara ad vermiş köklü bir gelenek vardır. Divan edebiyatında yazılışı ya da söylenişi aynı, anlamı farklı kelimelerle yapılan söz sanatına cinas, bir kelimenin yakın ve uzak iki anlamını birlikte düşündürmeye de tevriye denir. İspanyolcadaki "juego de palabras" ve "doble sentido" bu iki sanatın gündelik hayattaki karşılığı gibidir.
Fıkra kalıpları da iki dilde birbirine benzer. Türkçede "Adamın biri…" diye başlayan bir cümle nasıl bir fıkranın geleceğini haber veriyorsa, İspanyolcada "Esto es un señor que…" ya da "Van dos y…" aynı işi görür. Temel ya da Nasreddin Hoca gibi sabit fıkra kahramanları da Jaimito ve Pepito gibi, dinleyicinin karakteri önceden tanımasına dayanır.
Asıl fark, oyunun hangi kelimede kurulduğudur. "Te echo de menos" Türkçeye "seni özlüyorum" diye çevrilince "techo" kelimesi ortadan kalkar ve şaka kaybolur. Türkçe bir cinas da İspanyolcaya çevrildiğinde aynı akıbete uğrar. Bu yüzden İspanyolca bir espriyi Türkçe düşünerek değil, İspanyolca kelimenin sesine ve anlamlarına bakarak çözmek gerekir. Gülmenin yazısı ise iki dilde aynı sesi verir: Türkçedeki "haha", İspanyolcada "jaja" diye yazılır.
Örnekler
Örneklerin ilk ikisi yaygın bilinen bilmecelerdir; ötekiler mizahı konuşmak için gereken gündelik kalıpları gösterir.
Örnek diyalog
Valencia'nın Ruzafa semtinde, Nuria'nın evinin balkonu. Akşam serinliğinde iki arkadaş portakal suyu içiyor; Zeynep dünkü bilmeceyi anlatıyor.
İki arkadaş dersin üç yolundan ikisini kullanıyor: "ex-preso" ve "techo de menos" ses benzerliğine ve kelime sınırlarına, "nada" ise tek bir kelimenin iki anlamına dayanıyor. Nuria'nın "¡Qué malo!" tepkisi de bir eleştiri değil, kötü fıkra türüne verilen alışılmış karşılık.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlış"Chiste" ile "broma"yı karıştırmak
— "Te voy a contar una broma" denir. Doğrusu: anlatılan fıkra "chiste"dir: "Te voy a contar un chiste". "Broma" birine yapılan şaka ya da şakacı bir sözdür: "Era una broma", "Le gastamos una broma".
Yaygın yanlışKelime oyununu kelime kelime çevirmek
— "Techo de menos" Türkçeye "eksik tavan" diye çevrilir ve şaka anlaşılmaz. Doğrusu: önce hangi kelimenin ya da ses dizisinin iki anlam taşıdığını bul ("techo" / "te echo"), sonra şakayı açıklayarak aktar.
Yaygın yanlışAnlamadan gülmek
— Espri anlaşılmadığı hâlde nezaketen gülünür, konuşma ilerleyince durum daha da garipleşir. Doğrusu: rahatça sor: "Perdona, no lo he pillado. ¿Me lo explicas?". Açıklanan bir espriye sonradan gülmek de gayet doğal karşılanır.
Mini alıştırma
Cevaplar
- "Nada" kelimesinde: hem "hiçbir şey" anlamındaki "nada", hem de "nadar" (yüzmek) fiilinin "él/ella" biçimi.
- "Broma": "fue una broma pesada" (ağır bir şakaydı). Birine yapılan şaka "broma"dır.
- Örnek cevap: "Perdona, no lo he pillado." ve "¿Me lo explicas, por favor?"
- "Tomar el pelo" deyim olarak "dalga geçmek" demektir, kelimesi kelimesine ise "saçı almak". Saçı olmayan birinin saçı alınamayacağı için cümle iki anlamda da doğru olur; şaka bu çakışmadan doğar.
Özet kartı
- Chiste: anlatılan fıkra (contar un chiste). Broma: şaka (hacer/gastar una broma, estar de broma).
- Tener gracia (komik olmak); hacer gracia a alguien (komiğine gitmek); gracioso, Latin Amerika'da chistoso da; divertido = eğlenceli.
- Kelime oyununun üç yolu: ses benzerliği ve kelime sınırı (ex-preso, techo de menos), çok anlamlılık (nada, banco, cola), deyimi harfiyen okuma (tomar el pelo).
- Fıkra kalıpları: ¿Qué le dice un… a otro?, Van dos y…, Esto es un señor que…; Jaimito (İspanya), Pepito (Meksika ve başka Latin Amerika ülkeleri); chiste malo.
- Anlamadığında: Perdona, no lo he pillado; ¿Me lo explicas? Anladığında: ¡Qué bueno!, Me muero de risa; kötü fıkraya: ¡Qué malo!
- Yazıda gülme: jaja, jajaja.
- Türkçe: cinas, tevriye, "Adamın biri…"; kelime oyunu çoğu zaman çevrilemez.
Sonraki derse köprü
Balkondaki sohbetin sonunda Nuria bir haber veriyor: gelecek hafta köşe yazısı çözümlemelerini sınıfa on dakikalık birer sunumla anlatacaklar. Zeynep'in aklına hemen bir fikir geliyor: sunuma "ex-preso" bilmecesiyle başlamak. Nuria gülüyor ama bir soru soruyor: esprinin konuyla ne ilgisi var, sonra nasıl asıl konuya geçeceksin? Sıradaki ders sunum yapmayı ele alıyor: dinleyiciyi yakalayan bir açılışı, bölümler arasında geçiş ifadelerini, görselleri anlatmayı ve sunumun sonundaki sorulara cevap vermeyi göreceksin.