Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Randevu: una cita (İspanya, Meksika), un turno (Arjantin); Quería pedir una cita; acil: urgencias, la guardia.
- Ne oldu: me caí, me torcí el tobillo, me corté el dedo, me quemé la mano; se cayó.
- Şu an: estoy mareado, está hinchado; tengo náuseas; desde ayer, desde el lunes.
- Doktor soruyor: ¿Qué le pasa? ¿Desde cuándo? ¿Dónde le duele? ¿Es alérgico a algún medicamento?
- Doktor istiyor: siéntese, abra la boca, respire hondo, descanse, tome esto.
- Eczane: ¿Tiene algo para…? pastillas, comprimidos, jarabe, gotas, pomada, tiritas / curitas; con o sin receta.
- Doz: cada ocho horas, dos veces al día, antes / después de comer, en ayunas, durante cinco días; ilaç "tomar" ile.
Kanca
Tuna sabah uyandığında dizi şişmiş. Otelin resepsiyonundaki görevli ona yakındaki sağlık merkezinin adresini veriyor ve bir öneride bulunuyor: "Primero pida un turno." Tuna "turno" kelimesini ilk kez duyuyor. Arjantin'de doktordan randevu böyle istenir; İspanya'da ya da Meksika'da aynı şeye "cita" denir. Muayene odasında doktor ona üç soru soracak: ne oldu, ne zamandan beri ağrıyor ve bir ilaca alerjisi var mı. Tuna her birine İspanyolca cevap vermek zorunda.
Doktor muayenesi, yabancı bir dilde en çok kaygı yaratan konuşmalardan biridir. Çünkü yanlış anlaşılan bir kelime yanlış bir tedaviye dönüşebilir. Bu ders muayenenin sırasını izliyor: önce randevu, sonra kazanın anlatımı, ardından doktorun sorduğu ve istediği şeyler, en son da eczane tezgâhında reçeteli ya da reçetesiz bir ilacı nasıl isteyeceğin.
Anlatım
Randevu ve acil servis
Randevu için İspanya ve Meksika'da "una cita", Arjantin'de "un turno" denir. İsteği kibarca söylemenin kalıbı imperfecto ile kurulur: "Quería pedir una cita con el médico." Arjantin'de "sacar un turno" (randevu almak) çok duyulur. Beklemeyecek bir durumda "urgencias" (acil servis) bölümüne gidilir; Arjantin'de hastanenin acil bölümüne "la guardia" denir.
Muayenenin sonunda bazen başka bir işlem istenir: "una radiografía" (röntgen), "un análisis de sangre" (kan tahlili). Doktor bir tanı koyar ve sonuç çoğu zaman şu kelimelerden biridir: "un esguince" (burkulma), "una fractura" (kırık), "una infección" (enfeksiyon), "una gripe" (grip).
Ne oldu? Belirtiyi geçmiş zamanla anlatmak
A1.40'ta ağrıyı şimdiki zamanla anlatmıştın: "Me duele la cabeza." Doktor ise önce ne olduğunu duymak ister. Burada geçmiş zaman devreye girer. Kaza ve yaralanmalar çoğunlukla dönüşlü fiillerle anlatılır: "Me caí" (düştüm), "Me torcí el tobillo" (bileğimi burktum), "Me corté el dedo" (parmağımı kestim), "Me quemé la mano" (elimi yaktım), "Me golpeé la rodilla" (dizimi çarptım). "Caerse" fiilinin üçüncü kişisi "leyó" gibi y ile yazılır: "se cayó".
Şu anki durum ise "estar" ve bir sıfatla söylenir: "Estoy mareado" (başım dönüyor), "Está hinchado" (şişmiş), "Está rojo" (kızarmış). Bazı belirtiler "tener" ile gelir: "tengo náuseas" (midem bulanıyor), "tengo diarrea" (ishalim var). Ağrının ne zamandan beri sürdüğü "desde" ile anlatılır: "Me duele desde ayer", "Tengo fiebre desde el lunes".
Doktorun soruları ve talimatları
Doktor hastaya genellikle "usted" diye hitap eder. Soruları kalıplaşmıştır: "¿Qué le pasa?" (Şikâyetiniz nedir?), "¿Desde cuándo?" (Ne zamandan beri?), "¿Dónde le duele?" (Neresi ağrıyor?), "¿Es alérgico a algún medicamento?" (Bir ilaca alerjiniz var mı?), "¿Toma algún medicamento?" (Düzenli kullandığınız bir ilaç var mı?).
Muayene sırasında A2.16'da öğrendiğin "usted" emirleri art arda gelir: "Siéntese" (oturun), "Abra la boca" (ağzınızı açın), "Respire hondo" (derin nefes alın), "Túmbese aquí" ya da "Acuéstese aquí" (buraya uzanın). Tedavi de talimatla anlatılır: "Descanse dos días", "Beba mucha agua", "Tome esto cada ocho horas".
Eczanede
Eczacıdan bir şey istemenin en doğal yolu "¿Tiene algo para…?" kalıbıdır: "¿Tiene algo para el dolor de cabeza?", "¿Tiene algo para la tos?". Aynı işi "Necesito algo para…" da görür. İlacın biçimleri şunlardır: "las pastillas" ya da "los comprimidos" (hap, tablet), "el jarabe" (şurup), "las gotas" (damla), "la pomada" ya da "la crema" (merhem, krem). Küçük yara bandına İspanya'da "tirita", Meksika ve Arjantin'de "curita" denir.
Doz ve sıklık belli kalıplarla söylenir: "cada ocho horas" (sekiz saatte bir), "dos veces al día" (günde iki kez), "antes de comer" (yemekten önce), "después de comer" (yemekten sonra), "en ayunas" (aç karnına). Hastanın en çok sorduğu cümle de budur: "¿Cada cuántas horas lo tomo?" (Kaç saatte bir alayım?). Gece açık kalan eczaneye İspanya'da "farmacia de guardia", Arjantin'de "farmacia de turno" denir.
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçe ilacı "içer": "ilaç içmek", "hap içmek". İspanyolca bu işi "beber" ile değil "tomar" ile anlatır: "tomar un medicamento", "tomar una pastilla". "Beber" yalnız şurup ya da su gibi gerçekten içilen bir şey için doğaldır, ama orada bile "tomar el jarabe" daha yaygındır. Kısacası "içmek" fiilini ilaca taşırsan yanlış fiili seçmiş olursun.
Sıklık ifadelerinde kelime sırası ters döner. Türkçe "sekiz saatte bir" der; önce süre, sonra "bir" gelir. İspanyolca "cada ocho horas" der; "cada" en başa geçer. "Günde üç kez" de "tres veces al día" olur: önce sayı, sonra "vez" kelimesinin çoğulu, sonra "al día". "Haftada bir" ise "una vez a la semana"dır.
Yaralanmayı anlatırken Türkçe iyelik ekini kullanır: "Dizimi çarptım", "Parmağımı kestim". İspanyolca kimin vücudu olduğunu dönüşlü zamirle ("me") verir ve vücut bölümüne artikel koyar: "Me golpeé la rodilla", "Me corté el dedo". Türkçedeki "-ım" eki İspanyolcada fiilin önündeki "me"ye taşınmış olur. "Başım dönüyor" gibi bir deyim de kelime kelime aktarılmaz; İspanyolcada bir sıfatla söylenir: "Estoy mareado", kadın konuşuyorsa "Estoy mareada".
Örnekler
Her örnekte kimin konuştuğunu düşün: hasta mı, doktor mu, eczacı mı?
Birinci örnek randevu isteyen bir hastaya ait; "quería" isteği yumuşatıyor. İkinci örnekte "me" ve "el dedo" Türkçedeki "parmağımı" kelimesinin yerini tutuyor. Beşinci ve yedinci örnekler "usted" emriyle kurulmuş doktor talimatları. Sekizinci örnekteki "se pone", A2.17'deki talimat kalıbıdır: kimin sürdüğü söylenmez, işin nasıl yapılacağı söylenir.
Örnek diyalog
Tuna, Ushuaia'daki sağlık merkezinde Doktor Ríos'un karşısında oturuyor. Doktor hastasına "usted" diye hitap ediyor; Tuna da ona "doctora" diyor.
Tuna önce ne olduğunu geçmiş zamanla ("me caí"), sonra şu anki durumu şimdiki zamanla ("me duele", "está hinchada") anlatıyor. Doktor da dersteki sırayı izliyor: soru ("¿Le duele aquí?"), tanı ("es un esguince") ve talimat ("tome", "camine", "vuelva"). "Doblarla" kelimesindeki "la", Tuna'nın dizini gösteriyor. Türkçede doktora "doktor bey" ya da "doktor hanım" dendiği gibi İspanyolcada da kadın doktora "doctora" diye seslenilir.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışİlaç için "beber" kullanmak
— Türkçedeki "hap içmek" doğrudan aktarılır: "Bebo una pastilla." Doğrusu: ilaç "tomar" ile kullanılır: "Tomo una pastilla", "Tome el jarabe después de comer".
Yaygın yanlışSıklığı "por" ile söylemek
— "Sekiz saatte bir" düşünülürken zaman süresini anlatan bir edat aranır ve "por ocho horas" çıkar; bu cümle "sekiz saat boyunca" gibi anlaşılır. Doğrusu: "cada ocho horas". Süre bildirmek için ise "durante": "durante cinco días".
Yaygın yanlış"Bir şey için" derken "por" seçmek
— "Öksürük için" kelimesi yanlış edatla çevrilir: "¿Tiene algo por la tos?". İlacın amacı ya da hedefi "para" ile söylenir: "¿Tiene algo para la tos?", "Esta crema es para las quemaduras".
Mini alıştırma
Cevaplar
- "Me torcí el tobillo." "Me quemé la mano." "Mi hermano se cayó en la escalera." (kız kardeş için "mi hermana")
- "Tome dos comprimidos al día." "Póngase las gotas cada doce horas." "Tome el jarabe durante una semana."
- "¿Tiene algo para el dolor de cabeza?" ve "Necesito algo para el dolor de cabeza."
- Örnek cevap: "Tengo dolor de garganta y un poco de fiebre." "Desde el sábado." "No, no soy alérgico a ningún medicamento." (kadın için "alérgica")
Özet kartı
- Randevu: una cita (İspanya, Meksika), un turno (Arjantin); Quería pedir una cita; acil: urgencias, la guardia.
- Ne oldu: me caí, me torcí el tobillo, me corté el dedo, me quemé la mano; se cayó.
- Şu an: estoy mareado, está hinchado; tengo náuseas; desde ayer, desde el lunes.
- Doktor soruyor: ¿Qué le pasa? ¿Desde cuándo? ¿Dónde le duele? ¿Es alérgico a algún medicamento?
- Doktor istiyor: siéntese, abra la boca, respire hondo, descanse, tome esto.
- Eczane: ¿Tiene algo para…? pastillas, comprimidos, jarabe, gotas, pomada, tiritas / curitas; con o sin receta.
- Doz: cada ocho horas, dos veces al día, antes / después de comer, en ayunas, durante cinco días; ilaç "tomar" ile.
Sonraki derse köprü
Tuna'nın dizi bir hafta dinlenmeye ihtiyaç duyuyor, ama iştahı yerinde. Sağlık merkezinden çıkınca bir restorana girmek istiyor: masa ayırtmak, menüyü okumak, garsonun önerisini anlamak ve hesabı istemek gerekecek. Sıradaki ders restoranda yemek yemeyi ele alıyor: rezervasyondan menünün bölümlerine, sipariş vermekten bir şikâyeti kibarca iletmeye kadar bir akşam yemeğinin bütün adımlarını göreceksin.