İçeriğe geç

Ders A2.21 · A2 · Temel Kullanıcı

Boş zaman ve hobiler

Modül: Konu Kelimeleri

1.520 kelime · 16 örnek cümle · yaklaşık 7 dakika okuma · seslendirme 10 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Oyun ve takım sporları: jugar al fútbol, al tenis, a las cartas, al ajedrez (Latin Amerika'da çoğu zaman "a" düşer).
  2. Kendi fiili ya da "hacer" ile: nadar, correr, esquiar, hacer yoga, hacer deporte, hacer senderismo.
  3. Çalgılar "tocar" ile: tocar la guitarra, el piano, el violín.
  4. Öteki uğraşlar: pintar, dibujar, cantar, bailar, leer, cocinar; fotoğraf: hacer / tomar / sacar fotos.
  5. Alışkanlık: soler + mastar (suelo, sueles, suele, solemos…); arasına "a" girmez.
  6. Hoşlanmak: me gusta, me encanta, me interesa, soy aficionado a.
  7. Soru: ¿Qué haces en tu tiempo libre? ¿Tienes algún hobby?
  8. Türkçe paralel: oynamak = jugar, çalmak = tocar.

Kanca

Ertesi sabah Ushuaia'da güneş açtı ve Tuna, Agustina'ya kayağa gideceğini yazıyor. Agustina soruyor: "¿Y vos qué hacés en tu tiempo libre en Estambul?" Peki sen İstanbul'da boş zamanında ne yaparsın? Tuna liste yapmaya başlıyor: futbol oynamak, saz çalmak, fotoğraf çekmek. Türkçede iki farklı fiil kullanıyor, "oynamak" ve "çalmak"; İspanyolcada da iki farklı fiil var: "jugar" ve "tocar". Ama futbolun önüne bir de "al" eklemesi gerekiyor: "Juego al fútbol".

Boş zaman, yeni biriyle tanışırken en çok konuşulan konulardan biridir. Bu derste sporların, müziğin ve günlük uğraşların adlarını, bunlarla kullanılan fiilleri, bir alışkanlığı anlatmanın yeni bir yolunu ve bir hobiden ne kadar hoşlandığını söylemenin kalıplarını öğreneceksin.

Anlatım

Oyun ve spor: "jugar a"

Takım sporları ve oyunlar "jugar" (oynamak) fiiliyle söylenir. İspanya'da arkasından "a" ve belirli artikel gelir: "jugar al fútbol", "jugar al tenis", "jugar al baloncesto", "jugar a las cartas" (kâğıt oynamak), "jugar al ajedrez" (satranç oynamak). Meksika ve Kolombiya gibi Latin Amerika ülkelerinde "a" çoğu zaman düşer: "jugar fútbol". Basketbol Latin Amerika'da çoğunlukla "básquetbol" ya da "básquet"tir.

Bazı sporlar ise kendi fiilleriyle ya da "hacer" ile söylenir: "nadar" (yüzmek), "correr" (koşmak), "esquiar" (kayak yapmak), "hacer yoga", "hacer deporte" (spor yapmak), "hacer senderismo" (doğa yürüyüşü yapmak, İspanya). Bisiklete binmek İspanya'da "montar en bici", Latin Amerika'da çoğunlukla "andar en bici"dir.

Müzik ve sanat: "tocar"

Bir çalgıyı çalmak "tocar" fiiliyle söylenir: "tocar la guitarra", "tocar el piano", "tocar el violín". Öteki uğraşlar kendi fiilleriyle anlatılır: "pintar" (resim yapmak), "dibujar" (çizmek), "cantar" (şarkı söylemek), "bailar" (dans etmek), "leer" (okumak), "cocinar" (yemek yapmak). Fotoğraf çekmek İspanya'da "hacer fotos", Latin Amerika'da "tomar fotos" ya da "sacar fotos"tur.

Alışkanlık için "soler"

Bir şeyi genellikle yaptığını söylemenin kullanışlı bir yolu "soler + mastar" kalıbıdır: "Suelo correr por la mañana" (Genellikle sabahları koşarım). "Soler" o→ue türünden bir fiildir: "suelo", "sueles", "suele", "solemos", "soléis", "suelen". Bu kalıp "normalmente" kelimesinin işini tek bir fiille görür: "Los domingos solemos ir al campo" (Pazar günleri genellikle kıra gideriz).

Ne kadar seviyorsun, ne zamandır yapıyorsun?

Bir hobiden söz ederken A1.46'daki "gustar" ve "encantar" en çok kullanılan araçlardır: "Me gusta pintar", "Me encanta bailar". Bunlara iki kalıp daha eklenir: "Me interesa la fotografía" (Fotoğrafa ilgi duyuyorum) ve "Soy aficionado a la música" (Müzik meraklısıyım). Bir hobiyi ne zamandır yaptığını söylerken bir önceki derslerden tanıdığın "desde hace" kalıbını kullanırsın: "Toco el piano desde hace diez años". Ne sıklıkla yaptığını ise sıklık kelimeleriyle anlatırsın: "dos veces por semana" (haftada iki kez), "todos los sábados" (her cumartesi).

Boş zamanı sormanın en yaygın yolu şudur: "¿Qué haces en tu tiempo libre?" (Boş zamanında ne yaparsın?). "¿Tienes algún hobby?" (Bir hobin var mı?) sorusu da çok duyulur.

Türkçe ile karşılaştırma

Oyun ve müzik fiillerinde Türkçe ile İspanyolca şaşırtıcı biçimde aynı ayrımı yapar. Türkçe bir oyunu "oynar", bir çalgıyı "çalar": "futbol oynamak", "gitar çalmak". İspanyolca da bu iki etkinliği iki farklı fiile ayırır: "jugar al fútbol", "tocar la guitarra". Türkçe konuşan için bu büyük bir kolaylıktır; Türkçede hangi fiili kullanıyorsan İspanyolcada da ona karşılık gelen fiili seçmen yeter.

Fark, oyunun adının nasıl bağlandığındadır. Türkçe "futbol oynamak" derken oyunun adına hiçbir ek eklemez. İspanya İspanyolcası ise "a" edatını ve bir artikeli ekler: "jugar al fútbol", "jugar a las cartas". Meksika ya da Kolombiya'da bu edat düştüğü için "jugar fútbol" da duyulur ve Türkçedeki yapıya daha çok benzer.

"Soler" fiilinin Türkçede tek kelimelik bir karşılığı yoktur; Türkçe bu anlamı "genellikle" gibi bir zarfla ya da geniş zamanla verir: "Genellikle sabahları koşarım", "Sabahları koşarım". İspanyolca ise alışkanlığı bir fiilin kendisine yükler: "Suelo correr por la mañana". Bu yapı ilk başta tuhaf görünse de çok işe yarar, çünkü tek bir fiille bir alışkanlığın düzenliliğini vurgular.

Örnekler

Her örnekte etkinliğin hangi fiille söylendiğini bul: "jugar", "tocar", "hacer" ya da kendi fiili.

Birinci ve beşinci örneklerde oyunlar "jugar al" ile söylenmiş. İkinci örnekte çalgı "tocar" ile. Üçüncü ve altıncı örneklerde "hacer" kullanılmış. Dördüncü ve altıncı örneklerde "soler" bir alışkanlığı anlatıyor; altıncıda kök "o" olarak kalmış, çünkü "nosotros" biçimidir.

Örnek diyalog

Kayağa çıkmadan önce Tuna, Agustina'yı bir kez daha arıyor; bu sefer yalnız sesli. Agustina Arjantinli olduğu için "vos" kullanıyor; Tuna ise "tú" ile konuşuyor.

"Juego al vóley" ve "toco el piano" iki fiilin ayrımını yan yana gösteriyor; Tuna'nın "toco un poco el saz" cümlesi de aynı kalıbı Türk çalgısına uyguluyor. Agustina'nın "suelo caminar" ifadesi bir alışkanlığı, Tuna'nın "esquío desde hace dos años" cümlesi bugüne uzanan bir süreyi anlatıyor. Tuna'nın son cümlesindeki "cuando vuelva" biçimini şimdilik kalıp olarak öğren. Buenos Aires'te "la costanera", Río de la Plata kıyısındaki yürüyüş yoluna verilen addır.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlışÇalgı için "jugar" kullanmak
Doğrusu

— Oyun fiili her etkinliğe uygulanır: "Juego la guitarra", "Juego el piano". Doğrusu: çalgılar "tocar" ile söylenir: "Toco la guitarra".

Yaygın yanlışİspanya'da oyunun önündeki "a"yı atlamak
Doğrusu

— Türkçedeki "futbol oynamak" yapısı aktarılır: "Juego fútbol", "Jugamos cartas". Meksika'da duyulsa da İspanya'da doğru biçim: "Juego al fútbol", "Jugamos a las cartas".

Yaygın yanlış"Soler" ile mastar arasına "a" koymak
Doğrusu

— "Empezar a" ya da "aprender a" kalıbına benzetilir: "Suelo a correr". Doğrusu: "soler" mastara doğrudan bağlanır: "Suelo correr".

Mini alıştırma

Cevaplar

  1. "Mi padre toca el acordeón." "Los niños juegan al escondite." (saklambaç) "¿Tú tocas algún instrumento?"
  2. "Suelo hacer la compra los sábados." "Solemos cenar a las nueve de la noche."
  3. Örnek cevap: "Pinto cuadros de paisajes. Pinto desde hace cuatro años. Suelo pintar dos veces por semana, los martes y los jueves."
  4. "¿Qué haces en tu tiempo libre?" "¿Tienes algún hobby?"

Özet kartı

  1. Oyun ve takım sporları: jugar al fútbol, al tenis, a las cartas, al ajedrez (Latin Amerika'da çoğu zaman "a" düşer).
  2. Kendi fiili ya da "hacer" ile: nadar, correr, esquiar, hacer yoga, hacer deporte, hacer senderismo.
  3. Çalgılar "tocar" ile: tocar la guitarra, el piano, el violín.
  4. Öteki uğraşlar: pintar, dibujar, cantar, bailar, leer, cocinar; fotoğraf: hacer / tomar / sacar fotos.
  5. Alışkanlık: soler + mastar (suelo, sueles, suele, solemos…); arasına "a" girmez.
  6. Hoşlanmak: me gusta, me encanta, me interesa, soy aficionado a.
  7. Soru: ¿Qué haces en tu tiempo libre? ¿Tienes algún hobby?
  8. Türkçe paralel: oynamak = jugar, çalmak = tocar.

Sonraki derse köprü

Tuna o gün kayak yaparken düştü ve akşam dizi ağrıyordu. Ertesi gün bir sağlık merkezine gitmesi gerekecek. A1.40'ta vücut bölümlerini ve ağrıyı anlatmayı öğrenmiştin; şimdi bunları bir doktor muayenesine ve bir eczaneye taşıma zamanı. Sıradaki ders doktorda ve eczanede konuşmayı ele alıyor: belirtileri geçmiş zamanla anlatmayı, doktorun sorularını ve talimatlarını anlamayı ve eczanede ilaç istemenin kalıplarını göreceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Kanca: Ushuaia'da güneşli bir kayak pisti; Tuna'nın listesindeki her etkinlik için bir simge belirir: futbol topu, saz, fotoğraf makinesi.
  • İki fiil: bir top ve bir gitar yan yana; topun altında "jugar = oynamak", gitarın altında "tocar = çalmak" etiketleri Türkçe ve İspanyolca olarak eşleşir.
  • "Jugar al": "jugar" ve "fútbol" kartlarının arasına "al" kartı yerleşir; Latin Amerika haritasında bu kart solar ve düşer.
  • "Soler": bir takvimde her pazar aynı etkinlik tekrar eder; "suelo caminar" yazısı takvimin üstünde belirir.
  • Sesli arama: ekran ikiye bölünür; bir yanda karlı Ushuaia, öbür yanda Río de la Plata kıyısındaki yürüyüş yolu.