Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Şehir: el centro, el barrio, la plaza, el ayuntamiento (alcaldía), el mercado, el puerto.
- Taşıtlar: metro, tren, tranvía, taxi; otobüs: autobús (İspanya), camión (Meksika), colectivo (Arjantin), guagua (Küba, Kanarya).
- Binmek: tomar (her yerde güvenli), coger (İspanya); yürüyerek: a pie, andando, caminando.
- Subir(se) a + taşıt; bajar(se) de + taşıt.
- Aktarma: hacer transbordo, cambiar de línea; durak: la parada; kart: recargar la tarjeta.
- Sorular: ¿Este autobús va a…?, ¿Dónde me bajo?, ¿Cuántas paradas faltan?, ¿Cada cuánto pasa?
- Türkçe paralel: otobüse binmek = subir al autobús, otobüsten inmek = bajar del autobús.
Kanca
Ezgi, Cancún'da otelinin önündeki durakta bekliyor ve sahile gitmek istiyor. Yanındaki kadına soruyor: "Disculpe, ¿este autobús va a la playa?" Kadın gülümsüyor: "Sí, ese camión la deja allí." Ezgi bir an şaşırıyor; ders kitabında "camión" kamyon demekti. Kadın açıklıyor: Meksika'da şehir otobüsüne "camión" denir. Aynı gün Ezgi'nin telefonuna Buenos Aires'teki bir arkadaşından mesaj geliyor: "Tomo el colectivo y voy al centro." Orada otobüsün adı "colectivo".
Şehirde dolaşmak, bir yabancı dilde en sık yaşanan günlük durumlardan biridir: hangi otobüse bineceğini, nerede ineceğini, kaç durak kaldığını sormak. Bu derste şehrin temel yerlerini, toplu taşımanın kelimelerini, binmek, inmek ve aktarma yapmak için kullanılan fiilleri ve ülkeden ülkeye değişen ulaşım kelimelerini öğreneceksin.
Anlatım
Şehrin yerleri
Bir şehirde sık sorulan yerler şunlardır: "el centro" (merkez), "el barrio" (mahalle), "la plaza" (meydan), "el ayuntamiento" (belediye binası, İspanya), "la catedral" (katedral), "el mercado" (pazar), "el parque" (park), "el puerto" (liman), "la estación de tren" (tren istasyonu). Latin Amerika'da belediye için "la municipalidad" ya da "la alcaldía" da kullanılır.
Taşıtlar ve bölge farkları
Taşıt adlarının çoğu her yerde aynıdır: "el metro", "el tren", "el tranvía", "el taxi", "la bicicleta". Otobüs ise İspanyolcanın en çok değişen kelimelerinden biridir. İspanya'da "el autobús", Meksika'da "el camión", Arjantin'de "el colectivo", Küba'da, Porto Riko'da ve Kanarya Adaları'nda "la guagua" diye anılır. Kısa "el bus" biçimi de pek çok ülkede anlaşılır.
Bir taşıta binmek İspanya'da çoğu zaman "coger", Latin Amerika'da "tomar" fiiliyle söylenir. H.2'de gördüğün gibi "coger" Meksika'da ve Arjantin'de kaba bir anlam taşıdığı için, emin olmadığın her yerde "tomar el autobús" demek en güvenli yoldur. Yürüyerek gitmek için tanıdığın "a pie" kalıbı ya da İspanya'da "andando", Latin Amerika'da "caminando" kullanılır.
Binmek, inmek, aktarma
Bir taşıta binmek "subir a" ya da "subirse a", taşıttan inmek "bajar de" ya da "bajarse de" ile söylenir: "Me subo al autobús" (Otobüse biniyorum), "Me bajo del metro en la plaza" (Metrodan meydanda iniyorum). Yolculuk sırasında hat değiştirmek "hacer transbordo" ya da "cambiar de línea"dır: "Tienes que hacer transbordo en Sol" (Sol'da aktarma yapman gerekiyor).
Durak "la parada", metro ya da tren istasyonu "la estación"dır. Bilet her taşıtta farklı olabilir; birçok şehirde yeniden yüklenebilen bir kart kullanılır: "recargar la tarjeta" (kartı doldurmak).
Yolda sorulan sorular
Toplu taşımada en sık sorulan sorular kısa kalıplarla kurulur. "¿Este autobús va a…?" (Bu otobüs … gidiyor mu?), "¿Dónde me bajo para ir a…?" (… gitmek için nerede inmeliyim?), "¿Cuántas paradas faltan?" (Kaç durak kaldı?). Bir taşıtın ne sıklıkla geçtiğini sormak için "¿Cada cuánto pasa?" (Ne sıklıkla geçiyor?) kullanılır; cevap "cada diez minutos" (on dakikada bir) gibi gelir.
Türkçe ile karşılaştırma
Binmek ve inmek fiillerinde iki dil şaşırtıcı biçimde aynı mantığı kullanır. Türkçe "otobüse binmek" der ve taşıta yönelme ekini ekler; İspanyolca da "subir al autobús" der ve aynı işi "a" edatıyla yapar. Türkçe "otobüsten inmek" der ve ayrılma ekini kullanır; İspanyolca da "bajar del autobús" der ve "de" edatını kullanır. Türkçedeki "-e" ve "-den" eklerinin, İspanyolcada "a" ve "de" edatlarına karşılık geldiğini A2.3'te görmüştün; bu iki fiil bunun en kullanışlı örneğidir.
"Aktarma yapmak" da Türkçe ile İspanyolcada benzer kurulur: "hacer transbordo". İki dil de bu işi "yapmak" anlamındaki genel bir fiille ve bir isimle anlatır.
Taşıt adlarında ise İspanyolca, Türkçeden çok daha çeşitlidir. Türkçede "otobüs" kelimesi her yerde aynıdır; İspanyolcada aynı taşıt dört farklı adla anılabilir. Üstelik bu adlardan biri, "camión", İspanya'da bambaşka bir anlama gelir: kamyon. En pratik yol, gideceğin ülkenin kelimesini önceden öğrenmek ve emin olmadığında genel "bus" ya da "autobús" kelimesini kullanmaktır.
Örnekler
Her örnekte taşıtı ve cümlenin hangi bölgeye ait olabileceğini bul.
İkinci örnekteki "cojo" İspanya'da gündelik bir biçimdir; Latin Amerika'da onun yerine "tomo" denir. Üçüncü ve yedinci örnekler otobüsün bölgesel adlarını gösteriyor. Dördüncü örnekte "bajarse" dönüşlü kullanılmış. Altıncı örnekteki "¿Cada cuánto…?" bir sıklık sorusudur.
Örnek diyalog
Ezgi, Cancún'da bir otobüs durağında yerel bir kadınla konuşuyor. Tanımadığı biri olduğu için "usted" kullanıyor; kadın da ona "usted" ile cevap veriyor.
Kadının cevapları "usted" emirleriyle: "súbase", "tenga", "pregúntele", "tómelo"; zamirler emrin sonuna bitişmiş. Ezgi'nin "¿Dónde se compra el boleto?" sorusunda tariflerden tanıdığın "se" yapısı var. "¿Cuántas paradas faltan?" ve "¿Cada cuánto pasa?" toplu taşımanın en sık sorularıdır. Cancún'un otel bölgesi (zona hotelera) uzun bir kıyı şeridi boyunca uzanır ve Delfines, bu şeridin bilinen halk plajlarından biridir.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışTaşıttan inmeyi "de" olmadan söylemek
— "Otobüsten iniyorum" cümlesi "Bajo el autobús" diye kurulur; bu cümle "Otobüsü indiriyorum" gibi anlaşılır. Doğrusu: "Bajo del autobús" ya da "Me bajo del autobús".
Yaygın yanlışİspanya'da otobüse "camión" demek
— Meksika'da öğrenilen kelime İspanya'da kullanılır: "Voy en camión al centro". İspanya'da bu cümle "Merkeze kamyonla gidiyorum" demektir. Doğrusu: İspanya'da "autobús": "Voy en autobús al centro".
Yaygın yanlışSıklığı "¿Cuántas veces pasa?" diye sormak
— Türkçedeki "Kaç kere geçiyor?" doğrudan aktarılır. Anlaşılır ama doğal değildir. Doğrusu: "¿Cada cuánto pasa?"; cevabı "cada quince minutos".
Mini alıştırma
Cevaplar
- İspanya: "el autobús"; Meksika: "el camión"; Arjantin: "el colectivo"; Küba: "la guagua".
- "Tomo el metro y me bajo dos paradas después."
- "¿Este autobús va al museo?" "¿Cada cuánto pasa?" "¿Dónde me bajo para ir al museo?"
- "Tengo que hacer transbordo de la línea verde a la línea roja."
Özet kartı
- Şehir: el centro, el barrio, la plaza, el ayuntamiento (alcaldía), el mercado, el puerto.
- Taşıtlar: metro, tren, tranvía, taxi; otobüs: autobús (İspanya), camión (Meksika), colectivo (Arjantin), guagua (Küba, Kanarya).
- Binmek: tomar (her yerde güvenli), coger (İspanya); yürüyerek: a pie, andando, caminando.
- Subir(se) a + taşıt; bajar(se) de + taşıt.
- Aktarma: hacer transbordo, cambiar de línea; durak: la parada; kart: recargar la tarjeta.
- Sorular: ¿Este autobús va a…?, ¿Dónde me bajo?, ¿Cuántas paradas faltan?, ¿Cada cuánto pasa?
- Türkçe paralel: otobüse binmek = subir al autobús, otobüsten inmek = bajar del autobús.
Sonraki derse köprü
Ezgi otobüsten indiğinde güneş yakıcıydı; öğleden sonra ise bir anda tropik bir sağanak başladı. Karayipler'de, And Dağları'nda ya da Madrid'de havadan söz etmek günlük sohbetin vazgeçilmez bir parçasıdır. Sıradaki ders hava durumunu ele alıyor: A1.34'te kısaca gördüğün "hace calor" kalıbının bütün ailesini, "llueve" ve "nieva" gibi tek başına duran fiilleri, sıcaklığı söylemeyi ve bir hava tahminini okumayı göreceksin.