Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Yapı: haber (he, has, ha, hemos, habéis, han) + participio.
- Participio: -ar → -ado, -er / -ir → -ido; bu yapıda hiç değişmez.
- Düzensizler: hecho, dicho, visto, escrito, abierto, vuelto, puesto, roto, muerto.
- Kullanım (İspanya): bitmemiş zaman dilimi (hoy, esta semana), hayat deneyimi (alguna vez, nunca), ya / todavía no.
- Latin Amerika'da bugünün olayları için çoğunlukla basit geçmiş zaman tercih edilir.
- "Haber" ile participio ayrılmaz; zamir "haber"in önüne gelir: Lo he visto.
- "H" okunmaz: he [e], has [as], ha [a].
Kanca
Umut, Granada'da bir öğrenci evinde kalıyor. Akşam eve döndüğünde Madridli ev arkadaşı Irene mutfakta soruyor: "¿Qué has hecho hoy?" Bugün ne yaptın? Umut'un anlatacak çok şeyi var: Elhamra'yı gezdi, eski mahallede yürüdü, ilk kez tapas yedi. Ama bunları geçmiş zamanda anlatmak için şimdiye kadar hiç kullanmadığı bir yapıya ihtiyacı var. Irene'nin sorusu bir ipucu veriyor: iki kelime, "has" ve "hecho".
Şimdiye kadar İspanyolcada hep şimdiyi ve geleceği anlattın. Bu dersle geçmiş zamanlara giriyorsun. İlk geçmiş zaman, "haber" yardımcı fiiliyle kurulur ve özellikle bugünün, bu haftanın ya da bir hayatın içinde olup bitmiş şeyleri anlatır. Bu derste yapının nasıl kurulduğunu, kurala uymayan önemli biçimleri ve bu zamanın hangi durumlarda seçildiğini öğreneceksin.
Anlatım
"Haber" ve geçmiş zaman ortacı
Bu zaman, "haber" yardımcı fiilinin şimdiki zamanı ile participio adı verilen sabit bir biçimin birleşiminden doğar. "Haber" burada "sahip olmak" anlamına gelmez; yalnız zamanı kuran bir yardımcıdır:
| Zamir | haber | participio |
|---|---|---|
| yo | he | comido |
| tú | has | comido |
| él, ella, usted | ha | comido |
| nosotros | hemos | comido |
| vosotros | habéis | comido |
| ellos, ellas, ustedes | han | comido |
Participio düzenli fiillerde kolayca kurulur. "-ar" fiilleri "-ado" alır: "hablar" → "hablado". "-er" ve "-ir" fiilleri "-ido" alır: "comer" → "comido", "vivir" → "vivido". Kökü sesli harfle biten bazı fiillerde "-ído" vurgu işaretiyle yazılır: "leer" → "leído", "oír" → "oído". Kişi değişse de participio yerinden oynamaz: "he comido", "ella ha comido", "hemos comido".
Kurala uymayan participio biçimleri
Birkaç sık fiilin participiosu düzensizdir ve ayrı ayrı öğrenilmesi gerekir: "hacer" → "hecho" (yapılmış), "decir" → "dicho", "ver" → "visto", "escribir" → "escrito", "abrir" → "abierto", "volver" → "vuelto", "poner" → "puesto", "romper" → "roto" (kırılmış), "morir" → "muerto". Irene'nin sorusundaki "has hecho" bu biçimlerden birini kullanıyor.
Ne zaman kullanılır?
İspanya İspanyolcasında bu zamanın ilk görevi, konuşma anını içine alan ve henüz bitmemiş bir zaman diliminde olan eylemleri anlatmaktır. Bu yüzden "hoy" (bugün), "esta mañana" (bu sabah), "esta semana" (bu hafta), "este año" (bu yıl) gibi kelimelerle birlikte sık duyulur: "Hoy he trabajado mucho" (Bugün çok çalıştım).
İkinci görevi, bir hayatın içindeki deneyimleri anlatmaktır; ne zaman olduğu önemli değildir: "¿Has estado en México?" (Hiç Meksika'da bulundun mu?), "Nunca he visto la nieve" (Hiç kar görmedim). "Alguna vez" (hiç, bir kez olsun) bu sorularda sık kullanılır.
Üçüncü görevi, beklenen bir şeyin olup olmadığını söylemektir. "Ya" (artık, çoktan) olmuşu, "todavía no" (henüz) olmamışı anlatır: "Ya he comido" (Yemek yedim bile), "Todavía no he terminado" (Henüz bitirmedim).
Latin Amerika'nın büyük bölümünde ise bugün olan olaylar için de çoğunlukla sıradaki derste göreceğin basit geçmiş zaman tercih edilir: "¿Ya comiste?" (Yedin mi?). Orada pretérito perfecto daha çok hayat deneyimini ve etkisi hâlâ süren durumları anlatır. İki kullanım da doğrudur; hangisini seçtiğin, hangi bölgenin İspanyolcasını konuştuğunu gösterir.
Zamirler ve olumsuz
"Haber" ile participio arasına hiçbir kelime giremez. Zamirlerin tek yeri "haber"in önüdür: "Lo he visto" (Onu gördüm), "Me he levantado tarde" (Geç kalktım). Olumsuzda "no" en başa gelir: "No lo he visto".
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçenin geçmişi anlatmak için başlıca iki eki vardır: gördüğün ya da emin olduğun olaylar için "-dı", duyduğun ya da sonradan fark ettiğin olaylar için "-mış". İspanyolcanın geçmiş zamanları bu ayrımı yapmaz; onlar olayın zaman içindeki yerine ve konuşma anıyla ilişkisine bakar. Bu yüzden "he comido" ne "-dım" ne de "-mışım" demektir; Türkçeye çoğunlukla "-dı" ile çevrilir: "Bugün çok yedim".
Pretérito perfectonun deneyim anlamı ise Türkçede tanıdık bir kalıpla karşılanır: "hiç … -dın mı?" "¿Has estado en Cuba?" sorusu "Hiç Küba'da bulundun mu?" diye çevrilir. Türkçede bu anlamı "hiç" kelimesi taşır; İspanyolcada ise zamanın kendisi ve "alguna vez" taşır.
"Ya" ile "todavía no" da Türkçede kolayca karşılanır: "çoktan, artık" ve "henüz". "Todavía no he comido" ile "Henüz yemedim" neredeyse birebir örtüşür. Tek fark, İspanyolcanın bu kelimelerle birlikte özel bir zaman, yani pretérito perfecto kullanmasıdır; Türkçede ise "-dı" eki her durumda aynı kalır.
Örnekler
Her örnekte zaman diliminin henüz bitip bitmediğini ya da bir deneyimden mi söz edildiğini bul.
"H" okunmadığı için "he" [e], "has" [as], "ha" [a] ve "han" [an] diye söylenir. İkinci, üçüncü, altıncı ve yedinci örneklerde düzensiz participiolar var: "visto", "vuelto", "escrito", "abierto". Dördüncü ve beşinci örnekler bir hayat deneyimini anlatıyor ve soruyor. Son örnekte "este año" henüz bitmemiş bir zaman dilimidir.
Örnek diyalog
Umut, Granada'daki öğrenci evinde akşam ev arkadaşı Irene ile mutfakta konuşuyor. Ev arkadaşları olarak birbirlerine samimi hitap ediyorlar. Irene Madridli olduğu için bugünü pretérito perfecto ile anlatıyor; "Albaicín" ve "cerveza" kelimelerindeki [th] sesi de onun söyleyişinden.
Umut'un günü "hoy" diliminin içinde olduğu için bütün cümleler pretérito perfecto ile kurulmuş: "he visitado", "he subido", "he hecho". Irene'nin "¿Ya has probado…?" sorusu ile Umut'un "Aún no" cevabı "ya" ve "henüz" ikilisini gösteriyor; "aún no", "todavía no" ile aynı anlamdadır. Umut'un son cümlesi ise bir hayat deneyimini anlatıyor. İspanya'da "hacer fotos" yaygındır; Latin Amerika'da daha çok "tomar fotos" denir. Granada, içecekle birlikte ücretsiz tapa verme geleneğiyle tanınır; Albaicín ise Elhamra'nın karşısındaki eski mahalledir.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlış"Haber"den sonra mastar ya da çekimli fiil kullanmak
— Yardımcı fiilden sonra ne geleceği karıştırılır: "He comer", "He comí". Doğrusu: "haber"den sonra participio gelir: "He comido".
Yaygın yanlışDüzensiz participioları kuralla kurmak
— "-ido" kuralı her fiile uygulanır: "He hacido", "Ha escribido", "Hemos abrido". Doğrusu: "He hecho", "Ha escrito", "Hemos abierto".
Yaygın yanlışZamiri "haber" ile participio arasına koymak
— Türkçedeki serbest dizilişle "He lo visto" ya da "He visto lo" denir. Doğrusu: zamir "haber"in önüne gelir: "Lo he visto".
Mini alıştırma
Cevaplar
- "Hoy he trabajado mucho." "Hemos visto una exposición." "¿Has hecho los deberes?"
- "dicho", "puesto", "roto", "vuelto", "leído".
- "Sí, ya he comido." "No, todavía no lo he terminado."
- Örnek cevap: "He viajado a Grecia. Nunca he subido a una montaña muy alta."
Özet kartı
- Yapı: haber (he, has, ha, hemos, habéis, han) + participio.
- Participio: -ar → -ado, -er / -ir → -ido; bu yapıda hiç değişmez.
- Düzensizler: hecho, dicho, visto, escrito, abierto, vuelto, puesto, roto, muerto.
- Kullanım (İspanya): bitmemiş zaman dilimi (hoy, esta semana), hayat deneyimi (alguna vez, nunca), ya / todavía no.
- Latin Amerika'da bugünün olayları için çoğunlukla basit geçmiş zaman tercih edilir.
- "Haber" ile participio ayrılmaz; zamir "haber"in önüne gelir: Lo he visto.
- "H" okunmaz: he [e], has [as], ha [a].
Sonraki derse köprü
Irene bugünü anlatırken pretérito perfecto kullandı. Peki Umut dün yaptıklarını ya da geçen yazki bir yolculuğu anlatmak istese? O zaman bitmiş bir zaman dilimindeki olaylardan söz edecek ve İspanyolca başka bir geçmiş zamana geçecek. Sıradaki ders pretérito indefinido'nun düzenli çekimini ele alıyor: "hablé", "comí", "viví" gibi biçimleri, "ayer" ve "el año pasado" gibi kelimelerin neden bu zamanla birlikte kullanıldığını ve iki geçmiş zaman arasındaki ilk sınırı göreceksin.