Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Tek şey: ¿Cuánto cuesta…? Birden fazla: ¿Cuánto cuestan…? "Cuánto" değişmez.
- Toplam: ¿Cuánto es? Pazarda günlük fiyat: ¿A cuánto están…?
- Tutarın okunuşu: cinco euros con cuarenta ya da cinco cuarenta; céntimos (İspanya), centavos (Latin Amerika).
- İspanya: 5,40 € (virgül, işaret sonda); Meksika: $5.40 (nokta, işaret başta).
- Değerlendirme: caro, barato, ¡Qué caro!, en oferta, las rebajas, el descuento.
- Beden: la talla (pequeña, mediana, grande; Meksika'da chica); ayakkabı: el número.
- Denemek: probarse; kabin: el probador; uyum: me queda grande / pequeño; karar: Me lo llevo.
Kanca
Guadalajara'daki bir mağazada Nehir, askıdaki beyaz bir gömleği eline alıyor. Etiket yok. Satıcıya dönüp soruyor: "¿Cuánto cuesta?" Satıcı "cuatrocientos cincuenta" diyor ve Nehir sayıyı çözerken satıcı ekliyor: "Hoy tiene veinte por ciento de descuento." Yüzde yirmi indirim. Nehir bir de gri pantolonu soracak, ama bu sefer "cuesta" mı "cuestan" mı demesi gerektiğini düşünüyor, çünkü "pantalones" çoğul.
Alışverişte sorulan soru hep aynıdır: ne kadar? Ama cevabı anlamak için sayıları hızlı çözmek, para birimlerinin nasıl okunduğunu bilmek ve kıyafet alıyorsan bedenini söyleyebilmek gerekir. Bu derste fiyat sormanın kalıplarını, bir etiketteki rakamı sesli söylemeyi, bir fiyatı değerlendirmeyi ve mağazada deneme kabinine kadar giden konuşmayı öğreneceksin.
Anlatım
"¿Cuánto cuesta?" ve "¿Cuánto cuestan?"
Tek bir şeyin fiyatını sormak için "¿Cuánto cuesta?" dersin: "¿Cuánto cuesta esta camisa?" (Bu gömlek ne kadar?). Birden fazla şeyin fiyatını soruyorsan fiil çoğul olur: "¿Cuánto cuestan los zapatos?" (Ayakkabılar ne kadar?). "Costar" fiili A1.33'te gördüğün o→ue türündendir ve fiyatı sorulan şeye uyar. "Cuánto" ise burada paranın miktarını sorduğu için değişmez.
Kasada toplam tutarı sormak için "¿Cuánto es?" (Ne kadar tuttu?) kullanılır. İspanya'da "¿Cuánto vale?" (Kaça?) sorusu da yaygındır. Pazarda kilo fiyatı değişen ürünler için ise özel bir kalıp vardır: "¿A cuánto están los tomates?" (Domatesler kaçtan?). Cevap "A dos euros el kilo" (Kilosu iki avro) gibi gelir.
"Esta camisa" ve "estos zapatos" gibi gösterme kelimelerini şimdilik kalıbın parçası olarak kullan; A2 seviyesinde bunları ayrıca göreceksin.
Fiyatı okumak
Tutar söylenirken tam sayı ile küsurat arasına çoğunlukla "con" girer: "cinco euros con cuarenta" (beş avro kırk sent). Günlük konuşmada kısa hâli de çok duyulur: "cinco cuarenta". Küsuratın adı İspanya'da "céntimos", Latin Amerika'da "centavos"tur.
Yazıda iki ayrı gelenek vardır. İspanya'da avro işareti rakamdan sonra gelir ve küsurat virgülle ayrılır: "5,40 €". Meksika'da peso için dolar işaretine benzeyen "$" kullanılır, işaret rakamdan önce gelir ve küsurat noktayla ayrılır: "$5.40". Meksika'da bir etikette "$450" gördüğünde bunu dolar değil peso olarak okursun: "cuatrocientos cincuenta pesos".
Pahalı, ucuz, indirim
Fiyatı değerlendirmek için "caro" (pahalı) ve "barato" (ucuz) sıfatlarını kullanırsın; bunlar isme uyar: "La camisa es cara", "Los pantalones son baratos". Bir fiyata şaşırdığında "¡Qué caro!" (Ne pahalı!) dersin. İndirim "el descuento"dur; İspanya'da sezon sonu indirimleri "las rebajas", genel kampanyalar "la oferta" diye anılır: "Está en oferta" (İndirimde).
Mağazalarda fiyat genellikle sabittir. Pazarlarda ve sokak tezgâhlarında ise bazı ülkelerde "regatear" (pazarlık etmek) olağandır; "¿Me hace un descuento?" (Bana indirim yapar mısınız?) sorusu bu durumda işine yarar.
Kıyafet alırken
Kıyafette beden "la talla", ayakkabıda numara "el número"dur. Satıcı "¿Qué talla usa?" (Hangi bedeni giyiyorsunuz?) ya da ayakkabı için "¿Qué número calza?" (Kaç numara giyiyorsunuz?) diye sorar. Bedenler etikette çoğunlukla harfle (S, M, L) gösterilir ve şöyle söylenir: "pequeña", "mediana", "grande"; Meksika'da küçük beden için "chica" da denir.
Bir kıyafeti denemek için A1.35'teki dönüşlü yapıyı kullanırsın: "probarse" (denemek, o→ue). "¿Puedo probarme esta camisa?" (Bu gömleği deneyebilir miyim?). Deneme kabini "el probador"dur. Kıyafetin sana nasıl geldiğini söylemek için "me queda grande" (bana büyük geliyor) ve "me queda pequeño" kalıpları kullanılır. Karar verdiğinde "Me lo llevo" (Bunu alıyorum) dersin; bu iki kalıptaki küçük kelimeleri şimdilik bütün olarak öğren.
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçede fiyat sorusu genellikle fiilsizdir: "Bu gömlek ne kadar?", "Ayakkabılar kaç para?" Soruda fiil olmadığı için tekil ya da çoğul bir uyum da yoktur. İspanyolcada soru "costar" fiiliyle kurulur ve fiil sorulan şeyin sayısına uyar: "cuesta" tek bir şey için, "cuestan" birden fazlası için. Türkçe konuşan, "ayakkabılar" kelimesini söylediği anda fiilin de çoğul olması gerektiğini hatırlamak zorundadır.
Rakam yazımında ise Türkçe ile İspanya aynı taraftadır. Türkiye'de de küsurat virgülle ayrılır: "5,40 TL". Meksika ise noktayı kullanır: "$5.40". Bu yüzden İspanya'daki bir etiketi okumak Türkçe konuşan için kolaydır; Meksika'da ise noktayı binlik ayırıcı sanmamak gerekir.
Pazarlık kültüründe de benzerlik vardır. Türkiye'de kapalı çarşıda ya da semt pazarında "Biraz indirim olur mu?" diye sormak olağandır; zincir mağazada ise pek yapılmaz. İspanyolca konuşulan ülkelerde de ayrım benzerdir: "¿Me hace un descuento?" pazarda doğal, büyük bir mağazada ise tuhaf karşılanabilir.
Örnekler
Her soruda fiyatı sorulan şeyin tekil mi çoğul mu olduğuna ve fiilin buna nasıl uyduğuna bak.
İkinci örnekte fiil "cuestan" biçiminde, çünkü sorulan şey birden fazla portakal. Üçüncü örnek pazar tezgâhında günlük fiyatı soran kalıbı gösteriyor. Dördüncü örnekte tam sayı ile küsurat "con" ile bağlanmış. Altıncı örnekte "en oferta" geçici bir hâli anlattığından "están" ile kuruluyor.
Örnek diyalog
Nehir, Guadalajara'da bir giyim mağazasında satıcıyla konuşuyor. Satıcı müşterilere "usted" diye hitap ediyor.
Nehir gömlek için "cuesta", pantolon için "cuestan" diyor; Türkçe çeviride ikisi de "ne kadar" olarak kalıyor. Kasada toplamı sorarken "¿Cuánto es?" kalıbına geçiyor. Satıcının söylediği indirimli fiyat hesapla da tutuyor: dört yüz ellinin yüzde yirmisi doksan, kalan üç yüz altmış. Meksika'da küçük beden için "chica" dendiğine de dikkat et. Diyalogdaki fiyatlar birer örnektir.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışÇoğul bir şeyin fiyatını tekil fiille sormak
— Türkçedeki fiilsiz soru yüzünden fiil hep aynı bırakılır: "¿Cuánto cuesta los zapatos?" Doğrusu: "¿Cuánto cuestan los zapatos?"
Yaygın yanlış"Cuánto" kelimesini çoğul yapmak
— Çoğul bir şey sorulunca "cuánto" da çoğul yapılır: "¿Cuántos cuestan las naranjas?" Burada "cuánto" paranın miktarını sorduğu için değişmez. Doğrusu: "¿Cuánto cuestan las naranjas?"
Yaygın yanlışKıyafeti denemek için "probar" demek
— "Bu gömleği denemek istiyorum" cümlesi "Quiero probar esta camisa" diye kurulur. "Probar" tek başına çoğunlukla "tadına bakmak" anlamında kullanılır. Doğrusu: kıyafeti üstünde denemek dönüşlüdür: "Quiero probarme esta camisa."
Mini alıştırma
Cevaplar
- "¿Cuánto cuesta el reloj?" "¿Cuánto cuestan las gafas de sol?" "¿A cuánto están los tomates?"
- "Siete euros con cincuenta" (ya da "siete cincuenta"). "Mil doscientos cincuenta pesos"; Meksika'da virgül binlik ayırıcıdır. "Noventa céntimos."
- "Uso la talla mediana. ¿Puedo probarme esta chaqueta?"
- "Los zapatos me quedan pequeños." "Me lo llevo." (Birden fazla şey alıyorsan "Me los llevo".)
Özet kartı
- Tek şey: ¿Cuánto cuesta…? Birden fazla: ¿Cuánto cuestan…? "Cuánto" değişmez.
- Toplam: ¿Cuánto es? Pazarda günlük fiyat: ¿A cuánto están…?
- Tutarın okunuşu: cinco euros con cuarenta ya da cinco cuarenta; céntimos (İspanya), centavos (Latin Amerika).
- İspanya: 5,40 € (virgül, işaret sonda); Meksika: $5.40 (nokta, işaret başta).
- Değerlendirme: caro, barato, ¡Qué caro!, en oferta, las rebajas, el descuento.
- Beden: la talla (pequeña, mediana, grande; Meksika'da chica); ayakkabı: el número.
- Denemek: probarse; kabin: el probador; uyum: me queda grande / pequeño; karar: Me lo llevo.
Sonraki derse köprü
Satıcı "El probador está al fondo, a la derecha" dediğinde Nehir kabini kolayca buldu. Mağazanın dışında ise bir şehirde yolunu bulman gerekecek. Sıradaki ders yol sormayı ve tarif etmeyi ele alıyor: sağ, sol ve düz demenin yollarını, "girar", "seguir" ve "cruzar" gibi tarif fiillerini ve Latin Amerika'da "derecho" kelimesinin neden "sağ" değil "dümdüz" anlamına geldiğini göreceksin.