Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- "Hay" [ay] "var" demektir ve hiç değişmez: hay un banco, hay dos bancos.
- Olumsuz "no hay" (yok), soru "¿hay…?" (var mı?), sayı sorusu "¿cuántos… hay?".
- "Hay" yeni ya da belirsiz bir şeyi tanıtır: belirsiz artikel, sayı, miktar sözü ya da artikelsiz isimle gelir.
- Belirli, bilinen bir şeyin yeri "estar" ile söylenir: El banco está al lado del hotel; "hay el…" yanlıştır.
- Sahiplik "tener" (Tengo un gato), sahipsiz varlık "hay" (Hay un gato en el jardín).
- "Hay que + mastar" genel gereklilik anlatır (Hay que reservar); "tener que" zorunluluğu bir kişiye bağlar.
- Türkçedeki "var" gibi "hay" da hiç çekilmez; İspanyolcanın Türkçeye en çok benzeyen kelimelerinden biridir.
Kanca
Cartagena'da, eski şehrin içinde küçük bir otele yerleştin. Resepsiyona inip iki soru soruyorsun. Birincisi: "Yakında bir süpermarket var mı?" İkincisi: "Plaj nerede?" Türkçede ilk soruyu "var" ile, ikincisini "nerede" ile kurarsın. İspanyolcada ise ilk soru "¿Hay un supermercado cerca?", ikincisi "¿Dónde está la playa?" olur. Birinde "hay", öbüründe "está".
Bu iki soru arasındaki fark, bu dersin tamamını özetler. "Hay", bir şeyin var olup olmadığını, özellikle de dinleyenin henüz bilmediği bir şeyin varlığını söyler. "Está" ise bildiğimiz bir şeyin nerede durduğunu söyler. Bu derste "hay"ın nasıl kullanıldığını, neden hiç değişmediğini, "estar" ve "tener" ile arasındaki sınırı ve "hay que" kalıbını öğreneceksin.
Anlatım
Tek kelime, hiç değişmeyen
"Hay" [ay], "haber" adlı bir fiilden gelen özel bir biçimdir ve "var" anlamı taşır. Baştaki "h" okunmaz; kelime ünlem olan "¡ay!" ile aynı duyulur. En önemli özelliği hiç değişmemesidir: arkasından tekil de gelse çoğul da gelse biçim aynı kalır. "Hay un banco cerca" (Yakında bir banka var), "Hay dos bancos cerca" (Yakında iki banka var), "Hay mucha gente" (Çok kalabalık, kelimesi kelimesine "çok insan var").
Soru ve olumsuzluk da aynı kelimeyle kurulur. "¿Hay mesas libres?" (Boş masa var mı?), "No hay leche" (Süt yok). Türkçedeki "yok", İspanyolcada "no hay" olur. Bir şeyin sayısını sormak için "¿Cuántos…?" ya da "¿Cuántas…?" ile başlayan soru "hay" ile kurulur: "¿Cuántos estudiantes hay en la clase?" (Sınıfta kaç öğrenci var?).
"Hay" neyle birlikte gelir?
"Hay" genellikle yeni bir bilgiyi, dinleyenin henüz bilmediği ya da belirli olmayan bir şeyi tanıtır. Bu yüzden arkasında çoğunlukla şunlardan biri durur: belirsiz artikel ("hay un café"), bir sayı ("hay tres sillas"), "mucho, poco" gibi bir miktar sözü ("hay mucha gente") ya da hiç artikel ("no hay leche", "¿hay pan?").
Belirli artikelle ise "hay" kullanılmaz. "Hay el banco" yanlıştır, çünkü "el banco" bildiğimiz, belirli bir bankadır ve belirli bir şeyin varlığını değil, yerini sorarız. O zaman fiil değişir: "El banco está al lado del hotel" (Banka otelin yanında).
"Hay" mı, "está" mı?
İki kelime arasındaki seçim, A1.16 ve A1.17'de öğrendiğin belirli-belirsiz ayrımına dayanır. Belirsiz, yeni bir şeyin varlığını söylüyorsan "hay": "Hay un museo en el centro" (Merkezde bir müze var). Belirli, bilinen bir şeyin yerini söylüyorsan "estar": "El museo está en el centro" (Müze merkezde).
| Söylemek istediğin | Kullan | Örnek |
|---|---|---|
| Yeni ya da belirsiz bir şeyin varlığı | hay | Hay un banco cerca. |
| Bilinen bir şeyin yeri | estar | El banco está cerca. |
| Bir şeyin yokluğu | no hay | No hay farmacias aquí. |
Kancadaki iki soru bu ayrımı gösterir. "¿Hay un supermercado cerca?" sorusunda turist, herhangi bir süpermarketin var olup olmadığını bilmiyor. "¿Dónde está la playa?" sorusunda ise plajın var olduğunu biliyor; yalnız yerini soruyor.
"Tener" ile "hay"
Türkçedeki "var", A1.22'de gördüğün sahiplik cümlelerinde de kullanılır: "Bir kedim var". İspanyolca bu iki anlamı iki ayrı kelimeye ayırır. Sahibi olan bir şey söz konusuysa "tener": "Tengo un gato" (Bir kedim var). Sahibi söylenmeyen, yalnız var olan bir şey söz konusuysa "hay": "Hay un gato en el jardín" (Bahçede bir kedi var).
"Hay que": genel zorunluluk
"Hay", arkasına "que" ve bir mastar gelince genel bir zorunluluğu anlatır: "Hay que reservar" (Rezervasyon yapmak gerekir), "Hay que tener paciencia" (Sabırlı olmak gerekir). Bu yapı kimseyi özne olarak söylemez; herkes için geçerli bir kuralı dile getirir. A1.22'deki "tener que" ise zorunluluğu belirli bir kişiye bağlar: "Tengo que reservar" (Benim rezervasyon yapmam gerekiyor). Türkçede "gerekir" ile "-mam gerekiyor" arasındaki fark, bu iki yapı arasındaki farka benzer.
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçenin "var" ve "yok" kelimeleri çok yönlüdür. Hem sahipliği ("Arabam var") hem de varlığı ("Yakında bir market var") aynı kelimeyle anlatırlar. İspanyolca bu iki işi iki ayrı araca verir: sahiplik için "tener", varlık için "hay". Türkçe konuşanın ilk dikkat etmesi gereken nokta, "var" cümlesinde bir sahip olup olmadığıdır. "Arabam var" cümlesinde sahip "ben"im, bu yüzden "tengo"; "Sokakta bir araba var" cümlesinde sahip yok, bu yüzden "hay".
İkinci fark "nerede" sorusunda ortaya çıkar. Türkçede "Banka nerede?" ile "Yakında banka var mı?" soruları iki farklı yapıyla kurulur, ama Türkçe konuşan bu farkı dilbilgisel bir ayrım olarak düşünmez. İspanyolcada bu iki soru iki ayrı fiil ister: "¿Dónde está el banco?" ve "¿Hay un banco cerca?" Bu yüzden İspanyolca konuşurken, bir şeyin var olup olmadığını mı, yoksa var olduğunu bildiğin bir şeyin yerini mi sorduğuna karar vermen gerekir.
Bir kolaylık da var: "hay", Türkçedeki "var" gibi hiç çekilmez. "Bir banka var" da "üç banka var" da aynı "var"ı kullanır; "hay un banco" ile "hay tres bancos" de aynı "hay"ı. Bu açıdan "hay", İspanyolcanın Türkçeye en çok benzeyen kelimelerinden biridir.
Örnekler
Her cümlede önce söylenen şeyin yeni mi, bilinen mi olduğuna bak; sonra "hay"ın mı "estar"ın mı seçildiğini kontrol et.
İlk ve yedinci örnekler aynı bankadan söz edebilir, ama iki farklı bilgi verir: birincisi yakında bir bankanın varlığını, yedincisi bilinen bankanın yerini söyler. İkinci örnekte çoğul "farmacias" geldiği hâlde "hay" değişmiyor. Altıncı örnek Türkçede "var" ile değil "kalabalık" ile çevriliyor; İspanyolca aynı anlamı "çok insan var" diye kurar.
Örnek diyalog
Ozan, Cartagena'daki otelinin resepsiyonunda görevli Mariana'ya birkaç soru soruyor.
Ozan'ın sorularında seçim her seferinde doğru. Varlığını bilmediği süpermarket ve restoranlar için "hay", var olduğunu bildiği plaj için "está" kullanıyor. Mariana'nın "hay uno" cevabı, A1.17'deki kuralı hatırlatıyor: isim tekrar edilmediği için "un" değil, tam biçim "uno" geliyor. Son cümlede ise "hay" iki ayrı işte görülüyor: önce restoranların varlığını, sonra "hay que" ile genel bir gerekliliği anlatıyor.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışBelirli bir şeyle "hay" kullanmak
— "Hay" kelimesini "var" diye ezberleyen öğrenci, onu bilinen bir yeri anlatırken de kullanır: "¿Dónde hay el hotel?", "Hay el banco al lado". Doğrusu: belirli, bilinen bir şeyin yeri "estar" ile söylenir: "¿Dónde está el hotel?", "El banco está al lado".
Yaygın yanlış"Hay"ı çoğul yapmaya çalışmak
— Fiillerin çoğulda değiştiğini öğrenen öğrenci "hay"ı da değiştirmeye çalışır ve "han dos bancos" gibi biçimler kurar. Doğrusu: "hay" hiç değişmez: "Hay un banco", "Hay dos bancos".
Yaygın yanlışSahipsiz varlığı "tener" ile söylemek
— Türkçede "var" her iki anlamda kullanıldığı için öğrenci "Tiene un banco cerca" ya da "Tiene mucha gente" der. Doğrusu: sahibi olmayan bir şeyin varlığı "hay" ile söylenir: "Hay un banco cerca", "Hay mucha gente".
Mini alıştırma
Cevaplar
- "Hay un parque cerca." (yeni bir şeyin varlığı) "El parque está cerca." (bilinen parkın yeri) "¿Dónde está la estación?" (bilinen istasyonun yeri)
- "No hay leche en la nevera." ("nevera" buzdolabı; Latin Amerika'nın bazı yerlerinde "refrigerador") "Hay veinte estudiantes en la clase."
- Birincisinde kedinin sahibi var, bu yüzden "tener": "Tengo un gato". İkincisinde sahip söylenmiyor, yalnız bir kedinin varlığı bildiriliyor, bu yüzden "hay": "Hay un gato en el jardín".
- Aynı şeyi söylemez. "Hay que estudiar" herkes için genel bir gereklilik anlatır: "Çalışmak gerekir". "Tengo que estudiar" zorunluluğu konuşana bağlar: "Çalışmam gerekiyor".
Özet kartı
- "Hay" [ay] "var" demektir ve hiç değişmez: hay un banco, hay dos bancos.
- Olumsuz "no hay" (yok), soru "¿hay…?" (var mı?), sayı sorusu "¿cuántos… hay?".
- "Hay" yeni ya da belirsiz bir şeyi tanıtır: belirsiz artikel, sayı, miktar sözü ya da artikelsiz isimle gelir.
- Belirli, bilinen bir şeyin yeri "estar" ile söylenir: El banco está al lado del hotel; "hay el…" yanlıştır.
- Sahiplik "tener" (Tengo un gato), sahipsiz varlık "hay" (Hay un gato en el jardín).
- "Hay que + mastar" genel gereklilik anlatır (Hay que reservar); "tener que" zorunluluğu bir kişiye bağlar.
- Türkçedeki "var" gibi "hay" da hiç çekilmez; İspanyolcanın Türkçeye en çok benzeyen kelimelerinden biridir.
Sonraki derse köprü
Bu derste "hay dos farmacias", "hay veinte estudiantes" gibi cümlelerde sayılar hep yan rolde kaldı. Sıradaki derste onları ana konu yapıyoruz: sıfırdan yüze kadar sayıları, on altıdan yirmi dokuza kadar olanların neden tek kelime hâlinde yazıldığını, otuzdan sonra araya neden "y" girdiğini ve "uno"nun bir ismin önünde neden "un" ya da "una" olduğunu göreceksin.