Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Just altmış dördüncü, really yüz dördüncü, still yüz on dokuzuncu, already üç yüz ikinci sırada; cümleye ton ve zaman duygusu katarlar.
- Still: hâlâ, beklenenden geç; We're still open, still warm.
- Already: çoktan, beklenenden erken; already sold out, We already have boxes ready.
- Just: az önce ve sadece; just ask, just a little, just a minute.
- Really: gerçekten, çok; really good; tek başına Really?
- Yer: be fiilinden sonra, asıl fiilden önce; zaten her zaman already değildir.
Merak sorusu
Saat akşam yediyi geçmiş, ama dükkânın ışıkları yanıyor. Emir kara tahtaya son bir satır eklemek istiyor ve tebeşiri eline alıp yazıyor: "We're still open! Just ask, your box will already be packed." Ali Usta okuyunca kaşlarını kaldırıyor; cümlenin bir yeri ona tuhaf geliyor, ama neresi olduğunu söyleyemiyor.
Bu cümledeki üç küçük sözcük, "still", "just" ve "already", İngilizcede çok sık geçen zarflar. Türkçede "hâlâ", "sadece" ve "çoktan" diye bilinirler. Ama bir cümlede hangisinin nereye konacağı ve tam olarak ne anlattığı, sözlükteki tek bir karşılıktan çok daha incedir. Bu küçük sözcükler cümleye ne katar ve nereye konur?
Anlatım
Küçük ama sık
Sıklık listesinde "just" "cast" altmış dördüncü, "really" "riıli" yüz dördüncü, "still" "stil" yüz on dokuzuncu, "already" "olredi" ise üç yüz ikinci sıradadır. Bu zarflar bir cümlenin anlamını değiştirmez, ama ona bir ton, bir zaman duygusu ya da bir vurgu ekler. "We're open" bir bilgidir; "We're still open" ise "beklediğinden geç olsa da hâlâ açığız" der.
"Already" ve "az önce" anlamındaki "just" sözcüklerini seviye derslerinde present perfect ile birlikte görmüştük. Bu derste dört zarfın gündelik konuşmadaki öbür işlerine ve cümledeki yerlerine bakıyoruz.
Still: hâlâ, beklenenden geç
"Still" bir durumun sürdüğünü, çoğu zaman da beklenenden uzun sürdüğünü anlatır. Saat yediyi geçtiği hâlde dükkânın açık olması tam bu durumdur: "We're still open." Sıcak bir tepsi için: "The baklava is still warm", baklava hâlâ ılık.
Already: çoktan, beklenenden erken
"Already" ise tam tersini anlatır: bir şeyin beklenenden önce olduğunu. "The pistachio baklava is already sold out", fıstıklı baklava çoktan tükendi. Emir'in cümlesindeki sorun buradadır: "your box will already be packed" ifadesi, kutu henüz yokken onu hazırmış gibi gösterir ve tahtada tuhaf durur. Kutuların şu an hazır olduğunu söylemek için şimdiki zaman yeterlidir: "We already have boxes ready."
Just: az önce ve sadece
"Just" sözcüğünün "az önce" anlamını biliyorsun: "I've just made a fresh tray." Gündelik konuşmada bir anlamı daha çok sıktır: "sadece, yalnızca". "Just ask", sadece sorun, yani sormanız yeterli; "just a little", sadece biraz; "Just a minute, please", bir dakika lütfen. Bu anlamda "just" bir isteği yumuşatır ve kolaylaştırır.
Really: gerçekten ve çok
"Really" iki işte kullanılır. Bir sıfatı güçlendirir: "really good", gerçekten iyi; "really fresh", gerçekten taze. Bu anlamda "very" sözcüğüne yakındır ama konuşmada daha sıcak duyulur. Tek başına ise bir tepkidir: "Really?" "riıli", gerçekten mi? Şaşırdığında ya da ilgi gösterdiğinde kullanılır.
Cümledeki yer
Bu zarfların çoğu cümlede aynı yere konur: asıl fiilden önce, ama "be" fiilinden sonra. "We're still open", "It's already late" cümlelerinde zarf "be" fiilinden sonra gelir. "I really like it", "We already have boxes" cümlelerinde ise asıl fiilden önce. Bir yardımcı fiil varsa zarf onun arkasına geçer: "I've just made a tray." Bu kural her durumu kapsamaz, ama başlangıçta en güvenli yer burasıdır.
Türkçe köprüsü
Türkçede bu zarfların karşılıkları tanıdıktır: "hâlâ", "çoktan" ya da "zaten", "sadece", "gerçekten". Ama bir eşleşme dikkat ister: Türkçedeki "zaten" sözcüğü her zaman "already" değildir. "Zaten biliyordum" cümlesi "I already knew" olabilir, ama "Zaten gidecektim" çoğu zaman "I was going to go anyway" anlamına gelir. "Zaten"i her yerde "already" ile çevirmek, Emir'in cümlesindeki gibi tuhaf sonuçlar doğurabilir.
Yer konusunda da bir alışkanlık farkı var. Türkçede zarf cümlenin başına ya da fiilden hemen önce rahatça yerleşir: "Hâlâ açığız", "Gerçekten seviyorum". İngilizcede bu zarflar çoğu zaman cümlenin ortasına, fiilin yanına gider: "We're still open", "I really love it". "Still we're open" denmez.
Gerçek hayattan örnekler
Ali Usta ile Emir tahtadaki cümleyi birlikte düzeltiyor. "We're still open!" olduğu gibi kalıyor. "Just ask" de doğru; Ali Usta onun sadece bir rica değil, bir kolaylık anlattığını öğreniyor. Son kısım değişiyor: "We already have boxes ready."
O akşam dükkâna geç saatte bir adam giriyor, saatine bakıp şaşırıyor: "You're still open? Really?" Ali Usta gülümsüyor: "Yes, still open. And the baklava is still warm." Adam bir kutu istiyor; Ali Usta raftan hazır bir kutuyu alıyor: "Here you are. It's already packed." Adam çıkarken teşekkür ediyor: "This is really kind. Just what I needed."
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ "Your box will already be packed" ve "Still we're open." "Already" sözcüğünü Türkçedeki "zaten" gibi geleceğe taşımak ve zarfı cümlenin başına koymak.
✓ "We already have boxes ready" ve "We're still open." Hata, Türkçedeki zarf karşılıklarını ve rahat sözcük sırasını İngilizceye birebir aktarmaktan gelir.
"Just" sözcüğünü yalnızca "az önce" diye bilmek de sık görülür. "Just ask" ya da "just a little" kalıplarında "just" sadece, yalnızca demektir.
Mini alıştırma
- NGSL'de just, really, still ve already kaçıncı sıradadır?
- Still ile already arasındaki fark nedir?
- "Just ask" kalıbında just ne anlama gelir?
- "Really?" tek başına ne zaman kullanılır?
- "We're open still" cümlesini düzelt.
Cevaplar
- Just altmış dördüncü, really yüz dördüncü, still yüz on dokuzuncu, already üç yüz ikinci sırada.
- Still bir durumun beklenenden uzun sürdüğünü, already bir şeyin beklenenden erken olduğunu anlatır.
- Sadece, yalnızca; sormanız yeterli.
- Şaşırdığında ya da ilgi gösterdiğinde; gerçekten mi?
- We're still open.
Sesli tekrar görevi
Ardından "really" ile bir sıfatı güçlendir: "This is really good." Birinin söylediği şaşırtıcı bir şeye tepki ver: "Really?" En sonda Ali Usta'nın düzeltilmiş tahtasını sesli oku: "We're still open! Just ask, we already have boxes ready."
Özet kartı
- Just altmış dördüncü, really yüz dördüncü, still yüz on dokuzuncu, already üç yüz ikinci sırada; cümleye ton ve zaman duygusu katarlar.
- Still: hâlâ, beklenenden geç; We're still open, still warm.
- Already: çoktan, beklenenden erken; already sold out, We already have boxes ready.
- Just: az önce ve sadece; just ask, just a little, just a minute.
- Really: gerçekten, çok; really good; tek başına Really?
- Yer: be fiilinden sonra, asıl fiilden önce; zaten her zaman already değildir.
Sonraki derse köprü
Tahta tamamlanınca Emir bir cümle daha eklemek istiyor: "We open early, but we close late, so come in the morning or in the evening, because the baklava is fresh." Cümle uzun ama akıcı; "but", "so", "or" ve "because" onu bir arada tutuyor. Bu küçük bağlaçlar sıradaki dersin konusu.