İçeriğe geç

Ders EP6.6 · Mesleki İngilizce · Bölüm P6.2

Belirti ve ağrıyı sormak

1.285 kelime · yaklaşık 6 dakika okuma · seslendirme 9 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Ağrının açıları: yer, başlangıç, nitelik, yayılım, zamanlama, artıran ve azaltan, eşlik eden belirtiler, şiddet.
  2. Yer için göstermesini iste: Can you point to it with one finger?
  3. Nitelik için seçenek sun: sharp, dull, throbbing, burning, pressure.
  4. Hastanın deyimlerini öğren ve emin değilsen tarif iste: splitting, pins and needles, under the weather.
  5. Yayılım için gündelik soru: Does it move or spread anywhere else?; şiddet için iki uçlu ölçek.
  6. Hastanın cevabından yeni soru kur; sorguyu sohbete çevir.

Merak sorusu

Mr Hughes baş ağrısını anlatırken Dr Elif'in bilmediği sözcükler kullanıyor: "It's a splitting headache by the evening, and sometimes I get pins and needles in my fingers." Elif "headache" sözcüğünü biliyor, ama "splitting" ve "pins and needles" ne demek? Ağrı keskin mi, zonklayıcı mı, yoksa sadece çok mu şiddetli?

Elif bir an duraksıyor. Türkçede bir hastaya "Nasıl bir ağrı?" diye sorar ve hasta "batıyor", "zonkluyor", "sıkıştırıyor" der. İngilizcede aynı soruyu nasıl sorar ve gelen cevabın ne anlama geldiğini nasıl anlar? Bir ağrıyı ayrıntılı ama hastayı yormadan sorgulamanın bir düzeni var mı?

Anlatım

Hastanın sözcükleri, hekimin soruları

"Hurt", "-ache" ve "sore" kalıplarıyla ağrıyı hastanın ağzından anlatmayı Ders EN2.29 işlemişti. Hekim tarafında iş iki yönlüdür: hastanın gündelik ve bazen renkli sözcüklerini anlamak ve ağrıyı ayrıntılı tanımlayacak soruları sırayla sormak. Bir ağrı genellikle aynı birkaç açıdan sorgulanır: nerede, ne zaman ve nasıl başladı, neye benziyor, bir yere yayılıyor mu, sürekli mi yoksa gelip geçiyor mu, neyle artıp neyle azalıyor, yanında başka bir şey var mı ve ne kadar şiddetli.

Yer ve başlangıç

Hastadan ağrının yerini göstermesini istemek, tarif etmesinden çoğu zaman daha kesindir: "Can you show me where it hurts?", "Can you point to it with one finger?" Başlangıç için iki soru birlikte işe yarar: ne zaman başladı ve nasıl başladı. "Did it come on suddenly, or did it build up gradually?" sorusundaki "suddenly" ve "gradually" ayrımı, hastanın cevabını tek bir sözcüğe indirger.

Niteliği: hastaya seçenek sunmak

"What does the pain feel like?" sorusu açıktır, ama birçok hasta bu soruya ne diyeceğini bilemez. Bu durumda birkaç seçenek sunmak yardımcı olur, yeter ki hastanın ağzına tek bir cevap koyulmasın: "Is it sharp, dull, throbbing, burning, or more like a pressure?" Bu sözcüklerin her biri farklı bir duyguyu anlatır. "Sharp" keskin ve batan, "dull" künt ve yaygın, "throbbing" zonklayan, "burning" yanan, "pressure" ise bir sıkışma ya da baskı hissidir.

Hastaların gündelik deyimleri de bu sözlüğün parçasıdır. "A splitting headache" çok şiddetli bir baş ağrısıdır; "pins and needles" karıncalanma hissidir; "a bit off" ya da "under the weather" ise tam olarak bir şikâyeti olmayan, kendini iyi hissetmeyen birinin sözüdür. Bir deyimi anlamadığında hastaya sormak her zaman doğru yoldur: "When you say pins and needles, can you describe exactly what you feel?"

Yayılım, zamanlama, artıran ve azaltan

Ağrının bir yere yayılıp yayılmadığı, "radiate" sözcüğü yerine gündelik bir soruyla sorulur: "Does the pain move or spread anywhere else?" Zamanlama için: "Is it there all the time, or does it come and go?" ve "Is there a time of day when it's worse?" Artıran ve azaltan etkenler, hastanın kendi gözlemlerini ortaya çıkarır: "Does anything make it better or worse?", "Have you tried anything for it, and did it help?"

Ağrının yanında başka belirtiler olup olmadığını sormak da bu düzenin parçasıdır ve açık bir soruyla başlar: "Have you noticed anything else along with the headaches?" Hasta bir şey söylemezse sonra belirli sorular gelir.

Şiddet: bir ölçek kullanmak

Ağrının şiddeti kişiden kişiye farklı anlatılır; biri "it's terrible" der, öbürü aynı ağrıya "it's a bit uncomfortable" diyebilir. Sayısal bir ölçek bu farkı küçültür ve sonraki muayenelerde karşılaştırma yapmayı sağlar. Ölçeğin iki ucu soruyla birlikte söylenir ki hasta neyi ölçtüğünü bilsin.

Hastayı yormadan

Bu soruların hepsini art arda sormak, hastayı bir sorgu odasındaymış gibi hissettirebilir. Soruların arasına kısa onaylar ve yansıtmalar yerleştirmek konuşmayı yumuşatır: "That sounds really unpleasant", "So it's mostly in the evenings." Hastanın verdiği bir cevaba dayanarak bir sonraki soruyu kurmak da, "You said it's worse in the evening. What are you usually doing around that time?", bir form doldurma duygusunu bir sohbete çevirir.

Türkçe köprüsü

Türkçede ağrıyı anlatan fiiller çok zengindir: batmak, zonklamak, sızlamak, sıkıştırmak, yanmak, çekmek. İngilizcede bu fiillerin çoğunun karşılığı bir sıfattır ve "pain" sözcüğünün önüne gelir: "a sharp pain", "a throbbing pain", "a burning pain". Türkçe düşünerek "Does it stab?" ya da "Does it throb?" diye sormak mümkündür ve anlaşılır, ama hekimlerin daha sık kullandığı kalıp seçenek sunan sıfatlı sorudur: "Is it sharp or dull?"

"Sızlamak" ve "çekmek" gibi Türkçeye özgü ağrı sözcüklerinin İngilizcede tek bir karşılığı yoktur. Bu sözcükleri hastaya yöneltmek yerine hastanın kendi sözcüğünü dinlemek ve gerekirse ondan tarif istemek daha güvenlidir. Aynı ilke ters yönde de geçerlidir: bir İngiliz hastanın "a niggling pain" ya da "a nagging ache" dediği ağrı, sürekli rahatsız eden ama şiddetli olmayan bir ağrıdır ve Türkçedeki birebir karşılığı aranmadan tarif istenebilir.

Gerçek hayattan örnekler

Elif, Mr Hughes'a "pins and needles" ile tam olarak ne kastettiğini soruyor; Mr Hughes parmak uçlarında hafif bir karıncalanma hissettiğini ve bunun sıcakta uzun yürüyüşlerden sonra olduğunu anlatıyor. Baş ağrısının yerini sorunca hasta iki eliyle alnını gösteriyor. Ağrının akşamüstü yavaş yavaş başladığını, zonklayıcı olduğunu ve en kötü anında ona altı verdiğini söylüyor.

Elif son soruyu hastanın kendi cevabına dayandırıyor: akşamüstü genellikle ne yapıyor? Mr Hughes güldürücü bir dürüstlükle cevap veriyor: "Usually walking back from the beach, and I'll admit I don't drink much water." Elif bunu not ediyor ve muayeneye geçmeden önce kısa bir özet yapıyor. Ağrının nedenine dair yorum, muayene ve gerekli değerlendirmelerden sonra gelecek.

Sık yapılan hata

Yaygın yanlış✗ "Is it a sharp pain?" Hastaya tek bir seçenek sunarak cevabı yönlendirmek; ya da "Is the pain radiating?" gibi hastanın bilmediği bir terim kullanmak.
Doğrusu

✓ "What does it feel like? Is it sharp, dull, throbbing, or more like a pressure?" ve "Does the pain move or spread anywhere else?" Hata, hekimin not dilini soruya taşımaktan ve evet cevabını kolaylaştıran kapalı sorularla başlamaktan gelir.

Şiddet ölçeğini uçlarını açıklamadan sormak da sık görülen bir sorundur: "From one to ten?" diye sorulan hasta, onun en iyi mi en kötü mü olduğunu bilmeyebilir.

Mini alıştırma

  1. Bir ağrı genellikle hangi açılardan sorgulanır?
  2. Ağrının niteliğini sorarken neden birden fazla seçenek sunulur?
  3. "Splitting headache" ve "pins and needles" ne anlama gelir?
  4. "Is the pain radiating?" yerine hastaya nasıl sorulur?
  5. Şiddet ölçeği sorulurken neden iki uç da söylenir?

Cevaplar

  1. Yer, başlangıç, nitelik, yayılım, zamanlama, artıran ve azaltan etkenler, eşlik eden belirtiler ve şiddet.
  2. Birçok hasta açık soruya ne diyeceğini bilemez; tek seçenek ise cevabı yönlendirir.
  3. Çok şiddetli bir baş ağrısı ve karıncalanma hissi.
  4. Does the pain move or spread anywhere else?
  5. Hasta neyi ölçtüğünü bilsin ve sonraki muayenelerde karşılaştırma yapılabilsin diye.

Sesli tekrar görevi

Sonra şiddet ölçeğini iki ucuyla birlikte yüksek sesle sor. En sonda hastanın bir cevabını tekrar ederek yeni bir soru kur: "You said… What are you usually doing…?"

Özet kartı

  1. Ağrının açıları: yer, başlangıç, nitelik, yayılım, zamanlama, artıran ve azaltan, eşlik eden belirtiler, şiddet.
  2. Yer için göstermesini iste: Can you point to it with one finger?
  3. Nitelik için seçenek sun: sharp, dull, throbbing, burning, pressure.
  4. Hastanın deyimlerini öğren ve emin değilsen tarif iste: splitting, pins and needles, under the weather.
  5. Yayılım için gündelik soru: Does it move or spread anywhere else?; şiddet için iki uçlu ölçek.
  6. Hastanın cevabından yeni soru kur; sorguyu sohbete çevir.

Sonraki derse köprü

Muayeneden sonra Elif'in Mr Hughes'a açıklaması gereken iki şey var: ne yapacağını ve hastanın kendisinin ne yapması gerektiğini. Bir tedaviyi ve bir ilacın nasıl kullanılacağını İngilizce, açık ve hastanın aklında kalacak biçimde anlatmak sıradaki derste çalışılıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Açılış: Mr Hughes'un balonunda "splitting" ve "pins and needles" sözcükleri parlar; Elif'in başının üstünde iki soru işareti belirir.
  • Açılar: bir insan silüetinin etrafında sekiz küçük simge belirir; bir parmak, bir saat, bir dalga, bir ok, bir döngü, bir terazi, bir artı işareti ve bir ölçek.
  • Nitelik: dört kart açılır; keskin bir bıçak ucu, yuvarlak bir taş, bir kalp atışı çizgisi ve bir alev simgesi.
  • Deyimler: "pins and needles" ifadesi bir el çiziminin parmak uçlarında minik noktalar olarak canlanır.
  • Ölçek: sıfırdan ona bir cetvel; sıfırın yanında gülümseyen, onun yanında acı çeken bir yüz, Mr Hughes'un parmağı altıda durur.
  • Matilda Türkçe anlatıyor; Mr Hughes'un cevapları rahat ve hafif esprili, Elif'in soruları sakin ve sıcak seslendirilir.
  • Dr Elif ve Mr Hughes kurgudur; ders hiçbir belirtiyi bir hastalığa bağlamaz ve tedavi önermez, yalnızca soruların İngilizcesini öğretir.

Bölüm P6.2 — Tıp ve Sağlık

Hedef: Hastayla ve meslektaşıyla temel klinik iletişimi kurar.