İçeriğe geç

Ders EP6.5 · Mesleki İngilizce · Bölüm P6.2

Hasta öyküsü almak

1.238 kelime · yaklaşık 6 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Kitabın terimleri hekimin notları için; hastayla gündelik dil konuşulur.
  2. Açık soruyla başla: What brings you in today?, Can you tell me more about that?
  3. Bölümleri haber ver: Now I'd like to ask you a few questions about…
  4. İlaç: reçetesiz ve bitkisel ürünler dahil; alerji: What happened when you took it?
  5. Hassas soru: I ask everyone this…; hitap: Mr ya da Mrs ve soyadı, emin değilsen sor.
  6. Özetle ve doğrula: So, just to check I've understood… Is that right?

Merak sorusu

Haziranın ilk pazartesi sabahı Dr Elif'in Antalya'daki muayenehanesine ellili yaşlarında bir İngiliz turist giriyor: Mr Hughes. Eşiyle birlikte iki haftalık tatildeler ve son birkaç gündür halsiz hissediyor. Dr Elif İngilizcesine güveniyor; tıp fakültesindeki kitapların çoğu İngilizceydi. İlk sorusunu Türkçede her gün kullandığı kalıptan çeviriyor: "What is your complaint?"

Mr Hughes bir an duraksıyor ve gülümsüyor: "Oh, I'm not complaining, doctor. I just feel a bit off." Elif bir terimi çok iyi bildiğini, ama bir hastayla konuşmanın başka bir dil olduğunu fark ediyor. Kitaptaki başlıkları bilen bir hekim, aynı bilgiyi bir hastadan onun anlayacağı sözcüklerle nasıl ister?

Anlatım

Kitabın dili, muayenehanenin dili

Türkiye'de tıp eğitimi alan biri İngilizce tıp terimlerinin çoğunu bilir: "presenting complaint", "past medical history", "drug history". Ama bu terimler hekimin kendi notları içindir; hastaya söylenmez. Hastayla konuşmanın dili gündeliktir: "complaint" yerine "What brings you in today?", "medication history" yerine "Do you take any regular medicines?" Ders EN2.29'da hastanın kendi şikâyetini nasıl anlattığını görmüştük; bu derste aynı konuşmanın öbür tarafındayız.

Açık sorularla başlamak

Bir öykünün ilk dakikası hastaya alan açar. Açık sorular hastanın kendi sözleriyle anlatmasını sağlar ve hekime çoğu zaman beklemediği bilgileri verir: "What brings you in today?", "Can you tell me more about that?", "What did you notice first?" Hasta konuşurken araya girmemek ve kısa onaylarla dinlediğini göstermek de bu aşamanın parçasıdır: "I see", "Go on", "Mm-hm".

Kapalı sorular, yani evet ya da hayırla cevaplanan sorular, daha sonra gelir ve belirli ayrıntıları netleştirir: "Have you had a temperature?", "Is it worse in the morning?" Açık sorudan kapalı soruya doğru ilerlemek, öykünün iskeletidir.

Bölümleri haber vermek

Tıp eğitiminde öykü genellikle aynı başlıklarla toplanır: başvuru nedeni ve onun ayrıntıları, geçmiş hastalıklar, kullanılan ilaçlar, alerjiler, ailede görülen hastalıklar ve yaşam koşulları. Hasta bu başlıkları bilmek zorunda değildir, ama bir konudan ötekine geçerken bunun haber verilmesi onu rahatlatır. Bu geçiş cümleleri konuşmanın tabelalarıdır.

Geçmiş hastalıklar için "Do you have any long-term health conditions?" ve "Have you ever been in hospital or had an operation?" soruları işe yarar. "Past medical history" hekimin başlığıdır; hasta için daha somut sorular gerekir.

İlaçlar ve alerjiler

İlaç sorusu bir tatil muayenesinde özellikle önemlidir, çünkü hasta ilaçlarını yanında getirmiş olabilir ya da bazılarını unutmuş olabilir. Soru, reçetesiz alınan ilaçları ve bitkisel ürünleri de kapsayacak biçimde sorulur, çünkü birçok hasta bunları "ilaç" saymaz.

Alerji sorusunda yalnızca "Are you allergic to anything?" demek yetmez; bir şeye alerjisi olduğunu söyleyen hastaya ne olduğu da sorulur: "What happened when you took it?" Bu soru gerçek bir alerjiyi bir yan etkiden ayırmaya yardım eder ve kayda doğru bilgiyi geçirir.

Aile ve yaşam: hassas soruları açıklamak

Aile öyküsü için "Does anything run in your family, like heart problems or diabetes?" kalıbı yaygındır. Yaşam koşullarına ilişkin sorular, özellikle sigara ve alkol, bazı hastalara kişisel gelebilir. Soruyu herkese sorduğunu belirtmek onu yargılayıcı olmaktan çıkarır: "I ask everyone this: how much alcohol do you drink in a typical week?"

Özetleyip doğrulamak

Öykünün sonunda kısa bir özet, hem hekimin doğru anladığını kontrol eder hem de hastaya dinlendiğini gösterir: "So, just to check I've understood: you've felt tired for about four days, you've had headaches in the afternoon, and you're taking a tablet for blood pressure. Is that right?" Bu soru hastaya bir şeyi düzeltme ya da eksik bir bilgiyi ekleme fırsatı verir. Bir de hastanın kendi kaygısını sormak işe yarar: "Is there anything you're particularly worried about?"

Türkçe köprüsü

Türkçede "Şikâyetiniz nedir?" sorusu tarafsız ve kurumsaldır. İngilizcede "complaint" sözcüğü gündelik dilde bir şeyden yakınmak, memnuniyetsizlik bildirmek anlamına gelir; "What is your complaint?" sorusu bu yüzden hastaya bir dilekçe soruluyormuş gibi gelebilir. "Presenting complaint" hekimin not başlığı olarak kalır; hastaya "What brings you in today?" ya da "How can I help you today?" diye sorulur.

Hitap da farklıdır. Türkiye'de yaşlı bir hastaya "amca" ya da "teyze" demek sıcak bir yakınlık kurabilir. İngilizce konuşan bir hastaya ise soyadı ve "Mr" ya da "Mrs" ile hitap edilir; emin değilsen sormak her zaman kabul görür: "How would you like me to call you?" Hasta "Please, call me David" derse ad kullanılabilir.

Gerçek hayattan örnekler

Elif ikinci denemede konuşmayı açık bir soruyla başlatıyor. Mr Hughes dört gündür halsiz olduğunu, öğleden sonraları başının ağrıdığını ve sıcak havada fazla yürüdüğünü anlatıyor. Elif onu dinliyor, sonra "Now I'd like to ask you a few questions about your general health" diyerek geçmiş hastalıklara geçiyor.

İlaç sorusunu reçetesiz ürünleri de içerecek biçimde sorunca Mr Hughes, tansiyon ilacının yanı sıra tatil için bir bitkisel uyku ürünü aldığını hatırlıyor; ilk soruda bundan söz etmemişti. Elif öyküyü özetliyor ve Mr Hughes bir ayrıntıyı düzeltiyor: baş ağrıları öğleden sonra değil, akşam başlıyor. Muayeneden önce hastanın eşi gülümsüyor: "You've asked him more questions than I have in thirty years."

Sık yapılan hata

Yaygın yanlış✗ "What is your complaint? Do you have a disease? Do you use drugs?" Kitap terimlerini ve Türkçe kalıpları birebir çevirmek; "drugs" sözcüğü gündelik dilde çoğu zaman yasa dışı maddeleri çağrıştırır.
Doğrusu

✓ "What brings you in today? Do you have any long-term health conditions? Do you take any medicines regularly?" Hata, hekimin not dilini hastanın konuşma diliyle karıştırmaktan gelir.

Bir başka tuzak da öyküyü kapalı sorularla, bir form doldurur gibi almaktır. Hasta yalnızca sorulana cevap verir ve en önemli bilgi sorulmadığı için hiç söylenmeyebilir.

Mini alıştırma

  1. "What is your complaint?" sorusu İngilizce konuşan bir hastaya neden tuhaf gelebilir ve yerine ne sorulur?
  2. Açık soru ile kapalı soru arasındaki fark nedir ve öykü hangisiyle başlar?
  3. Bir konudan ötekine geçerken hastaya ne söylenir?
  4. İlaç sorusu neden reçetesiz ürünleri ve bitkisel ürünleri de kapsamalıdır?
  5. Alerjisi olduğunu söyleyen bir hastaya hangi ek soru sorulur?

Cevaplar

  1. Complaint gündelik dilde yakınma, memnuniyetsizlik anlamına gelir; yerine What brings you in today? sorulur.
  2. Açık soru hastanın kendi sözleriyle anlatmasını sağlar, kapalı soru evet ya da hayırla cevaplanır; öykü açık soruyla başlar.
  3. Bir geçiş cümlesi: Now I'd like to ask you a few questions about…
  4. Birçok hasta bunları ilaç saymaz ve sorulmazsa söylemez.
  5. What happened when you took it?

Sesli tekrar görevi

Sonra ilaç ve alerji sorularını yüksek sesle kur: "Do you take any medicines regularly, including…?" ve "What happened when you took it?" Hassas bir soruyu herkese sorduğunu belirterek sor: "I ask everyone this:…". En sonda bir özetle bitir: "So, just to check I've understood…".

Özet kartı

  1. Kitabın terimleri hekimin notları için; hastayla gündelik dil konuşulur.
  2. Açık soruyla başla: What brings you in today?, Can you tell me more about that?
  3. Bölümleri haber ver: Now I'd like to ask you a few questions about…
  4. İlaç: reçetesiz ve bitkisel ürünler dahil; alerji: What happened when you took it?
  5. Hassas soru: I ask everyone this…; hitap: Mr ya da Mrs ve soyadı, emin değilsen sor.
  6. Özetle ve doğrula: So, just to check I've understood… Is that right?

Sonraki derse köprü

Mr Hughes'un baş ağrısı Elif'in aklında bir soru işareti bırakıyor: ağrı tam olarak nerede, nasıl bir ağrı, ne zaman başlıyor, bir yere yayılıyor mu? Bir hastanın ağrısını ve belirtilerini İngilizce ayrıntılı ve sistemli sormak sıradaki ders.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Açılış: muayenehane kapısı açılır; Elif'in balonunda "What is your complaint?" belirir, Mr Hughes'un yüzünde şaşkın bir gülümseme ve "I'm not complaining" balonu.
  • İki dil: bir yanda hekimin not defteri, başlıklar İngilizce tıp terimleriyle; öbür yanda konuşma balonları, aynı başlıkların gündelik soruları.
  • Açıktan kapalıya: geniş bir huni; üstte açık sorular, aşağı indikçe evet ya da hayırlı kısa sorular.
  • Tabelalar: konuşmanın yolunda küçük tabelalar belirir; genel sağlık, ilaçlar, alerjiler, aile, yaşam.
  • İlaç sorusu: Mr Hughes'un çantasından önce bir ilaç kutusu, ikinci soruda bir bitkisel ürün şişesi çıkar.
  • Matilda Türkçe anlatıyor; Mr Hughes sakin ve esprili bir İngiliz aksanıyla, eşinin son cümlesi gülerek seslendirilir.
  • Dr Elif, Mr Hughes ve eşi kurgudur; bu ders tanı ya da tedavi önerisi vermez, klinik iletişimin dilini öğretir.

Bölüm P6.2 — Tıp ve Sağlık

Hedef: Hastayla ve meslektaşıyla temel klinik iletişimi kurar.