İçeriğe geç

Ders EP5.15 · Akademik İngilizce · Bölüm P5.4

Poster sunumu

1.199 kelime · yaklaşık 5 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Poster salonunda kontrol ziyaretçidedir: birkaç saniyede durur ya da geçer.
  2. Başlık bulguyu söylesin; ortada en önemli şekil, metin kısa ve şekillerin yanında.
  3. Okuma sırası açık olsun; tek cümlelik bir ana sonuç kutusu ekle.
  4. Karşıla: Would you like a quick tour?; alanını sor: What's your area?
  5. İki anlatım: otuz saniye ve iki üç dakika; posteri okuma, göster.
  6. Sonu bir davettir: ziyaretçiye soru sor, iletişim için bir yol bırak.

Merak sorusu

Konferansın ikinci günü öğleden sonra poster salonu kalabalık. Yüzlerce pano sıra sıra dizilmiş, insanlar ellerinde kahveyle aralarında dolaşıyor. Sofie posterinin yanında duruyor; Mert ona eşlik etmek için gelmiş. İlk yarım saatte posterin önünden onlarca kişi geçiyor, ama yalnızca üçü duruyor. Duranlardan biri de birkaç saniye baktıktan sonra yürüyüp gidiyor.

Sofie'nin posteri sık yazılmış dört metin sütunundan oluşuyor; başlığı "Investigation of calibration procedures for infrared thermography in microchannel flows". Karşı panodaki posterin önünde ise sürekli küçük bir kalabalık var. Mert iki posteri karşılaştırıyor: insanları bir posterin önünde durduran ne, durduklarında onlara ne söylemek gerekir?

Anlatım

Talk ile poster arasındaki fark

Bir önceki derste konferans konuşmasını gördük: dinleyici oturur, konuşmacı süreyi ve sırayı belirler. Poster salonunda ise kontrol ziyaretçidedir. Ziyaretçi yürür, birkaç saniyede durup durmayacağına karar verir ve istediği an ayrılabilir. Bu yüzden poster iki işi birden yapmak zorundadır: birkaç metre öteden dikkat çekmek ve yakından bakan birine kendi kendine anlatmak. Sunucunun sözlü anlatımı da bu iki işe göre kurulur.

Birkaç metreden okunan poster

Yürüyen bir ziyaretçinin gözüne ilk çarpan şey başlıktır. Sofie'nin başlığı bir konu adı; neyin araştırıldığını söylüyor ama ne bulunduğunu söylemiyor. Bulguyu söyleyen bir başlık ise ziyaretçiye durmak için bir neden verir: "A single calibration point is not enough for infrared measurements in microchannels." Başlığın altında, posterin ortasında en önemli şekil durur; metin ise kısa, şekillerin yanına yerleştirilmiş birkaç cümleden oluşur.

Okuma sırası da açık olmalıdır. İngilizce okuyan bir ziyaretçi soldan sağa, yukarıdan aşağıya bakar; sütunlar ya da numaralanmış kutular bu yolu gösterir. Birçok poster, bir köşeye ya da alta, tek cümlelik bir ana sonuç kutusu koyar: posterin geri kalanını okumaya vakti olmayan bir ziyaretçi bile bu kutuyla ayrılır.

Bu cümle posterin ana sonuç kutusudur. Ziyaretçi başka hiçbir şey okumasa bile, Sofie'nin çalışmasının ne bulduğunu bilerek ayrılır.

Ziyaretçiyi karşılamak

Bir ziyaretçi durduğunda sunucunun ilk işi onu anlatımın altına gömmek değil, kapıyı aralamaktır. Kısa ve baskısız bir soru yeterlidir: "Would you like a quick tour?" ya da "Can I walk you through it?" Ziyaretçi yalnızca bakmak istiyorsa bu da bir cevaptır: "Of course, take your time. I'm here if you have any questions." Sunucu bir adım kenara çekilir ve posterin önünü kapatmaz.

Anlatıma başlamadan önce ziyaretçinin kim olduğunu öğrenmek de işe yarar: "What's your area?" Bu soru, aynı posterin bir ısı transferi uzmanına ve bir malzeme bilimciye farklı anlatılmasını sağlar. Uzman doğrudan yönteme ve sayılara gitmek ister; alan dışından biri önce sorunun neden önemli olduğunu duymak ister.

Otuz saniye ve iki dakika

Poster sunucuları genellikle iki anlatım hazırlar. Kısa olanı, otuz saniye kadar sürer: sorun, ne yapıldığı, ana sonuç. Uzun olanı iki üç dakika sürer ve yöntemi, ana şekli ve bulgunun neden önemli olduğunu ekler. Ziyaretçi kısa anlatımdan sonra daha fazlasını isterse uzun anlatıma geçilir; istemezse konuşma orada nazikçe biter.

Anlatım sırasında sunucu posteri okumaz; parmağıyla ya da eliyle şekli gösterir ve ziyaretçinin gözünü panonun doğru yerine götürür. Poster bir sahne dekoru değil, konuşmanın ortağıdır.

Konuşmayı açık bırakmak

Poster salonu, konferansın en çok sohbet edilen yeridir. Bu yüzden anlatımın sonu bir kapanış değil, bir davettir. Ziyaretçiye bir soru sormak sohbeti iki yönlü yapar: "Have you seen anything similar in your setup?" Ziyaretçinin ilgisi sürüyorsa iletişim için bir yol bırakılır: bir kartvizit, makaleye giden bir bağlantı ya da kısa bir cümle: "Feel free to email me if you'd like the data."

Türkçe köprüsü

Türkiye'deki öğrenci kongrelerinde posterler çoğu zaman bir makalenin küçültülmüş bir kopyası gibi hazırlanır: özet, giriş, yöntem, bulgular, sonuç, hepsi tam paragraflarla. Bu düzen okunduğunda doğrudur, ama poster salonunda okunmaz; ziyaretçi o kadar metni ayakta ve birkaç saniyede okuyamaz.

Bir de karşılama alışkanlığı var. Türkçede birinin yanına gidip "Size anlatayım mı?" demek bazen fazla ısrarcı, bazen de fazla çekingen gelebilir; birçok sunucu bu yüzden posterinin yanında sessizce bekler. İngilizce konuşulan bir poster salonunda kısa ve hafif bir soru, "Would you like a quick tour?", hem kibar hem de beklenen bir davranıştır. Sessiz bekleyen sunucu ise çoğu zaman ilgisiz sanılır.

Gerçek hayattan örnekler

Akşam otelde Sofie ve Mert posterin dijital dosyasını açıyor. Ertesi gün bir posterin daha sunulacağı bir atölye var ve Sofie posteri yeniden basmaya karar veriyor. Başlığı bulguyu söyleyen bir cümleye çeviriyor. Dört metin sütunundan ikisini siliyor, kalan metni şekillerin yanına kısa cümleler olarak dağıtıyor ve sağ alta tek cümlelik bir ana sonuç kutusu koyuyor.

Mert ona otuz saniyelik anlatımı prova ettiriyor. İlk denemede Sofie bir dakika on saniye konuşuyor; üçüncüde otuz beş saniyeye iniyor. Ertesi gün atölyede posterin önünde duran ilk kişi başlığı okuyup gülümsüyor: "We calibrate at one point. Should I be worried?" Sofie de gülümsüyor: "Let me show you why."

Sık yapılan hata

Yaygın yanlış✗ Posteri makalenin küçültülmüş bir kopyası gibi tam paragraflarla doldurmak, ziyaretçiye hazır bir beş dakikalık konuşmayı kesintisiz okumak ve posterin önünü kapatacak biçimde durmak.
Doğrusu

✓ Bulguyu başlığa ve tek cümlelik bir sonuç kutusuna koymak, ziyaretçiye kısa bir soruyla kapıyı aralamak, otuz saniyelik anlatımla başlayıp ilgi sürerse uzatmak. Hata, posteri okunacak bir metin, sunumu da tek yönlü bir konuşma sanmaktan gelir.

İkinci yaygın hata, ziyaretçinin alanını sormadan herkese aynı derinlikte anlatmaktır.

Mini alıştırma

  1. Poster salonunda kontrol kimdedir ve bu posteri nasıl etkiler?
  2. Bir poster başlığını ziyaretçiyi durduracak hâle getirmek için ne yapılır?
  3. Ana sonuç kutusunun işlevi nedir?
  4. Bir ziyaretçi durduğunda ilk ne söylenebilir?
  5. Poster sunucuları genellikle hangi iki anlatımı hazırlar?

Cevaplar

  1. Ziyaretçidedir; poster hem uzaktan dikkat çekmeli hem de yakından bakana kendi kendine anlatmalıdır.
  2. Başlığı konu adından, bulguyu söyleyen bir cümleye çevirmek.
  3. Posterin geri kalanını okumaya vakti olmayan bir ziyaretçiye çalışmanın ne bulduğunu tek cümlede vermek.
  4. Kısa ve baskısız bir soru: "Would you like a quick tour?" ya da "Can I walk you through it?"
  5. Otuz saniyelik kısa bir anlatım ve iki üç dakikalık uzun bir anlatım.

Sesli tekrar görevi

Sonra otuz saniyelik anlatımını bir zamanlayıcıyla sesli söyle: sorun, ne yaptığın, ana sonuç. Otuz saniyeyi aşarsan bir cümle çıkar ve yeniden dene. En sonda konuşmayı açık bırakan bir soru sor: "Have you seen anything similar in your work?"

Özet kartı

  1. Poster salonunda kontrol ziyaretçidedir: birkaç saniyede durur ya da geçer.
  2. Başlık bulguyu söylesin; ortada en önemli şekil, metin kısa ve şekillerin yanında.
  3. Okuma sırası açık olsun; tek cümlelik bir ana sonuç kutusu ekle.
  4. Karşıla: Would you like a quick tour?; alanını sor: What's your area?
  5. İki anlatım: otuz saniye ve iki üç dakika; posteri okuma, göster.
  6. Sonu bir davettir: ziyaretçiye soru sor, iletişim için bir yol bırak.

Sonraki derse köprü

Mert'in konuşması bitmişti ama salondan gelen sorular henüz bitmemişti. Biri yöntemin başka akış rejimlerinde de geçerli olup olmadığını sordu, bir başkası sorudan çok kendi çalışmasını anlatan uzun bir yorum yaptı, üçüncüsü ise Mert'in cevabını bilmediği bir ayrıntıya girdi. Konferansta soru-cevap bölümünün kendine özgü dili bir sonraki dersin konusu.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Açılış: kuşbakışı bir poster salonu; ziyaretçiler noktalar gibi akıyor, çoğu Sofie'nin panosunun önünden durmadan geçiyor, karşı panonun önünde ise noktalar birikiyor.
  • Birkaç metre: bir ziyaretçinin bakış açısından poster bulanık görünür; yalnızca başlık ve ortadaki şekil netleşir.
  • Ana sonuç kutusu: posterin sağ alt köşesinde bir kutu yanar ve içindeki tek cümle büyüyerek öne çıkar.
  • Karşılama: Sofie bir adım kenara çekilir, ziyaretçi posterin önüne geçer; aralarında küçük bir konuşma balonu belirir.
  • Otuz saniye: bir kum saati döner; Sofie'nin anlatımı üç kısa balona bölünür ve kum bitmeden tamamlanır.
  • Matilda Türkçe anlatıyor; Sofie'nin karşılama soruları sıcak ve rahat, atölyedeki ziyaretçinin sorusu esprili bir merakla seslendirilir.
  • Sofie, Mert, poster ve bütün ölçüm değerleri kurgudur; gerçek poster boyutları ve kuralları her konferansın kendi duyurusunda yer alır.

Bölüm P5.4 — Akademik İletişim

Hedef: Konferansta sunar, poster hazırlar, hocaya ve hakeme yazar.