İçeriğe geç

Ders EP4.8 · Seyahat İngilizcesi · Bölüm P4.3

Yol tarifi ve harita

1.107 kelime · yaklaşık 5 dakika okuma · seslendirme 7 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Önce uzaklığı sor: "Is it far?", "How far is it?", "Can I walk there?"
  2. Cevap çoğu zaman süreyle gelir: "It's about ten minutes' walk."
  3. Tarifler yer işaretleriyle kurulur: "past the church", "at the traffic lights", "opposite the library".
  4. Uzun tarifi parça parça tekrar et: "So, past the church, left at the lights, and then?"
  5. Haritayla: "Can you show me on the map?"; haritada "You are here" işaretinden başla.
  6. Kaybolursan: "I'm lost." ya da "Is this the way to…?"

Merak sorusu

Cumartesi öğleden sonra Nermin Hanım'ın aklında torunuyla gideceği büyük bir park var. Telefonundaki harita yolun yarısında kapanıyor; şarj bitmiş. Bir kavşakta duruyor ve yoldan geçen bir kadına parkın adını söylüyor. Kadın hızlı ve uzun bir tarif veriyor: "Go past the church, turn left at the traffic lights, and it's the second on the right, opposite the library." Nermin Hanım "left" sözcüğünü duyuyor, gerisini kaçırıyor. Teşekkür edip sola dönüyor ve on dakika sonra yine kaybolmuş hâlde başka bir kavşakta duruyor.

Tarif doğruydu, ama çok uzundu ve Nermin Hanım onu tek seferde aklında tutamadı. Sorun yol sormakta değildi; tarifi dinlemekte, parçalara ayırmakta ve gerekirse tekrar ettirmekteydi. Bir yol tarifi nasıl dinlenir ve nasıl aklında kalır?

Anlatım

Temeli hatırla

Yol sormayı, sağa ve sola dönmeyi ve sokak sırasını Ders EN1.26'da görmüştük: "Turn left", "Go straight on", "Take the second street on the right". Burada o bilgiye, kalabalık bir caddede gerçekten işe yarayan üç beceriyi ekliyoruz: uzaklığı sormak, yol işaretlerini anlamak ve tarifi tekrar ederek kontrol etmek.

Uzak mı, yakın mı?

Yola çıkmadan önce sorulacak ilk soru uzaklıktır: "Is it far?" yaklaşık "iz it far", yani "Uzak mı?" Daha net bir cevap için "How far is it?" diye sorulur. Cevap genellikle bir süreyle verilir: "It's about ten minutes' walk." yaklaşık "its ıbaut ten minıts vok", yani "Yürüyerek yaklaşık on dakika." Yürüyerek gidilip gidilemeyeceğini sormanın kibar bir yolu da vardır: "Can I walk there?" yani "Oraya yürüyebilir miyim?"

Yol işaretleri

İngilizce yol tarifleri sık sık sokak adı yerine göze çarpan bir yapıyı, bir "landmark" yaklaşık "lendmark" kullanır: bir kilise, bir köprü, bir kütüphane. Bu yapılarla birlikte birkaç küçük sözcük geçer. "Past", yaklaşık "past", bir şeyin önünden geçip devam etmek demektir: "Go past the church." "At the traffic lights", yaklaşık "et dı trefik layts", trafik ışıklarında demektir. "Opposite", yaklaşık "apızit", karşısında demektir: "It's opposite the library."

Bu sözcükleri bilmek tarifi anlamayı çok kolaylaştırır, çünkü tarif sokak adlarıyla değil, gözünle göreceğin şeylerle kurulur.

Tarifi parçalara bölmek ve tekrar etmek

Uzun bir tarifi tek seferde aklında tutmak zordur. Bu yüzden en iyi yol, tarifi parça parça tekrar ederek kontrol etmektir: "So, past the church, left at the lights, and then?" yaklaşık "sou, past dı çörç, left et dı layts, end den". Bu tekrar, karşındakine anladığın kısmı gösterir ve geri kalanını yeniden söylemesini sağlar. Kibar ve çok yaygın bir davranıştır.

Tarif çok hızlı geldiyse yavaşlatmasını istemek de mümkündür: "Sorry, could you say that more slowly?" Bir haritan varsa, kâğıt ya da telefonda, en kolay yol göstermesini istemektir: "Can you show me on the map?" yaklaşık "ken yu şou mi on dı mep".

Kaybolduğunda

Yolu kaybettiğinde bunu söylemenin kısa bir yolu vardır: "I'm lost." yaklaşık "aym lost", yani "Kayboldum." Doğru yolda olup olmadığını sormak için ise "Is this the way to the park?" denir, yani "Parka gitmenin yolu bu mu?" Şehir haritalarında sık görülen bir ifade de "You are here" yaklaşık "yu ar hiır", yani "Buradasınız" işaretidir; haritaya bakmaya oradan başlanır.

Türkçe köprüsü

Türkçede yol tarifi verirken de bir yer işaretinden söz ederiz: "Camiyi geçince sağa dön", "Eczanenin karşısında". İngilizcede de durum aynıdır, yalnızca camiyi "church", eczaneyi "pharmacy" gibi başka yapılar alır. Bu yüzden Türkçede yol tarifi dinlerken yaptığın şeyi İngilizcede de yapabilirsin: sokak adlarına değil, göreceğin yapılara dikkat et.

Bir de tekrar etme alışkanlığı var. Türkçede birine yol sorduğumuzda çoğu zaman "Tamam, tamam" deyip yürümeye başlarız, ama aklımızda yalnızca ilk kısım kalır. İngilizcede tarifin bir kısmını yüksek sesle tekrar etmek, ne kadar kısa olursa olsun, yanlış yöne dönmeyi önler. Bu bir kabalık değil, karşındakine onu dinlediğini gösteren bir nezakettir.

Gerçek hayattan örnekler

Ertesi gün Nermin Hanım parka yeniden gitmek istiyor ve yine yolu sormak zorunda kalıyor. Bu kez önce soruyor: "Excuse me, is the park far?" Karşısındaki adam "About ten minutes' walk" diyor ve tarifi veriyor. Tarifi dinlerken her parçadan sonra duruyor ve tekrar ediyor: "So, past the church, left at the lights, and then?" Adam gülümsüyor ve son kısmı tekrar ediyor: "Then it's the second on the right, opposite the library."

Nermin Hanım yürürken her yer işaretini gözüyle arıyor: önce kilise, sonra trafik ışıkları, sonra kütüphane. Kütüphanenin karşısında parkın kapısını görüyor. Torunu salıncağa koşarken Nermin Hanım kendi kendine gülümsüyor; bu kez telefonu da yoktu, ama yolu bulmuştu.

Sık yapılan hata

Yaygın yanlış✗ Uzun bir tarifi dinleyip "OK, thank you" deyip yürümek; yalnızca ilk sözcüğü aklında tutmak.
Doğrusu

✓ Tarifi parça parça tekrar ederek kontrol et: "So, past the church, left at the lights, and then?" Hata, Türkçedeki "Tamam, tamam" deyip yola koyulma alışkanlığından ve tarifi bir kerede aklında tutabileceğini sanmaktan gelir.

İkinci yaygın hata, tarifi sokak adlarıyla takip etmeye çalışmaktır. İngilizce tariflerin çoğu yer işaretleriyle kurulur; "past", "at the traffic lights" ve "opposite" sözcüklerine dikkat etmek, sokak adını bilmekten daha işe yarar.

Mini alıştırma

  1. Bir yerin uzak olup olmadığını nasıl sorarsın?
  2. "It's about ten minutes' walk" ne anlama gelir?
  3. "Go past the church" cümlesindeki "past" ne demektir?
  4. Uzun bir tarifi anladığını kontrol etmek için ne yaparsın?
  5. Haritada yolu göstermesini nasıl istersin?

Cevaplar

  1. "Is it far?" ya da "How far is it?"
  2. "Yürüyerek yaklaşık on dakika" demektir.
  3. Kilisenin önünden geçip devam etmek demektir.
  4. Tarifi parça parça tekrar edersin: "So, past the church, left at the lights, and then?"
  5. "Can you show me on the map?"

Sesli tekrar görevi

Sonra kendi mahallenden bir yere giden kısa bir tarif kur ve onu İngilizce olarak sesli anlat; içinde en az bir "past", bir "at the traffic lights" ve bir "opposite" olsun. Tarifi bitirdikten sonra onu kendin parça parça tekrar et, bir dinleyici gibi.

Özet kartı

  1. Önce uzaklığı sor: "Is it far?", "How far is it?", "Can I walk there?"
  2. Cevap çoğu zaman süreyle gelir: "It's about ten minutes' walk."
  3. Tarifler yer işaretleriyle kurulur: "past the church", "at the traffic lights", "opposite the library".
  4. Uzun tarifi parça parça tekrar et: "So, past the church, left at the lights, and then?"
  5. Haritayla: "Can you show me on the map?"; haritada "You are here" işaretinden başla.
  6. Kaybolursan: "I'm lost." ya da "Is this the way to…?"

Sonraki derse köprü

Parkın yakınında bir müze var ve Nermin Hanım torununu oraya da götürmek istiyor. Bilet gişesinde fiyatları, indirimleri, açılış saatlerini sormak; rehberli bir tura katılmak ve tur saatini öğrenmek gerekiyor. Müzede ve turlarda bilet almanın kendine özgü birkaç kısa kalıbı var. Sıradaki derste müze, tur ve bilet için kullanılan cümleleri çalışıyoruz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Açılış: bir kavşakta duran Nermin Hanım ve torunu; telefon ekranı kararır. Yoldan geçen kadının balonunda uzun bir tarif cümlesi akar; Nermin Hanım'ın kafasında yalnızca "left" sözcüğü kalır.
  • Uzaklık: iki nokta arasında bir yürüyen adam simgesi ve "ten minutes" yazısı.
  • Yer işaretleri: bir sokak çizimi; kilise, trafik ışıkları ve kütüphane sırayla parlar, her birinin yanında "past", "at the traffic lights", "opposite" yazar.
  • Tekrar etme: uzun tarif cümlesi üç kısa parçaya bölünür; her parça bir onay işaretiyle kapanır.
  • Harita: bir kâğıt haritada "You are here" yazan kırmızı bir nokta ve parka doğru bir çizgi.
  • Türkçe köprüsü: "Camiyi geçince sağa dön" cümlesi İngilizceye geçerken cami simgesi bir kilise simgesine dönüşür, yapı mantığı aynı kalır.
  • Matilda Türkçe anlatıyor; tarif veren kadın hızlı bir Manchester aksanıyla, ertesi günkü adam yavaş ve sabırlı bir sesle konuşur; Nermin Hanım'ın tekrarları dikkatli ve sakin bir tonda okunur.
  • Sokaklar, park ve yoldan geçenler kurgudur.

Bölüm P4.3 — Şehirde

Hedef: Yol tarifini anlar, bilet ve tur ayarlar.