Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Para geri: "refund"; başka ürün: "exchange". İsteğini baştan söyle.
- Nedeni kısaca: "It's too small.", "It doesn't work.", "It's damaged."
- Fiş "receipt", yaklaşık "risiit"; "p" okunmaz.
- Kurallar mağazaya göre değişir; önceden sor: "What's your return policy?"
- "Store credit" aynı mağazada kullanılacak bir tutardır.
- Vergi iadesi ülkeye göre değişir; resmî bilgiye bak ve kasada sor.
Merak sorusu
Nermin Hanım torununa kırmızı bir mont seçiyor; evde denediklerinde montun küçük geldiği anlaşılıyor. Ertesi gün mağazaya dönüyor ve montu tezgâha koyup "Small, small" diyor. Görevli bir şey soruyor: "Do you have the receipt?" Nermin Hanım "receipt" sözcüğünü tanımıyor; çantasını karıştırıp ödeme yaptığı kartı uzatıyor. Görevli kibarca bir şey daha söylüyor: "Would you like a refund or an exchange?" Nermin Hanım ne cevap vereceğini bilemiyor.
Fiş çantasındaydı ve Nermin Hanım aslında montu bir beden büyüğüyle değiştirmek istiyordu. İki kısa sözcüğü, "receipt" ve "exchange", bilmemek basit bir işi uzun bir beklemeye çevirdi. Alışverişte bir şeyi geri götürmenin İngilizcesi birkaç kalıptan ibaret mi?
Anlatım
Ne istediğini söylemek
Fiyat ve beden sormayı Ders EN1.40'ta görmüştük. Bu derste alışverişin bir sonraki adımına bakıyoruz: aldığın bir şeyi geri götürmek. İlk adım ne istediğini söylemektir. İki seçenek vardır. Parayı geri almak istiyorsan buna "refund" denir, yaklaşık "rifand": "I'd like a refund, please." Ürünü başka bir ürünle değiştirmek istiyorsan buna "exchange" denir, yaklaşık "ikşçeync": "I'd like to exchange this, please."
Nedeni de kısa bir cümleyle söylemek işe yarar: "It's too small." yaklaşık "its tu smool", yani "Çok küçük." Bir ürün bozuksa "It doesn't work." ya da hasarlıysa "It's damaged." yaklaşık "its demicd" denir.
Fiş
Bir ürünü geri götürürken görevli neredeyse her zaman fişi sorar. Fişe İngilizcede "receipt" denir ve okunuşu yazılışından farklıdır: yaklaşık "risiit". Sözcüğün ortasındaki "p" harfi okunmaz. Görevlinin sorusu genellikle şudur: "Do you have the receipt?" Cevap kısa ve nettir: "Yes, here it is."
Fiş kaybolduysa bunu söylemek de mümkündür: "I'm sorry, I don't have the receipt. I paid by card." yani "Üzgünüm, fişim yok. Kartla ödedim." Bazı mağazalar kart ödemesinin kaydından alışverişi bulabilir; ama fişsiz iadenin mümkün olup olmadığı mağazadan mağazaya değişir.
Mağazanın kuralları
Her mağazanın iade ve değişim için kendi kuralları vardır: kaç gün içinde geri getirilebileceği, etiketin ürün üzerinde durup durmayacağı, paranın nakit mi karta mı iade edileceği. Bu kurallar mağazaya ve ülkeye göre değişir; bu yüzden bir şey alırken sormak en iyi yoldur: "What's your return policy?" yaklaşık "vats yor ritörn palısi", yani "İade koşullarınız neler?"
Bazı mağazalar parayı geri vermek yerine bir alışveriş kredisi önerebilir; buna "store credit" denir, yaklaşık "stor kredit". Bu, aynı mağazada sonra kullanılabilecek bir tutardır. İstediğin para iadesiyse bunu nazikçe sorabilirsin: "Is a refund possible?"
Vergi iadesi
Bazı ülkelerde, ülkede yaşamayan yolcular belirli alışverişlerde ödedikleri satış vergisinin bir kısmını geri alabilir; buna genellikle "tax refund" ya da "tax-free shopping" denir. Bu uygulamanın olup olmadığı, hangi alışverişleri kapsadığı ve nasıl yapıldığı ülkeden ülkeye büyük farklılıklar gösterir; bazı ülkelerde hiç yoktur. Bu yüzden bir ülkede vergi iadesinden yararlanmayı düşünüyorsan, o ülkenin resmî bilgisine bakmak ve kasada sormak gerekir: "Is tax-free shopping available here?" yaklaşık "iz teks frii şoping ıveylıbıl hiır".
Türkçe köprüsü
Türkçede bir ürünü geri götürürken çoğu zaman tek bir sözcük kullanırız: "iade". Görevli ne istediğimizi genellikle sorar ve konuşma ilerledikçe para iadesi mi değişim mi olduğu belli olur. İngilizcede ise bu iki seçenek baştan ayrı sözcüklerle söylenir: para geri istiyorsan "refund", başka bir ürün istiyorsan "exchange". Nermin Hanım'ın "Small, small" demesi ne istediğini söylemiyordu; görevli de bu yüzden iki seçeneği sordu.
Bir de "fiş" sözcüğü var. Türkçede fiş, makbuz ve fatura gündelik dilde birbirine yakın kullanılır. İngilizcede alışveriş fişi "receipt", resmî fatura ise genellikle "invoice" diye geçer. Mağazada iade için sorulan, neredeyse her zaman "receipt" olur.
Gerçek hayattan örnekler
Bir hafta geçmeden Nermin Hanım aynı mağazanın kapısında; bu kez torununun ayakkabısını değiştirmek istiyor. Fişi elinde, tezgâha geliyor ve cümlesini kuruyor: "I'd like to exchange these for a bigger size, please. They're too small." Görevli fişi soruyor; Nermin Hanım hemen uzatıyor: "Yes, here it is."
Görevli bir beden büyük ayakkabıyı getiriyor ve değişim birkaç dakikada bitiyor. Nermin Hanım çıkmadan önce bir soru daha soruyor, çünkü torununa bir kazak da almayı düşünüyor: "What's your return policy?" Görevli koşulları anlatıyor. Nermin Hanım kazağı alırken fişi bu kez cüzdanının ön gözüne koyuyor.
Sık yapılan hata
İkinci yaygın hata, "receipt" sözcüğünü yazıldığı gibi "re-ceipt" diye okumaktır. Ortadaki "p" okunmaz; sözcük yaklaşık "risiit" diye söylenir.
Mini alıştırma
- "Refund" ile "exchange" arasındaki fark nedir?
- Bir ürün çok küçükse nasıl söylersin?
- "Receipt" sözcüğü nasıl okunur ve ne demektir?
- Mağazanın iade koşullarını nasıl sorarsın?
- Vergi iadesinden yararlanıp yararlanamayacağını nereden öğrenirsin?
Cevaplar
- "Refund" parayı geri almak, "exchange" ürünü başka bir ürünle değiştirmek demektir.
- "It's too small."
- Yaklaşık "risiit" diye okunur; alışveriş fişi demektir.
- "What's your return policy?"
- Gittiğin ülkenin resmî bilgisinden ve kasada sorarak: "Is tax-free shopping available here?"
Sesli tekrar görevi
Sonra aynı durumu para iadesi için yeniden kur: "I'd like a refund, please. It doesn't work." En sonda bir şey almadan önce sorulacak soruyu tekrarla: "What's your return policy?" Her cümleyi söylerken bir görevliye baktığını hayal et.
Özet kartı
- Para geri: "refund"; başka ürün: "exchange". İsteğini baştan söyle.
- Nedeni kısaca: "It's too small.", "It doesn't work.", "It's damaged."
- Fiş "receipt", yaklaşık "risiit"; "p" okunmaz.
- Kurallar mağazaya göre değişir; önceden sor: "What's your return policy?"
- "Store credit" aynı mağazada kullanılacak bir tutardır.
- Vergi iadesi ülkeye göre değişir; resmî bilgiye bak ve kasada sor.
Sonraki derse köprü
Konaklama, yemek ve alışveriş bölümü burada bitiyor. Bir sonraki bölüm şehri gezmeye ayrılıyor. Nermin Hanım torununu bir parka götürmek istiyor ama yolu bilmiyor; telefonunun şarjı da bitmek üzere. Birine yol sormak, verilen tarifi anlamak ve bir haritayı kullanmak, yolculuğun en sık karşılaşılan durumlarından biridir. Sıradaki derste yol tarifi almayı ve haritayla yön bulmayı çalışıyoruz.