İçeriğe geç

Ders EP4.3 · Seyahat İngilizcesi · Bölüm P4.1

Uçakta ve aktarmada

1.020 kelime · yaklaşık 5 dakika okuma · seslendirme 7 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Kabin görevlisi "flight attendant"; istemek için "Could I have…, please?"
  2. Battaniye "blanket", su "water", yastık "pillow".
  3. Koltuk sorunu: "Excuse me, I think you're in my seat."
  4. Aktarma uçuşu "connecting flight"; tabela "Transfers" ya da "Connecting flights".
  5. İlk check-in'de sor: "Will my bag go through to…?"
  6. Kaçırılan aktarma: "I've missed my connecting flight." Haklar ülke ve havayoluna göre değişir.

Merak sorusu

Nermin Hanım bu kez Manchester'a aktarmalı bir uçuşla gidiyor; önce Amsterdam'a, oradan Manchester'a. Uçakta üşüyor ama kabin görevlisinden battaniye istemeye çekiniyor; doğru sözcüğü bilmiyor ve yanlış bir şey söylemekten korkuyor. Üç saat boyunca hırkasına sarınarak oturuyor. Yanındaki yolcu ise görevliye tek bir cümle söylüyor ve bir dakika sonra elinde bir battaniye var.

Amsterdam'a indiğinde ikinci bir sorun çıkıyor. Uçak geç kalmış, bir sonraki uçuşa kırk dakika var ve havalimanı çok büyük. Her yerde tabelalar var: "Arrivals", "Baggage claim", "Transfers". Nermin Hanım hangisini izleyeceğini bilmiyor ve kalabalığın peşinden bagaj alanına doğru yürümeye başlıyor. Uçakta ve aktarmada hangi birkaç sözcük, bu iki küçük sorunu çözerdi?

Anlatım

Kabin görevlisinden bir şey istemek

Uçakta kabin görevlisine "flight attendant" denir, okunuşu yaklaşık "flayt etendınt". Bir şey istemenin en kolay yolu tek bir kalıptır: "Could I have…, please?" yaklaşık "kud ay hev… pliiz", yani "…alabilir miyim, lütfen?" Bu kalıbın arkasına istediğin şeyi koyman yeter: "a blanket", yaklaşık "e blenkıt", battaniye; "some water", yaklaşık "sam votır", biraz su; "a pillow", yaklaşık "e pilou", yastık.

Görevli bazen sana soru sorar. Yemek dağıtılırken en sık duyulan soru, iki seçenek arasında seçim ister: "Chicken or pasta?" Cevap kısa olabilir: "Chicken, please." İçecek için "Something to drink?" diye sorulur; "Just water, please" demek yeter.

Koltukta bir sorun

Bazen koltuğuna gittiğinde orada başka biri oturuyordur. Kibarca söylemenin yolu şudur: "Excuse me, I think you're in my seat." yaklaşık "ikskyuz mi, ay sink yur in may siit". Biniş kartını göstermek de işe yarar. Bir başka sık durum, yanındaki yolcunun koridora çıkmak için ayağa kalkmasını istemektir: "Excuse me, could I get past, please?" yani "Afedersiniz, geçebilir miyim?"

Aktarma: tabelaları okumak

Aktarmalı bir uçuşta ikinci uçağa "connecting flight" denir, yaklaşık "kınekting flayt". Aktarma yolcusu genellikle "Transfers" ya da "Connecting flights" yazan tabelaları izler. "Arrivals", yaklaşık "ırayvılz", gelen yolcular demektir ve çoğu zaman şehre çıkışa ya da pasaport kontrolüne götürür. "Baggage claim", yaklaşık "begıc kleym", bagaj alma alanıdır. Aktarma yapan biri bavulunu genellikle burada almaz, ama bu durum biletine ve havayoluna göre değişebilir.

Bu yüzden ilk check-in sırasında sorulacak tek bir soru, aktarmadaki birçok sorunu önler: "Will my bag go through to Manchester?" yaklaşık "vil may beg gou sru tu Mençıstır", yani "Bavulum Manchester'a kadar gidecek mi?" Cevap "yes" ise bavulunla aktarmada uğraşmazsın.

Rötar ve kaçırılan uçuş

Uçuşun gecikmesine "delay" denir; bunu Ders EN2.41'de anonslarda görmüştük. Aktarmada daha zor bir durum, ikinci uçağı kaçırmaktır. Böyle bir durumda havayolunun aktarma ya da bilgi bankosuna gidip tek bir cümle söylemek yeter: "I've missed my connecting flight." yaklaşık "ayv mist may kınekting flayt", yani "Aktarma uçuşumu kaçırdım." Görevli seni genellikle bir sonraki uçağa yerleştirmek için yardım eder. Bu yerleştirmeye İngilizcede "rebook" denir, yaklaşık "ribuk".

Hangi durumda hangi hakların olduğu ülkeye, havayoluna ve biletin türüne göre değişir. Bunları öğrenmek için havayolunun bankosuna ya da sitesine danışmak gerekir.

Türkçe köprüsü

Türkçede bir şey isterken çoğu zaman uzun bir giriş yaparız: "Kusura bakmayın, rahatsız ediyorum ama acaba mümkünse…" Bu nezaket güzeldir, ama İngilizcede doğru sözcüğü bilmeyen biri için bu uzun girişi kurmak zor gelir ve sonunda hiçbir şey istenmez. Oysa İngilizcede "Could I have a blanket, please?" kısa ama tamamen kibar bir cümledir; "could" ve "please" nezaketi zaten taşır.

Nermin Hanım'ın üç saat üşümesinin nedeni de buydu: doğru cümleyi bulamayınca istemekten vazgeçti. Kısa bir kalıbı ezberlemek, utangaçlığı ve sözcük eksikliğini aynı anda aşmanın en kolay yoludur.

Gerçek hayattan örnekler

Bir sonraki yolculuğunda Nermin Hanım ilk check-in'de bankodaki görevliye soruyor: "Will my bag go through to Manchester?" Görevli "Yes, it will" diyor ve Nermin Hanım rahatlıyor. Uçakta üşüyünce hiç düşünmeden görevliyi çağırıyor: "Could I have a blanket, please?" Bir dakika sonra battaniyesi geliyor. Yemek sırasında "Chicken or pasta?" sorusuna "Pasta, please" diyor.

Amsterdam'da uçaktan inince "Transfers" tabelasını arıyor ve onu izliyor. Bir köşede emin olamayınca yeşil yelekli bir havalimanı çalışanını durduruyor: "Excuse me, I have a connecting flight to Manchester." Görevli kapı numarasını gösteriyor. Uçak bu kez de biraz geç kalmış ama Nermin Hanım bavul alanına gitmediği için ikinci uçağa zamanında yetişiyor.

Sık yapılan hata

Yaygın yanlış✗ Doğru sözcüğü bilmediği için bir şey istemekten vazgeçmek ya da çok uzun, karışık bir giriş yapmak.
Doğrusu

✓ Kısa bir kalıp kullan: "Could I have a blanket, please?" Hata, Türkçedeki uzun nezaket girişlerini İngilizceye çevirmeye çalışmaktan ve kısa cümlelerin kaba olduğunu sanmaktan gelir.

İkinci yaygın hata, aktarmada kalabalığı izleyip "Arrivals" ya da "Baggage claim" tabelalarına gitmektir. Aktarma yolcusu "Transfers" ya da "Connecting flights" tabelasını aramalıdır.

Mini alıştırma

  1. Kabin görevlisinden bir şey istemenin en kolay kalıbı nedir?
  2. "Chicken or pasta?" sorusuna nasıl cevap verirsin?
  3. Birisi senin koltuğunda oturuyorsa ne dersin?
  4. Aktarma yolcusu hangi tabelayı izlemelidir?
  5. Aktarma uçuşunu kaçırdığında bankoda ne dersin?

Cevaplar

  1. "Could I have…, please?"
  2. Seçimini söyleyip "please" eklersin: "Chicken, please." ya da "Pasta, please."
  3. "Excuse me, I think you're in my seat."
  4. "Transfers" ya da "Connecting flights" yazan tabelayı.
  5. "I've missed my connecting flight."

Sesli tekrar görevi

Ardından aktarma cümlelerine geç ve onları bir görevliye söyler gibi tekrarla: "Will my bag go through to Manchester?", "Excuse me, where are the transfers?", "I've missed my connecting flight." Bu son cümleyi sakin bir sesle söylemeye özen göster.

Özet kartı

  1. Kabin görevlisi "flight attendant"; istemek için "Could I have…, please?"
  2. Battaniye "blanket", su "water", yastık "pillow".
  3. Koltuk sorunu: "Excuse me, I think you're in my seat."
  4. Aktarma uçuşu "connecting flight"; tabela "Transfers" ya da "Connecting flights".
  5. İlk check-in'de sor: "Will my bag go through to…?"
  6. Kaçırılan aktarma: "I've missed my connecting flight." Haklar ülke ve havayoluna göre değişir.

Sonraki derse köprü

Nermin Hanım Manchester'a vardığında oğlu bu kez onu karşılayamıyor; havalimanından eve kendi gitmesi gerekiyor. Önünde bir tren, bir otobüs ya da bir taksi var. Bilet almak, doğru peronu bulmak, otobüs şoförüne nerede ineceğini sormak ya da taksiye bir adres vermek, her birinin kendi kısa kalıpları vardır. Sıradaki derste toplu taşımada ve taksiyle yolculukta kullanılan cümleleri çalışıyoruz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Açılış: uçak içinde hırkasına sarınmış Nermin Hanım; yanındaki yolcunun balonundan çıkan kısa bir cümle ve birkaç saniye sonra gelen bir battaniye. Amsterdam'da dev bir havalimanı koridoru ve birbirine karışan tabelalar.
  • İstek kalıbı: "Could I have…, please?" cümlesinin ortasındaki boşluğa sırayla battaniye, su ve yastık resimleri yerleşir.
  • Koltuk sorunu: biniş kartındaki koltuk numarası, koltuk sırtındaki numarayla yan yana parlar.
  • Tabelalar: üç tabela, "Arrivals", "Baggage claim" ve "Transfers"; bir aktarma yolcusunun yolu yalnızca sonuncusunun okunu izler.
  • Bavul: ilk havalimanında banda konan bir bavul, aktarma havalimanının altından geçip doğrudan Manchester'da beliren bir çizgi.
  • Türkçe köprüsü: "Kusura bakmayın, rahatsız ediyorum ama" diye başlayan bir nezaket balonu yavaşça kısalır ve "Could I have a blanket, please?" balonuna dönüşür.
  • Matilda Türkçe anlatıyor; kabin görevlisinin replikleri güler yüzlü bir Hollandalı aksanıyla okunur. Nermin Hanım'ın sesi yolculuğun başında kısık, sonunda rahattır.
  • Nermin Hanım ve uçuşlar kurgusaldır; bagaj, aktarma ve yolcu hakları havayoluna ve ülkeye göre değişir.

Bölüm P4.1 — Yolculuk

Hedef: Havalimanından şehre kadar yolculuğun bütün adımlarında derdini anlatır.