Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- "Purpose" amaç demektir; ziyaret amacını kısa bir cümleyle söyle: "I'm visiting my son."
- Süre için "How long are you staying?", yer için "Where are you staying?" sorulur.
- Dönüş biletini, adresi ve gerekebilecek belgeleri el altında tut; giriş koşulları ülkeye göre değişir.
- Gümrük "customs" demektir; yeşil "Nothing to declare", kırmızı "Goods to declare".
- Yiyecek ve bazı eşyalar için kurallar ülkeden ülkeye değişir; emin değilsen kırmızı kapıda sor.
- Pasaport kontrolünde uzun hikâye değil, kısa ve doğrudan cevap beklenir.
Merak sorusu
Nermin Hanım Manchester'a iniyor ve uzun bir sıranın sonunda pasaport kontrolü bankosuna geliyor. Görevli pasaportuna bakıyor ve soruyor: "What's the purpose of your visit?" Nermin Hanım "visit" sözcüğünü tanıyor ama "purpose" sözcüğünü bilmiyor. Bir an düşünüyor ve aklına gelen tek cevabı veriyor: "Manchester." Görevli soruyu yavaşça tekrar ediyor, Nermin Hanım yine aynı cevabı veriyor. Sıradaki yolcular beklemeye başlıyor.
Bavulunu aldıktan sonra yeşil bir tabelanın altından geçiyor; tabelada "Nothing to declare" yazıyor. Bavulunda oğlu için getirdiği ev yapımı sucuk var. Bir görevli onu durduruyor. Nermin Hanım bir şey saklamak istememişti; yalnızca hangi kapıdan geçmesi gerektiğini bilmiyordu. Pasaport kontrolü ve gümrük, birkaç kısa soru ve birkaç tabeladan ibarettir. Ama o birkaç sözcüğü bilmek, yolculuğun ilk dakikalarını belirler.
Anlatım
Pasaport kontrolünün dört sorusu
Pasaport kontrolünde görevli genellikle birkaç kısa soru sorar ve kısa, net cevaplar bekler. En sık duyulan soru şudur: "What's the purpose of your visit?" Okunuşu yaklaşık "vats dı pörpıs ov yor vizit". "Purpose" sözcüğü amaç demektir; soru, ziyaretinin amacını sorar. Cevap tek bir cümledir: "I'm visiting my son." yani "Oğlumu ziyaret ediyorum." Turist olarak geliyorsan "Tourism" ya da "I'm on holiday" demek yeter.
İkinci soru süreyi sorar: "How long are you staying?" yaklaşık "hav long ar yu steyin", ne kadar kalacaksın. Cevap bir süredir: "Three weeks." Üçüncü soru yeri sorar: "Where are you staying?" yaklaşık "veır ar yu steyin", nerede kalacaksın. Bir otel adı ya da bir adres söylenir: "At my son's house in Manchester."
Bazen bir dördüncü soru gelir: "Do you have a return ticket?" yaklaşık "du yu hev e ritörn tikıt", dönüş biletin var mı. Telefonda ya da kâğıtta dönüş biletini göstermek yeterlidir: "Yes, here it is."
Kısa cevap, hazır belge
Pasaport kontrolünde uzun açıklamalar gerekmez; görevli soruya doğrudan cevap ister. En iyi hazırlık, soruların cevaplarını yola çıkmadan önce düşünmek ve bazı belgeleri el altında tutmaktır: dönüş bileti, kalacağın yerin adresi ve ülkeye göre gerekebilecek vize ya da izin belgesi. Vize ve giriş koşulları ülkeye ve pasaporta göre değişir; bunları yola çıkmadan önce gideceğin ülkenin resmî sayfasından kontrol etmek gerekir.
Gümrük: iki renk
Bavulunu aldıktan sonra gümrükten geçersin; İngilizcede gümrük "customs", yaklaşık "kastımz" diye okunur. Birçok havalimanında burada iki ayrı geçiş vardır. Yeşil tabelada "Nothing to declare" yazar, yaklaşık "nasing tu dikleır", yani bildirecek bir şeyim yok. Kırmızı tabelada "Goods to declare" yazar, yaklaşık "gudz tu dikleır", yani bildirecek eşyam var. "Declare" sözcüğü bildirmek, beyan etmek demektir.
Hangi kapıdan geçeceğin, bavulunda ne olduğuna bağlıdır. Bazı ülkelerde et ve süt ürünleri gibi bazı yiyecekleri getirmek kısıtlanabilir, bazı eşyalar için de bir sınır olabilir. Bu kurallar ülkeden ülkeye değişir; emin değilsen kırmızı kapıdan geçip görevliye sormak her zaman en güvenli yoldur.
Türkçe köprüsü
Türkçede bir yetkiliyle konuşurken çoğu zaman uzun ve saygılı bir açıklama yaparız: kim olduğumuzu, neden geldiğimizi, oğlumuzun ne iş yaptığını. Pasaport kontrolünde bu iyi niyet yanlış anlaşılabilir; görevli uzun bir hikâye değil, sorusunun cevabını bekler. "I'm visiting my son." cümlesi kısa ama kaba değildir; tam olarak istenen cevaptır.
Gümrükte de bir alışkanlık köprüsü var. Türkiye'de birçok kişi tanıdıklarına evden yiyecek götürmeyi bir sevgi işareti olarak görür. Bu güzel bir gelenektir, ama gümrük kuralları gelenekten bağımsızdır. Bavulda yiyecek varsa yeşil kapıdan "bir şey olmaz" diye geçmek yerine, kırmızı kapıda sormak hem daha güvenli hem de daha az zaman kaybettiren bir yoldur.
Gerçek hayattan örnekler
Nermin Hanım ikinci yolculuğunda soruların cevaplarını uçakta bir kâğıda yazıyor ve iniş öncesinde birkaç kez kendi kendine tekrar ediyor. Görevli "What's the purpose of your visit?" diye sorduğunda bu kez hemen cevap veriyor: "I'm visiting my son." Görevli süreyi soruyor; "Three weeks" diyor. Kalacağı yeri soruyor; adresin yazılı olduğu kâğıdı uzatıyor.
Bavulunda bu kez de oğlu için yiyecek var. Yeşil tabelanın önünde duruyor, sonra kırmızı tabelaya yöneliyor ve görevliye soruyor: "Excuse me, I have some food from Turkey. Do I need to declare it?" Görevli bavula bakıyor, birkaç şeyi bırakmasını, geri kalanını alabileceğini söylüyor. Nermin Hanım beş dakika içinde çıkışta, oğlunun kollarında.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ Soruyu anlamadan tek bir sözcükle cevap vermek: "What's the purpose of your visit?" — "Manchester." ✓ Sorunun ne istediğini anla ve kısa bir cümleyle cevap ver: "I'm visiting my son." Bir sözcüğü bilmiyorsan görevliden soruyu daha yavaş söylemesini iste: "Could you repeat that more slowly, please?" Okunuşu yaklaşık "kud yu ripit det mor slouli, pliiz".
Hata, "purpose" gibi bilinmeyen bir sözcükte duraklayıp tanıdık bir sözcükle boşluğu doldurmaya çalışmaktan gelir.
İkinci yaygın hata, bavulda ne olduğundan emin değilken yeşil kapıdan geçmektir. "Nothing to declare" bir beyandır; emin değilsen kırmızı kapıda sormak her zaman daha doğrudur.
Mini alıştırma
- "What's the purpose of your visit?" sorusu ne anlama gelir?
- "How long are you staying?" sorusuna nasıl bir cevap verilir?
- Gümrük İngilizcede nasıl söylenir?
- Yeşil ve kırmızı tabelalar ne anlama gelir?
- Bavulunda yiyecek varsa ve kuraldan emin değilsen ne yapmalısın?
Cevaplar
- "Ziyaretinizin amacı nedir?" demektir.
- Bir süreyle: "Three weeks." ya da "Ten days."
- "Customs", yaklaşık "kastımz".
- Yeşil tabela "Nothing to declare", yani bildirecek bir şeyim yok; kırmızı tabela "Goods to declare", yani bildirecek eşyam var.
- Kırmızı kapıdan geçip görevliye sormalısın: "Do I need to declare it?"
Sesli tekrar görevi
Sonra kendi yolculuğun için cevapları değiştir: amacın, süren ve kalacağın yer. Son olarak gümrük cümlesini yavaşça üç kez söyle: "Excuse me, I have some food from Turkey. Do I need to declare it?"
Özet kartı
- "Purpose" amaç demektir; ziyaret amacını kısa bir cümleyle söyle: "I'm visiting my son."
- Süre için "How long are you staying?", yer için "Where are you staying?" sorulur.
- Dönüş biletini, adresi ve gerekebilecek belgeleri el altında tut; giriş koşulları ülkeye göre değişir.
- Gümrük "customs" demektir; yeşil "Nothing to declare", kırmızı "Goods to declare".
- Yiyecek ve bazı eşyalar için kurallar ülkeden ülkeye değişir; emin değilsen kırmızı kapıda sor.
- Pasaport kontrolünde uzun hikâye değil, kısa ve doğrudan cevap beklenir.
Sonraki derse köprü
Nermin Hanım'ın bir sonraki yolculuğu daha uzun: Manchester'a giden uçağı bu kez başka bir havalimanında aktarma yapıyor. Uçakta kabin görevlisine bir şey sormak, bir battaniye ya da su istemek ve aktarma havalimanında bir sonraki uçağın kapısını bulmak gerekiyor. Rötar olursa ne yapılacağını bilmek de bu yolculuğun bir parçası. Sıradaki derste uçakta ve aktarmada kullanılan kısa İngilizce kalıpları çalışıyoruz.