İçeriğe geç

Ders EP4.1 · Seyahat İngilizcesi · Bölüm P4.1

Check-in ve güvenlik kontrolü

1.080 kelime · yaklaşık 5 dakika okuma · seslendirme 7 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Büyük bavul "checked bag", küçük çanta "hand luggage"; uçağın bagaj bölmesi "hold".
  2. İlaç, belge, para ve telefon her zaman kabin çantasında kalır.
  3. "Overweight" bavul ağır demektir; izin verilen ağırlık biletine göre değişir.
  4. "Boarding pass" biniş kartıdır; kapı, "gate", ve biniş saati üstünde yazar.
  5. Güvenlikte cepleri boşalt, eşyaları "tray" denen kaba koy; kurallar havalimanına göre değişebilir.
  6. Anlamadığın soruya "yes" deme; "Sorry, can you say that again, please?" de.

Merak sorusu

Nermin Hanım altmış iki yaşında ve ilk kez tek başına yurt dışına uçuyor. Oğlu Manchester'da yaşıyor ve torunu yeni doğdu. İstanbul'da check-in bankosunda görevli ona İngilizce bir şey soruyor: "Is this bag going in the hold?" Nermin Hanım "hold" sözcüğünü hiç duymamış. Gülümsüyor, "Yes, yes" diyor ve elindeki küçük çantayı da bagaja veriyor. İlaçları o çantadaydı.

Güvenlik kontrolünde bir sorun daha çıkıyor. Görevli "Anything in your pockets?" diye soruyor; Nermin Hanım yine "Yes" diyor ama ceplerini boşaltmıyor ve kapıdan geçerken alarm çalıyor. İki soruyu da duydu, ikisine de cevap verdi; ama ikisinde de sözcüklerden birini anlamadan cevap verdi. Havalimanında hangi birkaç sözcük, yolculuğun bütün gününü değiştirir?

Anlatım

Önce tanıdık olan

Check-in bankosunda pasaport sorulmasını, bagaj sorusunu ve koltuk tercihini Ders EN2.41'de görmüştük. Bu derste o temelin üstüne, bir yolcunun gerçekten takıldığı yerleri koyuyoruz: bagajın türleri, ağırlık sorunu, uçağa ne alınabileceği ve güvenlikte sorulan kısa sorular.

İki tür bagaj

Havalimanında iki tür bagaj vardır ve İngilizcede ikisinin de ayrı bir adı vardır. Uçağın altına giden büyük bavula "checked bag" denir, okunuşu yaklaşık "çekt beg". Yanına, kabine aldığın küçük çantaya ise "hand luggage" denir, okunuşu yaklaşık "hend lagıc". Amerika'da buna sık sık "carry-on" denir, yaklaşık "keri on".

Nermin Hanım'ın duymadığı "hold" sözcüğü, yaklaşık "hould" diye okunur ve uçağın alt bölümünü, yani bagaj bölmesini anlatır. "Is this bag going in the hold?" sorusu "Bu çanta bagaj bölmesine mi gidiyor?" demektir. İlaç, para, pasaport ve telefon gibi şeyler her zaman yanında, yani kabin çantanda kalmalıdır.

Ağırlık ve fazla bagaj

Görevli bavulunu tartıya koyduğunda bazen şunu söyler: "Your bag is overweight." Okunuşu yaklaşık "yor beg iz ouvırveyt". Bu, bavulun izin verilen ağırlıktan fazla olduğu anlamına gelir. İzin verilen ağırlık havayoluna ve bilete göre değişir; bu yüzden yola çıkmadan önce biletinde ya da havayolunun sitesinde ne yazdığına bak.

Bavul ağır gelirse iki seçeneğin vardır: fazla ağırlık için ödeme yapmak ya da bazı eşyaları başka bir çantaya almak. Bunu sormanın kısa yolu şudur: "Can I take some things out?" yani "Bazı şeyleri çıkarabilir miyim?"

Biniş kartı ve kapı

Check-in bittiğinde sana bir kart ya da telefonda bir kod verilir: "boarding pass", yaklaşık "bording pas", yani biniş kartı. Üstünde uçuşun kapısı yazar, "gate", yaklaşık "geyt", ve biniş saati, "boarding time". Görevli bunu söylerken genellikle iki bilgiyi birlikte verir: "Gate 14. Boarding starts at ten twenty." Kapı numarasını ve saati duyduğunda bir kez tekrar etmek, yanlış anlamayı önler: "Gate 14, ten twenty. Thank you."

Güvenlik kontrolünün soruları

Güvenlik kontrolünde görevliler kısa sorular sorar ve kısa cevaplar bekler. "Anything in your pockets?" yaklaşık "enitink in yor pakıts", ceplerinde bir şey var mı demektir. Doğru cevap, cepleri boşaltıp eşyaları küçük kutuya, yani "tray" yaklaşık "trey" denen plastik kaba koymaktır. "Any liquids?" sıvı var mı demektir; "Any laptops?" dizüstü bilgisayar var mı. Sıvı ve elektronik eşyaların kuralları havalimanına göre değişebilir; bu yüzden görevlinin söylediğini dinle ve havalimanının sitesindeki güncel kurala bak.

Bazen görevli çantanı açmak ister: "I need to check your bag." Bu bir suçlama değildir, sıradan bir kontroldür. Sakin ve kısa bir cevap yeter: "Sure, go ahead." Yani "Tabii, buyurun."

Türkçe köprüsü

Türkçede birinin sorusunu tam anlamadığımızda kibarlık olsun diye çoğu zaman "evet" deriz. Bu alışkanlık havalimanında tehlikelidir, çünkü verdiğin her "yes" bir karara dönüşür: çantan bagaja gider ya da ceplerin boşaltılmadan kapıdan geçersin. Anlamadığın bir soruda "evet" yerine kısa bir İngilizce cümleyle tekrar istemek her zaman daha güvenlidir.

Bu cümlenin okunuşu yaklaşık "sori, ken yu sey det egeyn, pliiz". Görevliler bu soruyu her gün duyar ve yavaşça tekrar ederler. Türkçede "efendim?" demek kadar doğal bir istektir.

Gerçek hayattan örnekler

Bir ay sonra Nermin Hanım ikinci kez uçuyor. Bu kez bankoda görevli "Is this bag going in the hold?" diye sorduğunda küçük çantayı göğsüne bastırıyor ve "No, this is my hand luggage" diyor. Büyük bavul tartıda ağır çıkıyor; Nermin Hanım "Can I take some things out?" diye soruyor ve iki kazağı kabin çantasına alıyor.

Güvenlikte görevli "Anything in your pockets?" diye sorduğunda ceplerini boşaltıyor, telefonunu ve anahtarlarını plastik kaba koyuyor. Kapıdan sessizce geçiyor. Görevli çantasına bakmak istediğinde "Sure, go ahead" diyor. Uçakta oğluna yazdığı mesaj kısa: "Bu sefer hiç 'yes yes' demedim."

Sık yapılan hata

İkinci yaygın hata ilaç, belge ve değerli eşyaları büyük bavula koymaktır. Bunlar her zaman kabin çantasında, yanında kalmalıdır; büyük bavul gecikebilir ya da kaybolabilir.

Mini alıştırma

  1. "Checked bag" ile "hand luggage" arasındaki fark nedir?
  2. "Is this bag going in the hold?" sorusu ne anlama gelir?
  3. "Your bag is overweight" denirse ne yapabilirsin?
  4. "Boarding pass" nedir ve üstünde hangi bilgiler yazar?
  5. Bir soruyu anlamadığında İngilizce ne dersin?

Cevaplar

  1. "Checked bag" uçağın altına giden büyük bavuldur; "hand luggage" yanında kabine aldığın küçük çantadır.
  2. "Bu çanta bagaj bölmesine mi gidiyor?" demektir.
  3. Fazla ağırlık için ödeme yapabilir ya da bazı eşyaları çıkarıp başka bir çantaya alabilirsin: "Can I take some things out?"
  4. Biniş kartıdır; üstünde kapı numarası ve biniş saati yazar.
  5. "Sorry, can you say that again, please?"

Sesli tekrar görevi

Ardından bir görevliyle konuşuyormuş gibi kısa bir sahne kur. Görevlinin sorusunu kendin sor, cevabını kendin ver: "Is this bag going in the hold?" — "No, this is my hand luggage." Son olarak bir soruyu anlamamış gibi yap ve tekrar iste: "Sorry, can you say that again, please?"

Özet kartı

  1. Büyük bavul "checked bag", küçük çanta "hand luggage"; uçağın bagaj bölmesi "hold".
  2. İlaç, belge, para ve telefon her zaman kabin çantasında kalır.
  3. "Overweight" bavul ağır demektir; izin verilen ağırlık biletine göre değişir.
  4. "Boarding pass" biniş kartıdır; kapı, "gate", ve biniş saati üstünde yazar.
  5. Güvenlikte cepleri boşalt, eşyaları "tray" denen kaba koy; kurallar havalimanına göre değişebilir.
  6. Anlamadığın soruya "yes" deme; "Sorry, can you say that again, please?" de.

Sonraki derse köprü

Nermin Hanım uçaktan indiğinde onu yeni bir sıra bekliyor: pasaport kontrolü. Orada görevli birkaç kısa soru sorar: nereden geldiğini, neden geldiğini, ne kadar kalacağını, nerede kalacağını. Ardından gümrük gelir ve yanında getirdiğin bazı şeyleri bildirmen gerekebilir. Sıradaki derste pasaport kontrolünde ve gümrükte sorulan soruları ve onlara verilecek kısa, net cevapları çalışıyoruz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Açılış: İstanbul'da kalabalık bir check-in bankosu; Nermin Hanım'ın elindeki küçük çanta bant üzerinde kayıp gider, çantanın içinde bir ilaç kutusu parlar. Güvenlikte kapıdan geçerken kırmızı bir ışık ve alarm sesi.
  • İki bagaj: bir uçak kesiti; altta bagaj bölmesine inen büyük bir bavul, yukarıda koltuğun üstündeki dolaba giren küçük bir çanta. Her birinin yanında İngilizce adı ve okunuşu.
  • Ağırlık: bir tartı ekranında yükselen bir sayı ve "overweight" yazısı; sonra iki kazak küçük çantaya geçer.
  • Biniş kartı: kartın üstünde kapı numarası ve saat büyür; Nermin Hanım ikisini sesli tekrar eder.
  • Güvenlik: plastik kaba konan telefon, anahtar ve cüzdan; kapıdan sessizce geçen bir yolcu.
  • Türkçe köprüsü: bir "evet" balonu bir bavulun üstüne düşer ve bavul banta gider; yanında "Sorry, can you say that again?" balonu çıkar ve bavul durur.
  • Matilda Türkçe anlatıyor; görevlilerin cümleleri yavaş ve net bir İngilizce sesle, Nermin Hanım'ın İngilizce cevapları hafif çekingen ama kararlı bir kadın sesiyle seslendirilir.
  • Nermin Hanım, oğlu ve havalimanı sahneleri kurgusaldır; bagaj ve güvenlik kuralları havayolu ve havalimanına göre değişir, yolculuktan önce güncel kurallar kontrol edilmelidir.

Bölüm P4.1 — Yolculuk

Hedef: Havalimanından şehre kadar yolculuğun bütün adımlarında derdini anlatır.