Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Sıra: İngiltere'de "queue", Amerika'da "line"; emin değilsen sor.
- Bahşiş "tip"; ne kadar verileceği ülkeye ve yere göre değişir, önceden güvenilir bir kaynaktan öğren.
- "Is service included?" ve "Keep the change."
- "Sorry" gündelik bir nezaket işaretidir; "Excuse me" dikkat çekmek ya da yol istemek içindir.
- "Thank you", "Thanks" ve İngiltere'de "Cheers"; şoföre teşekkür sık görülür.
- Kültürler farklıdır, yargılanmaz; gözlemle ve bulunduğun yere uyum sağla.
Merak sorusu
Nermin Hanım'ın Manchester'daki son haftası. Bir sabah otobüs durağında birkaç kişinin dağınık biçimde beklediğini görüyor; otobüs gelince kapıya yöneliyor ve en önce o biniyor. Arkasından bir kadın kibarca bir şey söylüyor: "Sorry, the queue starts back there." Nermin Hanım ancak o zaman insanların aslında bir sıra oluşturduğunu fark ediyor. Öğleden sonra bir kafede hesabı ödüyor ve bahşiş bırakıp bırakmaması gerektiğini bilemiyor.
Akşam Can'a soruyor: "Burada herkes her cümlede neden 'sorry' diyor?" Can gülüyor. Hiçbiri büyük bir kural değil; ama bilmemek, kaba görünmeye ya da gereksiz bir mahcubiyete yol açabiliyor. Bu son derste dil kadar davranış da konuşuluyor: bir ülkede yerinde ve kibar görünmek için hangi küçük şeyleri bilmek gerekir?
Anlatım
Sıra
Sıraya İngiliz İngilizcesinde "queue" denir, yaklaşık "kyu". Amerika'da daha çok "line" denir. İngiltere'de sıraya uymak önemli bir nezaket kuralı olarak görülür ve sıra bazen dağınık görünse de insanlar kimin önce geldiğini bilir. Emin değilsen sormanın kibar bir yolu vardır: "Is this the queue?" ya da "Are you in the queue?" yani "Sırada mısınız?"
Biri sıraya önünden girerse, yine kibar ama net bir cümle kullanılır: "Sorry, I believe I was next." yani "Pardon, sanırım sıra bendeydi." Sesini yükseltmeden söylenen bu cümle, çoğu zaman sorunu çözer.
Bahşiş
Bahşişe İngilizcede "tip" denir. Bahşiş verilip verilmeyeceği ve ne kadar verileceği ülkeden ülkeye, hatta yerden yere büyük farklılıklar gösterir; bazı ülkelerde beklenir, bazılarında hiç beklenmez. Bu yüzden genel bir oran ezberlemek yerine her ülke için yola çıkmadan önce güvenilir bir kaynaktan bilgi almak en doğrusudur.
Restoranlarda bazen hesabın içine bir servis ücreti eklenmiş olur; buna "service charge" denir, yaklaşık "sörvis çarc". Emin değilsen sormak tamamen doğaldır: "Is service included?" yaklaşık "iz sörvis inkludıd", yani "Servis ücreti dahil mi?" Taksi ya da kafe gibi yerlerde para üstünü bırakmak istediğinde "Keep the change." demen yeterli, yani "Üstü kalsın."
"Sorry", "Excuse me" ve "Thank you"
İngiltere'de "sorry" sözcüğü çok sık duyulur ve her zaman bir özür anlamına gelmez. Biriyle yanlışlıkla çarpışınca, birinin yolunu kesince, hatta biri sana çarptığında bile insanlar "sorry" diyebilir. Bu, gündelik bir nezaket işaretidir. Bir başkasının dikkatini çekmek ya da yol istemek için ise "Excuse me" kullanılır, yaklaşık "ikskyuz mi".
Teşekkür etmek de gündelik konuşmanın önemli bir parçasıdır. Bir kasada, bir görevliye, bir kapıyı tutan birine "Thank you" ya da daha rahat bir biçimde "Thanks" demek beklenir. İngiltere'de otobüsten inerken şoföre "Thank you" ya da "Cheers" diyen yolculara sık rastlanır; "cheers", yaklaşık "çiırz", burada teşekkür anlamındadır.
Kişisel alan ve sohbet
Birçok İngilizce konuşulan ülkede tanımadığın biriyle konuşurken biraz mesafe bırakmak ve kişisel sorular sormamak yaygındır; yaş, gelir ya da evlilik gibi konular ilk karşılaşmada pek açılmaz. Hava durumu ise ünlü bir sohbet konusudur: "Lovely day, isn't it?" yani "Güzel bir gün, değil mi?" diye başlayan bir cümle, kısa ve rahat bir sohbetin kapısını açar.
Türkçe köprüsü
Türkiye'de de sıraya girilir, bahşiş bırakılır ve teşekkür edilir; ama bunların biçimi ve sıklığı farklı olabilir. Bir otobüs durağında beklerken herkesin kapıya aynı anda yönelmesi bazı yerlerde olağandır; İngiltere'de ise aynı davranış sıraya girmemek olarak görülebilir. Bu iki alışkanlık birbirinden "daha iyi" ya da "daha kötü" değildir; yalnızca farklıdır. Bir ülkeye gittiğinde orada nasıl davranıldığını gözlemlemek en iyi yoldur.
Bir de sıcaklık meselesi var. Türkçede yeni tanıştığımız birine kısa sürede kişisel sorular sormak, ilgi ve yakınlık işareti olabilir: "Kaç çocuğun var? Nerede çalışıyorsun?" Birçok İngilizce konuşulan ülkede ise bu sorular ilk karşılaşmada fazla kişisel bulunabilir. Bu, insanların soğuk olduğu anlamına gelmez; yakınlık orada daha yavaş kurulur.
Gerçek hayattan örnekler
Ertesi sabah Nermin Hanım durağa gelince önce etrafına bakıyor ve en sondaki kişinin arkasına geçiyor. Emin olmak için soruyor: "Excuse me, are you in the queue?" Kadın gülümseyip başını sallıyor. Otobüs gelince sırasını bekliyor ve inerken şoföre "Thank you" diyor.
Öğle yemeğinde bir restoranda hesabı istiyor ve soruyor: "Is service included?" Garson servis ücretinin hesaba eklendiğini söylüyor. Kafede ise kahvesinin parasını öderken "Keep the change" diyor. Akşam Can'a gülerek anlatıyor: "Bugün galiba on kez 'sorry' dedim." Can cevap veriyor: "O zaman artık buralı oldun anne."
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ Dağınık görünen bir durakta sıraya bakmadan öne geçmek; bahşiş için bir ülkenin alışkanlığını her ülkeye uygulamak.
✓ Emin değilsen sor: "Excuse me, are you in the queue?", "Is service included?" Hata, bir ülkede alışılmış davranışın her yerde aynı olduğunu varsaymaktan gelir.
İkinci yaygın hata, bir kültürün davranışlarını doğru ya da yanlış diye yargılamaktır. Sıra, bahşiş ve kibarlık kuralları kültürden kültüre değişir; amaç birini taklit etmek değil, bulunduğun yerde rahat ve saygılı olmaktır.
Mini alıştırma
- İngiliz İngilizcesinde sıraya ne denir, Amerika'da ne denir?
- Durakta önündeki kişiye sırada mı diye nasıl sorarsın?
- Hesapta servis ücreti var mı diye garsona ne dersin?
- "Keep the change" ne anlama gelir?
- "Sorry" ve "Excuse me" arasında nasıl bir kullanım farkı vardır?
Cevaplar
- İngiltere'de "queue", Amerika'da genellikle "line".
- "Excuse me, are you in the queue?"
- "Is service included?"
- "Üstü kalsın" demektir.
- "Sorry" gündelik bir nezaket işareti olarak, çarpışma gibi durumlarda bile sık kullanılır; "Excuse me" ise birinin dikkatini çekmek ya da yol istemek için kullanılır.
Sesli tekrar görevi
Sonra kısa bir sohbet açılışını çalış: "Lovely day, isn't it?" ve ona verilebilecek kısa bir cevabı: "Yes, it's beautiful." Her cümlede sesini sakin ve güler yüzlü tutmaya çalış; bu cümlelerin gücü, sözcüklerden çok tonundadır.
Özet kartı
- Sıra: İngiltere'de "queue", Amerika'da "line"; emin değilsen sor.
- Bahşiş "tip"; ne kadar verileceği ülkeye ve yere göre değişir, önceden güvenilir bir kaynaktan öğren.
- "Is service included?" ve "Keep the change."
- "Sorry" gündelik bir nezaket işaretidir; "Excuse me" dikkat çekmek ya da yol istemek içindir.
- "Thank you", "Thanks" ve İngiltere'de "Cheers"; şoföre teşekkür sık görülür.
- Kültürler farklıdır, yargılanmaz; gözlemle ve bulunduğun yere uyum sağla.
Sonraki derse köprü
Seyahat parkuru burada sona eriyor. Bir sonraki parkur, Akademik İngilizce, bambaşka bir masaya geçiyor: kütüphaneye. Sınav parkurunda Hollanda'daki yüksek lisans hayalini kurduğunu gördüğümüz Mert, artık oradaki ilk dönemine başlıyor ve ilk haftasında okuması gereken ilk akademik makaleyi eline alıyor. Makale uzun, yoğun ve tanıdık olmayan bir yapıda. Sıradaki derste bir akademik makalenin yapısını ve onu bölümlerine bakarak okumayı çalışıyoruz.