Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Altmış dakika, üç bölüm, kırk soru; her metne yaklaşık yirmi dakikalık bir bütçe.
- Önce kısa bir göz gezdirme, sonra soruya göre arama, cevabın bulunduğu yerde yavaş okuma.
- FALSE: metin ifadeyle çelişir. NOT GIVEN: metin ne uyuşur ne çelişir.
- YES, NO, NOT GIVEN yazarın görüşünü sorar.
- All, some, always, usually, the first gibi küçük sözcükler cevabı belirler.
- Tamamlamada sözcük sınırına uy ve cevabı metindeki biçimiyle kopyala.
Merak sorusu
Mert okuma denemesine başlarken ilk sözcükten son sözcüğe, hiçbir cümleyi atlamadan, sanki bir ders kitabı çalışıyormuş gibi okuyor. İlk metin yirmi beş dakikasını alıyor, ikincisi yirmi beş dakika daha. Üçüncü metne geldiğinde on dakikası kalmış ve son on üç sorunun çoğunu tahminle işaretliyor. Daha da şaşırtıcı olan, ilk metindeki bazı soruları da kaçırmış olması.
Bir soru köprüler hakkındaydı: "The bridge was the longest in Europe when it opened." Metin köprünün ne zaman ve ne kadar sürede yapıldığını anlatıyordu, ama uzunluğu hakkında hiçbir şey söylemiyordu. Mert bir belgeselden köprünün Avrupa'nın en uzunu olduğunu hatırlıyordu ve "TRUE" işaretledi. Doğru cevap "NOT GIVEN"dı. Metni anlamış, ama sorunun neyi sorduğunu yanlış okumuştu.
Anlatım
Bölümün yapısı
Resmî sayfaya göre Academic okumada bir saatin içinde üç metin ve toplam kırk soru seni bekler. Metinlerin kaynağı yayımlanmış yazılardır, basılı ya da çevrim içi; ama hepsi bir uzman için değil, konuya yabancı bir okur için yazılmıştır. Puanlama basittir: bildiğin her soru, toplamına bir ekler. General Training'de süre ve soru sayısı aynıdır, ama metinler gündelik ve iş hayatından gelir; bu farkı bir önceki derste görmüştük.
Altmış dakika üç metne ve kırk soruya bölündüğünde her metne aşağı yukarı yirmi dakika düşer. Bu bir kural değil, bir bütçedir: bir metinde takılıp kalmak, bir sonraki metnin sorularını görmeden kaybetmek demektir. Mert'in ilk hatası okuma becerisinde değil, bu bütçeyi hiç kurmamış olmasındaydı.
Okumanın iki hızı
Bir metni hızla tarayıp genel fikrini yakalamayı ve belirli bir bilgiyi aramayı Ders EN5.18'de görmüştük: skimming ve scanning. Sınavda bu iki beceri bir sıraya girer. Önce metne bir iki dakika göz gezdirirsin: her paragrafın ne hakkında olduğunu kabaca anlarsın. Sonra soruya gelirsin ve sorudaki ad, sayı, tarih ya da belirgin bir sözcükle metinde ilgili yeri ararsın. O yeri bulduğunda yavaşlarsın ve yalnızca o birkaç cümleyi dikkatle okursun.
Bu yöntemin özü şudur: metnin tamamını yavaş okumak yerine, yavaş okumayı yalnızca cevabın bulunduğu yere saklamak. Ama soru kâğıdındaki sözcük metinde birebir geçmeyebilir; dinleme bölümündeki gibi, aynı anlam başka sözcüklerle verilebilir. Aradığın şey sözcüğün kendisi değil, onun anlamıdır.
Soru türleri
Resmî sayfa okuma bölümünde on bir soru türü sayar: çoktan seçmeli, bilgi doğrulama, yazarın görüşünü doğrulama, bilgi eşleştirme, başlık eşleştirme, özellik eşleştirme, cümle sonu eşleştirme, cümle tamamlama, özet, not, tablo ve akış şeması tamamlama, diyagram etiketleme ve kısa cevaplı sorular. Hepsini aynı anda öğrenmeye çalışmak yerine, denemelerinde en çok puan kaybettiğin iki üç türe odaklanmak daha verimlidir.
TRUE, FALSE, NOT GIVEN
Türk adayların en çok zorlandığı soru türü budur. Resmî tanım açıktır: FALSE, ifadenin metindeki bilgiyle çeliştiği anlamına gelir. NOT GIVEN ise ifadenin metindeki bilgiyle ne uyuştuğu ne de çeliştiği anlamına gelir. Yani FALSE için metinde ifadenin tersini söyleyen bir cümle bulman gerekir. Böyle bir cümle yoksa ve metin konuya hiç değinmiyorsa, cevap NOT GIVEN'dır.
Burada tek ölçüt metindir. Kendi bilgin, bir belgeselden hatırladığın, mantıklı görünen bir çıkarım cevabı değiştirmez. Mert'in köprü sorusundaki hata tam buydu: bilgisi doğruydu, ama metin o bilgiyi vermiyordu.
Bu metin cümlesine göre "Building the bridge took more than a decade" ifadesi TRUE'dur: on iki yıl, on yıldan fazladır. "The bridge was finished before 1880" ifadesi FALSE'tur, çünkü metin 1890 diyerek onunla çelişir. "The bridge was the longest in Europe" ifadesi ise NOT GIVEN'dır: metin uzunluk hakkında hiçbir şey söylemez.
YES, NO, NOT GIVEN
Bu türün yapısı aynıdır, ama soru bilgiyi değil, yazarın görüşünü ya da iddiasını sorar. Resmî tanıma göre NO, ifadenin yazarın görüşüyle çeliştiği anlamına gelir. Bu soru türünde metnin olguları değil, yazarın tavrı önemlidir: yazar bir şeyi savunuyor mu, eleştiriyor mu, yoksa hiç değerlendirmiyor mu? Bir metni eleştirel okumayı Ders EN5.22'de görmüştük; burada o beceri, yazarın sesini olgulardan ayırmak için kullanılır.
Küçük sözcükler, büyük farklar
Bu tür sorularda cevabı çoğu zaman küçük sözcükler belirler: all ve some, always ve usually, the first ve one of the first. Metin "most experts agree" derken soru "all experts agree" diyorsa, ifade metinle çelişir. Metin "one of the earliest" derken soru "the first" diyorsa, yine çelişki vardır. Bu yüzden ifadeyi okurken sıfatların, zarfların ve sayıların altını zihninde çiz.
Bu cümleye göre "All researchers believe the method is safe" ifadesi FALSE olur, çünkü "most" ile "all" çelişir.
Bu cümleye göre "The town was the first in the region to install street lights" ifadesi de FALSE olur: "one of the first" ile "the first" aynı şey değildir.
Tamamlama sorularında sözcük sınırı
Tamamlama sorularında dinleme bölümünden tanıdığın sözcük sınırı burada da vardır ve aynı katılıkla uygulanır: sınırı aşan bir cevap, içeriği yerinde olsa da sayılmaz; tireyle bağlanmış bir sözcük ise tek sözcük kabul edilir. Okumada bir avantaj vardır: cevap metinde yazılıdır. Onu kendi sözcüklerinle değil, metindeki biçimiyle kopyala.
Türkçe köprüsü
Türkiye'deki okul sınavlarında doğru-yanlış soruları çoğu zaman iki seçeneklidir: bir ifade ya doğrudur ya yanlış. Üçüncü bir seçeneğe alışkın olmayan öğrenci, metinde bulamadığı bir ifadeyi kendi bilgisine göre doğru ya da yanlış diye işaretler. Oysa üniversite sınavına hazırlanmış biri, Türkçe paragraf sorularından tanıdık bir ayrımı zaten bilir: "parçadan çıkarılabilir" ile "parçadan çıkarılamaz". NOT GIVEN, bu ikinci ifadenin İngilizce sınavdaki karşılığıdır.
Fark şudur: Türkçe paragraf sorularında bu ayrım tek bir soruda sorulur, IELTS'te ise her ifade için yeniden kurulur. Bir ifadeye cevap vermeden önce kendine üç soru sor. Metin bunu söylüyor mu? Metin bunun tersini söylüyor mu? Metin bu konuda hiçbir şey söylüyor mu? Yalnızca ilk iki sorunun cevabı hayırsa NOT GIVEN işaretlenir.
Gerçek hayattan örnekler
Mert bir sonraki denemede saatini üç yirmi dakikalık dilime bölüyor ve her dilimin sonunu kâğıdının kenarına yazıyor. Her metne iki dakikalık bir göz gezdirmeyle başlıyor ve paragrafların yanına birer iki sözcüklük notlar alıyor.
TRUE, FALSE, NOT GIVEN sorularında her ifade için metindeki yeri buluyor ve ifadeyle metin cümlesini yan yana koyuyor. Bir ifadede "always" sözcüğünü görüyor, metinde "often" yazdığını fark ediyor ve FALSE işaretliyor. Başka bir ifadede metnin hiç değinmediği bir konu var; bu kez kendi bilgisini bir kenara bırakıp NOT GIVEN işaretliyor. Üçüncü metne geldiğinde yirmi dakikası var ve sınavı bitirdiğinde son iki soruyu yeniden kontrol edecek kadar zamanı kalıyor.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ NOT GIVEN ile FALSE'u karıştırmak; metin bir konuya değinmiyorsa ifadeyi kendi bilgine göre doğru ya da yanlış saymak.
✓ FALSE için metinde ifadeyle çelişen bir cümle bul; metin konuya hiç değinmiyorsa NOT GIVEN işaretle. Hata, okul sınavlarındaki iki seçenekli doğru-yanlış alışkanlığından ve metni okurken kendi bilgisini de devreye sokmaktan gelir.
İkinci yaygın hata, metinleri baştan sona yavaş okuyup süreyi tüketmektir. Okuma bölümünde amaç metni anlamak değil, sorulara cevap vermektir; yavaş okuma yalnızca cevabın bulunduğu yere saklanmalıdır.
Mini alıştırma
- Academic okuma bölümü kaç dakika sürer ve kaç soru içerir?
- Resmî tanıma göre FALSE ile NOT GIVEN arasındaki fark nedir?
- YES, NO, NOT GIVEN soruları neyi sorar?
- Metin "most experts agree" derken "all experts agree" ifadesi ne olur?
- Tamamlama sorusunda cevabı nasıl yazmalısın?
Cevaplar
- Bir saat; üç metne dağılmış kırk soru.
- FALSE, ifadenin metinle çeliştiği; NOT GIVEN, metnin ifadeyle ne uyuştuğu ne de çeliştiği anlamına gelir.
- Bilgiyi değil, yazarın görüşünü ya da iddiasını.
- FALSE; çünkü "most" ile "all" çelişir.
- Sözcük sınırına uyarak ve metindeki biçimiyle kopyalayarak.
Sesli tekrar görevi
Bu üç gerekçe cümlesini birkaç kez tekrarla. Gerekçeyi sesli söylemek, cevabı bir sezgiye değil metindeki bir cümleye dayandırma alışkanlığını kurar.
Özet kartı
- Altmış dakika, üç bölüm, kırk soru; her metne yaklaşık yirmi dakikalık bir bütçe.
- Önce kısa bir göz gezdirme, sonra soruya göre arama, cevabın bulunduğu yerde yavaş okuma.
- FALSE: metin ifadeyle çelişir. NOT GIVEN: metin ne uyuşur ne çelişir.
- YES, NO, NOT GIVEN yazarın görüşünü sorar.
- All, some, always, usually, the first gibi küçük sözcükler cevabı belirler.
- Tamamlamada sözcük sınırına uy ve cevabı metindeki biçimiyle kopyala.
Sonraki derse köprü
Okuma ve dinlemede cevap bir yerde hazır bekler; yazmada ise onu sen üretirsin. Academic yazma bölümünün ilk görevi, bir grafiği, tabloyu ya da diyagramı yaklaşık yirmi dakikada en az yüz elli sözcükle anlatmaktır. Bu görev bir yorum değil, bir özet ister: en önemli eğilimleri seçmek, sayıları karşılaştırmak ve hiçbir şey eklememek. Sıradaki derste IELTS yazma bölümünün birinci görevini çalışıyoruz.