Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Soru bir hayat hikâyesi değil, kısa bir profesyonel özet ister.
- Bir ile iki dakika; her şeye yer yok, seçim yapmak gerekir.
- İskelet: şimdi, önce, sonra; en önemli bilgi başta.
- Bugüne uzanan deneyim için present perfect, biten işler için past simple.
- Ezber değil, anahtar noktalar; her provada cümleler biraz değişir.
- Net bir kapanışla sözü görüşmeciye ver; iyi bir cevap sonraki soruyu da yönlendirir.
Merak sorusu
Leeds'teki market zincirinin analitik müdürü James Holt, Defne'yle görüntülü görüşmeyi kısa bir selamlaşmayla açıyor ve ilk soruyu soruyor: "So, tell me about yourself." Defne hazırlıklı olduğunu düşünüyor ve başından başlıyor: "I grew up in Izmir. My father is a teacher and my mother is a nurse. I studied statistics at university, and after graduation…" Üç dakika sonra hâlâ ilk işine gelmemiş.
James kibarca araya giriyor: "That's really interesting. And what are you working on at the moment?" Defne'nin yüzü kızarıyor; doğru soruya yanlış cevap verdiğini o an anlıyor. Soru "kendinden bahset" diyordu, ama aslında başka bir şey soruyordu. Peki bu soru gerçekte ne istiyor ve ona bir iki dakikada nasıl cevap verilir?
Anlatım
Sorunun gerçek anlamı
"Tell me about yourself" bir hayat hikâyesi isteği değildir. Görüşmeci aslında şunu sorar: şu an kimsin, buraya nasıl geldin ve neden bu iş? Soru aynı zamanda bir ısınma turudur. Senin nasıl konuştuğunu, düşünceni nasıl düzenlediğini ve görüşmenin geri kalanında hangi konulara girmek istediğini gösterir. İyi bir cevap, sonraki soruların yönünü de belirler.
Aynı soru başka biçimlerde de gelebilir: "Walk me through your CV", "Can you tell me a bit about your background?" ya da "So, what brings you here today?" Hepsinin beklediği cevap aynı iskeletle kurulabilir.
Uzunluk: bir ile iki dakika arası
Yaygın tavsiye bu cevabın bir ile iki dakika arasında kalmasıdır. Daha kısası hazırlıksız, daha uzunu dağınık görünür. İki dakika konuşmada aşağı yukarı birkaç kısa paragraf eder; bu da CV'deki her işe yer olmadığı anlamına gelir. Seçmek zorundasın ve seçimin kendisi de bir mesajdır: neyi öne çıkarıyorsan, görüşmecinin aklında o kalır.
Şimdi, önce, sonra
Kullanışlı bir iskelet zamanı üçe böler. Şimdi: şu anki rolün ve orada ne yaptığın. Önce: buraya nasıl geldiğin, bir ya da iki önemli adım ya da başarı. Sonra: neden bu işe başvurduğun ve bundan sonra ne yapmak istediğin. Bu sıra, en önemli bilgiyi, yani bugün ne yapabildiğini, en başa koyar.
Her parçanın kendine ait geçiş ifadeleri vardır. Şimdi için "At the moment, I'm…" ya da "Currently, I work as…". Önce için "Before that, I…" ya da "I started my career in…". Sonra için "What drew me to this role is…" ya da "That's why I'm really interested in…". Bu ifadeler hem seni hem dinleyeni yolda tutar.
Zamanlar cevabın içinde
Bu üç parça farklı zamanlar ister. Şimdi için geniş zaman ve şimdiki zaman kullanılır: "I work…", "I'm currently leading…". Bugüne kadar süren deneyim için present perfect doğaldır: "I've been working in analytics for five years", "I've built…". Present perfect ile past simple arasındaki farkı Ders EN2.23'te görmüştük; burada o fark işe yarar: biten işler için past simple, bugüne uzanan deneyim için present perfect. Gelecek için "I'm looking to…", "I'm hoping to…" gibi ifadeler isteği yumuşak ama net söyler.
Ezber değil, anahtar noktalar
Bu cevap önceden hazırlanmalıdır, ama kelimesi kelimesine ezberlenmemelidir. Ezberlenmiş bir metin bir yerde takıldığında baştan başlamak ister ve monoton duyulur. Onun yerine her parça için iki üç anahtar nokta belirle ve her provada cümleleri biraz farklı kur. Bu yöntemle cevap her seferinde tanıdık ama canlı çıkar.
Cevabın sonu da önemlidir. "So, yeah… that's it" gibi sönen bir kapanış yerine, sözü görüşmeciye geri veren net bir cümle seç: "…and that's what brought me to this role." Böylece konuşmanın bittiği anlaşılır ve sıra rahatça karşıya geçer.
Türkçe köprüsü
Türkçede "Biraz kendinizden bahseder misiniz?" sorusu çoğu zaman bir tanışma sorusu gibi algılanır ve cevap memleketle, okulla, bazen aileyle başlar. Türk iş görüşmelerinde aile durumu, memleket ya da askerlik gibi konular da zaman zaman sorulur ve bu yüzden aday bunları anlatmayı doğal bulur. İngiltere'de ve Amerika'da ise görüşmeciler bu tür kişisel konulara genellikle girmez ve aday da bunları kendiliğinden anlatmaz.
Defne'nin cevabı bu yüzden yanlış değil, yanlış yerdeydi. Türkçe bir tanışmada "İzmirliyim, babam öğretmen" demek sıcaklık yaratır. İngilizce bir iş görüşmesinde ise aynı cümle, görüşmecinin aradığı bilgiyi geciktirir. Kişisel bir dokunuşa yer vardır, ama kısa ve işe bağlı olmalıdır: "I'm originally from Izmir, a port city, which is probably why I ended up in logistics."
Gerçek hayattan örnekler
Görüşmeden bir hafta sonra Defne, Leeds'teki şirketin ikinci tur görüşmesine çağrılıyor. Bu kez paneldeki üç kişiden biri aynı soruyu soruyor ve Defne şimdi, önce, sonra sırasıyla cevap veriyor.
Cevap yaklaşık doksan saniye sürüyor. Panelin ikinci üyesi hemen ardından soruyor: "You mentioned waste. Can you tell us about a time when your forecasting changed a decision?" Defne'nin cevabı, sonraki soruyu kendi seçtiği konuya çekmişti.
Sık yapılan hata
İkinci yaygın hata CV'yi sesli okumaktır. Görüşmeci CV'yi zaten okumuştur; aynı bilgiyi sırayla duymak ona yeni bir şey söylemez. Bu cevap CV'deki satırların arasındaki bağı anlatmalıdır: neden bir işten öbürüne geçtiğini, neyi öğrendiğini, neden şimdi buradasın.
Mini alıştırma
- "Tell me about yourself" sorusu görüşmede aslında ne sorar?
- Bu cevap için yaygın tavsiye edilen uzunluk nedir?
- Şimdi, önce, sonra iskeletinde hangi bilgi en başa gelir ve neden?
- "I've been working in analytics for five years" cümlesinde neden present perfect kullanılır?
- Cevap nasıl bitirilmelidir?
Cevaplar
- Şu an kim olduğunu, buraya nasıl geldiğini ve neden bu işi istediğini.
- Yaklaşık bir ile iki dakika.
- Şu anki rolün ve ne yaptığın; çünkü görüşmeci için en önemli bilgi bugün ne yapabildiğindir.
- Çünkü deneyim geçmişte başlamış ve bugüne kadar sürüyor.
- Sözü görüşmeciye geri veren net bir cümleyle, örneğin "…and that's what brought me to this role."
Sesli tekrar görevi
Cevabı üç kez kaydet ve her seferinde cümleleri biraz farklı kur. Kayıtları dinlerken iki şeye dikkat et: ilk cümlen şu anki işinle mi başlıyor, ve son cümlen sözü net biçimde karşıya veriyor mu? Ardından geçiş ifadelerini tek başına çalış: "At the moment, I'm…", "Before that, I…", "What drew me to this role is…"
Özet kartı
- Soru bir hayat hikâyesi değil, kısa bir profesyonel özet ister.
- Bir ile iki dakika; her şeye yer yok, seçim yapmak gerekir.
- İskelet: şimdi, önce, sonra; en önemli bilgi başta.
- Bugüne uzanan deneyim için present perfect, biten işler için past simple.
- Ezber değil, anahtar noktalar; her provada cümleler biraz değişir.
- Net bir kapanışla sözü görüşmeciye ver; iyi bir cevap sonraki soruyu da yönlendirir.
Sonraki derse köprü
Panelin ikinci sorusu "Can you tell us about a time when…" diye başlıyordu. Bu tür sorulara davranışsal soru denir: görüşmeci geçmişte gerçekten ne yaptığını, somut bir olay üzerinden duymak ister. Bunlara genel bir cevap vermek kolaydır ama ikna etmez; kısa bir hikâyenin durumu, görevi, eylemi ve sonucu ayrı ayrı görünmelidir. Sıradaki derste davranışsal soruları ve onları cevaplamak için yaygın kullanılan STAR yöntemini çalışıyoruz.