İçeriğe geç

Ders EP2.18 · İş İngilizcesi · Bölüm P2.5

Kibarca hayır demek ve anlaşmayı bağlamak

1.336 kelime · yaklaşık 6 dakika okuma · seslendirme 9 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Kibar bir hayır: anlayış, net hayır, kısa sebep, alternatif: "I'm afraid…, but what we could do is…"
  2. "We'll see" ve "I'll think about it" hayır gibi duyulmaz; gerçekten düşüneceksen bir tarih ver.
  3. Anlaşamadığında kapıyı açık bırak: "Let's stay in touch."
  4. Anlaşmayı bitirmeden özetle: "So, just to recap what we've agreed…"; teyit iste.
  5. Sonraki adımları belirle ve aynı gün yazılı bir özet gönder.
  6. Türkçedeki "bakarız" belirsizliği İngilizcede yanlış anlaşılır; "Hayırlı olsun" sıcaklığını yazılı bir özet izlemeli.

Merak sorusu

Müzakerenin sonuna doğru Sarah bir istekte daha bulunuyor: "Could you also pay thirty percent upfront?" Kaan bunu kabul edemeyeceğini biliyor, ama doğrudan hayır demek ona kaba geliyor. Türkçede söyleyeceği gibi cevap veriyor: "We'll see, I'll think about it." Görüşme olumlu bir havada bitiyor. Bir hafta sonra Sarah'nın sözleşme taslağı geliyor ve içinde yüzde otuz peşinat maddesi var. Kaan şaşkın: hiçbir zaman kabul etmemişti. Sarah da şaşkın: "You said you'd think about it, and you didn't say no."

Aynı haftanın sonunda bir sorun daha çıkıyor. Telefonda anlaştıkları teslim tarihini Kaan on beş mart, Sarah otuz bir mart olarak hatırlıyor. Görüşmenin sonunda kimse anlaşmayı özetlememiş, kimse yazıya geçirmemişti. Bir müzakerenin en kırılgan iki anı, hayır denmesi gereken an ve anlaşmanın bağlandığı andır.

Anlatım

Kibar ama net bir hayır

İş hayatında hayır demek kaba değildir; belirsiz bir cevap vermek ise çoğu zaman sonradan daha büyük bir soruna dönüşür. Kibar bir hayırın dört parçası vardır: isteği anladığını gösteren bir giriş, net bir hayır, kısa bir sebep ve mümkünse bir alternatif. "I understand why you'd want that, but I'm afraid an upfront payment isn't something we can agree to. Our company policy is to pay on delivery. What we could do is pay within thirty days instead of sixty."

Bu yapıda hayır kibar bir çerçevenin içindedir, ama hiçbir belirsizlik bırakmaz. Alternatif ise konuşmayı bir çıkmazdan bir seçeneğe taşır.

Hayır gibi duyulmayan hayırlar

Bazı ifadeler, söyleyenin niyetinde hayır olsa bile, dinleyenin kulağında bir olasılık olarak kalır. "We'll see", "I'll think about it" ve "Maybe" bunların başında gelir. Bir istekle hiç ilgilenmiyorsan bu ifadeler karşı tarafta bir beklenti yaratır. Gerçekten düşünmen gerekiyorsa ise bunu bir tarihle söyle: "Let me check with our finance team and come back to you by Thursday." Böylece "düşüneceğim" bir hayırın kaçamağı değil, gerçek bir sonraki adım olur.

Anlaşamadığında kapıyı açık bırak

Bazen iki taraf ortak bir noktada buluşamaz. Bu durumda bile ilişkiyi korumak mümkündür: "I don't think we can reach an agreement on these terms, but I'd like to keep the conversation open." ya da "Unfortunately, this doesn't work for us right now. Let's stay in touch." Bu cümleler müzakereyi bitirir, ama kapıyı kapatmaz.

Anlaşmayı özetlemek

Bir anlaşmaya vardığında görüşmeyi bitirmeden önce üzerinde anlaşılan her şeyi yüksek sesle özetlemek, sonraki yanlış anlamaların çoğunu önler. "So, just to recap what we've agreed: a thousand units at ten pounds each, two deliveries, the first on fifteenth March, payment within thirty days." Ardından teyit istersin: "Is that everyone's understanding?" Tarih, miktar ve fiyat gibi rakamlar bu özetin en önemli parçalarıdır.

Sonraki adımlar ve yazılı teyit

Özetten sonra sonraki adımlar belirlenir: kim ne gönderecek, ne zaman? "I'll send you a written summary by the end of the day, and our legal team will prepare the contract next week." Görüşmeden sonra gönderilen kısa bir e-posta, sözlü anlaşmayı kalıcı bir kayda dönüştürür: "Thanks for today. As discussed, we agreed on the following… Please let me know if anything is different from your understanding."

Olumlu bir kapanış

Anlaşma bağlandıktan sonra kısa ve sıcak bir kapanış, ilişkiyi güçlendirir: "I'm glad we found a solution that works for both of us" ya da "It's been a pleasure working this out with you." Bu son cümle, müzakerenin bir yarış değil, bir işbirliği olduğunu hatırlatır.

Türkçe köprüsü

Türkçede doğrudan hayır demek çoğu zaman kaba bulunur ve onun yerine yumuşak, belirsiz ifadeler kullanılır: "Bakarız", "Düşünürüz", "Bir konuşalım". Türk dinleyici bunların çoğu zaman kibar bir hayır olduğunu sezer. Ama İngilizce bir müzakerede, özellikle farklı kültürlerden gelen kişilerle, "We'll see" ya da "I'll think about it" gerçek bir olasılık olarak anlaşılabilir. Kaan'ın başına gelen tam olarak buydu: niyeti bir hayırdı, Sarah ise bir olasılık duydu.

Anlaşmayı bağlama konusunda da bir fark var. Türk iş kültüründe sözlü bir anlaşma ve el sıkışma çoğu zaman güçlü bir bağ sayılır ve "Hayırlı olsun" ile kutlanır. İngilizce iş dünyasında ise sözlü anlaşmanın hemen ardından yazılı bir özet beklenir. Bu bir güvensizlik işareti değildir; iki tarafın da aynı şeyi hatırladığından emin olmanın bir yoludur. "Hayırlı olsun" sözünün sıcaklığı İngilizcede "It's been a pleasure working this out with you" ile verilir; ardından gelen yazılı özet ise o sıcaklığı korur.

Gerçek hayattan örnekler

Kaan bir sonraki müzakerede, farklı bir tedarikçiyle, hem hayır demeyi hem de anlaşmayı bağlamayı bu kez dikkatle yapıyor.

Kaan'ın hayırı kibar ama net; bir alternatif içerdiği için müzakereyi durdurmuyor. Özet bütün rakamları sayıyor ve karşı taraftan açık bir onay alıyor. Akşam gönderilen kısa e-posta ise iki tarafın aynı şeyi hatırlamasını garanti ediyor. Bu kez sözleşme taslağında hiçbir sürpriz yok.

Sık yapılan hata

Anlaşmayı özetlemeden ve yazıya geçirmeden görüşmeyi bitirmek de yaygın bir tuzaktır. Telefonda konuşulan tarihler ve rakamlar, bir hafta sonra iki tarafın hafızasında farklı biçimlerde kalabilir.

Mini alıştırma

  1. Kibar bir hayırın dört parçası nedir?
  2. "We'll see" neden müzakerede riskli bir cevaptır?
  3. Gerçekten düşünmen gerekiyorsa bunu nasıl söylersin?
  4. Bir anlaşmayı bitirmeden önce ne yapılır?
  5. Türkçedeki "Hayırlı olsun" sıcaklığı İngilizcede nasıl verilir ve ardından ne gelir?

Cevaplar

  1. İsteği anladığını gösteren bir giriş, net bir hayır, kısa bir sebep ve bir alternatif.
  2. Çünkü karşı tarafta bir olasılık ve beklenti yaratır; niyetin hayırsa yanlış anlaşılır.
  3. Bir tarihle: "Let me check with our finance team and come back to you by Thursday."
  4. Üzerinde anlaşılan her şey, özellikle rakamlar ve tarihler, yüksek sesle özetlenir ve teyit istenir.
  5. "It's been a pleasure working this out with you" ile; ardından yazılı bir özet gönderilir.

Sesli tekrar görevi

Ardından bir anlaşma özeti söyle: "So, just to recap what we've agreed: … Is that everyone's understanding?" Rakamları, tarihleri ve miktarları tek tek ve net söyle. Son olarak kapanış cümlesiyle bitir: "It's been a pleasure working this out with you. I'll send a written summary today."

Özet kartı

  1. Kibar bir hayır: anlayış, net hayır, kısa sebep, alternatif: "I'm afraid…, but what we could do is…"
  2. "We'll see" ve "I'll think about it" hayır gibi duyulmaz; gerçekten düşüneceksen bir tarih ver.
  3. Anlaşamadığında kapıyı açık bırak: "Let's stay in touch."
  4. Anlaşmayı bitirmeden özetle: "So, just to recap what we've agreed…"; teyit iste.
  5. Sonraki adımları belirle ve aynı gün yazılı bir özet gönder.
  6. Türkçedeki "bakarız" belirsizliği İngilizcede yanlış anlaşılır; "Hayırlı olsun" sıcaklığını yazılı bir özet izlemeli.

Sonraki derse köprü

Müzakere bölümü burada bitiyor. Şimdi iş hayatının belki de en kişisel yazışmasına geçiyoruz: kendini anlatmak. İngilizce bir iş başvurusunun ilk adımı CV'dir ve bir Türk CV'si ile bir İngilizce CV arasında şaşırtıcı farklar vardır: fotoğraf, yaş, medeni durum, sayfa sayısı, başarıların anlatılış biçimi. Sıradaki derste kariyer bölümünü açıyor, İngilizce CV'nin Türk CV'sinden farklarını çalışıyoruz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Açılış: iki ekran; Kaan'ın "We'll see" balonu bir yanda belirsiz bir sisle, Sarah'nın tarafında ise bir onay işaretiyle görünür. Bir hafta sonra sözleşme taslağında yüzde otuz maddesi parlar.
  • Kibar hayır: dört parçalı bir kapı; anlayış, net hayır, sebep, alternatif. Alternatif parçası açılan küçük bir yan kapı olarak çizilir.
  • İki tarih: Kaan'ın hafızasında on beş mart, Sarah'nınkinde otuz bir mart; iki takvim yaprağı çarpışır.
  • Özet: telefon görüşmesinin sonunda bir liste belirir, her madde bir onay işaretiyle kapanır; ardından bir e-posta zarfı.
  • Türkçe köprüsü: "Bakarız" balonu İngilizceye geçince bir soru işaretine dönüşür; "Hayırlı olsun" ve bir el sıkışma, ardından yazılı özet zarfı.
  • Matilda Türkçe anlatıyor; tedarikçiler İngiliz aksanlı, Kaan'ın ikinci müzakeredeki cümleleri dostça ama net bir tonla okunur.
  • Kaan, Sarah, tedarikçiler ve rakamlar kurgusaldır.

Bölüm P2.5 — Müzakere

Hedef: Teklif ve karşı teklif yapar, koşul koyar, kibarca hayır der.