İçeriğe geç

Ders EP1.16 · Telaffuz Atölyesi · Bölüm P1.3

Türkçe hece sayar, İngilizce vurgu sayar: ritim farkı

1.047 kelime · yaklaşık 5 dakika okuma · seslendirme 7 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. İngilizce vurgu zamanlıya, Türkçe hece zamanlıya yakın bir ritimle akar.
  2. İngilizcede vurgulu heceler düzenli vuruşlar oluşturur; aradaki heceler sayıları ne olursa olsun sıkışır.
  3. Bu bir eğilimdir, kesin bir ölçü değil; ama kulak ritmi böyle algılar.
  4. Sıkışmayı schwa, kısa işlev sözcükleri ve sözcükler arası bağlar mümkün kılar.
  5. Türk halk şiiri hece sayar, İngiliz şiiri vuruş sayar; iki dilin kulağı da böyledir.
  6. Ritmi çalışmanın en iyi yolu vurgulu hecelerde el çırpmak ve tempoyu sabit tutmaktır.

Merak sorusu

Tuba, Londra'da ilkokula giden oğlunun ödevine yardım ediyor. Öğretmen sınıfa kısa bir tekerleme vermiş ve kendi okuyuşunu da bir ses kaydı olarak göndermiş. Tuba tekerlemeyi önce kendisi okuyor, sonra öğretmenin kaydını açıyor. Şaşırıyor: öğretmen aynı satırları neredeyse yarı sürede okumuş ve sesi sanki bir davul vuruşunu izliyor. Tuba'nın okuyuşu ise her heceye eşit zaman veren, düzgün ama ağır bir yürüyüş gibi.

Oğlu da fark etmiş: "Anne, öğretmen elleriyle çırpıyor ve her çırpışta bir sözcüğü söylüyor. Arada kalanlar çok hızlı geçiyor." Çocuk farkında olmadan iki dilin en derin farklarından birini yakalamış.

Anlatım

İki tür ritim

Dilleri ritimlerine göre kabaca iki gruba ayırmak yaygın bir yaklaşımdır. Bazı dillerde her hece aşağı yukarı aynı süreyi alır; cümle hece hece, eşit adımlarla ilerler. Bu dillere hece zamanlı denir. Bazı dillerde ise vurgulu heceler aşağı yukarı düzenli aralıklarla gelir ve aradaki vurgusuz heceler, sayıları ne olursa olsun, bu aralığa sığmak için sıkışır. Bunlara vurgu zamanlı denir. İngilizce genellikle ikinci gruba, Türkçe birinci gruba yakın sayılır.

Bu ayrım bir eğilimdir, kesin bir ölçü değil. Dilbilimciler sesleri ölçtüğünde vurgular arasındaki sürelerin tam eşit olmadığını gördü. Ama kulak İngilizceyi bir vuruş düzeni içinde, Türkçeyi ise hece hece ilerleyen bir akış olarak algılar ve öğrenen biri için önemli olan da bu algıdır.

Vuruşlar ve sıkışan heceler

İngilizce ritmi duymanın en iyi yolu, aynı sayıda vurgu taşıyan ama hece sayısı farklı cümleleri karşılaştırmaktır. Şu üç cümlede üç vurgulu sözcük var:

İlk cümlede üç hece, sonuncuda sekiz hece var. Ama bir anadil konuşucusu üçünü de üç vuruşla söyler ve uzun cümle, kısa cümleye göre beklendiği kadar uzun sürmez. Aradaki the, will, have ve been sözcükleri vuruşların arasına sıkışır; küçülür, hızlanır ve ünlüleri silikleşir.

Sıkışmanın araçları

Vurgusuz heceleri bu kadar hızlı söylemek, önceki derslerde gördüğümüz araçlar sayesinde mümkündür. Ders EP1.4'teki schwa, vurgusuz hecenin ünlüsünü kısaltır. Küçük işlev sözcüklerinin kısa biçimleri onları neredeyse tek bir sese indirir. Sözcükler arasındaki bağlar da araya boşluk girmesini engeller. Ritim, bu araçların hepsinin bir arada çalışmasının sonucudur.

Ritmi elle duymak

Tuba'nın oğlunun fark ettiği yöntem en etkili çalışma yoludur: her vurgulu hecede elleri çırpmak ya da masaya vurmak. Vuruşlar düzenli bir tempoda gelir ve sen aradaki heceleri o tempoyu bozmadan sığdırmaya çalışırsın. Başta zor gelir, çünkü ağız her heceye eşit zaman vermek ister. Zamanla vuruşlar sabit kalırken aradaki hecelerin kendiliğinden küçüldüğünü fark edersin.

Türkçe köprüsü

Bu farkı Türk edebiyatından tanıyorsun. Türk halk şiiri hece ölçüsüyle yazılır: bir dizede kaç hece olduğu sayılır, yedili, sekizli, on birli ölçü gibi. İngiliz şiirinde ise geleneksel ölçü, vurgulu ve vurgusuz hecelerin belli bir düzende dizilmesine dayanır; dizenin gücü vuruşlardan gelir. İki şiir geleneği, iki dilin kulağa nasıl aktığını yansıtır.

Türkçe konuşurken her hece kabaca eşit ağırlıkta söylenir ve vurgusuz heceler bile tam ünlüsünü korur. Bu alışkanlık İngilizceye taşındığında cümle uzar, her sözcük tek tek söylenir ve ritim, düzgün ama yavaş bir yürüyüşe dönüşür. İngilizce konuşanlar bu ritmi çoğu zaman özenli ve resmî, bazen de kesik kesik olarak algılar. Sesler doğru olsa bile cümle yabancı duyulur. Öte yandan İngilizce ritmi edindiğinde hız kendiliğinden gelir: daha hızlı konuşmaya çalışmadan, yalnızca vurgusuz heceleri küçülterek.

Gerçek hayattan örnekler

Tuba, öğretmenin kaydını dinleyip tekerlemenin ilk satırlarını yeniden okuyor, bu kez elleriyle tempo tutarak.

İlk satırda beş vuruş var ve on bir hece. Tuba the, and ve at sözcüklerini vuruşların arasına sığdırmaya çalışıyor; bunlar küçülüp hızlanıyor. İkinci satırda for an ve for a öbekleri neredeyse tek bir hızlı ses gibi akıyor, çünkü her biri iki vuruş arasına sıkışmak zorunda. Okuması bitince Tuba kaydını öğretmeninkiyle yan yana dinliyor. Süreler artık birbirine çok yakın ve okuyuşunda o davul vuruşu duyuluyor.

Sık yapılan hata

Yaygın yanlış✗ Her heceye eşit süre ve güç vermek: "THE-DOGS-HAVE-BEEN-EAT-ING-THE-BONES".
Doğrusu

✓ Yalnızca vurgulu heceleri öne çıkarıp ötekileri aralara sıkıştırmak: "The DOGS have been EATing the BONES". Hata, Türkçenin hece zamanlı akışından ve vurgusuz hecelerde de ünlüyü tam söyleme alışkanlığından gelir.

Bu ritmi çalışırken başka bir tuzağa da düşülebilir: vurgusuz heceleri tamamen yutmak. Sıkışan hece kısalır ve silikleşir, ama yok olmaz. The, will ve have sözcükleri duyulmaya devam eder; yalnızca hafif ve hızlıdır.

Mini alıştırma

  1. Hece zamanlı ve vurgu zamanlı diller arasındaki fark nedir?
  2. "DOGS EAT BONES" ve "The DOGS have been EATing the BONES" cümleleri neden benzer sürede söylenir?
  3. Vurgu zamanlı ritim kesin bir ölçü müdür?
  4. Türk halk şiirinin hece ölçüsü ile İngiliz şiirinin ölçüsü arasındaki fark nedir?
  5. Ritmi çalışırken vurgusuz heceleri ne yapmamak gerekir?

Cevaplar

  1. Hece zamanlıda her hece benzer süre alır; vurgu zamanlıda vurgulu heceler düzenli aralıklarla gelir, aradakiler sıkışır.
  2. Çünkü ikisinde de üç vurgu vardır ve uzun cümledeki fazladan heceler vuruşların arasına sıkışır.
  3. Hayır; bir eğilimdir, ölçümler tam eşit aralık göstermez ama kulak öyle algılar.
  4. Hece ölçüsü dizedeki hece sayısına, İngiliz ölçüsü vurgulu ve vurgusuz hecelerin düzenine dayanır.
  5. Tamamen yutmamak gerekir; kısalır ve silikleşir ama duyulmaya devam eder.

Sesli tekrar görevi

Ardından tekerlemenin iki satırını aynı yöntemle oku: "The CAT SAT on the MAT and LOOKED at the DOOR. It WAITed for an HOUR for a MOUSE to apPEAR." Önce yavaş bir tempoyla, sonra biraz hızlandırarak. Vuruşların arasındaki küçük sözcüklerin her tempoda kendiliğinden sıkıştığını hisset.

Özet kartı

  1. İngilizce vurgu zamanlıya, Türkçe hece zamanlıya yakın bir ritimle akar.
  2. İngilizcede vurgulu heceler düzenli vuruşlar oluşturur; aradaki heceler sayıları ne olursa olsun sıkışır.
  3. Bu bir eğilimdir, kesin bir ölçü değil; ama kulak ritmi böyle algılar.
  4. Sıkışmayı schwa, kısa işlev sözcükleri ve sözcükler arası bağlar mümkün kılar.
  5. Türk halk şiiri hece sayar, İngiliz şiiri vuruş sayar; iki dilin kulağı da böyledir.
  6. Ritmi çalışmanın en iyi yolu vurgulu hecelerde el çırpmak ve tempoyu sabit tutmaktır.

Sonraki derse köprü

Vuruşların arasına sıkışan küçük sözcüklere yakından bakmanın zamanı geldi. Can, to, of ve and gibi sözcükler cümle içinde öyle küçülür ki bazen tek bir sese iner ve Türk kulağı onları hiç duymaz. Bu sözcüklerin bir güçlü, bir de zayıf biçimi vardır ve hangisinin ne zaman kullanılacağı belli bir düzene bağlıdır. Sıradaki derste zayıf biçimleri, yani vuruşlar arasındaki o hızlı sözcükleri derinlemesine çalışıyoruz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Açılış: mutfak masasında Tuba ve oğlu, önlerinde bir tekerleme kâğıdı ve telefon. Öğretmenin kaydı oynarken masada küçük davul vuruşları belirir.
  • İki ritim: üstte eşit aralıklı noktalardan oluşan bir dizi, Türkçe hece akışı; altta büyük vuruş noktaları ve aralarına sıkışan küçük noktalar, İngilizce ritim.
  • Üç cümle: DOGS EAT BONES ve uzun biçimleri üç satırda; her satırda üç büyük vuruş aynı hizada, aradaki küçük heceler akordeon gibi sıkışıp açılır.
  • Türkçe köprüsü: bir halk şiiri dizesinin heceleri tek tek sayılır; yanında bir İngilizce dizenin vurgulu heceleri büyük, vurgusuzları küçük gösterilir. Gerçek bir şiir alıntılanmaz, ölçü kalıbı soyut olarak gösterilir.
  • Matilda Türkçe anlatıyor. Öğretmenin okuyuşu canlı bir İngiliz kadın sesi; Tuba'nın ilk okuyuşu eşit adımlı, ikinci okuyuşu vuruşlu ve akıcı. Cümleler bir metronom sesi eşliğinde dinletilebilir.
  • Tuba, oğlu, öğretmen ve tekerleme kurgusaldır.

Bölüm P1.3 — Vurgu ve Ritim

Hedef: Kelime ve cümle vurgusunu doğru yere koyar, İngilizcenin ritmini duyar.