Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- İki standart: British English ve American English; karşılıklı anlaşma kolay, ikisi de doğru.
- Sözcük: flat / apartment, lift / elevator, queue / line, bin / trash can, holiday / vacation, autumn / fall.
- Yanıltıcı çiftler: chips, pants, first floor; iki yakada farklı şeyler anlatır.
- Yazım: colour / color, centre / center, organise / organize, travelling / traveling; tarih gün-ay ya da ay-gün.
- Dilbilgisi: Have you got / Do you have, got / gotten, at / on the weekend, the team are / is.
- Kendi yazında bir standart seç ve tutarlı ol; tarihi ayın adıyla yaz.
Merak sorusu
Bağış gecesinin ertesi sabahı Ryan, destek sayfasına kısa bir teşekkür yazısı ekliyor ve göndermeden önce Sophie'ye okutuyor. Sophie kahvesini bırakıp iki yere parmak koyuyor: "You've spelled 'favourite' without a U, and what's '6/5'? The sixth of May?" Ryan itiraz ediyor: "That's how we spell it at home. And 6/5 is June fifth, obviously!" Zeynep ikisinin arasında kalıyor. Hangisi doğru? Yoksa ikisi de mi?
Ryan Amerika'da büyüdü, Sophie İngiltere'de. İkisi de anadili İngilizce olan konuşucular ve ikisi de haklı. İngiliz İngilizcesi, İngilizce adıyla "British English", ile Amerikan İngilizcesi, yani "American English", aynı dilin iki büyük standardıdır. Birbirlerini rahatça anlarlar, ama bazı nesnelere farklı ad verirler, bazı sözcükleri farklı yazarlar, birkaç dilbilgisi tercihinde ayrılırlar ve belirgin biçimde farklı söylerler. Bu derste bu dört farkı sırayla tanıyacak ve bir öğrenci olarak hangisini seçeceğine bakacağız.
Anlatım
Aynı nesne, farklı ad
En çok göze batan fark sözcüklerdedir. Önceki seviyelerde bunların bir kısmıyla karşılaşmıştın: "chemist's" ve "drugstore", "car park" ve "parking lot", "biscuit" ve "cookie". Günlük hayatta sık duyulan başka çiftler de var. İngiltere'de yaşanan daire "flat", Amerika'da "apartment"; binadaki asansör "lift" ya da "elevator"; kuyruk "queue" ya da "line"; çöp "rubbish" ya da "garbage", çöp kutusu "bin" ya da "trash can"; tatil "holiday" ya da "vacation"; sonbahar "autumn" ya da "fall"; cep telefonu "mobile" ya da "cell phone".
Bazı çiftler gerçekten yanıltıcıdır. İngiltere'de "chips" kızarmış patates, Amerika'da ise paketteki cips anlamına gelir. Bir binada "first floor" İngiltere'de zemin kattan bir üstteki kat, Amerika'da ise zemin kattır; İngiliz İngilizcesinde zemin kat "ground floor" diye ayrıca adlandırılır. "Pants" de iki yakada farklı bir giysidir: Amerika'da pantolon, İngiltere'de iç çamaşırı.
Aynı sözcük, farklı yazım
Ryan'ın "favorite" yazımı yanlış değildi; Amerikan yazımıydı. Bu farkların çoğu birkaç düzenli kalıba dayanır. İngiliz yazımında "-our" olan sonlar Amerikan yazımında "-or" olur: "colour" ve "color", "neighbour" ve "neighbor". "-re" ile biten bazı sözcükler "-er" olur: "centre" ve "center", "theatre" ve "theater". İngiliz yazımı "-ise" biçimine de izin verirken Amerikan yazımı "-ize" kullanır: "organise" ve "organize".
Bir kalıp daha var. İngiliz yazımında vurgusuz hecede biten "l" ek alırken ikilenir, Amerikan yazımında ikilenmez: "travelling" ve "traveling", "cancelled" ve "canceled". Tarih yazımı da farklıdır: İngiltere'de önce gün, sonra ay gelir; Amerika'da önce ay. Bu yüzden "6/5" bir İngiliz için mayısın altısı, bir Amerikalı için haziranın beşidir.
Birkaç dilbilgisi tercihi
İki standart arasındaki dilbilgisi farkları küçüktür ve çoğu tercih meselesidir. Sahip olmayı anlatmak için İngiliz İngilizcesinde "Have you got a pen?" sık duyulur, Amerikan İngilizcesinde ise "Do you have a pen?" daha yaygındır. "Get" fiilinin üçüncü hâli Amerikan İngilizcesinde çoğu zaman "gotten" olur: "It's gotten cold." İngiliz İngilizcesinde ise "It's got cold" denir.
Yakın geçmiş için Amerikan konuşmasında present perfect yerine sık sık past simple duyulur: "Did you eat yet?" İngiliz İngilizcesi burada present perfect'i tercih eder: "Have you eaten yet?" Edatlarda da küçük farklar var: İngiltere'de "at the weekend", Amerika'da "on the weekend". Takım, hükümet gibi topluluk isimleri İngiliz İngilizcesinde çoğul fiil de alabilir: "The team are ready." Amerikan İngilizcesinde tekil fiil kullanılır: "The team is ready."
İki farklı ses
En belirgin fark belki de söyleyiştedir. Amerikan İngilizcesinde ünlüden sonra gelen "r" sesi duyulur: "car", "water", "better". Standart İngiliz söyleyişinde ise bu "r" çoğu zaman düşer ve önceki ünlü uzar. Amerikan konuşmasında iki ünlü arasındaki "t" yumuşayarak kısa bir "d" sesine yaklaşır: "water" sözcüğü "wadır" gibi duyulur.
Bazı sözcüklerde ünlü değişir. "Can't" İngiltere'nin güneyinde uzun bir "a" ile, Amerika'da ise "cat" sözcüğündeki ünlüyle söylenir. "Tomato" sözcüğünün ortasındaki hece de iki yakada farklıdır. Bu farkları bilmek, dinlerken hangi aksanla karşılaştığını anlamana yardım eder.
Türkçe köprüsü
Türkçe de tek bir yerde konuşulmaz. Türkiye Türkçesi ile Azerbaycan Türkçesi birbirine çok yakındır, ama günlük sözcüklerde farklar vardır. Azerbaycan'da "çox sağ ol" teşekkür etmek için kullanılır ve bir Türkiye Türk'ü bunu kolayca anlar, ama kendisi büyük olasılıkla "çok teşekkürler" der. Londra ile New York'un İngilizcesi arasındaki ilişki de buna benzer: karşılıklı anlaşma rahat, ama sözcük ve ses farkları hemen fark edilir.
Yazım konusunda ise iki dil farklı çalışır. Türkçede yazım kuralları tek bir merkezden belirlenir ve herkes aynı yazım kılavuzuna bakar. İngilizcenin yazımını belirleyen resmî bir kurum yoktur; bu yüzden iki büyük yazım geleneği yan yana yaşar ve ikisi de doğru kabul edilir. Sözlükler çoğu zaman iki biçimi birlikte verir.
Türkçe konuşan bir öğrenci için önemli olan, iki standardı tanımak ve kendi yazısında tutarlı olmaktır. Bir e-postada "colour" yazıp iki satır sonra "center" yazmak, iki yazım kılavuzunu karıştırmak gibidir. Birini seç ve metnin sonuna kadar onu kullan.
Gerçek hayattan örnekler
Ryan, Sophie'nin önerisiyle yazısını son bir kez düzenliyor. Okurların çoğu İngiltere'de yaşadığı için yazımı bu kez İngiliz standardına çeviriyor.
Yazıda üç sözcük İngiliz yazımıyla geçti: "favourite", "neighbours" ve "centre". Tarih de karışıklığa yer bırakmayacak biçimde, ayın adıyla yazıldı. Ay adını yazmak, iki okur kitlesine de aynı şeyi söyleyen en güvenli yoldur.
Öğleden sonra Ryan, Amerika'daki kız kardeşine de bir mesaj atıyor. Bu kez kendi alışkanlıklarıyla yazıyor.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ "I visited the city center and the theatre, and I really liked the colour of the neighborhood." ✓ "I visited the city centre and the theatre, and I really liked the colour of the neighbourhood." İki yazım geleneği tek bir cümlede karışmış.
Her iki standart da doğrudur, ama bir metnin içinde yalnız birini kullanmak gerekir. Hata, farklı kaynaklardan öğrenilen sözcüklerin kendi yazımıyla birlikte metne taşınmasından gelir.
Yanıltıcı çiftleri gözden kaçırmak da bir kaymadır. Bir İngiliz arkadaşına "I bought new pants" dersen, gülümsemesine şaşırma; pantolon için İngiltere'de "trousers" denir. Tarihleri de rakamla değil, ayın adıyla yaz: "6/5" yerine "5 June" ya da "June 5".
Mini alıştırma
- "Flat", "lift" ve "queue" sözcüklerinin Amerikan karşılıklarını yaz.
- "Color", "center" ve "traveling" sözcüklerini İngiliz yazımıyla yaz.
- Bir Amerikalı "Meet me on 3/4" yazdı. Hangi günü kastediyor?
- "Do you have a car?" sorusunu İngiltere'de sık duyulan biçimiyle kur.
- "I liked the color of the theatre" cümlesini tek bir yazım standardına, Amerikan yazımına göre düzelt.
Cevaplar
- Apartment, elevator, line.
- Colour, centre, travelling.
- Mart ayının dördünü.
- Have you got a car?
- I liked the color of the theater.
Sesli tekrar görevi
Sonra "car", "water" ve "better" sözcüklerini iki biçimde söylemeyi dene: bir kez "r" sesini duyurarak ve "t" sesini yumuşatarak, bir kez de "r" sesini düşürerek. Son olarak bugünün tarihini hem sayıyla hem ayın adıyla söyle. Kaydını dinlerken iki versiyonda da sözcük seçimini sonuna kadar tutarlı yaptığını kontrol et.
Özet kartı
- İki standart: British English ve American English; karşılıklı anlaşma kolay, ikisi de doğru.
- Sözcük: flat / apartment, lift / elevator, queue / line, bin / trash can, holiday / vacation, autumn / fall.
- Yanıltıcı çiftler: chips, pants, first floor; iki yakada farklı şeyler anlatır.
- Yazım: colour / color, centre / center, organise / organize, travelling / traveling; tarih gün-ay ya da ay-gün.
- Dilbilgisi: Have you got / Do you have, got / gotten, at / on the weekend, the team are / is.
- Kendi yazında bir standart seç ve tutarlı ol; tarihi ayın adıyla yaz.
Sonraki derse köprü
Pazartesi sabahı Sophie, yerel bir haber sitesinde bağış gecesine dair kısa bir haber buluyor ve başlığı yüksek sesle okuyor: "Local man to swim for charity". Zeynep kaşlarını çatıyor: cümlede ne "is" var ne "going to", üstelik "the" da yok. Haber başlıkları kendine özgü, sıkıştırılmış bir dil kullanır ve haber metinleri en önemli bilgiyi en başa koyan bir düzenle yazılır. Sıradaki derste haber okumayı ve anlamayı öğreneceksin.