Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- I wish + past perfect: geçmişe dair pişmanlık; I wish I had come for your anniversary.
- Olumsuz: I wish I hadn't agreed to that deadline; yapılan ama keşke yapılmasaydı denen şey.
- Başkaları için: I wish you had told me earlier.
- If only + past perfect: daha güçlü pişmanlık; If only I had listened!
- I wish I could have + geçmiş ortaç: yapmak isteyip yapamadığın şey.
- Türkçedeki "keşke … -seydi" = I wish + past perfect; ama "keşke şimdi … -seydi" bugüne aitse I wish + geçmiş zaman.
Merak sorusu
Çarşamba öğleden sonra Zeynep ile annesi eski bir fotoğraf albümüne bakıyor. Bir sayfada geçen yılın bir kutlaması var: anne ile baba, otuzuncu evlilik yıl dönümlerinde, akrabalarla bir masada. Zeynep o gün Londra'daydı, büyük bir proje yüzünden gelememişti. Fotoğrafa bakarken İngilizce, sanki kendi kendine konuşur gibi söylüyor: "I wish I had come for your anniversary. I wish I hadn't agreed to that deadline." Annesi elini tutuyor, Türkçe cevap veriyor: "Keşke gelseydin, ama şimdi buradasın ya."
Zeynep'in dilekleri bu kez bugüne değil, geçmişe yönelikti. Geçen yıl gelmedi; o son tarihi kabul etti. İkisi de artık değiştirilemez. Bir önceki derste bugüne dair dilekler için fiil geçmiş biçime geçiyordu: "I wish I lived". Geçmişe dair dileklerde fiil bir basamak daha geçmişe iner ve past perfect olur: "I wish I had come." Türkçede bunun karşılığı "keşke … -seydi"dir. Şimdi değiştirilemeyecek bir geçmişe hayıflanmanın İngilizce yollarına bakalım.
Anlatım
I wish + past perfect
Geçmişte olan ya da olmayan bir şeyden pişmanlık duyduğunda "I wish" ve past perfect kullanılır: "I wish I had come for your anniversary." Anlam şudur: gelmedim ve bundan pişmanım. Olumsuz biçim, yapılan bir şeyden duyulan pişmanlığı anlatır: "I wish I hadn't agreed to that deadline." Son tarihi kabul ettim ve keşke etmeseydim.
Bu yapı üçüncü koşuldaki mantığa dayanır. Third conditional'ın koşul kısmında olduğu gibi, past perfect burada da geçmişte gerçekleşmemiş bir durumu gösterir. Konuşmada "I wish I'd come" diye kısalır.
Başkaları için dilek
Aynı yapı başkalarının geçmişteki davranışları için de kullanılır ve çoğu zaman hafif bir sitem taşır: "I wish you had told me earlier." "I wish they hadn't sold the old house." Burada konuşan kişi başkasının geçmişteki bir seçiminden üzüntü duyuyor.
If only + past perfect
Daha güçlü bir duygu için "If only" seçilir: "If only I had listened to my mother!" "If only we had left five minutes earlier!" Genellikle bir iç çekişle söylenir ve konuşanın ne kadar üzüldüğünü gösterir.
I wish I could have
Geçmişte yapmak isteyip de yapamadığın bir şey için "could have" yapısı "I wish" ile birleşir: "I wish I could have stayed longer at the party." Burada vurgu bir seçimde değil, bir imkânsızlıktadır: kalmak istedim ama kalamadım.
Should have ile farkı
Pişmanlığı anlatmanın başka bir yolunu önceki derslerde görmüştün: "I should have come." İki yapı çok yakındır, ama tonları farklıdır. "Should have" bir yargı taşır: doğru olan buydu, yapmadım. "I wish I had" ise bir duygu taşır: keşke olsaydı, üzülüyorum. Bir hatayı kabul ederken "should have", bir özlemi ya da üzüntüyü dile getirirken "I wish I had" daha doğal duyulur.
Türkçe köprüsü
Türkçede geçmişe dair pişmanlık "keşke … -seydi" kalıbıyla kurulur: "Keşke yıl dönümünüz için gelseydim" → "I wish I had come for your anniversary." "Keşke o son tarihi kabul etmeseydim" → "I wish I hadn't agreed to that deadline." Türkçedeki "-seydi" eki, İngilizcedeki past perfect'in yaptığı işi görür.
Ama bu eşleşmede bir tuzak var. Türkçede "-seydi" eki bazen bugüne dair bir dileği de anlatır: "Keşke şimdi yanımızda olsaydın" cümlesi aslında bugüne aittir ve İngilizcede "I wish you were with us" olur, "I wish you had been with us" değil. Hangisinin kastedildiğini "şimdi", "geçen yıl", "dün" gibi zaman sözcükleri ve bağlam belirler.
Bir de "keşke" ile "-meliydim" arasındaki farka bak. Türkçede "Gelmeliydim" bir yargı, "Keşke gelseydim" bir duygudur. İngilizcede de aynı ayrım var: "I should have come" ile "I wish I had come". İki dil bu noktada benzer bir incelikle çalışır.
Gerçek hayattan örnekler
Akşam Zeynep, Daniel'le görüntülü konuşuyor. Daniel York'tan kendi pişmanlığını anlatıyor.
Daniel'in cümlelerinde iki pişmanlık vardı: "had learned" yapılmayan bir şeyi, "hadn't spent" ise yapılan ama keşke yapılmasaydı denen bir şeyi anlattı. "If only" ikinci pişmanlığı daha duygusal kıldı.
Aynı akşam Sophie'den bir mesaj geliyor. Ofiste küçük bir kaza olmuş.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ "I wish I came to your anniversary last year." ✓ "I wish I had come to your anniversary last year." Geçmişe dair bir pişmanlıkta "wish" arkasından past perfect gelir.
Hata, bugüne dair dilek kalıbını, yani geçmiş zamanı, geçmişe dair pişmanlık için de kullanmaktan gelir; oysa geçmişe bakarken fiil bir basamak daha geçmişe iner.
Bazı öğrenciler "would have" yapısına yönelir: "She wishes she would have stayed." Bu yapı günlük Amerikan konuşmasında duyulabilir, ama standart İngilizcede doğru biçim "She wishes she had stayed"dir. Bir de "-seydi" ekinin bugüne ait kullanımına dikkat: "Keşke şimdi yanımızda olsaydın" cümlesi "I wish you were with us" olur.
Mini alıştırma
- "Keşke o filmi izlemeseydim" cümlesini İngilizceye çevir.
- "I wish I studied harder for the exam last week" cümlesini düzelt.
- "Keşke bana daha önce söyleseydin" cümlesini İngilizceye çevir.
- "Keşke şimdi deniz kenarında olsaydık" cümlesi bugüne mi, geçmişe mi ait? İngilizceye çevir.
- "I should have phoned my aunt" ile "I wish I had phoned my aunt" arasındaki ton farkı nedir?
Cevaplar
- I wish I hadn't watched that film.
- I wish I had studied harder for the exam last week.
- I wish you had told me earlier.
- Bugüne ait: I wish we were by the sea now.
- İlki bir yargı taşır, doğru olan buydu; ikincisi bir duygu, üzüntü ya da özlem taşır.
Sesli tekrar görevi
Ardından en güçlü pişmanlığını "If only" ile, bir iç çekişle söyle. Yapmak isteyip yapamadığın bir şeyi "I wish I could have" ile ekle: "I wish I could have visited my grandfather more often." Son olarak aynı olayı bir kez "should have", bir kez "I wish I had" ile anlat ve iki cümlenin tonundaki farkı dinle. Kaydını dinlerken geçmişe dair dileklerde past perfect kullandığından emin ol.
Özet kartı
- I wish + past perfect: geçmişe dair pişmanlık; I wish I had come for your anniversary.
- Olumsuz: I wish I hadn't agreed to that deadline; yapılan ama keşke yapılmasaydı denen şey.
- Başkaları için: I wish you had told me earlier.
- If only + past perfect: daha güçlü pişmanlık; If only I had listened!
- I wish I could have + geçmiş ortaç: yapmak isteyip yapamadığın şey.
- Türkçedeki "keşke … -seydi" = I wish + past perfect; ama "keşke şimdi … -seydi" bugüne aitse I wish + geçmiş zaman.
Sonraki derse köprü
Albüm kapandıktan sonra annesi Zeynep'e takılıyor: artık daha sık gelmesinin zamanı geldi, diyor. Zeynep gülüyor; o da bir haftalığına daha kalmayı Londra'ya dönmeye tercih ederdi. Bu iki cümlede de ilginç bir şey var: bugüne ya da geleceğe dair konuşurken, fiil yine geçmiş biçimde kalıyor. İngilizcede bir şeyin artık yapılması gerektiğini ve bir tercihi anlatmanın iki kısa kalıbı var. Sıradaki derste "It's time…" ve "I'd rather…" kalıplarını öğreneceksin.