Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Düzenli fiiller geçmişte "-ed" alır: work → worked, watch → watched.
- Bütün kişiler için aynı biçim: I worked, she worked; "-s" yok.
- E ile biten fiile yalnızca -d: live → lived. Ünsüz + y → -ied: study → studied. Ünlü + y → -ed: play → played.
- Tek heceli, ünlü + ünsüz ile biten fiilde son harf ikilenir: stop → stopped, plan → planned.
- Geçmişte başlayıp bitmiş eylemler: I visited my grandmother on Saturday.
- Türkçedeki "-di" ile "-miş" ayrımı İngilizcede fiil ekiyle yapılmaz; ikisi de "-ed".
Merak sorusu
Daniel'in mesajı uzuyor: "I worked all weekend. On Sunday night I cooked pasta and watched a film. My sister called me and we talked for an hour." Zeynep mesajı okurken bir şey fark ediyor: "worked", "cooked", "watched", "called", "talked". Beş fiilin beşi de aynı iki harfle bitiyor.
Türkçe "çalıştım", "pişirdim", "izledim" sözcüklerinde geçmişi "-di" ekiyle, kişiyi de onun arkasına gelen ekle kurar. İngilizcenin fiillerinin büyük bölümü de geçmiş zamanda benzer bir yol izler: sonlarına "-ed" eklenir. Üstelik bu ek kişiye göre değişmez; "I worked", "she worked", "they worked" hep aynıdır. Bu ders, geçmişi bu düzenli ekle kuran fiilleri ve yazım kurallarını anlatıyor.
Anlatım
Kalıp: fiil + -ed
Düzenli fiillerin geçmiş biçimi, fiilin yalın hâline "-ed" eklenerek kurulur: "work" → "worked", "watch" → "watched", "call" → "called", "want" → "wanted". Bu biçim bütün kişiler için aynıdır: "I cooked", "you cooked", "he cooked", "we cooked".
Geniş zamanda üçüncü tekil kişi "-s" alıyordu: "she works". Geçmiş zamanda bu ek yoktur. "She worked" doğrudur; "she workeds" diye bir biçim yoktur. İngilizcenin geçmiş zamanı, bu açıdan geniş zamandan daha basittir.
Yazım kuralları
"-ed" eklenirken fiilin sonuna göre küçük değişiklikler olur. Sonu "e" ile biten fiillere yalnızca "-d" eklenir: "live" → "lived", "dance" → "danced", "like" → "liked".
Sonu bir ünsüz ve "y" ile biten fiillerde "y" düşer ve yerine "-ied" gelir: "study" → "studied", "try" → "tried", "carry" → "carried". Ama "y" harfinden önce bir ünlü varsa "y" kalır ve yalnızca "-ed" eklenir: "play" → "played", "stay" → "stayed", "enjoy" → "enjoyed".
Tek heceli, sonu "bir ünlü + bir ünsüz" olan fiillerde son harf ikilenir: "stop" → "stopped", "plan" → "planned", "shop" → "shopped". Bu kural, sevdiğin etkinlikleri anlattığın derste "-ing" için gördüğün ikilemenin aynısıdır: "swimming", "shopping".
Nerede kullanılır?
Geçmiş zaman, geçmişte başlayıp bitmiş bir eylemi anlatır: "I visited my grandmother on Saturday" cumartesi büyükannemi ziyaret ettim. Eylemin ne zaman olduğu çoğu zaman söylenir ya da bağlamdan anlaşılır: "yesterday" dün, "last night" dün gece, "on Sunday" pazar günü. Bu zaman ifadelerini ileride ayrıca göreceksin; şimdilik birkaçını tanıman yeter.
Bu derste yalnızca olumlu cümlelere odaklanıyoruz. Geçmişte olumsuz ve soru cümleleri kendine özgü bir yardımcıyla kurulur; onu da ilerideki bir derste öğreneceksin.
Türkçe köprüsü
Türkçedeki "-di" eki ile İngilizcedeki "-ed" eki aynı işi görür: bir eylemi geçmişe taşır. İkisi de fiilin sonuna eklenir ve ikisi de ses uyumuna göre biçim değiştirir. Türkçede "-di", "-dı", "-du", "-dü", "-ti", "-tı" gibi biçimler vardır; İngilizcedeki "-ed" ise yazıda tek biçimde kalır ama okunuşu üçe ayrılır. O okunuşları bir sonraki derste göreceksin.
Fark, kişi bilgisindedir. Türkçede geçmiş ekinin arkasına bir kişi eki daha yapışır: "çalıştım", "çalıştın", "çalıştık". İngilizcede "-ed" ekinden sonra hiçbir ek gelmez; kişiyi yalnızca özne gösterir: "I worked", "you worked", "we worked". Türkçede özneyi düşürebiliriz, çünkü ek kişiyi söyler: "Dün çalıştım." İngilizcede özne her zaman gerekir: "I worked yesterday."
Türkçenin bir de "-miş" eki vardır: "Çalışmış" derken olayı kendimiz görmediğimizi, başkasından duyduğumuzu ya da sonradan fark ettiğimizi söyleriz. İngilizcenin geçmiş zamanı bu ayrımı yapmaz. "He worked all weekend" cümlesi hem "bütün hafta sonu çalıştı" hem de "bütün hafta sonu çalışmış" anlamına gelebilir. Bilginin kaynağını belirtmek istersen, İngilizcede bunu ayrı sözcüklerle söylersin: "Sophie says he worked all weekend."
Gerçek hayattan örnekler
Zeynep, Daniel'e kendi hafta sonunu anlatıyor.
Zeynep'in mesajındaki fiillerin hepsi düzenli: "stayed" y harfinden önce bir ünlü olduğu için "-ed" aldı, "studied" ünsüz ve y ile bittiği için "-ied" aldı, "walked" ve "talked" doğrudan "-ed" aldı.
Akşam Sophie, Ryan'ın günü hakkında bir şey anlatıyor.
İngilizce cümle, Türkçe çevirisindeki "-miş" eklerini taşımıyor. Sophie olayı Ryan'dan duymuştu; Türkçe bunu ekle gösterir, İngilizce göstermez. "Planned" sözcüğünde "n" harfi ikilendi, "loved" sözcüğüne yalnızca "-d" eklendi.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ "Yesterday I work all day." ✓ "Yesterday I worked all day." Geçmişteki bir eylem için fiile "-ed" eklenmelidir; "yesterday" sözcüğü zamanı tek başına göstermez.
Hata, Türkçede zamanın fiil ekiyle zaten belli olmasına alışkın kulağın, İngilizcede de zaman sözcüğünü yeterli sanmasından gelir.
Yazımda da sık kaymalar olur: "studyed", "stoped", "liveed". "Study" ünsüz ve y ile bittiği için "studied", "stop" tek heceli ve kısa ünlülü olduğu için "stopped", "live" e ile bittiği için "lived" yazılır.
Mini alıştırma
- "Dün akşam bir film izledim" cümlesinin İngilizcesi nedir?
- "Try", "play" ve "stop" fiillerinin geçmiş biçimleri nedir?
- "She walkeds to school" cümlesini düzelt.
- "Ryan çalışmış" ile "Ryan çalıştı" İngilizcede nasıl söylenir?
- "We dance at the party last night" cümlesini düzelt.
Cevaplar
- "I watched a film last night."
- "Tried", "played" ve "stopped".
- "She walked to school."
- İkisi de "Ryan worked." İngilizce bu ayrımı fiil ekiyle yapmaz.
- "We danced at the party last night."
Sesli tekrar görevi
Ardından bir aile üyenin ya da arkadaşının dünkü gününü "he" ya da "she" ile üç cümlede anlat ve fiillere "-s" eklemediğinden emin ol. Kaydını dinlerken her fiilin sonundaki "-ed" sesini duyup duymadığına dikkat et; bu sesin farklı okunuşları bir sonraki dersin konusu.
Özet kartı
- Düzenli fiiller geçmişte "-ed" alır: work → worked, watch → watched.
- Bütün kişiler için aynı biçim: I worked, she worked; "-s" yok.
- E ile biten fiile yalnızca -d: live → lived. Ünsüz + y → -ied: study → studied. Ünlü + y → -ed: play → played.
- Tek heceli, ünlü + ünsüz ile biten fiilde son harf ikilenir: stop → stopped, plan → planned.
- Geçmişte başlayıp bitmiş eylemler: I visited my grandmother on Saturday.
- Türkçedeki "-di" ile "-miş" ayrımı İngilizcede fiil ekiyle yapılmaz; ikisi de "-ed".
Sonraki derse köprü
Zeynep, Daniel'e sesli mesaj gönderirken "worked", "played" ve "wanted" sözcüklerini aynı biçimde, sonlarını "-ed" diye tam okuyarak söylüyor. Daniel gülümsüyor, çünkü bu üç sözcüğün sonu İngilizcede üç farklı ses çıkarır: biri kısa bir "t" gibi, biri bir "d" gibi, biri de fazladan bir heceyle. Hangi sesin geleceğini fiilin son sesi belirler. Sıradaki telaffuz dersinde "-ed" ekinin bu üç okunuşunu öğreneceksin.