Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Sayılabilen isimler tane tane sayılır: an apple, two apples; tekilde "a/an", çoğulda "-s".
- Sayılamayan isimler madde ya da kütledir: water, milk, rice, bread, cheese, money, music.
- Sayılamayanda "a/an" yok, çoğul yok, fiil tekil: Rice is cheap.
- Saymak için kap ya da ölçü: a glass of water, a cup of tea, a slice of bread, a loaf of bread.
- Bazı sözcükler iki yüzlüdür: chicken hayvan ya da et; siparişte "two coffees" fincanları sayar.
- Türkçedeki "iki ekmek" ve "saçlarım" İngilizcede "two loaves of bread" ve "my hair is" olur.
Merak sorusu
Zeynep mahalledeki fırında sırada bekliyor. Sırası gelince Türkçedeki alışkanlıkla söylüyor: "Two breads, please." Fırıncı bir an duraksıyor, sonra gülümseyerek tezgâhtaki somunları gösteriyor: "Two loaves? Sure." Zeynep aynı gün markette bir yazıya takılıyor: "Rice is on sale." "Rices" değil, "rice"; üstelik fiil "are" değil "is".
Türkçede neredeyse her şeyi sayabiliriz: iki ekmek, üç pirinç torbası, dört çay. İngilizce ise isimleri ikiye ayırır. Bir kısmı tane tane sayılır: bir elma, iki elma. Bir kısmı ise bir kütle, bir madde gibi düşünülür ve doğrudan sayılmaz: su, pirinç, ekmek. Bu ayrım "a" kullanıp kullanamayacağını, çoğul yapıp yapamayacağını ve fiilin biçimini belirler. Bu ders iki grubu ve aralarındaki köprüyü anlatıyor.
Anlatım
Sayılabilen isimler
Tek tek ayırıp sayabildiğin şeylerin adlarına sayılabilen isim denir: "an apple", "two apples"; "an egg", "six eggs"; "a tomato", "three tomatoes". Bu isimler tekilken "a" ya da "an" alır, çoğulken "-s" alır. Sayılar doğrudan önlerine gelir.
Çoğul bir sayılabilen isimle fiil de çoğul olur: "The apples are fresh" elmalar taze. Bu, isimlerin çoğuluyla ilgili dersten tanıdığın bir yapıdır.
Sayılamayan isimler
Bir madde, bir sıvı ya da bir kütle gibi düşünülen şeylerin adlarına sayılamayan isim denir. Yiyecek ve içeceklerde en sık karşılaşılanlar şunlardır: "water", "milk", "tea", "coffee", "juice", "rice", "bread", "cheese", "butter", "sugar", "salt", "honey", "meat". Yiyeceklerin dışında da bu gruba giren yaygın isimler vardır: "money" para, "music" müzik, "time" zaman.
Bu isimler üç kurala uyar. Önlerine "a" ya da "an" gelmez: "a water" değil, "water". Çoğul olmazlar: "rices" değil, "rice". Fiil de tekil kalır: "Rice is cheap", "The milk is cold".
Kap ve ölçü: sayılamayanı saymak
Sayılamayan bir şeyi saymak istediğinde, onu bir kaba ya da bir ölçüye koyarsın ve kabı sayarsın. "A glass of water" bir bardak su, "two cups of tea" iki fincan çay, "a bottle of milk" bir şişe süt, "a slice of bread" bir dilim ekmek, "a piece of cake" bir parça kek, "a kilo of rice" bir kilo pirinç.
Ekmek için özel bir sözcük de vardır: bütün bir ekmek "a loaf of bread", yani bir somundur. Çoğulu "loaves"tur. Fırıncının Zeynep'e söylediği "two loaves" bu yüzden doğal İngilizcedir.
İki yüzlü sözcükler
Bazı isimler anlama göre iki gruba da girebilir. "Chicken" bir hayvan olarak sayılabilir: "There are three chickens in the garden" bahçede üç tavuk var. Et olarak ise sayılamaz: "I like chicken" tavuk eti severim.
İçeceklerde de benzer bir esneklik vardır. "Coffee" bir madde olarak sayılamaz: "I like coffee". Ama bir kafede sipariş verirken bir fincan kahveyi kastederek "a coffee" ya da "two coffees" demek çok yaygındır: "Two coffees, please." Burada sayılan şey kahvenin kendisi değil, fincandır.
Türkçe köprüsü
Türkçede isimlerin sayılabilen ve sayılamayan diye kesin bir ayrımı yoktur. "İki ekmek", "üç su", "dört çay" dediğimizde dinleyen neyin sayıldığını bağlamdan anlar: iki somun, üç şişe, dört bardak. İngilizce bu bağlamı sözcüğün içine yazar; sayılamayan bir şeyi sayacaksan, kabı ya da ölçüyü açıkça söylersin: "two loaves of bread", "three bottles of water".
Kafe ve lokanta dili bu kuralı biraz esnetir. Nasıl ki Türkçede garsona "iki çay" deriz, İngilizcede de "two teas" ya da "two coffees" siparişte duyulur, çünkü herkes fincanların sayıldığını bilir. Ama genel bir cümlede, bir maddeden söz ederken, bu esneklik yoktur: "Tea is cheap here", "I don't drink coffee". Siparişi gördüğünde kuralın bozulduğunu sanma; yalnızca kap sözcüğü söylenmeden anlaşılmaktadır.
Türkçe konuşanların en çok zorlandığı sözcüklerden biri "ekmek"tir. Türkçede "ekmek almak" dendiğinde çoğu zaman bir somun kastedilir ve "iki ekmek" son derece doğaldır. İngilizcede "bread" sayılamaz; somunu saymak için "loaf" gerekir. Aynı şey "saç" için de geçerlidir: Türkçede "saçlarım" deriz ama İngilizcede başın üstündeki saç sayılamaz ve tekil kalır: "My hair is long".
Gerçek hayattan örnekler
Zeynep, ev arkadaşlarıyla haftalık alışveriş listesini yazıyor. Sophie listeyi okuyor ve düzeltiyor.
Listede iki tür isim yan yana: "eggs" doğrudan sayılıyor, "rice", "milk" ve "bread" ise bir ölçü ya da kapla sayılıyor. Zeynep ilk taslakta "two milks" ve "a bread" yazmıştı; Sophie ikisine de birer kap sözcüğü ekledi.
Aynı akşam bir kafede Ryan sipariş veriyor.
"Two coffees" siparişteki esnekliği gösteriyor: fincanlar sayılıyor. Kek için ise "a piece of" gerekti, çünkü Ryan bütün bir keki değil, bir dilimini istedi.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ "I want a bread." ✓ "I want a loaf of bread." "Bread" sayılamaz; tek bir somunu kastediyorsan "a loaf of" gerekir.
Hata, Türkçedeki "bir ekmek" kalıbını doğrudan İngilizceye aktarmaktan gelir.
Fiilde de bir kayma olur: "The rice are cooked" ya da "My hair are long". Sayılamayan isimler tekil fiil alır, anlamları Türkçede çoğul gibi düşünülse bile: "The rice is cooked", "My hair is long".
Mini alıştırma
- "Apple", "water", "egg", "rice" sözcüklerinden hangileri sayılabilir?
- "Bir bardak su" İngilizcede nasıl söylenir?
- "Two breads" yerine ne denir?
- "Chicken" hangi anlamda sayılabilir, hangi anlamda sayılamaz?
- "The milk are cold" cümlesini düzelt.
Cevaplar
- "Apple" ve "egg".
- "A glass of water."
- "Two loaves of bread."
- Hayvan olarak sayılabilir, et olarak sayılamaz.
- "The milk is cold."
Sesli tekrar görevi
Ardından bir kafede kendin ve bir arkadaşın için sipariş veriyormuş gibi iki cümle kur: biri içecek, biri yiyecek için. Kaydını dinlerken sayılamayan isimlerin önünde "a" kullanıp kullanmadığını ve fiillerin tekil kalıp kalmadığını kontrol et.
Özet kartı
- Sayılabilen isimler tane tane sayılır: an apple, two apples; tekilde "a/an", çoğulda "-s".
- Sayılamayan isimler madde ya da kütledir: water, milk, rice, bread, cheese, money, music.
- Sayılamayanda "a/an" yok, çoğul yok, fiil tekil: Rice is cheap.
- Saymak için kap ya da ölçü: a glass of water, a cup of tea, a slice of bread, a loaf of bread.
- Bazı sözcükler iki yüzlüdür: chicken hayvan ya da et; siparişte "two coffees" fincanları sayar.
- Türkçedeki "iki ekmek" ve "saçlarım" İngilizcede "two loaves of bread" ve "my hair is" olur.
Sonraki derse köprü
Sophie listeyi düzeltirken bir soru soruyor: "How much milk do we need? And how many eggs?" İki soru da "ne kadar" ya da "kaç tane" anlamına geliyor, ama biri sayılamayan süt, öteki sayılabilen yumurta için kurulmuş. Aynı şekilde "biraz" ve "hiç" anlamına gelen küçük sözcüklerin seçimi de hem ismin türüne hem cümlenin olumlu, olumsuz ya da soru oluşuna bağlıdır. Sıradaki derste bu miktar sözcüklerini öğreneceksin.