Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- "A" ve "an" tek bir şeyi tanıtır; kökenleri "one" sayısına dayanır.
- Meslek ve tanım cümlelerinde isim çıplak kalmaz: I'm a teacher, It's a big city.
- Ünsüz SESİNDEN önce "a", ünlü SESİNDEN önce "an" gelir: a cat, an apple.
- Yazı değil ses belirler: an hour, a university.
- Çoğul isimlerin önüne "a" gelmez: a book, ama books.
- Konuşmada "a" kısa ve hafif söylenir, "ey" diye değil.
Merak sorusu
Mert, Edinburgh'da yağmura yakalanıyor ve koşarak küçük bir dükkâna giriyor. Kasadaki kadına nefes nefese "I need umbrella!" diyor. Kadın gülümsüyor, rafa uzanıyor ve şemsiyeyi uzatırken cümlesini kibarca tamamlıyor: "An umbrella? Here you are."
Kadın Mert'i anladı, ama cümlesine küçük bir sözcük ekledi: "an". Türkçede "şemsiyeye ihtiyacım var" derken böyle bir sözcük aklımıza bile gelmez. İngilizcede o sözcük düştüğünde ise cümle, bir Türk kulağına eksik kalmış bir ek gibi tuhaf gelir. Bu ders, Türkçede karşılığı olmayan bu sözcüğün ne işe yaradığını anlatıyor.
Anlatım
"A" aslında "bir"
"A" ve "an" sözcüklerine dilbilgisinde belirsizlik tanımlığı denir. Kökenleri İngilizcedeki "one", yani bir sayısına dayanır; zamanla kısalıp bu küçük biçimlere dönüşmüşlerdir. Bu yüzden anlamları da "bir"e çok yakındır: "a book" bir kitap, "an apple" bir elma demektir.
Ama "a" sayı saymak için değil, bir şeyi tanıtmak için kullanılır. Söz konusu şey tek bir tanedir ve dinleyen onu henüz tanımıyordur; ya da hangisi olduğunun bir önemi yoktur. Mert'in istediği belirli bir şemsiye değildi; herhangi bir şemsiye işini görürdü.
Meslekler ve tanımlar
"A" sözcüğünün en sık karşılaştığın kullanımı meslek söylerken ortaya çıkar. "I'm a teacher" öğretmenim, "She's a doctor" o doktor demektir. Türkçede burada "bir" demek tuhaf kaçar; "Ben bir öğretmenim" dersek bir vurgu ya da açıklama yaparmışız gibi duyulur. İngilizcede ise "a" olmadan cümle eksiktir.
Aynı kural birini ya da bir şeyi bir gruba yerleştirdiğinde de geçerlidir. "Istanbul is a big city" İstanbul büyük bir şehirdir, "It's a good idea" bu iyi bir fikir demektir. İsmin önünde bir sıfat olsa bile "a" en başa, sıfatın da önüne gelir.
A mı, an mı? Ses belirler, harf değil
İsimden önce "a" mı "an" mı geleceğini, ismin hangi harfle yazıldığı değil, hangi sesle başladığı belirler. İsim bir ünsüz sesiyle başlıyorsa "a", bir ünlü sesiyle başlıyorsa "an" gelir: "a cat", "a big house", "an apple", "an old man".
İşin ince yeri, yazı ile sesin ayrıldığı sözcüklerde ortaya çıkar. "Hour" yani saat sözcüğünde h okunmaz ve sözcük "auır" gibi bir ünlüyle başlar; bu yüzden "an hour" denir. "University" ise u harfiyle yazılır ama "yu" sesiyle başlar; bu yüzden "a university" denir. Yazıya değil kulağa güvenmek, doğru seçimi yapmanın tek güvenilir yoludur.
Ne zaman gelmez?
"A" ve "an" yalnızca tek bir şey için kullanılır; çoğul isimlerin önüne gelmez. "A book" doğrudur, "a books" yanlıştır; birden fazla kitaptan söz ederken yalnızca "books" dersin. Su, ekmek ya da müzik gibi tane tane sayılamayan şeylerin önüne de genellikle gelmez; bu ayrımı ilerideki bir derste ayrıntılı işleyeceğiz.
Bir de söyleyiş meselesi var. Konuşmada "a" neredeyse hiçbir zaman "ey" diye söylenmez. Vurgusuz olduğu için kısa, belirsiz bir sese iner, "ı" gibi bir sese. "A cup of tea" cümlesinde "a" duyulur duyulmaz geçer. "An" de benzer biçimde kısa bir "ın" gibi söylenir.
Türkçe köprüsü
Türkçede "bir" sözcüğü var, ama İngilizcedeki "a" kadar zorunlu değil. "Şemsiyem yok", "Kedim var", "Öğretmenim" gibi cümlelerde "bir" kullanmayız ve cümleler eksiksizdir. Türkçe, ismin belirli olup olmadığını çoğu zaman başka yollarla gösterir. Örneğin "şemsiye aldım" ile "şemsiyeyi aldım" arasındaki fark, sonraki ekte saklıdır.
İngilizce bu bilgiyi ismin önüne koyar ve tekil sayılabilen bir ismi neredeyse hiçbir zaman çıplak bırakmaz. Önünde ya "a", ya "the", ya "my" gibi bir sözcük ya da bir sayı bulunur. Türkçe konuşan birinin en sık düştüğü hata da bu yüzden ismi çıplak bırakmaktır: "I need umbrella", "She is doctor". Dinleyen seni anlar, ama cümle bir Türk kulağına "Öğretmen" deyip "-im" ekini unutmak gibi yarım gelir.
Ters yönde de bir tuzak var. Türkçedeki "bir" her zaman "a" ile karşılanmaz. "Bir iki dakika" ya da "bir gün gel" gibi deyimlerde "bir" sayı ya da zaman anlamı taşıyabilir. Sayı bildirmek istediğinde İngilizcede "one" kullanılır: "I have one sister" tek bir kız kardeşim var anlamına gelir ve sayıya vurgu yapar.
Gerçek hayattan örnekler
Mert şemsiyesini aldıktan sonra yan taraftaki kafeye giriyor ve bir şeyler sipariş ediyor.
"Orange" ünlüyle açıldığından "an", "sandwich" bir ünsüz sesiyle başladığı için "a" aldı. Kasiyer siparişi tekrarlarken iki küçük sözcüğü de hızlıca, neredeyse yutarak söylüyor; bu, doğal konuşmanın bir parçasıdır.
Akşam Mert, otelde tanıştığı biriyle sohbet ediyor ve işini anlatıyor.
"Architect" ve "office" ikisi de ünlü sesiyle başlıyor ve ikisi de "an" alıyor. Türkçedeki "mimarım" cümlesinde hiçbir ek sözcük yok; İngilizcede ise meslek adının önünde "an" durmak zorunda.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ "I'm architect." ✓ "I'm an architect." Meslek söylerken isim çıplak bırakılmaz; ünlü sesiyle başladığı için de "a" değil "an" gelir.
Hata, Türkçedeki "mimarım" cümlesinde "bir" sözcüğüne ihtiyaç duyulmamasından gelir.
Buna yakın bir başka hata "a" ile "an" seçimini harfe göre yapmaktır. "An university" ya da "a hour" diyen biri, yazıya bakıp sese kulak vermemiştir. Emin olmadığında sözcüğü yüksek sesle söyle ve ilk sesi dinle: ünlü mü, ünsüz mü?
Mini alıştırma
- "A" ve "an" sözcükleri hangi sayıdan gelir?
- "Ben doktorum" cümlesinin İngilizcesi nedir?
- "Hour" için neden "an" seçilir?
- "University" neden "a" alır?
- "I have a books" cümlesini düzelt.
Cevaplar
- "One" yani bir sayısından gelir.
- "I'm a doctor."
- H harfi okunmaz; sözcük bir ünlü sesiyle başlar.
- U harfiyle yazılsa da "yu" sesiyle, yani bir ünsüz sesiyle başlar.
- "I have books" ya da tek kitapsa "I have a book."
Sesli tekrar görevi
Sonra Mert'in kafe siparişine benzer bir sipariş cümlesi kur ve kaydet: iki farklı şeyi, biri ünlü biri ünsüzle başlayan, "and" ile bağla. Dinlerken "a" sözcüğünü "ey" diye değil, kısa ve hafif söyleyip söylemediğini kontrol et.
Özet kartı
- "A" ve "an" tek bir şeyi tanıtır; kökenleri "one" sayısına dayanır.
- Meslek ve tanım cümlelerinde isim çıplak kalmaz: I'm a teacher, It's a big city.
- Ünsüz SESİNDEN önce "a", ünlü SESİNDEN önce "an" gelir: a cat, an apple.
- Yazı değil ses belirler: an hour, a university.
- Çoğul isimlerin önüne "a" gelmez: a book, ama books.
- Konuşmada "a" kısa ve hafif söylenir, "ey" diye değil.
Sonraki derse köprü
Mert'in aldığı şemsiye artık herhangi bir şemsiye değil; onun şemsiyesi, dükkânda gösterilen o şemsiye. Ertesi sabah otelden çıkarken şemsiyeyi unutursa resepsiyondaki görevli ona artık "an umbrella" demeyecek. Türkçede "şemsiye" ile "şemsiyeyi" arasındaki farkı İngilizce, ismin önüne konan başka bir küçük sözcükle gösterir. Sıradaki derste o sözcüğün ne zaman geldiğini, ne zaman gelmediğini öğreneceksin.