Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- "-teen" sayılarında vurgu genellikle sondadır ve uzun bir "ii" duyulur; "-ty" onluklarında vurgu baştadır.
- Thirty, forty, fifty, eighty yazımlarına dikkat: kırk u harfi olmadan "forty" diye yazılır.
- Yirmiden sonra İngilizce Türkçe gibi önce onları, sonra birleri söyler: twenty-one.
- "Hundred" ve "thousand" sayıdan sonra çoğul olmaz: two hundred, five thousand.
- İngiliz İngilizcesinde yüzlerden sonra "and" söylenir: one hundred and five.
- İngilizcede virgül binlikleri, nokta ondalığı ayırır; Türkçede tam tersidir.
Merak sorusu
Londra'da bir açık hava pazarındasın ve el yapımı bir çanta beğeniyorsun. Satıcıya fiyatını soruyorsun, o da gülümseyerek "Fifty" diyor. Sen "fifteen" duyuyor, cüzdanından on beş sterlin çıkarıp uzatıyorsun. Satıcı kibarca başını sallıyor: "Sorry, fifty. Five, zero."
İki sayı birbirine çok benziyor ve yalnızca dikkatsiz bir kulak onları karıştırmıyor; anadili İngilizce olanlar bile zaman zaman birbirine sorar. Ama aralarında sesin nereye yüklendiğiyle ilgili net bir fark var. Bu ders o farkı duymayı, yirmiden bine kadar sayıları kurmayı ve büyük sayıları doğru okumayı anlatıyor.
Anlatım
Vurgu nerede?
İngilizcede çok heceli sözcüklerde bir hece ötekilerden daha güçlü söylenir; buna vurgu denir. "-teen" ile biten sayılarda vurgu genellikle sona, yani "-teen" hecesine düşer: thir-TEEN, four-TEEN, fif-TEEN. "-ty" ile biten onluklarda ise vurgu başa düşer: THIR-ty, FOR-ty, FIF-ty.
Sesin kendisi de ayrışır. "-teen" hecesinde uzun bir "ii" ve net bir t duyulur. "-ty" hecesi ise kısa ve hafiftir; Amerikan İngilizcesinde buradaki t çoğu zaman yumuşayıp d'ye yakın bir sese döner, "thirdy" gibi. Uzun ve güçlü son hece "-teen" demektir; güçlü ilk hece ve kısa bir son "-ty" demektir.
Bir şartı unutma: cümlenin içinde, özellikle bir isimden önce, "-teen" sayılarının vurgusu bazen öne kayabilir. "Fifteen pounds" derken vurgu "fif" hecesine gelebilir. Bu yüzden emin olmadığında soru sormak her zaman en güvenli yoldur.
Onluklar: "-ty" ailesi
Yirmiden doksana kadar onluklar "-ty" ekiyle kurulur. "Twenty" yirmi, "sixty" altmış, "seventy" yetmiş demektir. Birkaçında yazım küçük bir değişiklik geçirir.
"Thirty" otuz, "threety" değildir. "Forty" kırk, "four" sözcüğündeki u harfini kaybeder; "fourty" diye yazmak çok yaygın bir yazım hatasıdır. "Fifty" elli, "fivety" değildir. "Eighty" seksen, tıpkı "eighteen" gibi tek t ile yazılır. "Ninety" doksan ise "nine" sözcüğündeki e harfini korur.
Arayı doldurmak
Onluklar ile birler bir araya geldiğinde İngilizce, Türkçenin düzenini izler: önce onlar, sonra birler. "Twenty-one" yirmi bir, "thirty-five" otuz beş, "ninety-nine" doksan dokuzdur. Yazarken iki sözcüğün arasına kısa bir çizgi konur. Sayılarda iki dil burada buluşur; "-teen" sayılarındaki ters düzen yalnızca on üç ile on dokuz arasındadır.
Yüzler ve binler
Yüz için "hundred", bin için "thousand" denir. Başlarına "one" ya da "a" gelir: "one hundred" ya da "a hundred". "Two hundred" iki yüz, "five thousand" beş bin demektir. Bir sayıdan sonra gelse bile "hundred" ve "thousand" çoğul eki almaz; "two hundreds" demek yanlıştır.
Yüzlerden sonra birler ya da onlar geldiğinde İngiliz İngilizcesinde araya "and" konur: "one hundred and five" yüz beş, "three hundred and twenty" üç yüz yirmi. Amerikan İngilizcesinde "and" çoğu zaman söylenmez: "one hundred five". Hangisini kullanırsan kullan, karşındaki seni anlar.
Türkçe köprüsü
Türkçede sayıların sonundaki ek onların kimliğini hemen söyler: "on üç" ile "otuz" birbirine hiç benzemez. İngilizcede "thirteen" ile "thirty" aynı kökle başlar ve farkı son hece taşır. Türk kulağı sözcüğün başına odaklanmaya alışık olduğu için bu fark ilk başta kaçar. Sayıyı dinlerken sonuna, özellikle uzun bir "ii" sesi olup olmadığına kulak vermek iyi bir alışkanlıktır.
Yüzler konusunda iki dil birbirine yakındır. Türkçede de "iki yüzler" demeyiz, "iki yüz" deriz. İngilizcedeki "two hundred" aynı mantıkla çalışır. Sayıdan sonra gelen isimlerin İngilizcede çoğul olduğunu önceki derste görmüştük; "hundred" ve "thousand" bu kuralın dışında kalır.
Asıl tuzak yazıda. Türkçede binlik basamakları nokta, ondalıkları virgül ayırır: 1.500 bin beş yüz, 3,5 üç buçuktur. İngilizcede bunun tam tersi kullanılır: 1,500 bin beş yüz, 3.5 üç buçuk demektir. Bir fiyat etiketinde "1,500" gördüğünde bunun bir buçuk değil bin beş yüz olduğunu hatırla.
Gerçek hayattan örnekler
Pazardaki satıcıyla konuşmaya geri dönelim. Fiyatı ilk seferde net duymadıysan kibar ve pratik bir soru var.
Rakamları tek tek sormak her türlü karışıklığı çözer. Satıcı "five-zero, fifty" diye cevap verir ve sen doğru parayı çıkarırsın. Bu yöntem otelde oda numarasında, havalimanında kapı numarasında ve telefonda da işe yarar.
Başka bir sahne: bir yolculuk planlıyorsun ve rehber otobüsün kaç kilometre gideceğini söylüyor.
Bu cümlede "hundred" çoğul değil, İngiliz İngilizcesine uygun olarak "and" var ve "forty" başından vurgulanıyor. Türkçedeki "yaklaşık" sözcüğünün karşılığı olan "about" da sayılarla çok sık kullanılır.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ "Two hundreds people." ✓ "Two hundred people." Sayıdan sonra gelse bile "hundred" ve "thousand" çoğul eki almaz.
Hata, sayıdan sonraki isimlerin çoğul olduğunu öğrendikten sonra bu kuralı "hundred" sözcüğüne de uygulamaktan gelir.
Buna yakın bir hata "forty" sözcüğünün yazımında görülür. "Four" sözcüğünü bildiğin için "fourty" yazmak doğal gelir, ama doğru yazım u harfi olmadan "forty"dir. Bu, yazıda sık gözden kaçan küçük bir farktır ve iş e-postalarında ya da resmi yazışmalarda göze batar.
Mini alıştırma
- "Thirteen" ile "thirty" arasındaki vurgu farkı nedir?
- Kırk sayısı İngilizcede nasıl yazılır?
- "Thirty-five" sayısında onlar ve birler hangi sırayla söylenir?
- İngiliz İngilizcesinde 105 nasıl okunur?
- İngilizce bir fiyat etiketinde "2,500" yazıyorsa bu sayı kaçtır?
Cevaplar
- "Thirteen" sözcüğünde vurgu sondaki "-teen" hecesinde, "thirty" sözcüğünde ise baştaki "thir" hecesindedir.
- "Forty"; four sözcüğündeki u harfi düşer.
- Türkçedeki gibi önce onlar, sonra birler: otuz beş.
- "One hundred and five" diye okunur.
- İki bin beş yüzdür; İngilizcede virgül binlikleri ayırır.
Sesli tekrar görevi
Sonra pazardaki sahneyi tek başına canlandır: önce satıcı olarak "Fifty", sonra müşteri olarak "Sorry, one-five or five-zero?" de. Bu kısa diyaloğu kaydet ve dinlerken iki sayıyı yalnızca vurguya bakarak ayırt edip edemediğini kontrol et.
Özet kartı
- "-teen" sayılarında vurgu genellikle sondadır ve uzun bir "ii" duyulur; "-ty" onluklarında vurgu baştadır.
- Thirty, forty, fifty, eighty yazımlarına dikkat: kırk u harfi olmadan "forty" diye yazılır.
- Yirmiden sonra İngilizce Türkçe gibi önce onları, sonra birleri söyler: twenty-one.
- "Hundred" ve "thousand" sayıdan sonra çoğul olmaz: two hundred, five thousand.
- İngiliz İngilizcesinde yüzlerden sonra "and" söylenir: one hundred and five.
- İngilizcede virgül binlikleri, nokta ondalığı ayırır; Türkçede tam tersidir.
Sonraki derse köprü
Pazardaki çantayı artık doğru fiyata alabilirsin. Peki satıcıya başka renkte olanı sormak istersen? Kırmızı bir çanta, mavi bir fincan, siyah bir telefon: İngilizcede renk sözcüğü de tıpkı Türkçede olduğu gibi eşyanın önüne gelir. Etrafındaki gündelik eşyaların adlarını ve onları renkleriyle birlikte söylemeyi sıradaki derste öğreneceksin.